"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Gurbet olayı

Sizler bu satırları okurken, ben memleketten gurbetime göçmüş olacağım.

Göçtüm evet.

Gurbet, ancak yaşayanın anlatabileceği bir hazan öyküsü.

Hem şikayet etmemen gerek gurbetten, hem de beklendiği gibi mutlu olman gerek. Yoksa seni şımarıklıkla suçlarlar. Yediğin önünde, yemediğin arkandadır.

Doğrudur belki de...

Ama insanız be!

Şımarık hiç değiliz. Olmadık.

Bütün harikalıklarına rağmen, gurbet gurbettir işte. Nitekim gurbeti yaşamamış herkes, bunu harika bir şey gibi görendir. İyi tarafları da vardır, evet...

Ama ne olursa olsun ait olduğun yerin tadı hep damağındadır.

Hasret bambaşka bir tattır. Memleketinde aylar geçirsen de gideceğin anı kollarsın.

Tutarsız duyguların anasıdır hissetiklerin.

Gurbetin sana öğrettiği en güzel şey, herkes memleketinde sürekli bi şeylerden şikayet ederken, sen her daim her şeyin tadını sonuna kadar çıkarmak için uğraşırsın.

Ülken adına bir şeyler yapmak için deli divane olursun.

İnsanın bu ülkeyi sevmesi için, anlaması, uğrunda bir şeyler yapmayı istemesi için korkarım azıcık gurbette kalması gerek.

Her türlü özlem ve hasretten içinin acıdığı, içine taş bassan da canının acıdığı bir yaradır gurbet; evet.

Çok şükürdür ki, yine de dönüp gelecek bir vatanı olanlardanız.

Siz hiç dönecek vatanı olmayan insanlarla konuştunuz mu?

O nasıl bir acıdır, şahit oldunuz mu?

Yapılan-yıkılan duvarlara/paravanlara inat geri gelip sarılacak bir vatanımız var.

Biliyor musunuz, yüksek duvarlar arkasında yaşamak zorunda olmak insanın ışığını, ufkunu daraltıyor.

Biliyorum çünkü; tam 12 yıldır o yüksek duvarların arkasındaki sözümona özgürlüğün içindeyiz biz.

Denize rahat girilsin diye yapılan paravanlar; denize veya kadına bakmanızı değil, kadından öte, ufku görmenizi engelliyor, bilesiniz.

En büyük tehlike budur.

Ufkun görülemez hale gelmesidir tehlike.

Ufkunuzun önüne bir paravan çekilmesidir.

Ben ülkemi severim.

Yalnız ve güzel ülkem için yapmayacağım şey yok. O yüzden her seferinde hiç üşenmeden geliyorum gurbetten, TEGV’e bağış toplamak için koşmaya.

Elimden gelen buysa, bu. Bunu yapabiliyorum kendi adıma.

Durmuyorum.

Vazgeçmiyorum asla.

Şikayet etmek yerine, ufku görmek için harekete geçebilirsiniz.

Durmasanıza.

Yonca
“gurbet kuşu”

X