GeriGündem Zirve öncesi tansiyon yükseliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zirve öncesi tansiyon yükseliyor

İran ve Mısır, ABD’de düzenlenecek Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) konferansında ittifak kurarak iki cephede büyük bir savaş vermeye hazırlanıyor: İsrail ve gelişmekte olan ülkelerin atom enerjisine erişim hakları.

İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecad’ın Pazartesi günü başlayacak ve 28 Mayıs’a kadar sürecek konferansa katılması beklenirken, bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde ABD heyetini temsil edecek Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz olacak.

 

Diplomatlar, Ahmedinecad’ın meydan okuyan bir tavır takınarak, ABD ve Batılı müttefiklerinin İsrail’in nükleer gücünü görmezden gelip, gelişmekte olan ülkelerin nükleer teknolojiye erişimlerini engellemeye çalışmakla suçlamasını bekliyor.

 

YENİ ANLAŞMA ŞART

2005 yılında düzenlenen son NPT konferansı, büyük çaplı bir felaket olarak kabul edilmiş, ABD ile Mısır ve İran arasında haftalar süren ağız kavgası ardından bir anlaşmaya varmadan sona ermişti.

 

Analistler ve BM’li diplomatlar, Kuzey Kore’nin nükleer silah üretmesinin önüne geçemeyen ve İran’ı uranyum zenginleştirmekten alıkoyamayan NPT anlaşmanın ardından, konferansta yeni bir anlaşmanın oluşturulmasını umuyor.

 

Kuzey Kore ve İran’ın nükleer programlarının önüne geçilememesinin yanı sıra, Pakistan’ın öncülüğünü yaptığı yasadışı nükleer materyal tedarik ağı ve nükleer silahsızlanmadaki yavaş süreç, NPT’nin yetersizliğini gözler önüne seren diğer faktörler oldu.

 

Öte yandan, NPT’nin kapsamı dışında kalan ülkeler de mevcut. Nükleer silahları olduğu varsayılan İsrail, bu iddiayı doğrulamaz veya reddetmezken, Hindistan ve Pakistan gibi anlaşmaya imza atmamış ülkeler konferansa da katılmayacaklar.

 

ANLAŞMA BÜTÜNLÜK SAĞLAMIYOR

Uluslararası Bilim ve Güvenlik Enstitüsü uzmanı David Albright, ABD Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler Komitesi’ne, İran ve Kuzey Kore’nin nükleer programları bağlamında düşünüldüğünde NPT’nin etkinliği üzerinde şüpheler olduğunu ve konferansta anlaşmaya yasallık kazandıracak bir sonuç alınmasının çok büyük önem taşıdığını belirtti.

 

Kuzey Kore, NPT’den 2003 yılında çekilmiş, 2006 ve 2009 yıllarında nükleer denemeler yapmıştı. Batılı ülkeler bu tür gelişmeler karşısında anlaşmadan çekilen ülkelere daha sert cezalar verilmesini, BM denetimlerinin zorunlu hale getirilmesini ve nükleer silah geliştirilmesi için gerekli adımların zorlaştırılmasını önermişti.

 

Batılı temsilciler, başarılı geçecek görüşmelerin NPT’nin üç önemli esası olansilahsızlanma, silahların yayılımını önleme ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımını sağlayabileceği görüşünde.

 

ABD’nin BM büyükelçisi Susan Rice, ABD ve diğer ülkelerin, bahsi geçen üç alanda başarı elde edilememesi halinde NPT’nin geçerliliği üzerindeki endişenin daha da artacağını bildiklerini belirtti.

 

OBAMA’NIN ROLÜ

Batılı diplomatlar ise, ABD Başkanı Barack Obama’nın görevini devraldığı George Bush’un aksine konferansta oy birliğiyle varılan bir anlaşma elde etmek istediğini ifade etti. Bir önceki konferansta, Bush yönetimi 2000’de düzenlenen NPT konferansında ABD, İngiltere, Çin, Fransa ve Rusya’nın verdiği sözleri inkâr ederek NPT altında nükleer silah bulundurma hakları olduğunu belirtmiş, bu açıklamanın dışında kalan 118 ülkenin oluşturduğu bloğu öfkelendirmişti.

 

Bush’un aksine, Rice, Obama’nın Nisan 2009’da yaptığı konuşmada “ABD’nin silahların yayılımını önlemek ve silahsızlanma konusunda ne kadar kararlı olduğunu” ortaya koyduğunu belirtti.

 

Mısır’ın BM büyükelçisi Macid Abdülaziz ise Obama’nın silahsızlanma için yaptığı hamleyi övdü ancak gelişmekte olan ülkelerin kendisinden daha fazlasını beklediğini, sadece İran’ın oluşturduğu nükleer tehdide odaklanılmaması gerektiğini belirtti.

 

İran, İsrail ya da hangi ülke olursa olsun, nükleer silahlanmaya karşı olduklarını belirten Abdülaziz, İran ile baş etmenin yolunun olabildiğince geniş bir nükleer silahlardan arındırılmış bölge oluşturmaktan geçtiğini söyledi.

 

Mısır, Ortadoğu’da nükleer silahlardan arındırılmış bölge oluşturmak için İsrail’in yer alacağı uluslararası bir konferans talep etti. Diplomatlara göre, ABD, Rusya ve diğer üç daimi BM Güvenlik Konseyi üyesi bu fikre açık ve Kahire ile bir anlaşmaya yapabilir.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle