Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hadi Uluengin: Darısı başımıza...

Hadi ULUENGİN

Şükür ki şükür, hafta başı Yunanistan'da devrim gerçekleşti ! Çünkü, bundan böyle vatandaş kimlik kartlarında ‘din’ hanesi yer almayacak... Kuruluş anından itibaren Ortodoksluğu devletle, ötesi ulusla bütünleştiren ve zaten ‘laiklik’ iddiası da olmayan batı komşumuz AB üyeliğini hanidir sürdürmesine rağmen, her yerde hazır ve nazır Klise'nin müthiş sultasından dolayı, yurttaş hüviyetlerinde zikredilen bu haneden bir türlü vazgeçemiyordu.

Neyse, yeni Helen modernleşmesinin mimarı durumundaki Başbakan Kostas Simitis burada da işi punduna getirdi ve Adalet Bakanı aracılığıyla, nüfus kağıtlarında artık ‘din’ maddesinin bulunmayacağını duyurdu.

Atina Piskoposu Hristodulos Efendi ateş püskürüyor ve ‘günahkarlara’ lanet yağdırıyor ama nafile, bana kalırsa istavrozlu defter hayırlısıyla kapandı.

Muhterem peder isterse ‘zındıkları’ cehennem alevinde ‘suvlaki’ kebap yapmakla tehdit etsin, Yunani kimlik kartları şimdi ‘sekülerleşecektir’ !

Eh, darısı bizim başımıza...

* * *

DARISI bizim başımıza ya, ‘Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdanı’nı cebimizden çıkartıp arkasını çevirdiğimizde, en üstte kayıtlı o ‘din’ ibaresi ne ola ki ?

Gerçekten biz ‘laik’ bir ülke hüviyetini mi taşıyoruz ? Duy da inanma...

Yahu Devlet Baba, önce, sen benim imanımı nereden biliyorsun ?

‘Deden veya atan şuydu ya da buydu’ mu diyorsun ! Eh, Allah kabul etsin...

Ama benim illa öyle olduğuma ve olacağıma karar verme !

Belki Hara - Krişnacı kesildim... Belki de Zerdüştiliğe çark ettim... Seni ne ilgilendirir ? Yahut tam tersine, Kelime-i şehadet getirerek Muhammediliği seçmiş ve şimdi beş vakit namazını kılan eski bir İseviyim, yine sana ne ?

O, yalnız yukarısıyla benim aramda halledilecek mahrem ve vicdani bir konu ki, eğer zat-ı alileriniz kendinize ‘laik’ demek ısrarını hala sürdürüyorsanız , bu takdirde benim din ve imanımla uğraşmak merakından hemen vaz geçiniz !

* * *

DAHA vahimi, Devlet Baba, sen benim aidiyetimi hangi selahiyete dayanarak alenen ve resmen teşhir ediyorsun ?

Formalite icabı Sarı Çizmeli Mehmet Ağaya kimlik kartı gösterdim, in midir cin midir ne bileyim, benim İslamlığımı, Hıristiyanlığımı veya Museviliğimi herifçioğluna ifşa etmek hakkını sana kim verdi ? Saklarım, maruzatım da yok !

Daha göze görünmezi ama aslında çok daha daha vahimi, nasıl olur da benim pasaport numarama bana gizli ama gişe polisine açık kod şifreleyerek kökenimin Rumluğunu, Ermeniliğini, Yahudiliğini ya da Levantenliğini ispiyonlarsın ?

Farzet ki Rumum, farzet ki Ermeniyim, farzet ki Yahudiyim ve farzet ki Levantenim, Anayasa'ya ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları eşittir’ diye yazmana rağmen benim farklılığımı kasten mimleyerek bu eşitliği hadım etmiyor musun ?

Yoksa George Orwell'in romanını okudun da, eşitleri, ‘en eşitler ve daha az eşitler’ diye kategorilere mi ayırıyorsun ?

Hadi, harp zamanıydı ve gençlik taşkınlığıydı diyerek tüm o gayrımüslim aidiyetleri taşıyanları; artı Selanik asıllıları bile 1943 Varlık Vergisi'nde ayrı renk listelere çarşaf çarşaf kaydettiğini unutmuş gözükeyim, o zaman sen de aşağıdaki soruyu elini vicdanına koyarak ve kıvırtmadan cevapla:

Şu an Avrupa'da çifte vatandaşlığa geçmiş yüzbinlerce ‘gurbetçi’nin yeni nüfus kağıtlarında eğer ‘din’ hanesi bulunmuş ve pasaportlarında etnik kökene göre mimleme yapılmış olsaydı, sen ‘ırkçı Batı’ diye feryat kopartmaz mıydın ?

Hadi söyle Devlet Baba, ‘kimlik kartımdaki ‘‘din’’ime küfreden bari Müslüman olsa’ diye etrafı vayeylaya vermez miydin ?

* * *

DARISI, ‘din’ hanesi olmayacak laik hüviyet cüzdanlarının ve etnik aidiyeti şifrelemeyecek demokratik pasaport numaralarının başına...

X