"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Güney Kıbrıs'ta ilginç bir mektup

Ertuğrul ÖZKÖK

Güney Kıbrıs'ın Cyprus Mail Gazetesi'nde, 7 Haziran günü ilginç bir okuyucu mektubu yayınlanıyor. Mektubu yazan kişi George Christodoulou adlı, Rum asıllı bir Amerikalı.

ABD'nin Kaliforniya Eyaleti'nde oturuyor. Mektubunu gazeteye e-mail'le geçmiş.

YUNAN BAYRAKLARI

Mektubun giriş cümlesinde şöyle bir bölüm var:

‘‘Sayın Bay, kafam çok karışık. Ben yıllar boyunca Kıbrıs'ın, milletler ailesine mensup bağımsız bir ülke olduğunu sanıyordum. San Francisco Körfezi'nde yaşayan birisi olarak, limana gelen Kıbrıs bayraklı her gemiyi görmekten büyük zevk alırdım. Ama uzun yıllar sonra ilk defa adaya gittiğimde, dalgalanan her Kıbrıs bayrağına karşı on Yunan bayrağının dalgalandığını gördüm. Kıbrıs, ismi dışında tam anlamıyla bir sömürge haline gelmişti. Türkler'in bize niye güvensizlikle baktığını merak etmiyor musunuz?’’

Bunlar ABD'de yaşayan bir Kıbrıslı Rum'un, bizzat kendi gözleriyle yaptığı gözlemler.

Mektup başka bir ilginç gözlemle devam ediyor:

‘‘Ben ayrıca adaya 32 tane S-300 Rus füzesi alma fikrinin kimden çıktığını merak ediyorum. Türkiye'nin 180'den fazla savaş uçağı var. Biz bunlara karşı kendimizi 32 füze ile mi koruyacağız? Farz edin ki, bu 32 füzenin 32'si de hedeflerini vurdu. Peki ya geri kalan uçaklar ne olacak? Türkler adayı cehenneme çevirirken, biz onlara deliler gibi ateş mi edeceğiz?’’

FÜZELER BİTTİĞİNDE

Mektubu yazan kişi, çeşitli bölgelerde kullanılan füzeler ile ilgili örnekler veriyor. Bunların ilk olarak Vietnam'da kullanıldığını belirtip devam ediyor:

‘‘Hanoi'nin etrafı füze doluydu. Bunlar bazı Amerikan uçaklarını düşürdüler. Ama birçoğu da ıskaladı. İkinci örnek Falkland Adası'nda yaşandı. İngiliz gemilerindeki denizden havaya füzeler, bazı Arjantin uçaklarını düşürdü. Ama bu arada İngiliz gemileri de batırıldı. Körfez Savaşı'nda ise Iraklılar tek Amerikan uçağı bile düşüremediler.

ABD'li Rum mektubunu şöyle bitiriyor:

‘‘Turizme büyük yatırım yapan (Güney) Kıbrıs için bu füzelerin yerleştirilmesi tam anlamıyla ekonomik bir felaket olabilir.’’

Evet, aklı duygularına esir düşmemiş Rum asıllı bir Amerikalı'nın yazdığı mektup bu.

Mektupta yazılanlar ilk bakışta insana çok mantıklı geliyor.

Bu füzelerin ne Kuzey Kıbrıs, ne de Türkiye için abartıldığı kadar büyük bir tehdit oluşturmayacağı sonucu çıkıyor.

Ancak olaya askeri gözle bakıldığı zaman, başka bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor.

GAYRET TAHSİSİ

Bir kere şunu söyleyeyim. Dün konuştuğum üst düzey bir askeri yetkili, ‘‘Adaya yerleştirildiği takdirde bu füzelerin kesinlikle imha edilmesi gerektiğini’’ söylüyor.

Askeri uzmanlar olaya sadece 32 S-300 füzesi olarak bakmanın yanıltıcı olacağı görüşündeler.

Hava Kuvvetleri'nde en önemli stratejik konulardan birisi, ‘‘gayret tahsisi’’ denilen envanterdir.

Hava Kuvvetleri'nde her akşam ‘‘gayret tahsisi’’ değerlendirilmesi yapılır. Gayret tahsisi, bir kuvvetin belli bir anda operasyonel hale getirebileceği uçak sayısını ifade ediyor.

Siz uçaklarınızdan bir bölümünü sırf bu S-300 füzelerini nötralize etmeye ayırdığınız zaman, gayret tahsisi envanterinizden bir bölümü de kendiliğinden düşmüş oluyor.

Dolayısıyla S-300 füzeleri teknik açıdan çok etkili silahlar olmamakla birlikte, Türkiye için ciddi anlamda tehdit oluşturuyor.

Olayın turizmle ilgili bölümüne gelince...

HANİ BAĞIMSIZDI

Güney Kıbrıs'tan gelen bilgiler, adanın bu yıl S-300 gerginliği yüzünden ciddi bir turizm kaybına uğradığını gösteriyor.

Dolayısıyla ABD'li Rum okuyucunun yazdığı mektubun bu tarafı gerçekten son derece doğru.

Adanın giderek Yunan bayrakları altında bir koloni haline gelmesi meselesi ise kendilerini ilgilendirir. Bağımsızlıklarından hep kıskançlıkla söz eden Kıbrıslı Rumlar'ın bu samimi mektubu dikkate alacaklarını umarım.













X