Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hadi Uluengin: Dil ve insan

Hadi ULUENGİN

Dün sabah miniminnacık bir ajans haberi okudum. Özetin özeti şöyleydi:

‘Ülke ordusunun NATO’ya katılmasına paralel olarak, Çek Genel Kurmay Başkanı subaylara İngilizce öğrenmeleri için yalnız bir yıl mühlet tanıdı'.

Şaşılacak yan yok ! Malum, Atlantik Paktı'nda Sam Amca lisanı geçerli.

Dolayısıyla, Çekya askerlerinin de bu lugate vakıf olması gayet normal.

Zaten eminin, ilkin çata pata geveleseler bile seneye kalmaz öğrenirler.

Çünkü Bohemya halkı hem bölgenin geçit konumundan, hem de Çekçenin diğer Slav dilleri gibi ve Portekizceyle beraber akustikte sonsuz zengin olmasından ötürü ‘poliglot’ denilen türden bir çok lisanlılığa fazlasıyla yatkındır.

Nitekim Yakup Kadri hatıratında kaydeder, Çekoslavya'nın iki kurucusundan biri olan ve Yahya Kemal'in Prag'dan geçerken ‘Bir şehr idi daima güneşsiz / Tek semtini görmedim Beneş’siz' diye hicvettiği eski lider Edvard Beneş, rical resepsiyonunda kendisine Çekçe bilmemekten yakınan Cermen kökenli bir kontese, ‘Madam, siz de meramınızı Almanca beyan edin. Bu memlekette Goethe dilini anlamayan var mı ki’ cevabını vererek yukarıdaki ‘poliglotluğu’ vurgulamıştır.

Kalıbımı basarım, Moravya subayları bir yıl içinde İngilizce öğrenecektir.

* * *

TERMİNOLOJİDE ‘vehiküler dil’ denilen ve kavim ve milletler arasında aracı rol oynayan lisanlar hemen her zaman mevcut olmuşlarsa da, bunların esas yerleşikliği büyük imparatorluk süreçlerine paralel bir seyir izlemiştir.

Tarihe bakarsak, Mısır'ın Firavun Kıpticesi, Pekin'in Han Çincesi, Yunan' ın İskender Helencesi, Roma'nın konsül Latincesi veya Endülüs'ün Emevi Arapçası, eski ‘vehiküler dil’leri daima askeri, iktisadi, ticari ve kültürel alanlarda egemenlik kurmuş ‘emperyal’ devlet ve uygarlıklar belirlemiştir.

‘Aracı lisan’ lisan hem geniş bir coğrafyanın insanları arasında iletişim sağlayarak evrensellik taşır, hem de merkezin periferi üzerindeki hakimiyetini pekiştirdiğinden ‘emperyal’i emperyalizme dönüştürmek tehlikesini barındırır.

Yukarıdaki devlet ve uygarlıklar ebedi değildir. Biri iner, öteki çıkar.

Eski ‘vehiküler dil’ de muhtemelen kendi yakın çevresinde belirgin bir iz bıraksa dahi, yerini yükselen ‘emperyal’ gücün ‘vehiküler dil’ine kaptırır.

Modern zamanları 1789 Devrimi mi başlattı, Fransızca Klise'nin sürdürdüğü Latince geleneğinin pabucunu çabucak dama atar. Aracı lisanı dünyevileştirir.

Fakat Diderot lugati de kazık çakamaz. Yeni Dünya ordusu I. Savaş sonunda Avrupa'nın imdadına yetişmeyegörsün, Almanya'nın teslimi öncesi müttefiklerin kendi aralarında yaptıkları ‘Londra Teatisi’nde İngilizce konuşuluyor diye Paris'li Clemenceau tepin tepin tepinse de artık fayda etmez, bundan böyle Whitman dilinin borusu ötecektir. Anglo Sakson evrenselleşme kaçınılmazdır.

Ve, o tarihten beri ‘emperyal güç’ ABD, aracı lisan da onun sözlüğüdür. .

Eminim, Çek subaylar bir yıla varmaz su gibi Amerikanca döktüreceklerdir.

* * *

BAZILARININ damarına basacak olsam bile hemen söyleyeyim, bu iyi bir şey !

Madem ki, - Batı merkezciliğini reddetsem dahi yine de unutmayalım adında umut vardı - insanları birbirlerine yakınlaştırmak için modern hümanizmanın evrensel hedefle ortaya attığı ‘esperanto’ tutmadı ve madem ki çağımızın ‘vehiküler dil’i İngilizce, o halde ‘emperyalist kültür’ lafazanlığıyla ve çalakılıç yeldeğirmenlerine saldırmanın anlamı yok. Ötesi, hiç faydası yok.

Tabii ki kendi lisanımıza hepsinden önce ve en iyi şekilde vakıf olacağız.

Ama bu hayati görevi yerine getirmek bizi yerküreyle harmanlayan; bizi bilime, teknolojiye, kültüre açan; bizi televizyonun klibinde, bilgisayarın klavyesinde, kitabın sayfasında ‘öteki’ne kavuşturan günümüzün ‘vehiküler dil’ ini öğrenmeye ve kullanmaya engel değil ki... Olamaz ! Olmamalıdır da !..

Her lisan ayrı bir dünyadır ve ‘aracı lisan’ hepsinden biraz ipucudur.

Ve, dil bab'ında biraz bilmek daima hiç bilmemekten sonsuz defa iyidir.



X