Habere reklam cezası var, hedef gösterene sesini çıkaran yok

HUKUK büromuzun müdürü avukat Erem Yücel’den geçen gün bir mesaj geldi: "Reklam Kurulu, bazı haberlere ’reklam cezası’ kesti. Reklam Kurulu’ndan uzmanları davet ettik, yazıişleri kadromuzu bilgilendirecek."

Erem Yücel’in amacı, Sanayi Bakanlığı’na bağlı olan ve bürokrat, üniversite ve medya temsilcilerine kadar değişik kesimlerin içinde yer aldığı Reklam Kurulu’nun "reklam" gibi algıladığı haberleri örnekleriyle görmemizi sağlayıp, bu tür cezalara muhatap olmamızı önlemekti.

Ben o gün gazete dışında olduğum için bu önemli brifinge katılamadım. Ancak, konu ekonomi sayfalarını da yakından ilgilendirdiği için, arkadaşlardan bilgileri toparladım.

Diyelim ki Tekel, Philip Morris, Japan Tobacco International (JTI), Imperaial Tobacco gibi şirketlerden biri yeni sigara çıkardı. Biz de bir küçük fotoğrafıyla yeni sigarayı haber olarak duyurduk. Reklam Kurulu hemen dikiliyor: "Bu reklamdır arkadaş, ver bakalım cezayı..."

Reklam Kurulu, en çok ilaç ve sigara haberlerine takılıyordu. Kurul belli ki, "Sigara ve ilaç reklamı yasak. İki sektör ’parayla haber yaptırıp’ tanıtım işini çözüyor" diye düşünüyordu.

Reklam Kurulu’nun haberlere bu gözle bakması ağırıma gitti. Biz bazen 4-5 satırla okuyucuyu yeni çıkan bir ürün hakkında bilgilendirelim çabasına girerken, Reklam Kurulu anında cezayı basıyordu.

Derken Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı’nın önderliğinde ihracatçıların kurduğu Han Yapı’nın ilk projesi İsthanbul Evleri’nin reklamlarıyla ilgili tartışma patladı.

Projede danışmanlık yapan "Deprem Dede" Prof. Ahmet Mete Işıkara reklamlarda rol almıştı. Işıkara, TV ekranlarından yayınlanan reklamlarda muhtemel müşterilerine, "Burası 10 şiddetinde depreme dayanıklı" mesajı veriyordu. Işıkara’nın böyle bir reklama çıkması, "etik" bulunmamış, gazete ve televizyonlarda tartışma konusu olmuştu.

Acaba bu konuya Reklam Kurulu nasıl bakıyordu. Arkadaşımız Ayşegül Akyarlı, Sanayi Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanı Özcan Pektaş’la konuştu: "Reklamın yanıltıcı olduğu kanıtlanırsa ceza alır. Depreme dayanıklı olduğu savunulan evlerin sarsıntıya dayanamayacağı raporlarla ispatlanırsa cezai işlem uygularız. Reklamda oynadı diye kimseye ceza veremeyiz. Bu, insan haklarına aykırı."

Bir küçük sigara ya da ilaç haberine, "reklam cezası" kesen Reklam Kurulu, işin "etik" yönüne bakmıyor, "Ahmet Mete Işıkara’ya ’O reklamda oynama’ demek insan haklarına aykırı" diyordu.

Ve çarşamba günü Danıştay’da katliam yaşandı. Katilin kurşunları "Anaokuluna türban giremez" kararını veren dairedeki yargıçlara yöneldi. Gazeteler hemen bir gazetenin, Danıştay’ın söz konusu dairesinin yargıçlarını manşetten nasıl hedef gösterdiğini hatırladı. Gazete sanki Danıştay katiline yol göstermişti... Katliamın ardından gazete hakkında soruşturma başladı...

Düşünün...

Reklam Kurulu, haberlere "reklam cezası" veriyor...

Aynı Kurul, Ahmet Mete Işıkara’nın "10 şiddetinde depreme dayanıklı" sözüne karışmıyor...

Bir gazete "İşte o üyeler" manşetiyle yargıçları hedef gösteriyor... Danıştay’da katliam yaşanana kadar bu manşete kimsenin sesi çıkmıyor... Yasal işlem katliam sonrası geliyor...

Olacak iş mi?

Coca-Cola, İstanbul’da büyük zirvede buluştu

THE
Coca-Cola Company’nin dünya çapındaki pazarlama ve finans yöneticileri, ilk kez İstanbul zirvesinde buluştu... Geçen pazar gecesi dünyanın dört bir yanından İstanbul’a gelen 450 kişilik grup, dört gün boyunca dünyanın en değerli markası Coca-Cola’nın gelecek stratejisini tartıştı.

Bu büyük zirve için The Coca-Cola Company İcra Kurulu Başkanı Neville Isdell ile Coca-Cola International İcra Kurulu Başkanı Muhtar Kent de İstanbul’daydı.

Radikal Gazetesi Ekonomi Müdürü Ruhi Sanyer’le birlikte bir fırsatını yakalayıp, Isdell-Kent ikilisiyle görüştük. Görüşmemiz tam da Danıştay Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in cenazesinin kaldırıldığı güne denk gelmişti.

Isdell’e sorduk: "Türkiye ekonomisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Risk görüyor musunuz?"

Isdell
, Türkiye konusunda hep iyimser olduğunu vurguladı: "Elbette iniş çıkışlar olabilir. Ancak, ben Türkiye’ye hep olumlu baktım, öyle de bakacağım."

Dünya devi Coca-Cola’nın bir numarası bize hep "olumlu" bakıyor da...

Danıştay’a sıkılan kurşunlardan sonra biz kendimize "olumlu" bakacak durumda mıyız?
Yazarın Tüm Yazıları