GeriSeyahat Güneş, Cunda’dan Midilli’ye bakarken muhteşem batar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Güneş, Cunda’dan Midilli’ye bakarken muhteşem batar

Güneş, Cunda’dan Midilli’ye bakarken muhteşem batar

Bu hafta Bursa'da konaklayıp yolumuzu Ayvalık'a uzatıyoruz. Mevsimin çok güzel iki adasına, Bursa'da Gölyazı ve Ayvalık Cunda Adası’na gidiyoruz. Önceden yer ayırtarak İDO Hızlı Feribotla İstanbul Yenikapı'dan Yalova'ya ulaşıyorsunuz. Bursa Özdilek Tesisleri'nde konakladıktan sonra yola devam.

Bursa İzmir karayolunun 34. kilometresinden ayrılan yedi kilometrelik asfalt yolla ulaşılan Gölyazı, anayoldaki ‘‘Ağlayan Çınar’’ tabelasıyla kendini belli ediyor. Meyve bahçelerinin arasından ilerlerken sürprizler birer birer başlıyor.

Sizi mutlaka durduracak bir XIX. yüzyıl kilisesi Gölyazı'ya girerken yolun solunda. Uluabat Gölüyle çevrili Gölyazı beldesi dar ve parke taşlı sokaklarıyla çok çekici. Kendini hemen göstermeyen antik bir yerleşim alanının kalıntıları üzerindeki Gölyazı, düşgücünüzü de harekete geçirecek.

Beldenin iki yakasını bağlayan kemerli köprüden geçip, zaman zaman çok yükselen suların ortasındaki adaya adım attığınızda karşılaştığınız kaleiçi yerleşim alanında, kendinizi Orta Çağ kentlerine girmiş gibi hissedebilirsiniz.

Burada yerleşim M.Ö. I. yüzyıla dayanıyor. Uzun yıllar Bizans İmparatorluğu'na bağlı olan kent XIV. Yüzyılda Osmanlı egemenliğine girmiş. Roma devrinden kalan tiyatro kalıntıları, IV ve V. yüzyıldan kalan mezarlık, bugünkü yerleşime de temel olan İç ve Dış Kale ve dış cephesi ayakta kalan kilise yöre tarihinin önemli parçaları.

HALK BALIKÇILIK YAPIYOR

Beldenin simgesi 'Ağlayan Çınar' üzerindeki künyeye bakılırsa tam 729 yaşında. Ağacın belli yerlerinden çıkan gözyaşına benzer kırmızı renkli usare, ününe gizemli bir hava katmış. Gölyazı'nın iki kahvesinden biri bu koca çınarın gölgesinde.

Beldenin Selanik kökenli halkı, balıkçılık yapıyor. Mezat saatinde, herkes kıyıya gittiğinde orada olmak çok eğlenceli. Fiyatlar da sizin gibi kentten hayli uzakta. Meydandaki kahvede çayınızı içip tekrar yola çıkmadan eğer bir öğle yemeği yemek isterseniz Ağlayan Çınaraltı Canlı Balık Lokantası ve anayola çıkarken sağda kalan Gölyazı Restaurant soğuk ve sıcak birkaç çeşit balık yemeği sunabiliyor. Gölde avlanan ve yörede kılıç fekisi ve uskufya olarak adlandırılan balıklardan yiyebileceğiniz gibi mevsimin diğer balıklarını da bu lokantalarda bulabiliyorsunuz.

TAŞ EVLERİN ARASINDA GEZİNTİ

Cuma akşamı Bursa'da konaklayarak yolculuğu bölenler cumartesi öğleden sonra Cunda'ya varmış olacaklar. Zeytin ve çam ağaçlarıyla çevrili Ayvalık ve Cunda 12 ay yemyeşil. Akşam yaklaşırken tarihi Taş Kahve'de çay içip ara sokaklarda, her biri ayrı güzel taş evlerin arasında dolaşabilirsiniz. Yokuş yukarı sokakların kesiştiği Taksiyadis Kilisesi'i görülüp adanın Edremit Körfezine bakan Patricia Yarımadası'na ve Ayışığı Manastırı'na yürüyüş yapılabilir.

Güneş, Cunda'nın Midilli Adası'na bakan tarafında muhteşem batar. Aynı saatleri Ayvalık Sarımsaklı tarafındaki Şeytan Sofrası'nda geçirmek de eşsiz olabilir. Burada konaklayın. Pazar sabahı için program hazır ama erken kalkmak şart. Ayvalık Turizm ve Güzelleştirme Derneği'nin düzenlediği yürüyüşler için, üç haftada bir pazar günleri saat 08:30'da Cumhuriyet Alanı’nda olmak gerekiyor. En geç cuma günü yürüyüşe kaç kişi katılacağınızı 0266 312 30 09 numaralı telefona bildirin ki, yer konusunda sıkıntı çekmeyin.

İLK DOĞA YÜRÜYÜŞÜ 24 KASIM’DA

İlk doğa yürüyüşünün tarihi 24 Kasım. Önce, Ayvalık'a 65 kilometre mesafedeki (Edremit'i geçtikten sonra) Kaz Dağı eteklerindeki Zeytinli nahiyesinde son ihtiyaçlar karşılandıktan (ekmek, su vs.) sonra Mehmetalan köyüne geçiliyor. Araçlardan indikten sonra Sarıkız tepesi orman yolundan yürüyüşe başlanıyor. 'Attığınız her adımla metre metre yükseldikçe oluşan yeşil ve mavinin derinliği ile sonsuzluğunun verdiği huzur, bizim yıllardır vazgeçemediğimiz -aradığımız duygudur' diyor 12 yıldır yapılan yürüyüşleri düzenleyen Köksal Durukan. İki saatlik bir yürüyüşle 700 metre yükseklikteki yaylaya ulaşılıyor. Burada bir saatlik büyük moladan sonra orman içi patikaları kullanarak inişe geçiliyor. Çıkış ve inişte Edremit Körfezi ve çevredeki yerleşim ayaklarınızın altında. (Edremit, Burhaniye, Güre, Akçay, Ören, Cunda Adası, Havran, Ayvalık, Altınova, Dikili ve Arkada Midilli Adası)

Yürüyüşçüler Beyoba köyüne ulaştıktan sonra Hasanboğuldu yakınlarında bekleyen araçlara biniyor. Yürüyüşün bitiş saati 16:30. Zeytinli'de yorgunluk çayları içildikten hemen sonra artık dönüşe geçmeli. Size zaman kazandıracak dönüş feribotu, Bandırma'dan 19:30'da hareket ediyor. Unutmayın!

ZEYTİN ALMAYI UNUTMA

En iyi zeytini, zeytinyağını nerede bulacağınızı Ayvalıklılar hemen söyler. Bir iki kilo zeytin ve zeytinyağı şehirdeki dostlar için en cazip hediye oluyor.

PEYNİR+EKMEK=TOST

Ayvalık'ın fırından yeni çıkmış özel tost ekmeği ve enfes yöre tulumuyla hemen her büfede hazırlanıyor. Bol malzemesiyle insana tost yediğini hakkıyla hissettiriyor.

NEREDE KALINIR?

Cunda: Hayat Bahçesi (0266 327 1333), Panorama Otel (0266 3271195-3271658)

Ayvalık: Anetta House: (0266 312 5971), Ayvalık Edremit yolu üzerinde iki kaplıca oteli var. Dinlenme ve tedavi amaçlı konaklanacak otellerden Adramit, Edremit Havaalanının karşısında.

Marmara’da geziye çıkanlara ağaç rehberi

Tuğrul Mataracı'nın TEMA Vakfı Yayınları'ndan çıkan Ağaçlar adlı kitabının yeni basımı yapıldı. Marmara Bölgesi'nde doğada yürüyüşe çıkan ve ağaçları sevenlere yol gösterecek bir kitap bu. Bir yaprakla, bitkiyle, ağaçla karşılaştığınızda hemen kitaba başvurup ne olduğunu anlayabilirsiniz. Doğa aşığı Tuğrul Mataracı, kitabın ilk baskısını 1997'de yapmıştı. Beş yıl sonra TEMA Vakfı yeni bir basım yapılmasını isteyince, kitaba 21 adet bitki ekledi ve böylece işlenen tür sayısı 180'e yaklaştı. İkiyüzü yakın fotoğraf da yenileriyle değiştirildi. Kitapta Marmara Bölgesi'ndeki milli parklar, ağaçla ilgili temel bilgiler, bölgedeki doğal egzotik ağaç ve çalılar tek tek anlatılıyor. Kitap yakında kitapçılarda da bulunacak. Şimdilik TEMA Vakfı'ndan istenilebilir. Tel: 212-283 78 16. e-posta: tema.tema.org.tr

Uluabat Beş Kıtanın en ünlü 19 gölünden biri

Yaşayan Göller ağına yeni katılan Uluabat Gölü, 1998 yılında, su kuşlarının yaşam alanlarını korumak amacıyla düzenlenmiş olan Ramsar Sözleşmesi'nde belirtilen sulak alanlardan biri ilan edildi. Bu yıl nisan ayında ise, yöre insanının kendi çevresine ilk kez sahip çıktığı bir yönetim planı hazırlandı: Uluabat Gölü Entegre Yönetim Projesi. Çevre Bakanlığı, Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD), Bursa'daki sivil toplum kuruluşlarının ve yöre balıkçıları ve çiftçilerinin beraber katıldığı yönetim planında 52 faaliyet var. Pelikanlar da dahil olmak üzere, koruma altındaki pek çok su kuşu, kışı bol balıklı Uluabat'ta geçiriyor. Balıkçılar balık ıskartalarını kıyıda bırakıp gittiklerinde ortalığı memnuniyetle temizliyorlar.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle