"Ayşe Aral - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral - Kelebek

Gurme mi buyrun benim

Peşin peşin söyleyeyim, yaptığım her halta mok atabilirsiniz, eleştirebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz ama iş mutfağıma ve yemeklerime gelince bu konuda hiçbir yorumu, atılan lafları kabul etmem.

Ben resmen yemek için yaşayanlardanım.
Yemek yapmak en büyük hastalığım.
Geçen gün kafaya taktım, “ulen” dedim, “mankeninden tut, oyuncusuna, herkes bir yemek kitabı çıkarıyor.
Alıyorlar yanlarına bir aşçı, sonrası yemek kitabı.
Bir sürü kadın da catering merakında.
Herkes mi pasta kek, börek, çörek yapar be kardeşim?”
Ve catering yapmaya karar verdim.
Daha doğrusu evden yemek yapıp satmaya.
Eski kocama da demiştim zamanında; “aman ha” demişti.
“Kesin batarsın, o kadar elin bol ki o kadar da çok malzeme kullanıyorsun ki. Ya çok pahalı satacaksın ki zor, yani senin sonun iflas.”
Bu hafta sonu kimseyi dinlemeyip ilk işimi aldım.
Yüz tane krep yaptım ıspanaklı, yanına tel şehriyeli karides, şişte çıtır tavuk, safranlı pilav.
Benden istenilenler bunlardı, ev sahibesi neyle karşılaşacağını bilmediğinden menünün gerisini başkasına yaptırdı.
Neyse yaptım, süsledim püsledim, oldular cillop gibi.
Kadın “üç yüz milyon veririm” demişti.
Ama benim alışveriş tuttu altı yüz.
Yani zarar ettim, daha da ellemem.
Anca yaparım eşe dosta, yeriz bolca, bir daha iflas sarsar beni, kaldıramam valla. En iyisi ben de şöyle şişirmece bir yemek kitabı çıkarayım, hehhee.

Türban

Bu hafta birçok türbanlı hanıma rast geldim. Bir devlet hastanesinde, bir alışveriş merkezinde, birkaç kılık kıyafet satan yerde...
Öncelikle şunu belirteyim... Niyet kötü değilse ve gidilen nokta da kara çarşaf değilse ben türbana karşı değilim.
Onlar benim giydiklerimi yadırgamazlarsa ben de onları yadırgamam.
Dedim ya bu hafta çok türbanlı hanıma rast geldim; orta hallisini de gördüm, standardı yüksek olanını da.
Ve de onlara saygı duydum.
Aman Allah’ım, bu ne şıklık... Mantolarından eşarplarına ne şıklık anlatamam.
İşte kadın onlar da.
Bir yerden kendilerine göre modayı, türban modasını takip ediyorlar.
Tam bu iyi niyetim sürüp giderken tuhaf bir şey oldu.
Kapalıçarşı yakınlarında bir dükkâna girdim.
Fiyatlar makul, dükkânda ne ararsan var. Çalışanlar da türbanlı. Belli ki genelde o kesime hizmet ediyor dükkân.
Ve sıkı durun, dükkânı gezerken çorapların tam yanında bir bölüme rast geldim.
Erotik bölüm.
Pakette kıyafetler satılıyor.
Fantezi için hostes kıyafeti, poposu delik çoraplar, anormal iç çamaşırları... Ağzım açık kaldı. Sonra sevindim, onlar da bir şekilde bizden diye.
Kadın işte...
Üstünde, başında ne olursa olsun, onlar da kapalı kapılar ardında bizden işte.

X