Gusto Dergisi'nden kampanya

Hürriyet Haber
28.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 28.07.2001 - 00:01

İçki kültürü dergisi Gusto'nun ilk üç sayısı üçlü set olarak piyasaya sunuldu. Tanıtım amacıyla yapılan uygulamada ilk üç sayı, üç sayının toplam bedeli olan 9 milyon liraya değil, 5 milyon liraya satılıyor. Üçlü set bayilerde ağustos ayı sonuna kadar kalacak.Gusto'nun ilk sayısında yer alan konular:Türk et yemekleriyle iyi uyan Türk kırmızı şarapları.Viskilerin kalite sırları.Ünlüler ve tutkunu oldukları içkiler.İkinci sayıda şu konular var:İstanbul'un şarap cennetleri.Dünyanın en iyi viskileri.Türkiye'deki ithal biraların tadımı.Üçüncü sayının kapak konusu buz gibi yaz şarapları. Diğer yazılar ise şöyle:Türkiye'nin ilk özel rakısı yolda.Misket şarapları tadımı.Mezeler ve şarap uyumu.Şarap üreticileri evlerinde hangi şarapları içiyor?Mehmet Yalçın, Gusto Dergisi'nin çıkışını şöyle anlatıyor:‘‘Sabah Grubu'nda yayımlanan Gurme Dergisi ekonomik kriz nedeniyle kapanınca dergideki arkadaşlarımın da katılımıyla kendi şirketimi kurdum ve Gusto'yu yayınlamaya başladık. Şirketimizin adı da Baküs Yayıncılık. Yani şarap tanrısının ismi... Gurme'nin sloganı ‘‘Yalnızca En İyisi’’ idi ve A+ grubu denilen zengin ve elit okura sesleniyordu. Gusto ise daha kalender, daha halka yakın, daha sıcak bir dergi. Reklam jargonuyla söylersek, A ve B gruplarına sesleniyor. Okurlara açık, okur mektupları yayınlıyor, onların sorularını cevaplıyoruz. Frenkçe deyimle interaktif, Türkçesiyle karşılıklı etkileşimli bir dergi yapıyoruz.’’Mehmet Yalçın, yeme-içme gazeteciliği konusunda da şunları söylüyor:‘‘Tüm gelişmiş ülkelerde restoran eleştirmenleri, şarap ve diğer içkilerin yazarları var. Amaç, aynı zamanda tüketici olan okurları bilgilendirmek, rehber olmak. 20 yıl önce dünya viskilerinin tanıtıldığı, hatta puanlandığı bir kitap bulamazdınız. Bugün ise İskoç viskilerinin ayrı, İrlandalıların ayrı kitapları var. Bir çikolata kitabı dünyanın en iyi çikolata dükkanlarını birer sayfa tanıtıyor ve 3 yıldız üzerinden puanlıyor. ‘‘Tadım notları’’ diye bir kavram hayatımıza girdi. Bu gazetecilik sayesinde artık o şarabı denemeden, okuyarak bunu öğreniyoruz. Aslında bunun otomobil gazeteciliğinden, bilgisayar gazeteciliğinden pek farkı yok. Globalleşmeyle yöresel tadların tüm dünyada bulunabilir olması, yeni kuşakların bilinçli tüketime yatkın olmaları gibi faktörler bu tür gazeteciliği canlandırdı.’’
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı