Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hadi Uluengin: Asker Yugoslavya, AB

Hadi ULUENGİN

ŞÜKRÜ Elekdağ pazartesi günkü ‘Asker ve AB’ başlıklı o mantık yazısında, önce, içeriği ve zamanlamasıyla, Kürtçe televizyona karşı çıkan Genelkurmay açıklamasının ülkemizi askeri vesayet imajı altına soktuğunu vurguluyordu.

Sonra da, ‘cihet-i askeriye’nin muhtemel AB üyeliğimizi ‘ulusal bütünlük açısından felaket’ varsaydığını kaydediyor ve MGK'ya katılan bir orgeneralin kendisine, etnik hakların tanınarak Topluluk'a girilmesi durumunda ‘Türkiye’ nin de Yugoslavya'ya döneceği' yorumunu yaptığını yazıyordu.

Şüphesiz kimse müneccimbaşı değil ve geleceği bir kahin gibi öngöremeyiz.

Ancak, orgeneralin AB ve Yugoslavya konusundaki saptaması yanlış!

Yanlış saptamalar ise hatalı varsayımlara ve yersiz kaygılara götürür...

İlkin, diplomatik kulisinde gezinmekten ‘keklikçi’ mermisinden saklanmaya, teorik ve pratik olarak birinci elden bildiğim Yugoslavya'dan başlayacağım.

* * *

YUGOSLAVYA etnik hakları tanıdığı için p-a-r-ç-a-l-a-n-m-a-m-ı-ş-t-ı-r!

Durum bunun tam tersinedir. Ülke, Sırpların Federasyon bünyesinden yaşayan grup ve milliyetlerin 1945'den; hatta 1919'dan beri mevcut olan haklarına tecavüz etmesinden ve onları tırpanlamasından dolayı b-ö-l-ü-n-m-ü-ş-t-ü-r !

Bana inanmayan o günün gazetelerine baksın, kronoloji aynen şöyledir:

Çetnik şovenizmini kışkırtan ve diğerlerine ağalık taslayan Miloseviç'in şefliğinden hemen sonra, Belgrad 23 Mart 1989'da anayasayı değiştirdi ve Kosova ve Voyvodina'da 1974 yılından beri geçerli olan özerkliğe son verdi. 26 Haziran 1990'da da Kosovo meclisini lağvetti. Çıbanbaşı da, Milad da budur!

Zaten, Hırvat ve Sloven parlemanterlerin 25 Haziran 1991'de Federasyon'dan kopmayı onaylaması Krajina Sırplarının 28 Şubat'da Hırvatistan'dan ayrılarak ‘bağımsızlık’ (!) kararı alması ertesine raslar. Gerisini hepimiz biliyoruz.

Dolayısıyla, tekrarlıyorum, Yugoslavya etnik haklar tanındığı için değil, aksine, zaten var olan bu hakların hadım edilmesinden dolayı parçalanmıştır !

* * *

ÖTE yandan, isteyen, Sırp ve Sloven tankları çatışmaya girdiği sırada bile ‘acil birlik’ çağrısı yapan 1991 ‘Lüksemburg Deklarasyonu’nu okusun, AB hiçbir şekilde Yugoslavya'nın bölünmesini istemedi ! Asla da ‘çanak tutmadı’!

Ayrılan cumhuriyetlerin tanınması ok yaydan çıktıktan çok sonra ve Çetnik mezalimini engellemek için alınmış metazori kararlardır. Zaten aynı AB sırf Balkan'da değil müteveffa SSCB'de de, doğal bir devlet refleksiyle, statükoyu istikrarsızlaştırdığı için bölünmeleri desteklemedi. Aman durun diye yalvardı.

Peki, Avrupa'nın dışarıya karşı dahi tutumu böyleyken, kendi iç bünyesinde ‘ayrılıkçılık kışkırtacağı’ (!) düşünülebilir mi ? Bu, mantığa sığar mı?

Bana tek, ama tek bir ülke gösterin ki, o ülke Topluluk'a üye olduğu için ‘dağılsın’... Veya, bu üyelik ora mikro milliyetçiliklerini fışfıklasın...

İspanya'da Bask; Britanya'da İrlanda, İskoçya ve Gal; Fransa'da Korsika, demokratik hakların ötesinde Brüksel buradaki hangi ‘bölücülüğe’ arka çıktı?

Diğer taraftan, klübe girmeye can atan bizden başka hiçbir ülke neden ‘etnik hakları tanırsak bölünürüz’ kaygıyla hop oturup hop kalmıyor ? Niçin onlar da geçmiş travmaların paranoyak kabuslarıyla kan ter içinde uyanmıyor?

Yine mi Sevr dediniz? Hay Allah, tıpkı bizim gibi 1920 Trianon'unda kendi öz toprağı Voyvodina ve Transilvanya'yı kaybeden Macaristan'ın, ‘üye olursam beni tekrar bölerler’ kompleksinden muzdarip olduğunu hiç işitmedim!

Karşı cihette de, aynı Transilvanya'nın şimdiki sahibi Romanya'nın, ‘aman AB’ye girersem yine Budapeşte'ye kaptırırım' korkusuyla titrediğini duymadığım gibi, tam tersine, Bükreş'in ‘aday’ kaydedilmek için, resmen etnik kimlikli parti dahil bölge Macarlarına bütün demokratik hakları tanıdığını biliyorum.

İnsaf eyleyin, Avrupa Birliği'ne dahil olunca ülkesinin ‘ulusal bütünlüğü felakete uğrayacak’ yegane ülke biz miyiz ? Böyle bir şeyi hafsala alır mı?

Veya artık dobra dobra söyleyelim:

AB'yi istemiyoruz, çünkü aslında biz AB'ye değil kendimize güvenmiyoruz!

X