Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Güneydoğu'daki yeni tehlike (3)

Enis BERBEROĞLU

Susurluk devleti İran

Güneydoğu'da görev yapan bir güvenlik görevlisi, sorguya çektiği Hizbullah militanının ifadesini aktarıyor:

- Anlattığına göre bazen sorumlu bir kişinin yanındayken başka, tanımadığı insanlar gelirmiş, ‘iş tamam’ derlermiş. Ertesi gün gazetede çok önemli bir suikastın veya eylemin haberi olurmuş. Bize, ‘Bu işler bildiğiniz gibi değil, sizlerin hiç tahmin etmediğiniz olayların arkasından Hizbullah çıkabilir’ diyordu.

Hizbullah militanının samimi tahminleri abartma olabilir...

Ama olmayabilir de. Çünkü karanlıkta düğüm çözerken mantık fenerimiz ‘‘çıkar ilişkisi’’ aramaktan ibarettir... Eylemleri, Hizbullah'ın işine gelenler ve gelmeyenler diye ayırmakla yetinirsek ancak bir noktaya kadar gelebiliriz, tünelin sonu gözükmez...

Ama eğer Hizbullah'ın arkasındaki gücün de çıkarları hesaba katılırsa...

Mesela İran'ın Türkiye politikası dikkate alınırsa...

O zaman belki yeni ilişki haritasında ilerleme imkánı doğabilir.

* * *

İran'ı Türkiye'deki olayların bir bölümünden sorumlu tutarak sanık sandalyesine oturtmak ilk bakışta haksızlık gibi gözükebilir.

Ancak İran'ın örtülü operasyonlarını yürüten gizli servisleri bırakın Türkiye'yi veya dünyayı kendi ülkelerinde bile sabıkalıdır.

1998'in son iki ayında İranlı rejim karşıtı aydınlar teker teker öldürülmeye başlandı. Son olarak yazar Muhammed Cafer Puyende'nin cesedi bir tren yolu köprüsünde bulundu.

Bir ayda fail-i meçhul cinayetlere kurban giden aydınların sayısı 7'ye ulaştı. Cinayetleri, gazetelere bildiri yollayan ‘‘Gerçek İslam'ın fedaileri’’ isimli bir grup üstlendi.

Bildirilerde, ‘‘Devrimci infazlar, kalemleri yabancılara hizmet eden ve İran'ın yabancı hákimiyetine girmesini isteyenlere uyarıdır’’ denildi. Yani bizdeki ‘‘Ne yaptıysam devlet için yaptım’’ misali savunma uygulandı.

Ne var ki, İran'da daha makul bir rejimden yana olan güçler bu cinayetlerin peşini bırakmadı. Ve cinayetlerin İran istihbarat birimlerinin işi olduğu anlaşıldı. İstihbarat örgütünden sorumlu bakanı değişti.

Şimdi İranlı mollalar kontrolden çıkan istihbarat örgütünün nasıl dizginleneceğini tartışıyor.

* * *

İran'ın uluslararası operasyonları da ünlü... Arjantin'de 1992 ve 1994 yıllarında Musevi kuruluşlarına karşı düzenlenen bombalama eylemleri nedeniyle İranlı bir işadamı ve eşi tutuklandı.

Alman mahkemesi, İran devletini rejim muhalifi Kürt liderleri öldürtmekten geçen yıl suçlu buldu, gıyabında ceza kesti.

Bunları yazmamızın nedenine gelince...

Açıkçası eşkıyanın yakalanmasına çok sevindik... Ama terörsüz günlerin çok uzaklarda olduğunun da farkındayız.

İran, Irak, Suriye ve Yunanistan gibi komşularımız oldukça başka düşmana ne hacet... Onlar PKK'nın yerine yenisini buluverir.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI