'Güney ‘hayır’ derse Kuzey’i ‘yok’ saymayız'

Cüneyt UZUNOĞULLARI
20.04.2004 - 01:52 | Son Güncelleme:

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorking Kıbrıs’ta gerçekleşecek referandum öncesi önemli mesajlar verdi. Vorking, 24 Nisan’ın Kıbrıs’ta birleşme zamanı olduğunu, Rumların Annan planına hayır demesi durumunda Kuzey Kıbrıs’ın artık daha fazla dünyadan izole halde yaşamayacağını söyledi.

DÜNYA Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorking 24 Nisan’da Kıbrıs’ta gerçekleşecek referandum da KKTC’nin ‘Evet’, Rum Kesimi’nin ‘Hayır’ demesi durumunda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) eskisi gibi dünyadan izole olarak yaşamayacağını söyledi.

Dünya Bankası ile Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın (TTGV) ortaklaşa düzenledikleri konferansta soruları yanıtlayan Vorking, Hürriyet’e Kıbrıs konusunda açıklamalar yaptı.

Yaklaşan referandumda Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin ve Rumların Annan Planı’na ‘Evet’ demesinin en iyi yol olduğuna dikkat çeken Vorking, ‘Ancak Annan Planı’nı iki tarafta onaylanmaz, kuzey ‘evet’, güney ‘hayır’ derse bu durumda KKTC’yi eskisi gibi dünyadan izole etmek doğru olmaz’ dedi. Oylama sonrası KKTC’den Annan Planı’na evet çıkması durumunda mevcut statükonun bozulacağını ve durumun eskisi gibi devam etmeyeceğini hatırlatan Vorking, ‘Artık KKTC yokmuş gibi davranılamaz’ diye konuştu.

Dünya Bankası’nın Birleşmiş Milletler yetkilileri ile görüşüp Annan Planı’na destek verdiğini hatırlatan Vorking, ‘Ancak basında yanlış yansıtıldığı gibi, bu Dünya Bankası’nın Kıbrıs’ın birleşmesi ile ortaya çıkacak bütün mali yükü karşılayacağı anlamına gelmiyor’ dedi.

Birleşmenin 3.5 yıl içindeki toplam maliyetinin 2-3 milyar dolar hesaplandığını belirten Vorking şunları söyledi: ‘Birleşmenin ilk 3.5 yıldaki maliyeti 2-3 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Ancak daha şimdiden BM bu birleşmeye 800 milyon dolar destek vereceğini açıkladı. Bu noktada güzel olan şu, bu para büyük oranda özel sektör tarafından karşılanacak. Yani hükümetler planın devreye konması için ceplerinden çok büyük paralar harcamayacaklar.’

Vorking, Annan Planı’nı ortaya çıkarttığı finansal yükün karşılanamaz olmadığını birleşme ile Kıbrıs’ta ortaya çıkacak finansal potansiyelin birleşmenin finansmanına yardımcı olacağını söyledi.

Para masada birleşin alın

DÜNYA
Bankası Türkiye Direktörü Andrew N. Vorking, ‘Kıbrıs’ta birleşme 24 Nisan’da olmalı gecikmiş birleşme verimli olmaz’ dedi Kıbrıs’ta Annan Planı’nın kabulü halinde Birleşmiş Milletler’in, birleşme çalışmalarının finansmanı için 800 milyon dolar hazırladığını belirten Vorking şöyle devam etti: ‘Kıbrıs’ta Annan Planı çerçevesinde bir birleşme her iki tarafın çıkarınadır. Birleşme için koşullar olgunlaşmıştır. Birleşme için en iyi zaman 24 Nisan’dır. Birleşmenin maliyetini karşılamak için Birleşmiş Milletler tarafından 800 milyon dolar masaya konulmuştur. Gecikme olduğu takdirde bu para başka yere gider. Rumlar ve Türkler plana evet desin, bu parayı masadan alıp harcamaya başlasın.’

‘Evet’te herkes kazanır

DÜNYA Bankası Türkiye Direktörü Andrew N. Vorking Kıbrıs’ta Annan Planı’nın kabulü halinde hızlı bir büyüme sürecinin yaşanacağını söyledi. Birleşmenin sadece kuzeyin değil, güneyin çıkarına da olduğunu belirten Vorking şöyle devam etti: ‘Birleşme adada toplam refah artışına katkıda bulunacaktır.Plan ekonomik açıdan sadece Kuzey’e yaramıyor, herkese yarıyor. Ada birleşmediği takdirde Kuzey Kıbrıs yılda yüzde 6 Güney Kıbrıs ise yüzde 2 büyüyecek. Eğer birleşme olursa bu büyüme yüzde 5 olur. Turizm, yabancı yatırım ve arazi fiyatlarının artışı ile bu büyüme sağlanacak. Güneyin ve Kuzeyin kendi başına kalma istekleri, birleşmenin sağlayacağı ekonomik avantajları getirmez. Birleşme için ‘evet’ dendiğinde, uluslararası mali çevreler, 2 kesim arasındaki farklılığın giderilmesi için de önemli miktarda yardım yapacak.

IMF ile devam edin

ANDREW Vorking, Türkiye, Uluslararası Para Fonu (IMF) ilişkisinin Türkiye açısından yararlı bir ilişki olduğunu söyledi. Bu ilişkinin maliyetlerininde bulunduğunu hatırlatan Vorking ancak enflasyonun düşmesi, aynı anda yüzde 5’e varan byüme oranının sağlanması gibi avantajların Hükümetin IMF’in önerilerini takip etmesiyle sağlandığını bildirdi. Vorking, ‘Bu olumlu sonuçlar gözönüne alındığında IMF- Türkiye ilişkisinin bazı formlarda devamı Türkiye açısından yararlı olur, hükümetin çalışmalarına katkıda bulunur’ dedi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı