Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Güneydoğulu kadına Kürtçe yayın önerisi

    ANKARA(ANKA)
    02.02.2006 - 10:50 | Son Güncelleme: 02.02.2006 - 10:56

    TBMM Töre ve Namus Cinayetlerini Araştırma Komisyonu raporunda, Güneydoğu’da kadınların büyük bölümünün Türkçe bilmediği ve bu nedenle yardımın zorlaştığı yer aldı. Raporda, İl Milli Eğitim Müdürlüğü "kadınların yüzde 48’inin okuma-yazma bilmediği, bunların çoğunun Türkçe’de konuşamadığı" tespitinde bulunurken, Diyarbakır KA-MER (Kadın Merkezi) temsilcisi Nebahat Akkoç, "TRT’de kadınların yasal haklarını öğrenebilmeleri için kendi dillerinde yayın yapılmalı, eğitim programları düzenlenmelidir" önerisinde bulundu.

    Töre ve Namus Cinayetlerini Araştırma Komisyonu’nun özellikle Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinde yaptıkları incelemelere ilişkin bölümde, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ile sivil toplum örgütlerinin saptama ve önerileri de yer aldı.

    TÖRE VE NAMUS CİNAYETLERİNDE YÜZDE 100 ARTIŞ
     
    Rapora göre, Emniyet Genel Müdürlüğü, 2004-2005 yılları arasında intihar olaylarında yüzde 41 düşüş, intihara teşebbüs olaylarında yüzde 45 düşüş, aile içi şiddet olaylarında yüzde 14 düşüş olmakla beraber, töre ve namus cinayetlerinde yüzde yüzlük bir artış saptadı.
      
    Emniyet Genel Müdürlüğü, çocukların suç işlemesinde aile ilgisizliği ve sevgisizliğin en önemli neden olduğunu belirtirken, çocukların kendini fark ettirmek için ve ailede değer kazanmak için suç işlediğini bildirdi.

    JANDARMA: ÜREME PROBLEMİ, RANT İÇİN KAN DAVALARI VAR
     
    Raporda, Jandarma Genel Komutanlığı’nın, "Özellikle yoksulluk ve üreme problemi var. Çok çocuklu aileler (aile planlaması olmaması) sorun yaratmaktadır" derken, "Kan davaları çok yaygın, barışmalarda kan parası ödeniyor. Bu rant demektir. İşsizlik ve yoksulluğun olduğu yerde para için kan davası da oluyor. Buna yönelik bir araştırma yapılması gerekmektedir" saptaması yer aldı.

    KADINLAR TÜRKÇE BİLMİYOR
     
    Raporda, çeşitli kamu kurumu temsilcileri ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin özellikle dil sorununa ilişkin saptamaları dikkat çekti. Raporda, bunlardan Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, kadınların yüzde 48’inin okuma- yazma bilmediği ve bunların birçoğunun Türkçe’de konuşamadığı tespiti dikkat çekerken, bu ilde iki yılda 55 bin öğrenci okullu olduğu halde, Adıyaman, Şırnak ve Diyarbakır’ın daha iyi durumda olduğu ve derslik sayısının artırılması gerektiği bildirildi.

    KAMER’DEN TRT’DE KADINLARA KÜRÇE YAYIN ÖNERİSİ

    Raporda, KA-MER’in Diyarbakır Temsilcisi Nebahat Akkoç’un çözüm önerileri de yer aldı. Akkoç, "namus" adına işlenen cinayetler tanımının 2005 yılında "namus kisvesi" adı altında işlenen cinayetler olarak değiştiğini belirtirken, soruna yaklaşımda yerel farklar ve yerel özellikler (dil, yöntem) dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

    Akkoç, eğitim düzeyi düştükçe cinayetlerin arttığını ifade ederken, "İlköğrenim görmüş kadınlar Türkçe biliyorlar, bunların problemlerini çözmek çok daha kolay oluyor. Yoksa her yere eşlik etmek zorunda kalınıyor bu da tehlikeye neden oluyor. Kadının önündeki başlıca engeller, eğitim düzeyi ve dil, ekonomik engeller, namus kavramı, ailelerin bakış açıları. Kadın ailenin koyduğu kurallara uymak zorunda yoksa itaatsizlikle suçlanarak öldürülüyor. TRT’de kadınların yasal haklarını öğrenebilmeleri için kendi dillerinde yayın yapılmalı, eğitim programları düzenlenmelidir" dedi.

    MÜFTÜ: ÇOK EŞLİLİKTE ŞİDDET VAR
     
    İl müftüsü Muhittin Sarıkaya, hiçbir cinayetin dine dayandırılamayacağını belirtirken, Diyarbakır’da mezhep farklılığı olduğunu, Şafilerde vasinin izni olmadan kız ve erkeklerin evlenemeyeceğini anlattı. Sarıkaya, bölge kadınının yüzde 60’ının tek eşli olduğunu ve çok eşli olan kadınlar arasında şiddet oranının fazla olduğunu bildirdi.

    DİYARBAKIR BAROSU: YARGIÇLAR AİLE MECLİSLERİNE BAKIYOR
     
    Raporda, Diyarbakır Barosu’nun, Diyarbakır’da artık kadınların haklarını bildikleri ve kullanmayı talep ettikleri, yargıçların mahkemelerde töre cinayetlerinde üç faktöre, aile meclisi olup olmadığı, karar alınıp alınmadığı ve bu kararı kimlerin aldığına baktıkları tespitleri de yer aldı.

    SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN, İNTİHARLARDA ARTIŞ OLACAK UYARISI
     
    Raporda, Sağlık Bakanlığı’nın, "Töre cinayetlerinde cezalar çok arttığı için artık aileler kadınları intihara zorlayacaklar ve intihar oranlarında artış olacak" uyarısı yer aldı.

    ŞANLIURFA’DA JANDARMA: FEODAL YAPI GİDEREK GÜÇLENİYOR
     
    Şanlıurfa’da Jandarma Genel Komutanlığı 2004-2005 yılları arasında aile içi şiddet olaylarında yüzde 4, töre ve namus cinayetlerinde yüzde 23’lük artış olduğuni tespiti etti. Raporda, komutanlığın "Aile içi şiddet olaylarında örf ve adetler çok önemlidir. Cinayetler ve intihar olayları çok fazla ve sorun çok büyük. Feodal yapı çok güçlü ve giderek güçleniyor. Çok fazla silah var. Beyana dayalı olaylarda sonuca gitmek çok zor oluyor, somut delil gerekiyor. Azmettirmek olayını ortaya çıkarmak gerekiyor. Bu da kolay değil. Sosyal boyuta yönelik uygulamalar getirilmesi gerekiyor" tespiti dikkat çekti.

    ADALET BAKANLIĞI: AİLE ÖLDÜRENİN TARAFINI TUTUYOR
     
    Rapor göre, Adalet Bakanlığı töre cinayetlerinde organize suçlar, tasarlama, katılım, maddi çıkar ve toplumda saygı olduğunu, namus cinayetlerinin ise ülkenin her yerinde olduğunu bildirdi. Bakanlık bu konudaki istatistiklerin yetersiz ve anlamsız olduğunu, Adalet Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilerinin birbirini tutmadığını belirtirken, "Hakimlerin ve savcıların vizyonu ve eğitimi olması gerekiyor. Mağdurun haklarını savunan yok, arkasından ağlayan yok. Aile öldüren tarafı tutuyor" dedi.

    EĞİTİMLİ KADINLARA ŞİDDET DAHA FAZLA
     
    Rapora göre, bölgede eğitimli kadınlara yönelik şiddet daha fazla görülüyor. Raporda bu konuda, Jandarma Genel Komutanlığı’nın "Eğitimli kadınlar haklarını savunuyorlar ve daha fazla şiddete maruz kalıyorlar" ifadesi ile, Dicle Üniversitesi’nden Mazhar Vurallı’nın "Eğitimli kadınlar arasındaki şiddet, eğitimsiz kadınlara göre daha yüksektir" ifadeleri yer aldı.

    HARRAN ÜNİVERSİTESİ: DEVLET GÖREVLİLERİ ZAMANLA HALKTAN BİRİ
    OLUYOR

      
    Rapora, Harran Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zuhal Karahan’ın, töre cinayetlerinin nedenlerinin "televizyon- medya, çocuğun aile içinde kimlik kazanmaya çalışması, çok eşlilikte kızın namusunun babadan çok akrabalardan sorulması, devlet görevlilerinin zamanla halktan biri olup çıkması ve görevlerini aksatmaya başlaması" olduğuna ilişkin görüşleri de yansıdı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı