"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

HADEP'in kapatılması ve açmazlar

Sedat ERGİN

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın Halkın Demokrasi Partisi'ni (HADEP) kapatmak üzere harekete geçmesi, 18 Nisan seçimleri öncesi tartışmalı bir durum yaratmış bulunuyor.

Önce şu soruyu yöneltelim:

Dünyanın hangi demokrasisinde seçime 2.5 ay kala bir partinin kapatılması için hukuki süreç başlatılır?

Üstelik, Başsavcı'nın iddianamesinde sıralanan ve partinin kapatılması talebine gerekçe oluşturan fiil ve eylemlere ilişkin delillerin büyük bir bölümü yeni değildir.

Hal böyle olunca, Başsavcı'nın neden şimdi harekete geçtiği izaha muhtaç bir soru olarak beliriyor.

Bu haliyle, HADEP hakkında başlatılan süreç Batı dünyasında Türk demokrasisi hakkında zaten var olan tereddütleri daha da artıracaktır.

Bir önceki seçimlerin oy oranlarının da gösterdiği gibi, HADEP Güneydoğu'daki en büyük siyasi oluşumdur. Son kamuoyu yoklamaları bunu teyit etmektedir.

* * *

Türkiye'deki rejimin adı demokrasi ise Güneydoğu'daki vatandaşlarımızın taleplerini, özlemlerini demokratik sistem içinde ifade etmeleri doğal haklarıdır.

Buradaki temel sorun, bu taleplerin iletilmesinde işlevsel bir rol oynayabilecek olan HADEP'in yönetici kadrolarının tutumudur.

HADEP, bu taleplerin hayata geçirilmesinde gerçekten işlevsel olmak mı istemektedir; yoksa çatışmayı tercih ederek işi iyice çıkmaza sokmayı mı arzulamaktadır?

Bugüne dek izlenen strateji, daha çok çatışma saikinin ağır bastığını gösteriyor.

HADEP'in demokratik sistem içinde Güneydoğu halkına yardımcı olabilmesinin iki temel öncülü vardır:

Bunlardan biri, Türkiye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu, bölücülüğü onaylamadığını inandırıcı bir şekilde ortaya koymasıdır.

İkincisi, HADEP'in terörle arasına mesafe koyması, terörü kategorik olarak dışlaması gereğidir.

HADEP'in yönetici kadroları, ne yazık ki her iki başlıkta da güven vermemişler, bu konuda gereken dikkat ve özeni sarf etmekten kaçınmışlardır.

* * *

Bir terörist olan Abdullah Öcalan'ı desteklemek için HADEP binalarında yapılan açlık grevleri, HADEP kongresine asılan Öcalan afişleri ve PKK bayrakları, bile bile çatışmaya davetiye çıkartan tutumlardır.

Sorunun diğer cephesinde ise devlet mekanizmasının HADEP'e bakışı yatıyor.

Yerel seçimin tek turlu, iki turlu ya da üç turlu olması, HADEP'in Güneydoğu'daki belediye meclislerinde çoğunluğu sağlamasını önlemeyecektir.

Güneydoğu halkının çoğunluğunun siyasi referansları bu aşamada kendisini ‘‘Kürt milliyetçisi’’ olarak tanımlayan HADEP'e dönüktür.

Bu duruma kızmak yerine, bunu objektif bir olgu olarak teslim edip ‘‘Nerede hatalar yapıldı?’’ sorusuyla yola koyularak, Güneydoğu sorununa yeni bir bakışla eğilme zamanı çoktan gelmiştir; geçmektedir...

Daha fazla gecikmeden bu bakış geliştirilmediği sürece, HADEP'in kapatılması bugünü kurtarmaya yönelik bir adım olmaktan ileri gitmez.



X