Haber doğru, alnından öpün

Hürriyet Haber
14 Ekim 2007 - 23:52Son Güncelleme : 14 Ekim 2007 - 23:52

BİR dini bayrama ne ad verildiği konusundaki tartışmalarımız bile, kafa karışıklığımızın önemli bir işareti haline geldi.

Geçen hafta içinde, ramazandan sonraki bayrama Ramazan Bayramı mı, yoksa Şeker Bayramı mı dememiz gerektiği konusunda dayatmaya varan önerilerle dolu mesajlar geldi. Ramazan Bayramı densin diyen de, Şeker Bayramı densin diyen de inanılması güç bir hoşgörüsüzlük sergiliyordu.Türkiye’nin değişik yerlerinde değişik adlar verilebilir bu bayrama. Ramazan Bayramı da denebilir, Şeker Bayramı da; sonuçta asıl adı Arapça olan kutlu günleri Türkçeleştirmiş olmuyor muyuz? Kime ne zararı var Şeker Bayramı ya da Ramazan Bayramı demenin? İkisinin de söylenmesinin tarihsel ve sosyolojik nedenleri var ve ikisi de barış içinde birlikte yaşayabilir ve yaşamalı...Ramazan demişken..Önceki hafta sonunda Cihan Odabaşı’ndan şu mesaj gelmişti: "Ben gazete okurken asılsız ya da yalan haber okumak istemiyorum. Haberleri lütfen dikkatli seçin. Şöyle bir haber çıktı geçenlerde: ’Oruç tutmayan gençlere dayak.’ Haberi yazan, Ümit Türk-DHA. Doğru olduğunu ispatlasın, alnından öpeceğim. Artık bu soğuk makarnayı milletin önüne getirmesinler lütfen.. Okura biraz saygı."Haberde, İstanbul Káğıthane’de üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Güney Minik ile yeğeni 17 yaşındaki Coşkun Minik’in gittikleri bir internet kafede sigara içtikleri için ramazan ayında saygısızlık ettikleri iddiasıyla dövüldükleri ve hastaneye kaldırıldıkları belirtiliyordu.Okur tepkisini ilettiğim Doğan Haber Ajansı İstanbul Haber Müdürü Mustafa Erdoğan, televizyon için hazırlanan haberin bant kayıtlarının çözümünü ve kendi değerlendirmesini iletti.Erdoğan, bu mesajında, "Haber, dayak yiyen gençlerin yaşadıklarını kamera ve mikrofonlarımıza anlatımları üzerine hazırlandı. Röportaj, Minik Ailesi’nin evinde, yaralı gencin hastaneden taburcu olmasının ardından yapıldı. Muhabir arkadaşımız röportajın ardından olayın meydana geldiği kafeye gittiğinde suçlanan kişiler ve tanıklarla konuşmak istedi. Ancak bir grubun tehditleriyle karşılaştı, tehditler küfüre varınca oradan ayrıldı. Haber aşağıdaki gibi servise konuldu. Ramazanda sigara içtikleri için grubun saldırısına uğradıklarını söyleyen gençler aynı iddialarını sürdürüyorlar" diyor.Ramazanda özellikle büyük şehirlerin sokaklarında çok rastlanan "zaten oruçluyum, kafamı attırma" türü tartışmalardan birinin hem hastanede sonuçlanan, hem de basına yansıyan örneklerinden biri bu. Bant kayıtları, 2 kişinin gerçekten de, oruç tutmamaları gerekçe gösterilerek dövüldüğüne işaret ediyor. Oruçlu olmak tepkici bir sinirliliğin gerekçesi, oruç tutmamak da inançlı olmamanın göstergesi olarak kabul edilirse olanlar olmuş ve Káğıthane’deki olay yaşanmış anlaşılan.Yani okur Cihan Odabaşı’nın gelip haberi yazan DHA Muhabiri Ümit Türk’ü alnından öpmesi gerekiyor; sözü öyle zira.Bursa gazetesinde neden başka iller varTayfun Sönmez: "Hürriyet Gazetesi’nin eki olan Hürriyet Bursa’yı ilk günden beri ilgiyle takip ediyorum. Fakat son dönemlerde abartılı olarak Bursa dışı ilgisiz ve alakasız reklam, haber, ilan yayınlanmakta. Bursa ekinin içinde Susurluk, Bandırma, Avşa Adası, Gönen, Manyas haberleri ve ilanlarının ne işi var. Öyle ki 8 Ekim 2007 gününün ekinde Bursa ile tamamen alakasız bir sürü ilan var. Haberler de öyle. Bandırma’nın bilmem ne mahallesi muhtarının Hürriyet Bursa’da ne işi var? Ya bu ekin sadece Bursa ili için özelleştirilmesini sağlayın ya da bu eke Marmara deyin olsun bitsin."Okur Temsilcisi’nin Notu:Bu durumu engellemek mümkün değil. Hürriyet Bursa’da ağırlıklı olarak Bursa haberleri yer alıyor ancak bu gazete Bursa’ya komşu diğer il ve ilçelere de gidiyor. Hiçbir gazetenin ilçe ilçe, il il ayrı gazete yapması mümkün değildir. O nedenle bu durum devam edecek. Bir de, ağırlıklı olarak Bursa haberlerinin yer aldığı gazetede komşu il ve ilçelere ilişkin haber ve ilanların yer alması sizi neden rahatsız ediyor; onu anlayamadım doğrusu.Ankara çok hatalı çıkıyorDenizhan Akın İlter: "Gazetenizi her gün takip eden bir okurunuz olarak, Ankara ekinde her gün karşılaştığım mantık ve imla hataları karşısında, Hürriyet okurken kendimi biraz aldatılmış hissediyorum. Tek örnek vermek gerekirse, 10 Ekim 2007 tarihli Hürriyet Ankara ekindeki ilköğretim çocuklarının sütü sevmediği yönündeki haberde ara başlık olarak ’çocukların beşte birinin sütü sevmediği’ belirtiliyor. Ancak metnin ilerleyen kısmında % 53’ünün sütü sevdiği, geri kalanının neredeyse beşte birinin sütü sevmediği yazılıyor. Bu başlık açıkça yanlış değil mi? İmla hatalarına ise şu anda değinmeyeceğim. Zira onlar da çok."

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı