'Güvenlik birimleri bilinçli hata yaptıkları şüphesi oluştu'

Ali VARLI / BERLİN
21.08.2014 - 15:12 | Son Güncelleme: 21.08.2014 - 15:17

Thrüringen Eyalet Meclisi NSU Araştırma komisyonunun iki buçuk yıl süren çalışma sonunda hazırladığı NSU Neonazi çetesi ile ilgili raporunu meclis başkanlığına sundu. Milletvekilleri, bin 800 sayfadan oluşan rapora, güvenlik birimlerinin firariler ile ilgili sık sık hata yapmalarını ve karar verememelerini bilinçli olarak yapıldığı şüphesinin oluşturduğunu yazdı.

ALMANYA'da Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) Neonazi çetesi üyeleri Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschaepe, 2000 ile 2007 yılları arasında sekizi Türk, biri Yunanlı ve bir de polis memuru olmak üzere 10 kişi katletti.

Köln'de gerçekleştirdikleri iki bombalı saldırıyla onlarca kişiyi yaraladı, çok sayıda işyerine zarar verdi. 1999 ile 2011 yılları arasında ise 14 banka şubesini soydu. Bu çeteyle ilgili Thüringen Eyalet Parlamentosu'nda kurulan araştırma komisyonu iki buçuk yıllık çalışmasını tamamladı. Çalışma sonunda hazırlanan bin 800 sayfalık rapor eyalet meclis başkanlığına dün teslim edildi.

BİLİNÇLİ YAKALANMADI ŞÜPHESİ

Thüringen eyaleti sınırları içinde NSU'nun faaliyetlerini ve güvenlik birimlerinin kusurlarını araştıran Meclis NSU Araştırma Komisyonu hazırladığı raporda çok önemli bir tespite yer verdi. Milletvekilleri, güvenlik birimlerinin üç firari ile ilgili sık sık hata yaptığını ve karar veremediğini rapora yazarken bunun da kendilerinde 'bilinçli olarak' böyle davrandıkları şüphesi uyandırdığını rapora not düştü. Raporda, güvenlik güçlerinin büyük hatalarına dikkat çekilirken, NSU üyelerinin yakalanmamasının nedenleri olarak, beceriksizlik, güvenlik güçleri arasındaki yetersiz işbirliği, yanlış değerlendirmeler ve personel eksikliği gösteriliyor.

TAKİBİ BIRAKMIŞLAR

Çalışmaları boyunca binlerce belge inceleyen komisyon üyeleri, onlarca kişinin de tanıklığına başvurdu. Güvenlik güçleri arasındaki rekabetinde teröristlerin yakalanmamasında etkili olduğu da not düşülen raporda, dikkat çeken bölümler arasında bugün Münih'de yargılanan Ralf Wohlleben'in takibi sırasında yaşanan aksaklıklar da bulunuyor. 1998 Nisan'ın da yapılan telefon dinlenmesinde, NSU davasında örgüt üyeleri Uwe Böhnhardt, Uwe Mundlos ve Beate Zschaepe'ye yardım ve yataklıktan yargılanan Wohlleben'in Böhnhardt'ın ailesinden yüklüce para ve elbiseler alacağı bilgisi alınmasına rağmen Wohlleben takip edilmediği de raporda yer alıyor. O dönemde takip altında olan Ralf Wohlleben'in takibinden vazgeçiliyor ve 16 ay sonra tekrar takibe alınıyor. Raporda, bir başkomiserin firari olan Zschaepe, Mundlos ve Böhnhardt 'ın yakalanması için yaptığı çalışmanın istihbarat elemanlarınca sabotaj edildiği yönünde verdiği bilgi de yer aldı.

MÜNİH'DE YARGILANIYORLAR

Sekiz Türk'ün katili NSU üyesi Böhnhardt ve Mundlos, 4 Kasım 2011'de banka soygunu sonrası kaçamayacağını anlayınca içinde bulundukları karavanı ateşe verdikten sonra intihar ettiler. Beate Zschaepe ise Zwickau'daki hücre evini ateşe verdikten sonra firar etti. Dört gün sonra, 8 Kasım'da avukatıyla birlikte polise gidip teslim oldu. Geçen yıl 6 Kasım'da Münih'de büyük tartışmalar sonunda başlayan davada bir numaralı sanık olarak yargılanıyor. Zchaepe ile birlikte hakim karşısına çıkan dört sanık ise örgüte yardım ve yataklıktan hesap veriyor. Beş sanıklı NSU davasınında Beate Zschaepe ile Ralf Wohlleben tutuklu, diğer üç sanık ise tutuksuz yargılanıyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı