Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hadi Uluengin: Liberalizmin namusu

Hadi ULUENGİN

Önümüz Karnaval ve Batı Avrupa'da okullar sömestir tatiline girecek ya, işte Alplerdi, Tirollerdi, Vojlardı veya Pirenelerdi, tatil uygarlığının insanları da ne edip edip ve cümbür cemaat kış sporlarına akacak.

Ve geçen hafta, neo Nazilerin Avusturya hükümetine ortak olacağı anlaşıldı ki, Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel yurttaşlarına ekrandan seslendi:

‘‘Kayak yapmaya Avusturya'ya gitmeyin ve rezervasyonlarını iptal edin’’.

Haydaa! Bir yandan, playboy suratlı hergele Jörh Haider fena kızdı ve ‘‘sübyancılar başkenti’’ diye Tuna kıyısından Brüksel'e laf yetiştiriyor.

Diğer yandan da, eh paracıklar uçacak, Benelüks krallığındaki seyahat acentaları, Dışişleri Bakanına ateş püskürüyor.

Ama Mösyö Michel'ın tındığı yok... Tam tersine, dozu daha da yükseltti ve AB'nin Viyana'ya karşı resmen siyasi yaptırım uygulamasını istedi.

Emin olun, şu sıralar Habsbourg hanedanının eski İmparatorluk ülkesiyle Saxe - Cobourg hanedanının Manş devleti neredeyse kanlı bıçaklı...

* * *

SAKIN bu Louis Michel'in kıpkızıl bir komünist; veya toz pembe bir sosyalist; ya da grimtırak bir sosyal Hristiyan olduğunu sanmayın.

Kendi su katılmamış bir liberaldir. Özelleştirmeden küreselleşmeye, iktisadi plandaki bütün sağ siyasetleri sahiplenir. Sol'a da allerjisi vardır.

Ancak, dedim ya ve adı üstünde, Belçika Dışişleri Bakanı liberal!

Yani, ekonomik özgürlükçülüğü benimsediği ölçüde politik özgürlükçülüğü de benimsiyor. Bunlardan birisini kabullenip diğerini hasır altı etmiyor.

Liberal felsefe ve ahlakın yükümlülüklerini tümüyle yerine getiriyor.

Dolayısıyla da, demokrasinin abecesiyle çelişen ırkçılık ve ayırımcılık onun kitabında yok ve Avusturya'daki kara vebaya karşı en önde mücadele ediyor.

Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel, sonradan görme ve çifte standartlı ‘‘hürriyetçi’’lerden(!) değil ve liberalizmin namusuna halel getirmiyor.

* * *

YUKARIDAKİ kesin tutumun, geri planında Belçika iç siyasetinin de payı var.

Çünkü bu ülkenin Flaman bölgesinde ‘‘Felemenk Bloğu’’ diye rezil bir parti mevcut ki, büyük metropollerde oyların neredeyse dört birini süpürüyor ve Avusturya FPÖ'süyle aynı familyadan Aynı bokun soyu ve aynı kaba şaapıyor...

Onun Cermen ideolojisinin kökenleri de 2. Savaş'a uzanıyor ve demagojik propagandası ‘‘zenofobya’’ denilen ‘‘öteki düşmanlığı’’ üzerine oturuyor.

Fakat, Tuna devletinin aksine, Benelüks krallığındaki hiç bir demokratik kurum şimdiye kadar ‘‘Felemenk Bloğu’’yla işbirliğine yanaşmadı. Utangaç Nazi yandaşları istedikleri kadar seçim kazansınlar, belediye encümenlerinde ve federal meclislerde hep sipsivri kalıyor ve kimseyle ortaklık kuramıyorlar.

Ama siyaset bu ve her ülkede sütü bozuk politikacı ibadullah, yukarıdaki ‘‘konsensüs’’ün bozulması tehlikesi de yok değil... Bazen, zaten cartlak sesler çıkıyor, bir gün bunlar neo - faşistlerle açık açık koalisyon isteyebilirler.

Ve Belçikalı liberaller Viyana'ya karşı en sert tavrı alarak içerideki potansiyel aymazlara ve ‘‘FB’’nin ahmak taraftarlarına şu sinyali çakıyorlar:

‘‘Avusturya örneği meydanda, boşuna bizim Nazi bozuntularına oy atmayın ve ittifaka heveslenmeyin, Belçika'da böyle bir koalisyon asla olmayacak’’!

* * *

İLKE ve taktik olarak, işte gerçek liberalizm budur!

Liberalizm, kitabın ruhuna ve ahlakına sadık kalır ve açık-gizli demokrasi karşıtlarıyla asla uzlaşmaz. Onları tecrit ve teşhir politikaları üretir.

Liberalizm namusu, Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel'in uyguladığı türden, ilkede tavizsiz ve taktikte pragmatik siyasetlerle sahiplenilir.

Kendisine ‘‘hürriyetçi’’ diyenlere de duyurulur...

X