Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Günlerin KÖpüğü

Aylin LİVANELİ

Aşkı için ölümü göze aldı

Hani artık eski aşklar gibisi kalmamıştı?

Hani kimse fedakkarlık yapmak istemediği için ilişkiler saman alevi gibi yok oluyordu?

Meğer bunların hiçbiri doğru değilmiş.

En azından Mısırlı ünlü yazar Salman Rüşdü için.

1998 yılında ‘‘Şeytan Ayetleri’’ kitabından dolayı Humeyni tarafından hakkında ölüm fetvası verilen ünlü yazar, yeni aşkı için ölümü bile göze alıyor.

Fetva çıktıktan sonra Londra'da sıkı korumaya alınan Rüştü, sevgilisi uğruna güvenli yuvasını bırakıp kendini New York'un pırıltılı yaşamına bıraktı.

Rüştü, bir partide tanıştığı eski manken, sosyete güzeli Tamil asıllı Padma'ya öyle bir aşık oldu ki, gözü başka hiçbir şey görmüyor.

Tesadüfen aynı Rüştü'nün son kitabı ‘‘The Ground Beneath Her Feet’’teki (Ayaklarının Altındaki Toprak) kadın kahramana benzeyen esmer güzeli, sonn zamanlarda Amerika'da çıkardığı yemek kitabıyla adından epey söz ettiriyor.

İlginç yemek tarifleri verilen kitabın sayfalarında Padma'nın iç çamaşırıyla yemek pişirirken fotoğrafları var.

Bu arada kitap yazmayı da bir kenara bıraktığı söylenen Salman Rüştü, ölüm tehditlerini hiçe sayıp kendinden 25 yaş küçük sevgilisiyle Central Park'da rahatça koşuyor geceleri partilere katılıyor, yemeklere çıkıyor.

Ayrıca Padma'ya daha yakışıklı görünebilmek için rejim yapıp kilo vermeye çalışan yazar, estetik ameliyatla düşük göz kapaklarını da kaldırttı.

‘‘Aşk sen nelere kadirsin!’’ diye boşuna mı demişler?

Öyle seven de var, böyle seven de...

Tabi bu arada basında epey alay konusu olan bu ilişkiden yarar gören tek şey, Padma'nın piyasaya yeni çıkan yemek kitabı.

İyileştirirken öldürüyor

1998 yılında Amerika'da AIDS'e çare olarak bir grup ilaç piyasaya sürülmüştü. Bu ilaçların bir ‘‘kokteyl’’ olarak alındığı takdirde semptomları yok edeceği ve AIDS virüsünü ortadan kaldıracağı öne sürülmüştü.

Bu ilaçları bulan AIDS araştırmacısı David Ho da o yıl Time dergisinde ‘‘Yılın Adamı’’ başlığıyla kapak oldu.

Büyük bir devrim gerçekleşmiş gibiydi dünyada.

AIDS virüsü taşıyan herkes bu ilaçları alabilmek için akın ettiler eczenelere.

Normalde FDA (Yiyecek ve İlaç Yönetimi)'nin bir ilacı onaylaması aylar alırken bu ilaçlar birkaç haftada piyasaya sürülüverdi.

Ama aradan dört yıl geçtikten sonra korkunç şeyler olmaya başladı.

Bu kokteyli alan hastalar, AIDS virüsü taşıyanlarda görülmeyecek bazı rahatsızlıklardan şikayet etmeye başladılar.

Çoğu kalp krizi geçirdi.

Bazıları felç oldu.

Görme bozuklukları başladı.

Epey ölen oldu ve bu ölümlerin AIDS virüsünden olmadığı anlaşıldı.

İlaçlar hala piyasada ve AIDS'li hastaların tek umudu durumunda.

Ama tartışmalar ve araştırmalar başladı.

Bu ilaçları bulan David Ho, bazıları tarafından sahtekarlıkla suçlanıyor.

İlaçları üreten firmada çalışan biri, (adını vermiyor) ilaçların çok zararlı olduğunu ama çok kar getirdiği için piyasadan kaldırılamayacağını açıkladı.

Araştırmalar, Amerika'da 100 kişiden birinin AIDS virüsü taşıdığını gösteriyor.

Bu sayıyı düşünecek olursanız nasıl büyük bir endüstri oluştuğunu görürsünüz.

Adını vermeyen kişi ayrıca, hastalarına bu kokteyli tavsiye eden doktorları da ilaç firmasından, araştırma harcı adı altında rüşvet almakla suçluyor.

Aylivaneli@aol.com

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI