Ege Haberleri

    Güzelbahçe'ye Hong Kong modeli

    BANU ŞEN/ HÜRRİYET
    09.09.2013 - 01:28 | Son Güncelleme:

    AV yasağı 1 Eylül’de sona erdi. Bizim buralarınbalıkçıları da “Vira Bismillah” deyipdenize açıldı.

    İlk gece, barınaktan halat çözüp yola çıktılar. Ağlarına bıraktılar. Aslında hayat kavgası gece yarısından itibaren ilk denizde başlar. Hem avcının hem avın! Buz gibi denizle ağlar buluşur, emek, alın teri suyla karışır. Sonra sabahın ilk ışıkları düşmeden ağlar, martı seslerine çalınan balıkçı sesleri arasında toplanmaya başlar. Ağır ağır çekilir ağlar umut dolu ellerle... Hele bir de doluysa değmeyin teknedekilerin keyfine! Toplanan hasat hale taşınır. Kıyıda, balıkçılardan umutla haber bekleyenlerle telefon trafiği başlar.

    Veee, kasalara doldurulan balıklar tekneden kamyona, kamyondan haldeki tezgahlara taşınır. Zamanla yarışılır, mezata yetişilir. Pazarlık yapılır, balıklar tartıya çekilir, helalleşilir. Denizin ortasında başlayan ekmek kavgası, halden sonra başka bir boyutta sürer gider...

    Cuma saat sabahın 05.30’u... Buca Kaynaklar’daki İzmir Balık Hali’ndeyiz. İşte tam bu ekmek mücadelesinin orta yerindeyiz. İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, yönetim kurulu ve meclis üyelerinden oluşan grupla, balık halindeki balıkçıları dinliyor. Önce tezgahları geziyoruz. Çeşit çeşit, boy boy balıklar, ıstakozlar, kalamarlar, karidesler... Her tezgahtan yükselen başka bir ses, başka bir davet. Ekmek balığın ağzında burada. 1 Eylül’de başlayan yeni sezondan umutlular, balık bol... Ama sorunlar da az değil.

    Tezgahlar tek tek dolaşılıp, siftah da verildikten sonra hayatımızın ilk balık mönülü kahvaltı sofrasında buluyoruz kendimizi. Balık çorbası, salata, hamsi tava, barbun, kalamar sote, levrek buğulamadan oluşan kahvaltıyı afiyetle yaparken, İTO Meclis Üyesi Mehmet Şahin Çakan ile Ege Bölgesi Gırgır Balıkçıları Derneği Başkanı Mehmet Aksoy, sorunları aktarıyor.

    Güzelbahçeye Hong Kong modeli

    Her gün 10 kamyon balık çöpe gidiyor

    Konuşmaların en dikkat çekeni kuşkusuz tesis yokluğundan her gün çöpe giden 10 kamyon balık. İzmirli balıkçılar, satılamadığı için çöpe giden 10 kamyon balığı ekonomiye kazandırmak istiyor.

    Demirtaş söze giriyor ve balıkçıları harekete geçiriyor. Balığın geçen yıla göre bol olmasına sevindiklerini, insanların daha ucuz ve çok balık tüketebileceğini anlatan Demirtaş, balıkçıların beklediği müjdeyi de veriyor:

    “Bu kadar emek harcanarak tutulan balıklar maalesef çöpe dökülüyor. Günde 10 kamyon balığın çöpe gittiğini öğrendik. Bölgemizde balıkları donduracak, işleyecek tesis yok. Böyle bir tesis olursa, balıklar işlenir. Mutlaka tesis kurmalıyız. Balıkçılar tesis kurmaya hazırsa ben de organize etmeye hazırım. Sektörü bu işe ortak yapalım. Herkes ortak olacak ki tesise sahip çıkacak. Biz de her türlü krediyi buluruz. Norveç’e gidelim, balık işleme tesislerini araştıralım. Güzelbahçe’de bir yer bulup hemen yaparız. Kuracağımız dondurma ve işleme tesisiyle insanlar ekonomik fiyata balık yesin. Bu arada Güzelbahçe’de yapımı devam eden ve Eylül 2014’te açılması planlanan yeni balık halinin turistik olması gerek. Hong Kong’daki gibi insanların hem balık alıp hem de balık yiyebileceği bir yer olabilir. Turistlerin gideceği restoranlar da bulunmalı. Haldeki balığın lezzetini hiçbir yerde bulamazsınız.”

    Güzelbahçeye Hong Kong modeli

    Bataklıktan çıkıyor ‘dil şiş’ oluveriyor

    İTO Meclisi’nde balıkçıları temsil eden Çakan’dan öğreniyoruz ki halde yılda 39 bin ton balık işlem görüyor.

    Ancak Çakan, daha modern bir halle balıkçıların daha çok iş yapabileceğini de ekliyor ve devam ediyor:

    “Bu sene balık bol ve ucuz. Ancak en büyük sıkıntılarımızdan biri, tüm bu bolluğa rağmen Türkiye’ye ithal balık gelmesi. Hal bile ithal balık dolu. Vietnam’da bataklıklarda, çamurların arasında yetişen pangasus adlı balık burada 15 liraya şişlik dil diye satılıyor. Kotalar nedeniyle kendi orkinosumuzu bile tutamıyoruz. Senegal’den, Dubai’den 10 liraya orkinos ithal ediyoruz. Otellerin rağbet ettiği köpekbalığı bile dışarıdan geliyor. Bir de halin kapısında kooperatifler tarafından nakil belgesi kesilmesine de karşıyız.”

    Demirtaş giriyor söze:
    “Türkiye dünyanın en büyük balık avlama filosuna sahip üç ülkeden biri. Ancak gerekli izinler alınamadığı için balıkçılarımız okyanuslara açılamıyor. İzinler alınırsa dünyanın her yerinde balık tutup dünyaya satarız. Özellikle Afrika kıyıları... Afrika ülkeleri ile ilişkiler o nedenle önemli. Biz de önümüzdeki günlerde Afrika ülkelerine yapacağımız seyahatte bu konuyla ilgili de görüşmeler yapabiliriz.”

    Güzelbahçeye Hong Kong modeli

    Yunanistan yerine biz tutabiliriz

    Balıkçıların sesi olanlardan biri de Ege Gırgır Balıkçıları Derneği Başkanı Mehmet Aksoy...

    Aksoy, tüm bu taleplerine ek olarak ilginç bir öneride bulunuyor: “Komşu krizde. Sık sık adaları satmaktan bahsediyorlar. Gidip anlaşalım, belli komisyon karşılığında balıklarını biz tutalım. Bir de balıkçılar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na bağlanmalı. Bizim başımızdakiler, denetimleri yapanlar ziraat mühendisi veya veteriner. Oysa bizim su ürünleri mühendislerine ihtiyacımız var.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı