Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Güneydoğu’da ölüm kuyuları!

GÜNEYDOĞU’nun taşı toprağı kazılıyor. Toprak altında cesetler, insan kemikleri aranıyor, kazılar hiç bitmeyecek gibi görünüyor.

Araştırmacı gazeteciliğin en güzel örneklerini veren Saygı Öztürk, yıllardır gündemde tutulan iddiaları inceledi, ele geçirdiği belgelere dayanarak ilginç bir kitap daha hazırladı:

"Ölüm Kuyuları" (Doğan Kitap)

* * *

İddialar çığ gibi geldi. Güneydoğu’da her gün arama öyküleri yayınlandı. Kazı çalışmaları sırasında bulunan kaburga kemiği görünümündeki cisimler, insan kemiğine benzemediği halde "Ölüm kuyularından insan kemikleri çıktı!" diye yayınlar yapıldı.

Güneydoğu’da yasadışı örgütler arasında veya örgütlerin kendi iç hesaplaşmaları sonucu öldürülmeler, devletin işlediği "faili meçhuller" olarak hálá gündeme getiriliyor ve güvenlik güçleri suçlanıyor.

Kazılar yapılırken, bazı komutanlar hakkında da ihbarlar yağdı. En karışık dönemde Cizre’de görev yapan ve son görev yeri Kayseri İl Jandarma Alay Komutanlığı olan Albay Cemal Temizöz de, faili meçhul cinayetlerle ilgili olarak tutuklandı.

İlk duruşması 11 Eylül’de olan bu komutan, uzun süredir terör örgütlerinin hedefiydi. Şemdinli olayına da adı karıştırılmış, "yüzünü değiştirdiği" bile iddia edilmişti.

Cemal Albay’ı hedef alanlardan birisi de, halen yurtdışında PKK’nın kontrolünde bulunan eski itirafçı terörist Abdülkadir Aygan’dı.

Aygan, kendisinin işlediği faili meçhul cinayetlerin emrini Albay Temizöz’ün verdiğini iddia etmiş, fakat sonra "O günlerde karım ve çocuklarım PKK’nın elindeydi. Bu yüzden öyle söyledim" demişti.

* * *

Çeşitli iddialarla, terörle mücadelede görev almış güvenlik güçlerinin üzerine gidilmekte, canı pahasına görev yapmış olan kişiler karalanmaktadır.

Bu karalama kampanyasının asıl hedefi "Bakın hepinizi yargılatırız" diyerek terörle mücadelede görev alacakları şimdiden korkutmaya ve sindirmeye dönüktür.

Bir komutan "O bölgelerde yaşanan acı günleri ne çabuk unuttuk! Şehirler arasında güvenle seyahat bile edilemiyordu" diye acı acı dert yanıyor.

Binlerce insanımız terör örgütü tarafından katledildi. Bölge halkı "vergi" adı altında haraca bağlandı. Bazı gazete ve köşe yazarları o günleri unutup, yargılanmamış güvenlik görevlilerini bile "suçlu" diye damgaladı.

Arama yapılan yerlerden biri eski bir çöplüktü. Orada 461 adet kemik bulunması da "flaş haber" diye duyuruldu. Ele geçen hayvan kemiklerinin basına "insan kemikleri" diye yansıtılması düşündürücüdür.

* * *

Kesin olan gerçek şu: Kazılarda henüz insan kemiklerine ulaşılamadı. İşte bu, Güneydoğu’da bazılarını çileden çıkartıyor. Şimdi Silopi’de "kimsesizler mezarlığı"nın açılması isteniyor. Buradan "kimsesizlerin kimsesi"ne ulaşılmaya çalışılacak.

Faili bulunmayan her olay "Jitem yapmış!" diye kulaktan kulağa yayılıyor. Adeta bir "cinayet şebekesi" gibi gösterilen (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Örgütü) Jitem’in gerçekleştirdiği söylenen cinayetler için yıllar sonra kuyularda, tarlalarda insan kemiği aranıyor.

Güneydoğu’da onlarca kazı yapıldı. Saygı Öztürk bunların bir kısmının tutanaklarına ulaştı ve "Ölüm Kuyuları" kitabında bu belgelere yer vererek Güneydoğu gerçeğini gözler önüne serdi.

Ortada henüz hayvan kemiklerinden başka bir bulgu yok!
X