Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ha gayret...

BÖYLE giderse iyi... Çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) çevrelerinde yaygın olan, "mal bildirimi gizlidir, gizli kalmalıdır" anlayışının terk edilmekte olduğu izlenimini veren gelişmeler var.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, TBMM Parti Grubu’ndaki, "sadece siyaset yapanların değil, herkesin dokunulmazlıkları kaldırılmalı" anlamına gelen sözleri yankı bulmuş gibi görünüyor.

Hoş CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bu sözler üzerine hiç tereddüt etmeden, "Biz mal bildiriminin açık olması için TBMM'ye derhal yasa önerisi vereceğiz. Herkesin dokunulmazlıklarının (imtiyazlarının da diyebilirsiniz) kaldırılmasına da destek vermeye hazırız" vaadinde bulunmuştu.

Şimdi Ankara'daki arkadaşlarımız;

"CHP'nin 'siyasiler mal varlığını açıklasın' şeklindeki teklifi, AKP'de 'tüm kamu çalışanları mal varlığını açıklasın' kararıyla karşılık buldu. AKP dün şeffaflaşma konusunda geniş kapsamlı çalışma kararı aldı. (...)" diyorlar.

Hatta AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin'in, "Muhalefet arzu ederse beraber çalışabiliriz. Maksat üzüm yemekse beraberce yeriz, bağcı dövmekse biz bu işte yokuz. Biz kendi çalışmamızı yaparız" dediğini bildiriyorlar ve Ergin'in çalışmayı "çok uzatmadan" Genel Kurul gündemine taşıyacaklarını söylediğini ekliyorlar.

Bizi uyutup uyutmadıklarını göreceğiz.

Öte yanda Doğru Yol Partisi (DYP) serbest kazanç sahibi vergi yükümlülerinin astıkları "vergi levhası" benzeri bir uygulamanın "mal bildirimi" konusunda da yapılmasını önerdi. DYP Genel Başkan Yardımcısı Saffet Arıkan Bedük'ün, "Siyasilerin mal varlıkları Maliye Bakanlığı’nın tespit edeceği bir internet sayfasına konabilir. Vatandaş orada kimi merak ediyorsa bakar" demiş ve www.malvarlığı.com adresli bir web sitesiyle bu sorunun çözülebileceğini belirtmiş.

Gördüğünüz gibi "saydamlaşma" süreci hız kazandı. Giderek yayılıyor.

Zaten öyle olması da lazım. Yoksa "Yetim hakkını kimseye yedirmeyiz" türü laflara, "Devletin kör kuruşunu ziyan etmeme" palavralarına milletimizin karnı tok. Bunu diyen kaç iktidar ve kaç bin (belki kaç yüz bin demek daha doğru olur) yetkili gelip geçti. İki ay düzgün çalıştılar, üçüncü aydan sonra "bal tutanın parmağını yalama hakkından" söz etmeye başladılar. Ve çaldılar.

O nedenle bilelim... Hukuk devletini işletmenin, demokrasiyi hırsızlardan arındırmanın, devleti soydurmamanın şimdiye kadar bulunmuş en etkili çaresi "sistemi saydamlaştırmak"tır.

Kim kamu görevi -veya gazeteci gibi, siyasi parti yöneticisi gibi kamusal görev- üstleniyorsa bilmelidir ki mal varlığı herkese açık olacaktır. Kim kamu yetkisi kullanıyorsa bilmelidir ki "avanta" kapmaya, "ben imtiyazlıyım" diye kurum kurum kurunmaya hakkı yoktur.

Bu iş bu kadar basittir. Basittir ama yapacak adam bulmak zordur.

Ne var ki demokrasi işte o zaman demokrasi olur.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI