Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Haberden kaçış

<B>BİZ </B>gazeteciler açısından hiç de hoş olmayan bir gelişme yaşanıyor Türkiye'de.

Belirli bir birikimi olan, kültürü olan insanlar haberden kaçıyor artık.

Gazeteden kaçma değil bu yanlış anlaşılmasın, haberden kaçış sadece.

Gazetede belirli haberleri okumuyor bunlar. Özellikle siyasi haberleri.

Bir de stres yapıcı diye tanımlanan haberler okunmuyor bu kesimde.

Keyif veren şeyler istemeye başladılar bu insanlar ve en küçük bir keyif kaçırıcı bir yeni habere dahi tahammülleri kalmamış durumda.

*

Nereden mi biliyorum bunu?

Tabii kapsamlı bir bilimsel araştırma yapmış filan değilim.

Ancak ben o çevrenin içindeyim, konuştuğum, görüştüğüm insanlar bunlar ve aldığım tepkilerin sayısı öylesine arttı, öylesine farklı insanlardan aynı şeyi duydum ki sonunda bir senteze varmak, bir sonuca varmak doğal geliyor artık.

Bir kesim var Türkiye'de. Dar gelirli değiller, zengin de değiller. Orta sınıf diyebiliriz bunlara.

Meslekleri var. Birçoğu yabancı dil biliyor, kitap okuma ádetleri az da olsa var, düzgün ailevi ilişkiler içindeler, çocuklarını zor da olsa iyi okutmak için uğraşıyorlar hep.

İşte bu kesim, haberle bağlantısını koparmış durumda.

Ekonomi haberlerini izliyorlar o kadar. O da zorunluluktan.

Siyasetten bir bıkmışlık, usanmışlık var. Siyasetçilere güven sıfır noktasında.

İşte bu kesim, ki bence Türkiye'nin geleceği açısından onların en fazla önem taşıdıklarını düşünürüm ben, farklı yaşamaya başladı artık.

*

Örneğin o kesim içinde televizyonda akşam haberini izleme oranı hızla azalıyor.

Bazıları eğlenceli bölümler için, kafa bulmak için Show haberi izlemeye başladı.

Son zamanlarda Hafta Sonu, Alem gibi dergileri okuyanların sayısı da çok arrtı bizim kesimde.

Orada yaşamları anlatılanlara imrenme filan gibi takıntıları da yok. Hatta onları kesseniz öyle yaşamları yaşamaya zorlayamazsınız kendilerini. Sadece stres vermediği için okuyorlar o dergileri.

‘‘Sex and the City’’, ‘‘Seinfeld’’, ‘‘Televole’’, ‘‘Alem’’ son günlerin yükselen yıldızları bahsettiğim kesim içinde.

Şimdi bunlar bilgili, kültürlü, dünyayı tanıyan, birikimli insanlar, onun için kimse ukalalık yapmasın bunları izliyorlar diye.

Başka bir trend daha vereyim. Yine bu kesimden önemli bir oranda insan da yurtdışı bağlantılarını harekete geçirmiş durumda.

Mesleklerine uyan bir gelişme olursa gidecekler memleketten.

Kimseyi suçlamayın bu böyle diye.

Önyargılı hükümler vermeyin.

Önemli olan noktayı atlamayın.

Türkiye'de yaşanan ekonomik ve siyasi krizler özellikle bu kesimin canına tak etmiş durumda.

Yaşanan şeyleri hak etmediklerini, ülkelerine kendilerinden vermiş olduklarına karşılık olumlu bir şey alamadıklarını düşünüyorlar.

Sakinlik istiyorlar. Gelecek planı yapabilmek istiyorlar. Kader diye sayılabilecek kaza ve hastalık gibi konular dışında hayatlarını planlamak istiyorlar.

Hastalık, kaza olduğunda bile neler yaşayacaklarını daha bugünden tam bilecekleri düzgün, aksamadan işleyen sistemler içinde olmayı istiyorlar.

İşte bu insanlar, sistemle bağlarını gönülden koparmış durumdalar; onun için haber duymak istemiyorlar, onun için okuma ve izleme alışkanlıklarını, özellikle kendi ruhsal sıhhatleri için değiştirdiler.

İşin acı yönü, eğer Türkiye bu işten çıkacaksa, modern sistem Türkiye'de kurulacaksa bu insanlar olmadan o da yapılamaz.

Bunu acilen görmek ve bu insanları tekrar gönülden sisteme kazanabilmek için bir şeyler yapmak lazım.

İşte onun için de zaten Kemal Derviş'in en büyük savunucuları bu kesimde bulunuyor, bunu da görmek gerek.

Ve bu kesim bugün seçim olsa kimseye oy vermeyecek, bu da bilinsin.
X