GeriGündem Yüzümüzü ağartan gizli kahramanlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yüzümüzü ağartan gizli kahramanlar

Tüm dünyanın yakın izlemeye aldığı İmralı duruşmasındaki organizasyon, her kesimden takdir topluyor. Başarının ardında, Apo getirilmeden başlatılan ve gece gündüz demeden sürdürülen titiz çalışma ile özveriyle çalışan gizli kahramanlar var.

Tüm dünyanın dikkatini İmralı'ya toplayan terörist Abdullah Öcalan'ın davasındaki mükemmel organizasyonun ardında, ‘gizli kahramanlar’ın örnek bir işbirliği içinde çalışması yatıyor.

Türkiye, Öcalan davasında sergilediği başarılı organizasyonla, büyük takdir topladı. Duruşmaların yapıldığı İmralı'daki mahkeme salonunun konforu, Mudanya'daki basın merkezinin mükemmel teknik donanımı, polis ve askerin aldığı medeni ve aksaksız güvenlik önlemleri, yüzümüzü ağarttı.

Mahkeme salonunun konforu, Öcalan'ın ifadesinin alındığı kurşun geçirmez cam kafes, kontrol noktalarında kullanılan son teknoloji ürünü cihazlar ve tıkır tıkır işleyen organizasyon, yerli ve yabancı konuklara ‘‘parmak ısırttı.’’

Kusursuz organizasyon

Her yönüyle kusursuz olan organizasyonun, gizli kahramanları arasında Bursa Valisi Orhan Taşanlar, Mudanya Kaymakamı Mustafa Esen, Emniyet Müdürü Güzin Nil Erdoğan, Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı Bülent Kılıçtepe, ilçede görevli 250 polis, Basın İletişim Merkezi'ndeki kalifiye elemanlar, İmralı ve Mudanya İskelesi'nde görevli askerlerin yanı sıra Mudanyalılar da yer aldı.

Nefes kesen bir operasyonla Kenya'dan 16 Şubat'ta getirilen Öcalan'ın davası ile ilgili hazırlıkların koordinasyonu amacıyla iki ayrı kurul oluşturuldu. Başbakanlık'taki Eşgüdüm Merkezi'nde oluşturulan kurullardan ilki müsteşarlar düzeyinde, ikincisi ise teknotrat-bürokrat düzeyinde çalıştı. Duruşma ile ilgili tüm detaylar bu kurullarda planlandı.

Muhteşem işbirliği

İmralı'daki duruşma salonu, cezaevi ve dev güvenlik ağı için Genelkurmay, MGK, Adalet, İçişleri, Dışişleri, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Bursa Valiliği, İlçe Jandarma Komutanlığı'na kadar uzanan kurumlarda, insanüstü bir çaba ile örnek işbirliği ve titizlik içinde çalışıldı.

Ada'da tüm yollar yenilendi

Adalet Bakanlığı, mahkum sinemasından duruşma salonuna dönüştürülecek, özel salon için özel mühendisler tuttu. Salonun planları titizlikle hazırlandı. Cam kafes konusunda Genelkurmay çalıştı. Duruşmada görev alacak ekip iki ay süreyle bilgisayar kursuna tabi tutuldu. Adaki tüm yollar, kamptaki binalar yenilendi, bir çay bahçesi yapıldı.

Yargılamadan sonra İmralı Cezaevi'nin ya aynı statüde geniş güvenlikli terör tipi kapalı cezaevi ya da eskiden olduğu gibi açık cezaevi statüsüne geçirilerek yargıya bırakılacağı bildirildi. Ancak, statü konusunda henüz kesin karar oluşturulmadı.

Wellcome to Mudanya

Bursa'nın şirin ilçesine gelen yabancı konuklar, ‘Wellcome to Mudanya’ tabelasıyla karşılanıyor. Konukları ilçeye girdikleri andan itibaren, iyi organize edilmiş program karşılıyor.

Görevli polisler, nazik ifadeyle ‘‘Mudanya'ya hoş geldiniz’’ deyip görevlilerden bir bölümü araçlardan inenlerin güvenlik kontrolünü yaparken, bir polis de kamerası ile ilçeye giren herkesi tek tek görüntülüyor. Bu görüntüler, hemen Emniyet Müdürü Güzin Nil Erdoğan tarafından inceleniyor ve şüpheli tipler hakkında araştırma yapılıyor.

3 trilyon lira harcandı

Şehit aileleri de unutulmadı. Onlar için Bursa ve Mudanya'da ikamet edecekleri misafirhaneler ayarlandı. Ada'ya götürecek deniz otobüsleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden kiralandı.

Şehit ailelerinin Ada'ya ulaşımı masrafının tamamı ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılandı. Ayrıca, Öcalan'ın akrabaları ve avukatları için bir yat tutuldu. Bakanlık bu amaçla hergün 1.5 milyarlık bir bütçe ayırdı. Devletin bu mükemmel organizasyonda 3 trilyonun üstünde para harcadığı belirtildi.

500 telefonlu basın merkezi

Duruşma günü geldiğinde Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü de devreye girdi. 24 saat esasında çalışarak bugüne dek tam bin 11 gazetecinin akreditasyonunu gerçekleştirdi. Basın Merkezi, Türkiye için hayati önem taşıyordu. Montania Oteli'nin ek binasının inşaatı 15 günde bitirildi. Genel Müdür Aydın Sezgin'in koordinesinde tam 500 telefon hattı çekildi.

Apo, getirilmeden İmralı'da gizlice hazırlık başlamış

31 Mayıs'ta başlayan dava için ilk hazırlıklar, aslında Öcalan Türkiye'ye getirilmeden çok önce başlatıldı.

Her şey planlandığı gibi yürüyor hiçkimseye belli edilmiyordu. Adalet Bakanlığı, Apo'nun gelişinden önce Ada'da bulunan dinlenme kampını sessiz sedasız kapattı.

KOMANDO SEVKEDİLDİ

Öcalan'ın gelişine saatler kala hava ve deniz sahası notam altına alındı ve denizaltından gelecek sızmalar için bile ses dalgası sistemleri yerleştirildi. Ada'ya gizlice komandolar sevkedildi ve Özel Kuvvetler kilit noktaları tuttu.

Ada'da karakol kuruldu ve Jandarma Taburu da bölgeye sevkedildi. Ve Öcalan Ada'ya sabaha karşı getirildi. Türk halkı o sabah uyandığında Bülent Ecevit'in açıkladığı haberle sarsılmış, ancak devlet çoktan önlemini almıştı.

Adalet Bakanlığı, başta İmralı Cezaevi İç Yönetmeliği olmak üzere tüm hukuki altyapıyı hazırladı. Ada, açık cezaevi statüsünden kapalı terör tipi cezaevi statasüne geçirildi. Ada'daki mahkumlar, personel jet hızıyla tahliye edildi.

Yönetmelikte, Öcalan'ın odasına koyulacak eşyalardan, ziyaretçilerine, okuyacağı kitaptan, yiyeceği yemeğin nasıl kontrol edileceğine kadar tüm detaylar yer aldı.

Öcalan'ın odasında bir macun, bir fırça, bir sabun, bir eşofman takımı, bir iççamaşırı takımı ve bir elbise tutabiliyor. İki gün önceki gazeteler ve üç kitap veriliyor.

Adalet uyku uyumadı

Adalet eski Bakanı Prof Dr Selçuk Öztek'in başkanlığındaki Hukuk Çalışma Grubu'nda, Müsteşar İhsan Erbaş, müşteşar yardımcıları Hüseyin Turgut, Yılmaz Poyraz yeraldı. Grup 30'u aşkın toplantı yaptı. Adalet Bakanlığı'nda İmralı yargılaması ile ilgili büyük bir özveri ile görev yapan ekip şu isimlerden oluştu:

Uluslarararası Hukuk ve Dışilişkiler Genel Müdürü Şeref Ünal, Kanunlar Genel Müdürü Uygur Aktalay, Ceza İşleri Genel Müdürü Abdülvahap Erkan, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, Kanunlar Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Haluk Çolak, terör konusunda uzman tetkik hakimi Yılmaz Sağlam, Ceza ve Tevkif Evleri Daire Başkanı Necati Nursal, Adalet Bakanlığı Basın Müşaviri Rüçhan Akıncıoğlu.

Özverili çalışma

Bursa'dan takviye edilen 20'si kadın toplam 180 Çevik Kuvvet elemanı ile birlikte, Mudanya'daki organizasyonda toplam 250 polis görev yapıyor.

Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı Bülent Kılıçtepe yönetiminde az sayıda görevli ile büyük bir organizasyonun güvenliği sağlanıyor.

İlçeden İmralı Adası' na gidişlerin önlenmesi amacıyla, bir polis helikopteri, bir zodyak bot, sahil güvenlik teknesi ve deniz polisi, denizde sürekli ring yapıyor.

Tüm görevliler, Apo’ nun getirildiği 16 Şubat' tan bu yana hiç izin yapmadan çalışıyor.

Onur meselesi

Tarihi yargılamanın perde gerisindeki en önemli isimlerden Adalet Bakanlığı Müsteşarı İhsan Erbaş, Hürriyet'e, ‘‘Bu konu Türkiye'nin ve Türk yargısının itibar meselesiydi. Ülkemizin itibarı açısından bu konuyu bir sınav olarak kabul ettik. Tüm spekülasyonların dışında ülkemizin gücünü göstermek istedik. Gösteriş merakında değiliz. Böyle duruşma salonlarımız var ama çok az sayıda. Keşke bütün adliyelerimizin duruşma salonları böyle olsa. Öcalan davası bu noktada da bir başlangıç oldu’’ dedi.

Çok uğraştılar

Vali Orhan Taşanlar başta olmak üzere, Bursa Emniyet Müdürü Kemal Bayrak ve bütün yetkililer, olağanüstü bir performansla çalışıyor. Mudanya’da şehit yakınlarının sükunetinin sağlanmasında, gergin havanın yumuşatılmasında ve güvenliğin sağlanmasında hepsinin imzası var.

Her aşamada emeği var

Rekor sürede Türkiye'nin dışarıdaki imajında hayati rol oynayacak bir duruşmanın böylesine eksiksiz olarak hazırlanmasında, gece gündüz demeden birçok isimsiz kahraman görev yaptı.

Ada'nın güvenliğinden sorumlu 15'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Hurşit Tolon'un her aşamada, özellikle güvenlik sistemi konusunda büyük emeği geçti. Tolon Paşa, dakika dakika Genelkurmay karargahına rapor verdi.

Acıları da paylaşıyorlar

Mudanya Kaymakamı Mustafa Esen ve Emniyet Müdürü Güzin Nil Erdoğan, uygulamaları bizzat kendileri takip ediyor. Sık sık şehit yakınlarıyla bir araya gelen yöneticiler, onların güvenliğini sağlarken acılarına da ortak oluyorlar.

Gazetecilere yüksek teknoloji hizmeti

Duruşma günü geldiğinde Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü de devreye girdi. Tam bin 11 gazetecinin akreditasyonunu gerçekleştirdi. Genel Müdür Aydın Sezgin'in koordinesinde tam 500 telefon hattı çekildi.

Yabancı medya mensuplarının karşılaştıkları yüksek teknoloji ürünü donanım ve görevlilerin ilgisi, kafalardaki önyargıyı biraz olsun hafifletti.

İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyanca'yı çok iyi bilen 20 elemanın görev yaptığı ‘‘Akreditasyon Merkezi’’ yabancı gazetecilerin haberlerini anında çalıştıkları kuruluşlara iletebilmeleri için donatılmış durumda. Akreditasyon Sorumlusu Necmettin Altuntaş’ın Basın Merkezi’yle ilgili bazı rakamlarışöyle:

Bin 11 basın mensubunun anında haber ve görüntü geçebilmelerine olanak sağlayan, 500 telefon hattı. Bunlardan 20'si laptop denilen dizüstü bilgisayar, 200'ü TV yayınlarının anında aktarılması. 15'i faks, 30'u kredi kartı kullanımına uygun, 20'si de kontörlü. Şu anda, mevcut telefon sisteminin yarısı ancak kullanıldı.

Merkezde, a.a. ve TRT'den anında haber ve görüntü alma olanağı da mevcut.




Yorumları Göster
Yorumları Gizle