GeriGündem "Yeter Artık" diyenler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Yeter Artık" diyenler

Turgay TEKIN

Valla yaziyi okudugumda yasadin oglum, bumu acaba kurtulusun diye dusundum. Kis geceleri saat 03/04 lerde  sinir icinde 155 noyu aramalarimi hatirladim. Yer Caddebostan Cemil Topuzlu Caddesi Sahil Apartimani  No:135 . Bir #$%^&* adamin islettigi , tapu kaydinda daire olarak gorulen ,ruhsatinin olup olmadigi belli olmiyan, sabahlara kadar gurultu yapilan bir mekan . 1980 li senelerde , huzur icinde yasanan, otomobillerin yerine   paytonlarin calistigi bir yerden, cehenneme donusen bir cadde. Defalarca 155 den gelen polisler nasil oluyorsa ( ! ) bara girip cikmakta ama gurultu gene kesilmemekte.Sahil apartimani 40 sene once insa edilmis, 4 katli bir bina . Yere dusen bir bozuk paranin bile gurultu cikardigi bir yapi teknigi. Bu lanet barda yapilan muzigin bas sesleri, inanin binanin temellerini bile sarsiyor..Neyse , cok kidemli bir okur olarak gazetem Hurriyetin ciddiyetine inandigimdan yukardaki satirlari yazdim. Q klavye ile yazdigimdan, sayfa kipkirmizi oldu. Bakalim insallah netice cikar bu yazidan

Serdar Yaycioglu
Türk milletinin sizlerden cektigi nedir allahaskina !  yeter artik yeter ...

sacma sapan sözlerle ahkam kesmek yerine, biraz olsun ruhunuz
gibi kapanmis karanlik gözlerinizle cevrenize bir bakin, bakinda
ögrenmeye calisin, bu halk nasil yasiyor, neler yapiyor ?

kemer sikmaktan, kemerde delik kalmadi ...

yeter artik yeter !

Rasim Baykan

Ben size İzmir'den yazıyorum. Alsancak'ta Cumhuriyet Bulvarında Cumhuriyet Meydanına yakın bir apartmanda yaşıyorum, yada yaşamaya çalışıyorum. Evimde bulvara bakan tüm doğramalarda  2 adet çift cam var. Doğramalar özellikle ses geçirmesin diye ben ayrıca izole ettim. Maalesef cam açık oturamıyorum. İmkan yok. Gürültünün büyük oranda toplu taşıt araçlarından yani belediye otobüslerinden geldiğini biliyorum. Özellikle sabah saat 06:00 cıvarında servise başlayan bu otobüsler yola çıktıklarında siz de yatağınızdan kalkmanız gerekiyor. Hafta içi neyse de, hafta sonu biraz daha uyumak neredeyse hayal. Özel kulak tıkaçlarınla ancak uyuyabiliyorum

Bu durumu Piriştina döneminde belediyenin vatandaş hattına bildirmiştim. Gerçekten umutluydum ama bir sonuç çıkmadı. Ben otomotiv sektöründe çalışıyorum ve istenirse egzost gürültüsünün uygun susturucularla azaltılabileceğini  çok iyi biliyorum.

Gürültüye toplum sorunu diye bakanların sayısı neredeyse yok gibi. Bazıları duymadıklarını iddia ediyorlar bazıları ise kendilerini rahatsız etmediğini söylüyorlar. Öyle bile söyleseler, farkında olmada gürültünün insanı çok olumsuz etkilediği kanıtlandı. Bu konuda kesinlikle bir önlem alınmalı. Halk bilinçlandirilmeli ve gürültü standartları devreye alınarak kontrol edilmeli

Umarım duyarlı kişilerin girişimleriyle daha sessiz bir ortamda yaşamak mümkün olur.

Yeshu Gurkan
 
Ümraniye belediyesinin hemen arkasında bulunan Tantavi parkının yakınında oturuyorum. Bu parkta belediye her yıl bir festival düzenler ve parkin etrafında oturanların dısında herkes oraya gelir. Gelenler arabalarını bizim evlerimizin onune park eder, ictikleri sigara izmaritlerini, yiyip içtiklerinin ambalajlarını her tarafa atarlar. Tum bunlar yetmezmis gibi dun aksam saat 00:10'na kadar Çemişkezek Gecesi adi altinda konser yapildi. Dusunun... ertesi gun ise gidecek insanlar, uyumasi gereken cocuklar/bebekler, hasta insanlar... vs vs vs... Sarkici ve konser ahalisi 'tey, tey' diye bagirir eglenirken biz orada yasayanlar da rahatsizliktan öldük!!!!
 
Hemen hemen her gece bir şehir adına etkinlik ve konser olacak Temmuz'un 5'ine kadar (Tantavi Şenliği). Iğdır Gecesi, Erzurum Gecesi... vs vs vs...  Ilginc olan bir diger nokta da şu... Her gece bir sehir adina konser var ama ne yazık ki Istanbul Gecesi YOKKK! Bu kadar sesi çekmemiz isteniyor, bari yaşadıkları bu kenti de hatırlasalardı...  Cok ses var, Istanbul yok!


Bu güne kadar hep göz ardı edilen, bence en ciddi ve süreklilik gösteren gürültü kirliliği gelenek denilen düğün,kına,asker,çeyiz taşıma,şampiyonluk,araçlarla yapılan seçim propagandaları vs vs yani her türlü sevinç verici olayımızı başkalarına zulüm aracı olarak kullanıyoruz.Araçlarla konvoy halinde çıldırtıcı şekilde korna çalarak bütün şehri üstelik bir kaç defa turlamak hangi gelenek,kültür,felsefe yada başka bir şeye sığar nasıl açıklanabilir?Yani merak ediyorum dünyanın başka bir ülkesinde çevreyi kirletip  insanlara eziyet edip sonra bunun adına gelenek deyip gelecek kuşaklara da böyle yapacaksın diye öğreten başka bir topluluk var mıdır?

Kampanyanızı destekliyor iyi sonuçlara vesile olmasını diliyorum


Eser Baransel
Ses kirliliği yalnız çevreden gelmiyor. Büyük bir çoğunluk olarak apartmanlarda, hiç bir ses yalıtımı ile ilgilenmeyen müteahhitlerin yaptığı dairelerde oturuyoruz.
Bu nedenle, aydın, cahil herkesin bu dairelerde yaşarken sessiz olmaya dikkat etmeleri gerektiği ne zaman kim tarafından haykırılacak ve öğretilecek, çok merak ediyorum.
Eğitimlisi de eğitimsizi de "kendi evimde istediğimi yaparım" diye düşünüyor. Hiçbirimizin komşularımızı rahatsız etmeye hakkı yok. Herkes bunu kabul ediyor da, rahatsız etmek ille de tepesinde ya da yanında (ses her taraftan geliyor) ya da altında davul çalmakla olmuyor.
 
Bakın örneğin yoğun bir hafta sonrasında Cumartesi günü mesela, sessiz ve huzurlu olduğunuz bir dinlenme anında, bizim gibi şanssızsanız neler size rahatsızlık veriyor:
 
- Sandalyelerin kaldırılmadan sürüklenmesi (oysa altlarına sünger yapıştırılabilirdi),
- Kadınların topuklu ya da tahta tabanlı terliklerle tak tuk dolaşması,
- 100 kiloluk delikanlıların bir odadan diğerine geçerken güm güm diye ayaklarını yere vurarak yürümesi ya da koşması,
- Dur, sus, uslu ol demenin artık yasak olduğu çocukların koltukların üstünden defalarca atlaması ve pat pat koşmaları, baba ve ağabeyleriyle evde maç yapmaları,
- Televizyonun sesini açarak saate bakmaksızın kimi zaman yatak odalarında bile televizyon seyredilmesi,
- Bağırarak (avaz avaz) sanki sağır birilerine laf anlatır gibi en özel konuları bile konuşmak,
- Bütün bunların doğal haklarıymış, yapılacak birşey yokmuş gibi rahat ve küstahça yapılması.
- Evdeki tadilatların sabah sekizde, tatil günlerinde yapılmasını, düğünlerde, yaş günlerinde, kabul günlerinde gelen misafirlerin yaptıklarını, sürekli olmuyor ya o kadar olur diye söylemiyorum. Komşuluk hatırı. Ama diğerleri resmen komşulara saygısızlık.
 
Ben, hastaya, yoksula yardıma meraklı toplumumuzun apartman dairelerindeki bu duyarsızlıklarını anlayamıyorum. Şans eseri sessiz komşulara sahipseniz bunları anlamanız ve hayal etmeniz gerçekten zor. Ama, bizim gibi duyarsız komşularla çevrili sessiz bir aile iseniz çıldırabilirsiniz. Hasta olduğunuzda ya acil servislik ya da karakolluk olursunuz. Çünkü uyardığınızda müthiş bir şirretlikle karşı karşıya kalıyorsunuz. Sizi de her şeye sinirlenen, kafayı sıyırmış bir deli olarak görüyorlar. Bu durum gerçekten acı verici. Ben evimin arka penceresini, arka taraftaki evde oturan ve avaz avaz bağırarak konuşan bir kadının sesi yüzünden açamıyorum sıcakta. Böyle bir durumla herhangi bir Avrupa ülkesinde karşılaşamazsınız. Karşılaşsanız bile onun davranışı anormal, sizin tepkiniz normal sayılır.
 
Bence ilköğretim okullarında öğretmenlerin çocuklara bağırmanın ayıp olduğunu öğretmeleri gerekir. Bağırmak ayıptır ve kabalıktır.
Bırakın çocukları, genç kızlar ve genç erkekler yolda yürürlerken birbirlerine anlattıkları herhangi birşeyi (çoğu zaman da küfürlü, abuk subuk konuları) 500 metreden duyulabilecek desibelde anlatıyorlar. Bu nasıl bir hastalıktır !
 
Bu biçimde yolda gezen bir gruba Avrupa'da ikinci sınıf insan muamelesi yaparlar. Çünkü ne olurlarsa olsunlar (Avrupalı hayranı değilim) yolda yürümenin, bir kafede oturmanın çevredekileri rahatsız edip kaçırmadan nasıl yapılacağını biliyorlar onlar. Bir biçimde birileri onlara öğretmiş.
 
Uygar bir toplum olacağımız (bireylerin kendilerine ve başkalarına saygı duydukları)  günleri görebilmek dileğiyle


Namık BERKER
1. Ankara'da özellikle belli semtlerde (!) hâlâ eski IKARUS
(özellikle körüklüler) ve 88 model Mersedes otobüsler aşırı
gürültü çıkararak çalışırken yeni alınan MAN marka belediye
otobüsleri de çok hafif yokuşlarda bile motor gürültüleriyle
ses kirliliğine neden olmaktadır. Merak ediyorum bu yeni otobüsler
alınırken acaba bu yönüyle bir incelemeden geçti mi? Belediyenen
ses kirliliğini önlemeyle ilgili bir çabası var mı?
        2. Bazı minibüslerin, egzoz susturucularını çıkarıp yerine
"piknik tüpü"  taktırarak çıkardığı sesi artırmasının
sağlandığı söyleniyor. Doğru mudur bilmiyorum ama bildiğim
"aşırı ses" çıkardıklarıdır. Bunu önlemenin olanağı yok mu?


Muzaffer Kayhan
Kordondaki birahanelerde sabahlara kadar içip sonra çimlerin üzerinde haftaiçi - haftasonu farketmeden çığlık çığlığa gülen bağıran yapay kızlara yeter! Sokaklarda yürüyen millete laf atan çıkardığı iğrenç seslere dikkat bile etmeyen adamlara da yeter!  Hiçbiriniz izmire yakırşmıyorsunuz!


Mustesna Erkahraman
Istanbul Bogazinin en guzel yerinde Baltalimaninda oturuyorum. Sahane bir balkonum enfes bir bogaz manzaram var ama yok
Cunku gece klupleri ve teknelerden yukselen gurultu nedeni ile degil balkona cikmak kapimi kapatip oturmak zorunda kaliyorum
Bu sicakta cam acamiyorum.. gurultu yuzunden.
 
Gece tekneler klupler yuzunden  gunduz ise sokaktan gecen aygaz, overlokcu karpuzcu nedeni ile delirmek uzereyim.
Bu devirde .. 21. yy da ev telefonu var, cep telefonu var, internet var… herturlu iletisim var amah ala megafonla aygaz satan karpuz satan overlokcu ayaginiza geldi diye bagiran saticilar da var.. anlayabilmis degilim.
 
Cikip laf soylediginiz zaman da " ekmek parasi" icin diyorlar.. Peki bizler "kumar parasi " icin calisiyoruz
Bu nasil bir  mantic .. bu nasil geri kalmis zihniyet..
 
Sabaha kadar arka apartmandan yukselen elektro gitar ve piyano sesi..susmam bilmiyor.. polisi ariyoruz ilgilenmiyor ..zabitayi ariyoruz .. ilgilenmiyor
Bu biz nasil hakkimizi arayacagiz
Bu isin cezasi yok mu ?
Yaptirim gucumuz yokmu?


ali kılıç
6 yıl önce izmirden ankara sincana taşındık yaz geldiğinde inanın her hafta sonumuz dinlenme yerine kafamızın şişmesiyle geçiyor aynı mahallede her hafta nasıl düğün olur bende anlamıyorum inanın geçen hafta sonu üç düğün birden vardı ölüsü olan var hastası olan var kafa dinlemek isteyen var ben izmirde böyle birşey görmemiştim birde havai fişek adet oldu küresel ısınmadan dolayı avrupada bile kısıtlamalar getirildi bizim sincanda artık düğünlerde havai fişek çılğınlığı yaşanıyor bu mahalle düğünleri artık kalkmalı üçüncü dünya ülkeleri bile buna izin vermez  lütfen sesimizi duyurun teşekkürler


kurtaybara
Bazı araçların egzostları özel olarak delinip, kasten gürültü yaptırılıyor, pek sayın trafikçilerimiz de bunları çevirip tesbit ederek herhangi bir ceza vermekten korkuyor. Yoksa dokunulmaz sanılan kişilerin veletleri mi bunlar. Şikayet edildiğinde de inkar ediyorlar deyip geçiştiriyorlar. Arabalara mı zarar verelim!..


Ercan ALKAN ( GALATASARAY )
Mecidiyköy bilindiği gibi ses kirliliğinini en yoğun olduğgu bölgelerden biridir..başlıce sebebi E-5 viyadüğüdür……viadüğün sağına ve soluna ses yalıtımını sağlayan perdelerle kapatılmasını istiruz..sayğılar


Mustafa Ergit ÇAKMAN
Ege ve Akdenizin güzelim koylarında turlarken avaz avaz müzik çalan görgüsüzlere ne demeli ?


Ahmet
ses kirliligini protesto ediyor ve bu uygulamaya katiliyorum .yeter artikkk

Kaya MUTLU
Yüzde bilmemkaçının müslüman olduğu, son zamanlarda hemen hemen her televizyon kanalı her yayın kuruluşunun bir din alimine yer verdiği ülkemde neden bir kişi bile çıkıp kardeşim bu camiden gelen ses ezandır şarkı değil demeye cesaret edemiyor? (Yaşar Nuri Öztürk ses çıkardı canlı yayında izledim ardından da ben bunu daha önce deiğimde ezan sesinden mi rahatsız oluyosun dediler artık tekrar etmiycem dedi.) Cesaret edilincek bir yanıda yok yukarıda dediğim gibi bu kadar din alimimiz var. Birinizde çıkıp şunu desin yahu bakın hadislere ezan insan sesiyle okunmak zorundadır cami dışına yayın yapılmamalıdır. Bu işi sağlık açısından değerlendirelim Türkiye sadece 15-55 yaş grubuna sahip bi ülke değil bebeklerde var, yaşlılarda. O bebeğin uyuması lazım o yaşlının dinlenmesi lazım. Bir insanın ateşi yüksekken yüksek sese maruz kalması havale geçirmesine neden olur diye biliyorum, yanıldığımı sanmıyorum yanılıyosamda hasta bi insan dinlenmelidir şarkı sesine maruz bırakılmalıdır. Bakın maç öncesi İstiklal Marşımız okunurken küfreden taraftarlar sayesinde yüce marşımızın adı artık korkma sönmez olmuştur. Aynısını ezanada yapmayın. Son bi şey daha var ki bu benim çok komiğime giden bi bilgidir; Suudi Arabistan hani bi kesimin dini sömüren o "güzel" insanlarımızın ülkemiz böyle olsa ne güzel olur ne paralar kazanırız diye baktığı o ülke camilerden yüksek sesli hoparlörleri kaldırdı, vaazların cami dışına yayınlanmasını yasakladı.
 
Ben sadece herhangi bi vatandaşım bunu ben söylersem kendini katolik rahip sanan güzel din büyüklerimiz beni aforoz eder. Bu ülkede alevi bir genç ramazanda oruç tutmadı diye satırla doğrandı. Belki ama birileri yeterli cesareti gösterir ve dinimizde yasak olan araçla ezan okunmasına karşı bi iki bişey söyler. Söylemezsenizde çok şaşırmam, üzülmem nihayetinde bu ülkeyi satan vatansever görünür dini satan dini bütün görünür ve bir gazete böyle çok sert konularda konuşursa tiraj kaybeder haksızmıyım?


Zafer Ozhabes
Kadıköylüyüm,
Türkiyenin en modern, okuma oranı en yüksek ve en kaliteli  ilçesi Kadıköyde, insanlar hala minibüs denilen ilkel taşıma araçları ile ulaşımlarını sağlıyorlar, bir minibüs yolda  gördüğü her olası yolcı için en az iki ortlama 3 kere korna çalar, (çıkın minibüs caddesine görün )
Bir minibüs bir yolcı için 3 kez kornaya bastığına göre, en iyimser bakışla günde 200  yolcu kovalasa 600 kez korna demektir, en az 100 Minibüs olduğuna göre 60.000 defa kornaya basılıyor demektir.
Lütfen bana inanın , bu rakamlar çok iyimser rakamlardır. Hemen minibüs caddesine çıkarak test edebilirsiniz.
Yıllardır bu konuyu yazar dururum, Minibüsçüler derneği başkanı Ali Kemal AKTÜRK  beye yazdım, karar aldık bundan sonra kornaya basana kesin ceza vereceğiz, sıkıysa bassınlar dedi, Adamcağız vefat etti, birkaç kez İçişleri Bakanlığına  BU KONUYU GÜNDEME GETİRDİM,  hiddetlendiler ne demek dediler genelge çıkarıyoruz dediler, üzerinden birkaç Bakan geçti
Netice yok, olması da zaten mümkün değil,
Boş bir hayal ama birde sizi deneyeyim dedim
Kalın sağlıcakla

engin kaya
 
istanbul güneşli cemal ulusoy (basın expres yolu - yanyol) caddesindeki hurdacılar, beton kamyonları ve nakliyatçılar bunların yaptığı gürültü kirliliği, görüntü kirliliği, dönemeyen kamyoların sebep olduğu trafik sıkışıklığı ayrıca beton firmalarından yayılan toz, çevre kirliliği artık hem ruh hemde beden sağlığımıza zarar verir boyuta gelmiştir.

T_ASKIN

yeterrrrr artıkkkkkk bu sincanda çektiğimiz gürültüye.
hiç bir cumartesi pazar yoktur ki
sokak aralarında, site bahçelerinde çok yüksek sesle
yapılan düğün, nişan vb. törenlerde balkonunuzda patlayan havai fişek seslerinden,
sokakta "ev hanımlarına müjde overlokcu ayağınıza geldi" vb. hoparlör
yayınları yapan seyyar satıcılara,
polis ekip otosunun yanından yırtık egzozla ya da düdük takılmış egzozla
cayır cayır ara gazı vererek geçen otomobillerin çıkardığı formula 1 seslerine
kadar, derken aklıma geldi de gece 12 den sonra bile tren gürültüsü yanında bir de
düdüğü çalmayı maarifet sayan makinistleri say say bitmez.
SONUÇ OLARAK:
Demek ki Sincan da gece çalışıp, gündüz istirahat eden yok.
Hasta, yatalak, rahatsız olan yaşlı genç yok,
Belediye yok,
Polis yok,
seçmen çok, seçim öncesi çok popüler oluyor da.....

BahÇe Gıda

ses kirliliğinden bahsederken yazın gelmesi ile birlikte artan sokak kına geceleri düğünleri ve asker eğlenceleri de artık bezdirdi yeter artık diyorum akşam evlerimize dinlenmek için gidiyoruz insanlar biraz saygılı olsunlar gitsinler düğünlerini ve eğlencelerini özel salonlarda yada toplumun rahatsız olmayacağı şehir yaşantısından uzak açık alanlarda yapsınlar

balkanli
Cinarcik sahildeki "Kirmizi Cafe"nin saat sabah 03:00 (bazen 03:30)'a kadar suren canli muziginden butun cevre sakinleri olarak rahatsiz olmaktayiz ve YETER ARTİK diyoruz.


Varol YÜRÜK
Gürültü,sadece büyük şehirlerimizin sorunu değil.AFYONKARAHİSAR İli Emirdağ İlçesi'nde de,gece ,cadde ve sokaklarda dolaşan ,ralli yapan,müziği sonuna kadar açık arabalar,sabahlara kadar devam eden içkili-içkisiz balkon muhabbetleri ve yine sabahlara kadar devam eden sokak ve caddelerdeki düğünler ..Yaz geldiğinde bu memleketten kaçmak istiyorum,ama işim gereği yaz mevsiminde burada olmak zorundayım.Yapılan diğer yorumlara da aynen katılıyorum..

sabriye yilmaz
Plazamızda asılan dev Beşiktaş bayrağının CAMA VURAN TAK TAK SESİNE YETER ARTIK. 10 gündür çalışamıyoruz ,baş ağrısından duramıyoruz .1 hafta daha katlanmamız gerekiyormuş. İlgilinin şikayetimizi taktığı yok.KAVACIK TOYOTA PLAZA çalışanları olarak yöneticiye şikayetlerimiz işe yaramadı.

meltem elidar
Ezan hiç okunmasın desem herhalde bir katliam olur. Ses kirliliğin en başında yer alan ezan sesinin en azından volümü düşürülürsün.. yeter artık : )
yenidoğan bebekler de uykularından sıçramaz : )
(bebeklerin korkulu rüyası eminim :)
işyerlerindeki telefon görüşmeleri ne anlaşılır..
vs vs


Sedat Gönülşen
Bende ses kirliliğine karşı olanlardanım. Ancak birde görsel kirliliklerin başında balkonlardaki çanak anten kirliliğ. Lütfen bir yasa çıkartılsın ve her apartman çatısına merkezi çanak sistemi kurulsun.

Esin
beyoğlu kasımpaşa dereboyu caddesinde sabaha kadar aralıksız süren kaldırım kenarlarından  çöp toplayana çöp aracının  sesinden uyuyamıyoruz. ve yine bu caddede evler caddeye çok yakın sesden pencere açamıyoruz.

Özellikle hafta sonları bizim için adeta bir işkence oluyor.. Zira
oturduğumuz Ekşioğlu Evrensel 1 sitesinin  hemen yanındaki sokakta;
havaların ısınmasıyla birlikte , deyim yerindeyse açık hava düğün
organizasyonları başlıyor.. Bu düğünler tahmin edebileceğinizin çok ama çok
ötesinde,  stadyum konserlerindeki ses düzenlerinin sokağa
yerleştirilmesiyle ve çok yoğun katılımlarla  gerçekleştiriliyor.. İğrenç
müzikler eşliğinde devamlı silahlar da atılmasına rağmen, maalesef hiç ama
hiç kimse bu  duruma (maalesef) el koymuyor..
Bu durumu defalarca Çekmeköy karakoluna ; 155 polis imdata bildiriyoruz..
Ancak hiç bir yetkili merci  maalesef  kılını bile kıpırdatmıyor.. Çoluk
çocuk perişan durumdayız..
Lütfen sesimizi ilgililere duyurun..

MUHAMMET KARAÇAY
Kömür yasak, açık havada düğün serbest (!)
 
Kirlilik nedir?
Kaç çeşit kirlilik vardır?
İnsan sağlığını besleyen kirlilik var mıdır?
Gürültü kirliliğinin sağlığımızı beslediğini düşünen bürokrasiden bahsetmek istiyorum…
Biz, kirliliği sadece kömürden kaynaklanıyor diye düşünüyoruz…
Denizli'de hava kirliliğini önlemek için doğalgaz kullanımı Valilik kararıyla zorunlu bulunuyor…
Kirliliği önlemek için elbet de; hepimiz kurallara uyacağız…
Bu kent de yaşamanın bir bedelidir…
Denizli'de; yıllardır önüne geçilemeyen gürültü kirliliği var ki, evlere şenlik…
Gürültü kirliliği yapmak serbest, havayı kirletmek yasak…
İkisinin arasındaki fark nedir?
Koskoca bir hiç…
Hafta sonları mahalle aralarında yükselen nişan, düğün, sünnet düğünü seslerinden rahatsız olmamak için deli olmak gerekiyor…
Kömürü yasaklayan bürokrasinin, gürültü kirliliği için ağzını bıçak açmıyor…
Bir önerim var;
Vali Konağı'nın yanındaki vatandaşlar, açık havada düğün yapmak istese acaba izin verilir mi?
Tabii biz, Hükümet Konağı inşaatıyla ilgilendiğimiz için gürültü kirliliğine kulaklarımız tıkalı oluyor…
Elbet de; düğünler olacaktır, kömür kullanmayı zorunlu kılan Valilik kararları, açık havada düğün yapılmasını yasaklayabilir mi?
Yasaklayamaz…(!)
Gürültü kirliliği ruh sağlığını etkiliyor…
Kömür kirliliği nefes almayı güçleştiriyor…
Vatandaşın ruh sağlığının iyi olduğunu düşünen yüksek bürokrasi, açıkta düğün yapılmasını önleyemez…!!!
Düğün salonlarına kilit vurup mahalle aralarında düğün yapılmasına izin verilmelidir…
Mahalle aralarında kolbastı oynamak güzeldir


Vedat Tatlidil
İZMİRİN,URLA İLÇESİ ÖZBEK MAHALLESİNDE DENİZ KENARINDAKİ TÜM KAFELER ÇOK GÜRÜLTÜ ÇIKARIYOR VE FOSSEPTİK ATİKLARINI BELEDİYE  GÖREVLİLERİNİN DÖŞEDİĞİ YAĞMUR SULARI DRENAJI YOLUYLA DENİZE BOŞALTIYORLAR.BÖLGE GÜVENLİK SORUMLUSU JANDARMA..ŞİKAYET EDİYORUZ.ANCAK ŞİKAYET EDİLENLERİN AVUKATI GİBİ KONUŞUYORLAR. BASTIRINCA BİR BAKALIM DEYİP,ŞİKAYET EDİLEN MAHALLERDE OTURUP,ÇAY KAHVE VS.YİYİP İÇİP GİDİYORLAR.YAŞLI BİR HANIM "NE İŞİNİZ VAR EVLADIM SİZİN OTURUYORSUNUZ BURADA..!ŞİKAYET EDİLEN YERDE YENİLİR İÇİLİR Mİ?" DİYE SİTEM EDİYOR.HİÇ ALINMIYORLAR.KİME ŞİKAYET ETTİYSEK,HEP ŞİKAYET EDİLENLERİN TARAFINI TUTUYORLAR.ÖZELLİKLE EFE KAFE ÇIKARDIĞI GÜRÜLTÜ İLE HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR.EĞER ŞİKAYETİ DİKKATE ALACAK BİR MERCİ ÇIKARSA,AŞAĞIDAKİ ADRESTEN BENİ BULUP,DENİZE DÖŞENEN GİZLENMİŞ FOSSEPTİK BORULARIN YERLERİNİ GÖSTEREBİLİRİM.SAYGILAR VE VE BÖYLE BİR MÜRACAAT ŞEKLİNİ SAĞLADIKLARI İÇİN HÜRRİYET GAZETESİNE TEBRİK VE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.


Gurcan Atay
Merhaba,
 
Küçük yerleşim yerlerinde hoş bir düğün konvoyu geleneği vardır. Oralarda herkes birbirini tanıdığı için pek bir rahatsızlık vermez.
 
Ancak, dünyada bundan daha saçma ve saygısızca olanı ise bulunmaz diye düşünüyorum. O da bu geleneğin büyük şehirlere taşınması. Kardeşim İstanbul'da 15 Milyon kişi yaşıyor ve her gün yüzlerce çift evleniyor.  Seni tanımayan muhtemelen de tanımak istemeyecek 14 Milyon 999 Bin 500 şehir sakini var. Durum böyleyken ne diye daat daaat çalıyorsun kornanı. Utanıp sıkılmıyor musun bu yaptığından, bu nasıl bir düşüncesizlik örneğidir,  büyük şehirlerde senin düğününden kime ne?


IKARABULUT@THY.COM
Gazi osman paşada otuyorum.Gecenin bir vaktinde davullar zurnalar calınıp duruyor.Asker gondericegiz diye her yer korna sesinden yıkıyor.
Sokaklarda kına gecesimi istersiniz ,sunnet dugunlerinin eğlencesi.Hic bitmiyor.
Bu bir son vermek gerekir.Şikayet ediyorsun hiç umurlarında degiller.


Doğan ERDAY
Ben İZMİR  Bornova kavaklı dere köyünde oturuyorum ve evimin 10 metre karşısında pak plastik fabrikası var ve 24 saat çalışıp aşırı derecede
Gürültü yapıyor ve bunu defalarca telefon ile çevre il müdürlüğüne ve bornova belediyesine bildirdim fakat kimse gelip bir şeyler yapmıyor
İnanın artık ruhi bunalıma girdim ben ve ailem bu ülkenin vergi veren vatandaşlarıyız bizimde kişisel ve insan haklarımız var lütfen siz bari bu sesimizi duyun
Bize yardımcı olun.
 
Hakan Saltık
Merhabalar, ilginize ve duyarlılığınıza çok memnun oldum,
Bu hafta sonu bu konuyla ilgili bir rahatsızlık yaşadım, Hafta sonu, yakın akrabalar ile birlikte pikniğe gittik, Ama ne yazık ki İstanbulda yaşayan Anadolu beldeleri dayanışma piknikleri başlamış bu sezonda ormanlarımızda. Çok küçük bi alan İçeriinde dört beldenin pikniği vardı ve dördü de kendi sahnesini kurmuş bangır-bangır yöresel müziğini çalıyordu. Sonses açmışlar ve hepsi kendi sesinin daha çok duyurmaya çalışıyordu. Sabah tan akşama kadar sürdü..
Ormanlar Kafa dinleme doğayla bikaç saatliğine başbaşa kalma yerleridir... Bu şekilde piknik yapmak imkansız... Bu yeni moda olan çağdışı organizasyonun, hem orda pikink yapmak isteyen insanlara hem de ormanın kendi doğal yapısına zarar verdiğini düşünüyorum.
Bununla ilgili bir yapılanma bir denetleme ya da en azından bi duyarlılık oluşacağını umut ediyorum

özge karabay
Kadıköy-Kartal/Pendik hattında çalışan minibüslerin sabahın 6'sından gecenin 1'ine kadar sürekli kornaya basarak yarattıkları gürültü kirliliğine yeter artık. Yolda yürürken ya da karşıya geçmek için durduğunda önünde durup, sen karşıya geçenekadar ya da binmeyeceğim anlamında işaret yapanakadar kornaya basmalarına da yeter. Dakikada en az 5 tane minibüs geçiyor, hepsini hayır binmeyeceğim demek kadar rahatsız edici bir şey yok, hele de sabahın 7 sinde...

Bayar, Ugur
Bogaz'daki gurultu olayina bu yaklasiminizdan dolayi size minnettarim.
Kimsenin eglenmesine bir dedigimiz yok, ama kimsenin de bu hakki baskalarinin en temel hakki olan huzurunu gaspederek kullanmaya hakki yok..
Biz senelerdir bu vahsetle yasiyoruz. Senelerdir acimiz, kederimiz, hastamiz, yaslimiz, colugumuz, cocugumuz, ertesi sabah; ameliyatimiz, seyahatimiz, isimiz, gucumuz dinlemeden bu iskenceyi cekiyoruz.  Beynimize ve cigerimize dan dan dan balyoz gibi inen bas sesinden dolayi ne uykumuz, ne huzurumuz, ne de yasama zevkimiz kaldi. En temel hakkmiz olan huzurumuz  nasil bu kadar rahatca, simarikca  ve duyarsizca elimizden alinabiliyor..?
Dunyanin hic bir yerinde de boyle bir gorgusuzluk yok. Yunan adalarinda veya sadece eglence icin dizayn edilmis Ibiza'da DAHI hic bir sekilde acikta muzige musaade yoktur, butun kluplerin ustu kapali ve klimalidir..
New York, Paris, Londra gibi yerlerde boyle bir olay dusunebiliyormusunuz.  Istanbul'un icinden su geciyor diye birileri yuzbinlerce insana hayati zehir etme hakkini nasil kendinde goruyor??
Istanbul boyle de, Bodrum Marmaris Cesme farkli mi? Oralarda bu gurultu isi oyle bir noktaya geldi ki, iddia ediyorum; turist basina dusen harcamann dusmesinin, kaliteli, para harcayan turistin Turkiye'ye gelmemesinin temel sebebi budur.  Ciragan'a yerlestirdigimiz yabanci misafirlerimiz manzarayi ilk gorduklerinde hayran oluyor, bir gece yattiktan sonra, sabaha kadar onlerinden bangir bangir muzik calarak gecen teknelerden dolayi bir daha gelmeyeceklerini soyluyorlar.
Kaliteli turist manzarayi sever, bir iki eglenir ama sonunda huzur arar, kitap okumak ister, bunlarin hic birini de populer tatil beldelerinde bulamaz.
Zaten Turkiye turizmi de "her sey icindeciler" ile bu bangirti icinde sabaha kadar sallanan yerli turistler arasinda ezilip kalmistir..
Biz de bu arada, 10 yildir Yenikoy'deki evimizde karsi sahilde hayati bize zehir etmis olan  klubun muziginin bas sesi beynimize inerek akli dengemizi korumaya calisiyoruz..


Mazhar TOKGÖZ
Hiç ruhsat verimemesi gerekli yerlere, bar gece kulubü ruhsatı veriyorlar. Buralardaki gürültü sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Tabi çevresinde oturanlara, uyku, dinlenmek haram. Ben böyle bir yerde -Arnavutköy- oturduğum için ruh sağlığım bozuldu. Karakollar ne işe yarar, belediyeler ne işe yarar hiç belli değil. Gürültü kirliliği için başlatılan bu mücadeleyi  eziyetini çeken biri olarak sonuna kadar destekliyorum.

Münir Mengüç
sokaklarda yapılan kına gecelerine ve sünnet düğünlerine yeter artık.müzik adı altında çıkarılan yüksek tonda sese ve atılan havai fişeklere yeter artık.parası varsa düğün salonunda yoksa evlerinde kutlama yapsınlar.

22 Haziran 2009 tarihli kosenizde Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'nun Boğaz'daki ses ayarı  konusundaki duyarliligini ve aldigi onlemi okuyunca her sabah kor karanlikta yataktan sicratan ezan sesleri icin de benzer bir duyarliligi gosterebilir mi, merak ettim.
 
Ankara, Balgat Ziyabey Caddesi girisinde Sayistay'in hemen bitisiginde yer alan caminin bes vakit yuksek desibelden okudugu ezana birde hemen yakin cevredeki diger camilerden gelen siralasmali ezan sesleri eklendiginde uzayip giden gurultuye dayanmak da zorlasiyor.
 
Ezan sesi duzeyi ile donemin mahalle baskisi duzeyi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu yillardir gozleyen bir T.C vatandasi olarak hani bir cozum bekledigimden degil de ozellikle sabahlari cekilen eziyeti duyurayim dedim.

ERTAN
Tahran, Beejing dahil trafiğin en berbat olduğu yerlerde bile hiç bir sürücü  İstanbul'daki gibi sürekli eli kornada araçlarını kullanmıyor. Özellikle minibüs ve taksi sürücüleri her adımda anlamsızca, sanki kornalarının üzerine oturmuş gibi hiç susturmadan, en berbat gürültüleri yayarak ve çevredekilerin sinirlerini tahrip ederek yollarda terör estiriyorlar. Ne yazıkki minibüs ve taksi söferlerinin çoğu ''insan taşıdıklarının'' önemini bilmiyor. İnşallah yetkililer gereksiz yere sürekli korna çalınmasına ceza uygulaması getirir..


CIGDEM BEKMEZCI

BOSANMIS VE COCUKLU OLAN KADINLARA ISTANBULUN GOBEGINDE BILE HALA EVE ATILMAYA HAZIR MUAMELESI YAPILMASINDAN SIKILDIM.
 
TRAMVAYLARDA KOLTUK ALTLARINDAN BURAM BURAM TER KOKUSU GELEN INSANLARDAN VE KAPILAR KAPANMASINA RAGMEN BIRBIRLERINI ITEREK TRAMVAYA GIRMEYE CALISAN, 5 DAKIKA SONRA YENI BIR TRAMVAY GELECEGINDEN HABERI YOKMUS GIBI DAVRANANLARDAN BIKTIM.
 
MINUBUSE YADA OTOBUSE BINMEDEN SIGARASINDAN SON BIR FIRT CEKEN DUMANIDA ARACIN ICINE UFLEYEN INSANLARDAN BIKTIM.


ayhan kudu
ne yapacaksiniz yesil koy hava alaninimi tasiycaksiniz, bence tekirdagin ucra bir kosesine tasiyin iyi olur, antalyaya da turist gelmesin o zaman gurultude olmaz dovizde girmez ekonomi kimin umrunda ..., turkiye iyiye gidiyor arkadaslar bazi seyler duzelmesede, bir derdimiz gurultu olsun it's okay

Murat Dalgıç

PARTİ VE SEÇİM YASALARINDA DÜŞÜNEN VE TARTIŞAN İNSANLAR DELEGE OLMADIĞI,
YASA UYGULAYICILARININ ANCAK OLAYLAR OLDUĞUNDA ORTAYA ÇIKTIKLARI  SÜRECE
BİZ HANGİ CANLILARIN  SINIFINA GİRİYORUZ VE HANGİ CANLI SINIFLARI BİZİ YÖNETİYOR
TAKDİR EDİN

1) BEN HARİÇ HERKES KURALLAR UYSUN ANLAYIŞI
2) FİRMAMIZ HARİÇ BÜTÜN FİRMALAR YASALARA UYSUN ANLAYIŞI
3) DURULAMAZ TABELASININ ÖNÜNDE TRAFİK POLİSİYLE SOHBET EDEN DOLMUŞÇU MANZARALARI
4) KALDIRIMI İŞGAL EDEN LOKANTALAR YOLLARI DA MÜŞTERİLERİNİN PARK YERİ İÇİN İŞGAL ETMEYE BAŞLADILAR
5) MOLOZ DÖKÜLMEZ YAZISININ ALTINA MOLOZ DÖKÜMLERİNİ ENGELLEYEMEDİLER,
6) VERGİ VERMEYEN BÜYÜK KURULUŞLARIN MAZERETLERİ
7) YERE TÜKÜRMELER
8) GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ
9) GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ ( HÜKÜMETİN YASAKLANAN AFİŞLERİ ASMASI - BELEDİYELİRİN BAŞKAN RESİMLERİ )
10) DAHA NELER NELER (KEŞKE AVRUPALI GİBİ OLSAYDIK VE ONUN GİBİ YAŞASAYDIK)


Olcay ERTÜRK

Her gün geçtiğim bostancı lunaparkın önünden sahile giden altgeçit in orta kısımlarında ızgaralar var. Bunlar yapıldıktan bir müddet sonra çöktüler. Buraya yaklaşırken oranın çökmüş olduğu gözükmüyor. Özellikle sağ şeritten geçerken arabanın her tarafı parçalanacakmış gibi ses geliyor. Belediyeler bu altgeçitleri yaptıktan sonra bir daha kontrol etmiyorlar herhalde aylardır burası böyle bir ilgilenen olmadı yeter artık bura ile birisi ilgilensin diyorum.. ilgilenenlere şimdiden teşekkürler….


Nurhan gurasma

Ben her gün Şirin evler- Haliç arasında E5'i kullanan bir araç sürücüsüyüm.
Metrobüs yolunun yapılması ile kaldırılan emniyet şeridimizi geri istiyoruz.
Benzini biten, arıza yapan, ufacık bir kaza yüzünden kapanan yollar yüzünden sabah akşam bütün sinirlerimiz alt üst oluyor.
 
Lütfen sesimizi duyurun. Teşekkürler


hacibey şenol
Ses kirliliğine karşı sesinizi yükseltin
diyorsunuz.
saydığınız ses kirliliklerine birde ben ekleme yapıp kendi adıma yeter artık demek istiyorum.
 
şişli belediyesine(yetkili merci orasıymış) defalarca e-mail ile şikayette bulunduğum halde sonuç alamadım.
 
şişli/pangaltıda oturuyorum.
orada bulunan cafe_bar(bunlar cafe_bardan çok pavyon işletmeleri) adı atında turistik tesis ruhsatları olduğunu söyleyen ve müzik adı altında daha çok gürültü üreten yerler var.
buraların ses kirliliğin de bir değinseniz.
ses kirliliği dediysem gece 23:00 sabah 07:00 arası buraya gelip bir evde misafir olmanız gerekir.
değil uyumak televizyonda program seyretmek, biriyle normal konuşup sohbet edip,anlaşmak bile mümkün olmuyor.
artık insanlar evde bağrarak konuşmaya başladı.
televizyonlarının sesini en üst seviyede açarak seyrediyor.
(sokakta duran müşteri simsarlarının bağrışları ve bu mekanlara gelenlerin çıkışta sarfettikleri küfürleri dinlemek cabası)
birde havaladırma sitemlerinin sesi geminin makina daireside gibiyiz
 
lütfen bir yakından görüp bu ses kirliliğine de yeter artık diyen pangaltılılara kulak verin


birkan kınalı
ANKARA ÖZELLİKLE KEÇİÖREN, DİKMEN VE BALGATTA  İNSANLARI ÇİLEDEN ÇIKARAN APARTMAN ÖNÜNDEKİ DÜĞÜNLERE YETER ARTIK. KALİTESİZ VE SİNİR BOZUCU MÜZİKLERLE ADETA TACİZ EDİLİYORUZ. BELEDİYELER SAAT 23'E KADAR VALİLİĞİN İZİN VERDİĞİNİ SOYLUYORLAR. VALİLİK BELEDİYELERLE ALAKALI BIR DURUM OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. SOKAK DÜĞÜNLERİNE LÜTFEN ARTIK BİR SON VERİLSİN. YETER ARTIK

Selim Kutlu
evet gürültü kirliliğine karşı kampanyanızı destekliyorum
 
bu sorun sadece boğazdaki tekneler ve tesislerle bitmiyor, mahalle aralarında dolaşan yüzlerce davulcu var (arabalarıyla bağıra bağıra davul sesleri ile dolaşanlar) susmayan alarmlar var bunlarıda durdurmak lazım,  alarmlar hırsızı önlemek veya hasarlı olaydan haberdar olmak içindir ancak alarmlar hassalık derecesi aşırı yüksek ayarlanıyor yanından geçerken hapşırsan başlıyor ötmeye tabiiki sürekli, öten alarma sahibide bakmıyor ve hırsızlarda nasıl olsa alarm hassas ötecek ötecek sahibide uzaktan kumanda ile kapatacak sonunda bıkar bizde işimizi yaparız mantığı ile götürüyorlar veya hasalı bir olayda aracın sahibi hasarı sabah görüyor halbuki ayarlar hasar anında ötecek şekilde olsa sürekli kontrol etmekten bıkmaz ve olaydan anında haberdar olur tabii bu zeki insanlara göre, alarmı  hassas olup ta sürekli öten araçlar ise bu zarara katlanmak zorunda biz ise susmayan alarmlar la delirmek üzreyiz
 
 davulculara gelince binlerce lira para verip sırf gürültü yapan araba camlarını ev camlarını patlatırcasına sesler sonuna kadar açık mahalle aralarında dolaşıyorlar yada bir yerde durup davullarını çalıyorlar ve bunlara dur diyen yok çevrelerine saygı yok burada hasta varmış çocuk varmış veya cenaze varmış hiç akıllarına gelmiyor ama haklılar çünkü akıl yok, zeka seviyeleri ancak bir davul tınısı kadar
 
 bildiğim kadarı ile gürültü ile mücadele kanunu  olmalı bu kanun hayla geçerli mi yada kaldırıldı mı birde yetki meselesi şikayet ettiğimizde zabıta polise, polis zabıtaya atıyor bizde ortada kalıyoruz kendi müdahelemizde ise bu kıt zeka sahibi mahluklar  işi hayvanlık seviyelerine çıkartıyor ve sonuç kazanırsanız karakolda suçlu oluyorsunuz, kaybederseniz eziyete devam oluyor  evet özgürlük ülkesi olmak istiyoruz özgürlük yok diyoruz falan bu ülkede özgürlük ler fazlası ile var çünkü kişilik haklarımız insanlık haklarımız sürekli olarak başkaları tarafından tecavüze uğruyor,. hangi ülkede bu kadar özgürlük var şikayet ler ise sonuçsuz kaldığı için tecavüzler devam ediyor insanlar anti sosyal oluyor hiç yüzünden yuvalar sönüyor sebeb belli değil mi?

Kenan KÖKSOY

Turizm Kenti Antalya Gürültü kenti antalya olmaktan kutulamıyor Hava trafğİ zaten malum yerleşim planının getirdiği şİkayetler bitmek bilmiyor, lakin en büyük gürültü kirliliği iskan(yani oturma müsadesi) verilmiş yerleşim alanlarında herkezin balkonlarda yaşam sürmeye çalıştığı ortamda ve inadına hemde bu mevsimi seçercesine şantiyeyi kurup hafriyata başlıyor demiyorki yandaki evdekler rahatsız olurmu demiyor çünkü bu davranışı ile lgili yasa olmasına rağmen kim takar yasayı dercesine istedği gibi hareket ediyor buna kimler göz yumuyor bilemiyorum Antalya turizm kenti değilde gürültü kenti herhalde, nereye kadar sürecek kim buna önlem alacak onuda bilemiyorum şikayet etmek lazım, kime, o şikayet yerleri görmüyormu, müsade edenler onlar değilmi LÜTFEN YETER ARTIK, YETER DİĞER GÜRÜLTÜLERİ SAYMAKLA BİTMEZ  KOMŞUNUN SAYGISIZLIĞI HAVULARDAKİ BAĞRIŞMALAR,SÜNNET DÜĞÜNLERİNİN YARATITIĞI GÜRÜLTÜLER DAYANILMAZ  HALE GETİRİ ARTIK NE OLUR DUYUN SESİMİZİ, LÜTFEEN YETER ARTIK..


AHMET SAHBAZ
Antalya Konyaaltı plajları işletmeci bir firmaya verilmiş, sahil boyunca kafeler açmış ve önlerindeki kumsala şemsiye-şezlong koymuş ve kiraya veriyorlar. Buraya yiyecek içecek getirmek yasaklanmış ve örnek olarak veriyorum 2.4 TL lik bir bira insafsızca 5-6 TL ye satılıyor.
 
İş bununlada kalmıyor, cafeler önlerindeki sahili adeta tamamen işgal etmişler, halka açılan bölümleri iyice daraltmışlar, habire sağ ve sola yayılıyorlar. Halka ayrılan yerler de genellikle dere kenarlarıdır. Cafelerin işgal ettikleri yerler çoğunlukla boş iken halk adeta balık istifi daracık sahile sıkıştırılmış, cafe tarafına geçen insanlara hemen müdahale ediyorlar ve oradan denize girilmesine izin vermiyorlar.
 
Devlet herşeyi satmaya öyle alışmışki yeterki para gelsin, işgalede dur demiyor, halkı soyduruyor veya daracık alanlara sıkıştırıyor. YETER ARTIK....


Orhan VARIŞLI
HASTA,YAŞLI, YORGUN, UYKUSUZ, ÇOCUK, SABAH İŞE GİDECEKLERİ UMURSAMADAN YAPILAN SOKAK DÜĞÜNLERİNDEN VE HAVAİ FİŞEKLERDEN BIKTIK....
YETER ARTIK.......


gamze ilerici

Size iletmek istedigimiz ve yeter artik demek istedigimiz konu/sikayet muhtesem guzellikte bir yerlesim yeriyle ilgili.
Belkide ulkemizin en buyuk turizm potansiyeline sahip, en bakir, en bozulmamis en dogal ve tarihi acidan en eski yerlesim yeri olan izmir Eski focaya 5 km uzaklikta tertemiz havasiyla dogal yasam acisindan esi bulunmaz bir yer focakoy.
Bu yerlesim yeri Izmir karsiyakaya 40 km uzaklikta ve yaz kis oturulabilir olmasi acisindan esi benzeri bulunmaz bir yer.
Focakoydeki BeverlyHills i animsatan milyarlik villalar kimi 3 katli kimi 2 katli 10 oda icten asansorlu,yuzme havuzlu ve daha sayilamayacak bircok ozellik acisindan ultra lux.Gelin gorunku bu Ultralux villalarin yolu, suyu ve elektrigi yok.
Bu yerlesim yerini planlayan insaat sirketi belediyeden imar izni alirken su elektrik ve diger tum altyapi hizmetlerini getireceklerine dair tahayutte bulunmalarina ragmen birkacyil sonra bu tahayyutlerini yerine getirmememisler.Yerlesim yerinde yasayanlar 2009 yilinda Turkiyenin 3.buyuk kentinde tankerlerle su ihtiyaclarini gidermeye calisiyorlar ve ayda yaklasik 1.500 TL su parasi; kullandiklari santiye elektrigine de villa basi 1000TL elektrik parasi oduyorlar.Arastirldiginda daha bir cok olayin su yuzune cikartilabilecegi Turkiyenin BeverlyHill'sinde insanlar
YETER ARTIK diyorlar..........


Cemal AKTAN
 
Öncü Ve Özgür Gazete HÜRRİYET'e Binlerce Teşekkürler. Yine Çok Güzel Bir Çalışma Olduğunu Düşünüyorum. Ancak İlave Etmek İstediğim İki Siren Sesi Var. 1- Ambulans 2- Polis Araçları Tabiki Gerekli Hallerde Siren Sesinden Rahatsız Olmuyoruz Ancak Gereksiz Yere Siren Çalınmamasını Önemle Rica Ediyoruz

Mehmet Karakan
Nerhabalar oncelıkle Kamuya mal olacak bu yararlı çalışma ıçın sızlere tesekkurlerımı sunuyorum.
 
1-Şehır ıçı mınubuslerın ve tıcarı taksılerın mecbur kalmadıkça korna çalmamaları,
2-Trafıkde kurallara uymayan (keyfı serıt degıstıren hızlı kullanan emnıyet serıtını kullanıp kırmızı ışık kuralına uymayan )suruculere çok cıddı ceza kesılmesını rıca edıyorum.
3-Mumkun ıse Ihtıyac fazlası Mınubus Halk otobusu ve Tıcarı taksılerın trafıkden men edılmesı
4-Trafıkde arac kullanan kural tanımayan orman kanunu kendısıne benımseyen suruculerın ehlıyetlerının alınması
5-Yere tukuren çöp atan kışılerın cezalandırılması yesıl alanlarda pıknık yapanların pıknık sonunda pıslıklerını toplamaları ve taptıkları pıknık ıçın beledıyeye ucret odemelerı(Bu talebım caydırıcı olacağını dusunduğum ıcın)Sahıl yoluna hafta sonu gıdersenız haklı olduğumu dusuneceksınız.
6-Buyuk şehırlerın tamamına vıze konulması ışı gucu olmayan kışılerın Anadoludan gelmelerının engellenmesı
7-Butun gece konduların yıkılması burada yasayanların mağdur olmaması ıçın toplu konutlar yapı oralarda ıkamet etmelerının sağlanması
8-Butun karayollarının (trafığı engelleyen)  yanındakı tum evlerın ve ıs yerlerının beledı tarafından ıstımlak edılıp yol şerıtlerının arttırılması
9-Şehır merkezlerınde bundan sonra hıç bır şekılde ışmerkezlerının yapılmasına ızın verılmemesı
10-Her mahalleye Kutuphana,spor salonları ve sağlık ocakları  ve Mescıt yapılması
11- Televızyonlarda şiddetı ahlıksızlığı argo kunuşmaya yonelık yapğılan tum programların kaldırılması her tv kanalına bellı gunlerde belgesel ılım ve bılıme yonelık programların yapılmasının sağlanması
12-zorunlu eğitımın 11 yıla çıkartılıp tum ılk okulu mezunlarına (40 Yasının altındakıler)zorunlu olarak açıktan uç yıl okutup asgarı orta okul mezunu yapılması Lıse mezunu olmayanlar ehlıyet verılmemesı
13- Halkımız Ilk yardım eğitiminin mutlaka verılmesı
Kısacası Avrupanın Insanlar ıcın Iyı olan tum kuralların Ulkemızde uygulanması
14-Çocuklarımıza Iyı ahlak verılmesı konusunda çalışmalar yapmak vatan sevgısını aşılamak dını konularda eğitim verıp sapık fıkırlerden uzak kalmalarını sağlama.
 
Ah Keşke bunlar olabılse.....


Abdullah Yıldırım
SİZLER BOĞAZDAKİ KİRLİLİĞİ BIRAKIN E 5 TEKİ MÜNÜBÜS KLAKSON KİRLİLİĞİNİ BAKIN DURAKLARDA BİR DAKİKA BEKLESENİZ NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ANLARSINIZ..

SUAT SEZGİN

Bu ayrı eten Girişim dir.........herkes gülüyomuş gibi yapıp çığlık atmakta...özümüz milletimiz lanet olası bir kağıt parçası para yüzünden üçlarda yaşamaktan gerçek kişilik ve özünden koptu diyebilirim...bir çok kişi kendini dünyamızdaki cisimlere adamış inanın farkındaysanız tüm karekter vede kişiliklerini güçlerini cisim parçacıkları ile ayakta tutuyorlar.....insan gibi insan sevmeyi çoğumuz unuttu.....ben caddelere bakıyorum  beton caddede betonlaşmış,ezber, vurdumduymaz, arayış peşinde koşmayan, yeni yeni yenilikler aramayan heeerrrrr şeyini para ya endeksleyen otomatik beton insanlar görüyorum...selam versen tanımadığın birine fransızlar gibi deli diyorlar......
 
ŞİMDİ GELELİM KONUMUZA.........Allahın dağına helikopterlen gidiyoruz farzedelim .. oradaki çoban vede sürüsünü gördük...çobanımızı aldık,tanıştık..ondaki rahatlık gerçek rahatlık bir şehirlide varmı..??? asla yok....adam bağırıyor,çağırıyor, tek duyan orman,toprak ana , o kadar bu adamda stres olurmu daha....yemesi içmesi şehirliden kat kat risksiz........
 
ÇÖZÜMÜ NE.......
 
Çözümü şu.... Şehirlere, Şehirlerdeki isyanları kapatmak için , milletin aklını tam başına toplaması için, belediye yada valilikçe bir proje geliştirilmeli oda şu.....STRES KABİNİ.....A..SINIF.....B SINIF....V.S.......küçük 3 kişinin gireceği boyutta, ses yalıtımlı, içine lavabo, yumruk atacak bir kısım, avaz avaz bağıracak ve saçlarını yonacak şekilde dzayn edilmeli.....halkımız deli değil ama 2001 krizinden sonra çok davranış bozuklukları olanlar,ağzı bozulanlar, öğrenciler,çeki patlayan esnaf,iftiraya uğramış kişiler...........ALLAH AŞKINA NEREDE BAĞIRACAKLAR....ÇOBAN GİBİ DAĞDAMI...EVİNDEMİ.......
 
Hiç biryerde bağıramayan türk milleti, içine ata ata zaten psikolojisi bozuldu..maddiyat vede yalanlardan........ACİL VE ACİL SN.AYDIN DOĞAN, KOÇ GRUBU, SABANCI GRUBU, HERKİM OLURSA OLSUN..Bu işi maddi kazanç vede fırsattan çok  gençler için vede tüm aşırı bunalanlar için TRAFİK SIKIŞIKLIĞI BİLE DAHİL....Bir an önce bu planı devreye soksunlar..........
 
STRES KABİNİ.......150 merte aralıklarlan caddelere, içine ayrı eten çok güçlü müzik sistemi bas tiz bol...gençlere tam ilaç....ÜLKEMİZDE ŞİDDET BÜYÜK ORANDA DÜŞER..........Ayıplar ortadan kalkar.......içine girmekten çekinen olmasın diye, müzik,lavabo, koyulması şart...utanmasın milletimiz.................
 
BUNU GAZETEMİZ HÜRRİYETTE VE HATTA HABERLERDE BİLE BİR İCAD OLARAK YADA FİKİR HERNEYSE YAYINLAYIN....İŞ İŞTEN GEÇMEDEN MİLLETİ TOPARLAMANIN TEK VE TEK YOLU BU..................................
 
 
SUAT SEZGİN...SAMSUN....

Merhabalar,
"Yeter Artık" hattınızı gönülden destekliyorum. Bu güne kadar evimde de, sokaklarda da maruz kaldığımız gerekli yada gereksiz korna seslerine karşı sınırlamaların, hatta yasaklamaların getirilmesi taraftarıyım. Özellikle İstanbul 'da ciddi oranda korna sesine maruz kalıyoruz.
 
Minibüslerin çıkardığı motor sesleri, korna seslerinden daha çok sinir bozuyor. Minibüsler kaldırıldı, kaldırılacak derken ömrümüz bu sesleri dinlememek için çaba sarf etmekle geçiyor.
 
Çevremizde daha bir çok ses etkeni var. Her türlü gürültü karşıtı harekette desteğimiz hep yanınızdadır.
Söz hakkı tanıdığınız için teşekkür ederim.
Saygılarımla,

Fabrizio Casaretto

istanbul'un birçok semtinde kaldırım otopark mafyaları var. bunlar kim olduğu belirsiz, işi gücü olmayan insanlar, ama nasıl organize oldukları meçhul. kaldırımları paylaşmışlar.

park yerlerinin hangi saatler arasında ücretli olduğu bellidir. bu saatlerin dışında, veya hiçbir zaman ücretli olmayan bazı yerlerde, aracımızı park ederken hemen biri atlayıp gel gel vs hareketler ile sözde park etmeye yardımcı oluyorlar, kapıyı açıyorlar vs... yok mok diye işaret edilmesi yeterli olmuyor, adam yapışıyor. hayırdır diye sorunca da buralara biz bakıyoruz cevabını alıyoruz. siz kimsiniz de ücret saatleri dışında neye neyi nasıl ve niçin bakıyorsunuz? para vermezsen bir dert, vermezsen başka bir dert, aracını dönüşte nasıl bulacağın veya bulamayacağın meçhul, bir de dayak yemezsen kurtulmuş sayılırsın. adamların haksız kazancını da hesaplayalım mı? örnek olarak 2 kaldırımdan bir gecede 5TL den 100 araç desek, gecede 500TL... maşallah, ben bu kadar kazanmıyorum! ödemedikleri vergi vs bu konulara hiç girmiyorum. ne parası ki bu? sen kimsin de bu parayı alma hakkını görüyorsun kendinde? kurallar belli, belli saatler arasında belediyenin parkomatına para ödenir, gerisi parasızdır. gece ortaya çıkan adamların da bazıları belediye gömleği veya ceketi gibi kıyafet giyebiliyorlar, bu da kandırmaca!
 
ayrıca, sanki her mağazanın önündeki park yeri o dükkana aitmiş gibi trafik kukaları koyuyorlar (eczaneler hariç). bakıyorsunuz park yeri var, ama kuka koyulmuş. kukayı çıkarıp park etmeye çalıştığınızda adamın biri hemen yapışıyor, kardeşim burası bizim noluyor gibi magandalık yapıyor. burayı belediyeden kiralıyoruz gibi sanki izni varmış gibi ürütmeye bile çalışanlar var, göster yazılı izni deyince de sana ne kardeşim burada park etmiceksin gibi yalanı ortaya çıkıp sert tepki veriyorlar. bu kuka olayı yasaklanamıyor mu?
 
bu tip olayların en belirgin olduğu semtler: nişantaşı, teşkiviye, maşka, şişli, etiler, bebek, beyoğlu... yani daha çok akşam ve gece de hayatın devam ettiği semtler.
 
bütün bu olaylarda kimin eli kimin cebinde ve kimin ne çıkarı var gibi düşüncelere girmek istemiyorum.
sadece hukuk ve adaletin bunu halledeceğine inanmak istiyorum.
yok mu ALO PARK SORUNU gibi bir acil arayabileceğimiz bir numara?
 
park etme özgürlüğümüz ve rahatlığımız elimizden alınıyor, bir de üstüne stres yaşıyoruz bu tip adamlarla.
aslında en güzeli, gizli kamera ile bunları ortaya çıkarmak ve tv'de yansıtmak, tam uğur dündar'lık bi çalışma!
ama sonuç ne olacak...??? 2 ay düzelir, sonra yeniden başlar di mi?...
 
YETER ARTIK!!! PARK ETME ÖZGÜRLÜĞÜ İSTİYORUZ!!!
 

SEZER HIZLI

Tuzla'da oturuyorum, nefis bir sahilimiz var, ama maalesef tüm sokaklarda sürü halinde dolaşan ve saldıran köpekler yüzünden yürüyüş bile yapamıyorum. Defalarca Belediye'ye şikayet ettim, ama ne yazık ki yapacak bir şey yokmuş. Belediyeler tonlarca kömür vs. dağıtıyor, ama sokak köpeklerine bir çare bulamıyor. Bir köpek barınağı yapmak çok mu zor?

öncelikle başlatmış olduğunuz kampanya için sizi kutlar ve size teşekkür ederim.
 
Ben İzmir de yaşıyorum ve beni en çok rahatsız eden konular:
 
1. Her cami den çıkan ezanlar. Merkezi sistemle okunuyor ve ses düzeyi sağlığa tehdit seviyede. En kötüsü sabah ezanı. Çalışan kesim olarak bundan çok rahatsız oluyorum. Çağımızda saat olduğu için çok gereksiz olduğuna inanıyorum ve en azından ses seviyesinin kısıtlanmasını istiyorum.
2. Kamyon ve spor egzozlar takılmış araçlar. Bunların ses seviyesi korkunç. Bunlara kısıtlamalar getirilmesini şiddetle istiyorum.

GERÇEKTEN YETER ARTIK...

BENİM YETER ARTIK DEDİĞİM TRAFİKTEKİ KORNOLAR....
DOLMUŞLAR  YERLİ YERSİZ...DAAAT..DAAATTT. BİR KİŞİ CADDE KENARINDA DURUR..
ŞOFÖR HEMEN DAAAT DAAAAT...
SANKİ KARŞISINDAKİ ÖZÜRLÜ...SANKİ GÖRMÜYOR....
TAKSİLER ÖYLE...DAAT DAAATTTT...
TRAFİK TIKANIR BÜTÜN ARABALAR BİRBİRİNE DAAAT DAAATTT...SANKİ ONLAR DATTTT DEMİYİNCE AÇILMAYACAK...
BİRDE KIRMIZI IŞIKTA DAHA SARI YANAR YANMAZ EĞER SİZDE ÖN TARAFTAYSANIZ ARKADAN MUTLAKA
DAAATTT DAAATTTT....

BU KORNALARA BİR DÜZEN GETİRMEK GEREKİR....EN İYİSİ TAMAMEN KALDIRMAK....

BAŞKA BU MİLLETE HİÇ BİR YAPTIRIM YAPAMAZSINIZ...

EN AĞIR CEZALARI KOYUN...KİM UYGULAYACAK...

DAAAATTTTT LAAAA     HAYIIIIIRRRRRR

GERÇEKTEN YETER ARTIK...

Elif Parfümeri

Yalova da yaşıyorum en büyük sıkıntı ses özellikle düğün arabalarının klaksonları  gündeme taşıdınız için HÜRRİYET e teşekkür ederim

Merhaba
Böyle bir kirlilik için örgütlenme fikri çok güzel. Tebrik ederim.
Ben yine başka bir kirlilik konusunda ne yapılabilir bunun ilgili mail atmak istedim.
Biliyorsunuz Türkiye'de araç sayısı çok fazla. Hatta bir ailede birden fazla araç var.
Bunun yanında nakliyede kullanılan ağır vasıta araçlarının sayısı da bir hayli çok.
Zaten bu araçların çevreye kirliliği var. Peki bu araçları kullananların yarattığı kirlilik?
Haftanın 7 günü araç kullanan birisi olarak, araçlardan kullanıcıları tarafından sigara,kağıt,şişe…gibi
çöplerin  atıldığını görüyorum ve bunu Türkiye'nin her yerinde görebiliriz.
Ben kendi açımdan böyle çöpünü atan bir araç gördüğümde uzun uzun kornaya basmakla yetinebiliyorum.
Benim yaptığımda bir gürültü kirliliğine neden oluyor onunda farkındayım.
Bu sorumsuz insanlara karşı ne yapılabilir? Bu konuda da bir şeyler yapılabilir mi?

Ferhan Sevilir

Istanbul, Levent'de ikamet etmekte olan, çalisan bir kari-koca ve iki çocuktan olusan bir aileyiz. Evimizin bulundugu caddeyi dik kesen sokaklardan biri olan Çalikusu sokak'ta "Camelot" adli bir bar/gece kulübü isletmesi yer almakta. Mayis ayi sonundan bu yana haftanin 3-4 gecesi çok yüksek sesle müzik yayini yapmakta olan bu isletmeyi 2008 yazinda da defalarca Besiktas Belediyesi Çevre Zabita ekiplerine ve bazi sabahlar da 155 Polis hatti araciligiyla Levent karakoluna sikayet ettim. Zabita görevlileri her aradigimda adres ve telefon bilgilerimi not ettiler ve rapor yazdilar. Bir kaç kez beni arayarak geri bildirimde bulundular ve bu isyerine cesitli meblaglarda ceza yazildigi bilgisini verdiler.

Oncelikle, meskun mahal olan ve evlerimize bu kadar yakin yerde boyle bir gece klubunun nasil isletme izni aldigini anlamakta güçlük çekiyorum. Haftanin en az 3-4 gecesi sabah saatlerine kadar bizi uyutmayacak kadar yüksek sesle müzik yayini yapmaya nasil haklari olabiliyor? Bazi geceler geceyarisindan sonra baslayan müzik, ertesi sabah saatlerine kadar devam ediyor. Yasli, çocuklu ve hasta insanlarin da yasadigi apartmanimiz ve civar evlerden bu konuda ciddi sikayetlerde bulunuldugunu biliyorum.

2009 Mayis ayi sonunda baslamak uzere, soz konusu isletmenin faaliyeti yine ayni siddet ve rahatsizlik verme duzeyinde suruyor. Zabita görevlilerinin söylediklerine göre, bu is yerine para cezasi kesiliyor, ancak parayi ödeyip çevreye ayni sekilde zarar ve rahatsizlik vermeyi sürdürüyorlar. Bu isletmenin calisma ruhsatinin hangi merci tarafindan verildigini bilmiyorum; gerekirse bu dilekceyi ayni makama gondermek istiyorum.

REKREASYON VE EĞLENCE YERLERİNİN ÇEVRESEL GÜRÜLTÜ KRİTERLERİ'nin "e)" bendinde "Bu maddede belirtilen işletmelerin oluşturduğu çevresel gürültüye maruz kalan kişilerin ve yaşanan şikayetlerin yoğunluğu göz önünde bulundurularak yetkili otorite tarafından Mahalli Çevre Kurul kararı doğrultusunda çalışma saati sınırlamasına, canlı müzik yayınının kaldırılması gibi faaliyet türünün değiştirilmesine, kaynakların belirlenen başka alanlara taşınmasına karar verilir." deniyor. Bu maddenin isletilmesi icin soz konusu "sikayet yogunlugu" nedir?

Selim KALAFAT

Öncelikle bu hizmetiniz için teşekkürler.Benim derdim Ankara ile ilgili. Şehrin hemen her yerinde özellikle yaz aylarında hafta sonu gelmesin diye dua ediyoruz. Sokak düğünlerinden bıktık usandık. Gece yarılarına kadar uzuyor ve karakol dahil nereye şikayet etseniz hiç bir sonuç çıkmıyor. Çünkü o kadar kemikleşmiş bir olay ki güvenlik güçleri bile kanıksamış olayı.Bu düğünlerde havaya ateş ediliyor izinsiz havai fişekler patlatılıyor bir tane dur diyen yok.2 yaşında kızım var çocukcağız uyku nedir unuttu. Cenazesi olan insanın yan binasında 3 gün düğün yapıldığını biliyorum lütfen sesimizi duyurun.Şimdiden teşekkürler

Sevinc Yilmaz

Oncelikle konuya olan ilginiz ve protesto cagriniz icin tesekkurler.
 
Gurultu kirliligi sadece Istanbul, Izmir ve Ankara'da degil Turkiye'nin her yerinde var. Ben de Kutahya'da her hafta sonu organize edilen acik hava dugunlerinin ve atilan havai fiseklerin yarattigi ses kirliligini protesto etmek istiyorum. Bunlar yuzunden kapı-pencere acamaz hale geldik. Dunyanin geri kalmis ulkeleri haricinde boylesi insanlari rahatsiz edecek ortamlari goremezsiniz. Baskalarinin huzur icinde evinde ya da balkonunda oturma, yani kisaca yasama haklarini ihlal edici bu tarz durumlari engellemek gerekiyor. Umarim birileri sesimizi bu gurultulere ragmen duyar.

gencer hergullu

Merhabalar yaşantımın büyük bir zamanının geçtiği İzmir hatay semtinden bahsetmek istiyorum.Oturduğum semt ortasınıf gelir düzeyine sahip kişilerin ve emeklilerin çoğunlukta olduğu biryer.Gelin görünki buralara sanayi çarşısımı , işportacı cenetimi , çöp döküm alanımı , panayır alanımı belli değil .  Sabah saat 7,30 da başlayan esnaf barışmaları , kamyonların geri viteslerine takılı çeşitli sesler çıkartan sinir bozucu sesler , patlak eksozlu motorsikletler,barış çarış küfür eksik olmayan esnaf barışmaları , bütün mahallenin dinlemek zorunda olduğu küfürlü cep telefonu konşmaları . Apatman altında dükkan işleten esnaf  ; önündeki kaldırımı ve yolu kendine ağit tapulu mal sanması , üstelik kendi arabasını başka yere park etmesi ,Kimide ağır çiçeklik , beton saksı ile kendi peysajını yapar.Seyyar satıcıların kulakları tırmalayan asab bozucu feryatları. Bahsettiğim yer  Türkiye nin üçüncü büyük şehri sayılan izmir Hatay-- nokta 231-232 sokak civarı .....                                            sakin günler dileği ile.

İdris KARADERE
Öncelıkle böyle bır formu açtıgınız için teşekkur ederim Benım sorunumda ses kırlılıgı
 
Ben her gun sabah e.5-  yenisahra'dan    otobuse biner  metro aktarmalı olarak
Mecidiyeköy'e gitmekteyım.  Ama her sabah bu e 5 uzerınde çalışan minubüslerin yolcu toplamak ıçın kullandıkları
Korna çalma seslerıne kım ne zaman dur dıyecek yada nasıl kontrol altına alınacak
Inanın ınsan çok rahatsız oluyor. Bazen tam kulagımın dibinde bir ses kulagım patlayacak gıbı
Oluyor. Bazende çalan minibus söforüne isyan ediyorum

Y.Y
Gürültü ile mücadele etmek istiyor iseniz işe boğaz dan değil ara sokaklarda top oynanmasından, batlak veya değiştirilmiş egzoz lardan, bunlara göz yuman trafik ekiplerinden, camları sonuna kadar açık araçlarda yüksek ses ile müzik dinlenmesinden , minibüslerdeki ve bazı özel araçlardaki havalı kornalardan, caddelerde dana gibi bağıran eskicilerden, anfili seyyar satıcılardan başlayın,
boğaza daha çoook var .!


Mehves Ozer

Bu konuda bir zincir olusturulacak olmasina cok sevindim. 2004 yılında yeni apartmandan insaatı bitmek uzere olan bir binadan daire aldık, alırkende dairenin altı bostu bahce olarak gorunuyordu, lakin apartman sakinleri yerlestikten sonra muteahhit alt boslugu cevirerek dukkan yaptı ve Tansas'a kiraya verdi,dairenizin altında kocaman bir soguk hava deposunun oldugunu dusunurseniz her gun yuzlerce markanın kamyonlari dairenizin altına geliyor, sıcakdan dolayı klimalari kapatmıyorlar sureklı zangır zangır kamyon motor sesi, alısveris arabalari toplu halde cekiliyor ,itiliyor bahce icinde, kasalar elle tasınmıyor, ayakla surukleniyor, korkunc bir gurultu kirliligi yarattılar ve mahallenin tum sakınlıgı bir Tansas ile bozuldu, apartman altına supermarketler acılacagına, bos alanlara, acık arazılere, (herkes arabasi ile geliyor birde park problem yasanıyor sokak icinde tansasa girebilmek icin kornalar, birbirine kızan bagıran kufur eden insanlar..)bu tip alısveris merkezleri kurulursa cok iyi olur.


ella.behmuaras

Emirganlılar için kolbastı çalan tur tekneleri demişsiniz, keşke sadece o olsa! Baltalimanı Caddesinde  ikamet ediyorum ve maalesef sizin de belirttiğiniz gibi balkonda oturamadığımız gibi, bu sıcakta artık pencelerimizi de kapatmak zorunda kalıyoruz. Sahilde yürüyüşe çıktığımızda kulaklarımıza ya tıkaç, ya da müzik çalar kulaklığı takarak kendimizi bu yüksek sesli tacizden korumaya çalışıyoruz.

Geçen sene, saat 23.30'da uyuyamadığımzı için dayanamayıp  Sarıyer İlçe Emniyeti aradığımda, Sahil Güvenlik'e yönlendirildim. Sağolsunlar, 15 dakika içinde geldiler ve önümüze demir atan bir eğlence teknesini oradan yolladılar. Fakat sayıları onlarca olan tekneler için sürekli Sahil Güvenliği aramak mümkün ve doğru değil. En azından periodik olarak desibel ölçerle bu teknelerin kontrol edilmesini önermek istiyorum.

Pehlivan

gürültüden sonderece rahatsızım. boğazı karşıdan karşıya geçen motorlara susturucu takılsın,
otobüs egzoslarına susturucu takılsın
korna sesi desibel seviye şartı getirilsin
havalı korna yasaklansın
oto alarm çalma süreleri kısalsın
araç lastiklerine sesi azaltacak bir sistem yapılsın veya yol ve köprülerdeki lastik teker sesleri azaltacak bir  sistem geliştirilsin
şimdilik bunlar  iyi günler

 
ocans

Bu kampanya umarım uzun soluklu ve de kalıcı olur.
 
Ben Bağdat Caddesine yakın oturan biriyim..benim tek dileğim özellikle minibuslerin ve de araç sürücülerin gerekli gereksiz klakson çalmaları.
Ne minubus yolunda ne de Bagdat Caddesinde asla huzur içinde yürüyemiyor veya araç kullanamıyorsunuz. Devamlı korna sesleri var bu da farkına varmadan insanın sinir sistemini bozuyor. En azından taxi-minibus derneklerine uyarı yapılabilir, belediye yollara sık aralıklarla klakson çalmayın yazabilir vs...
 
Kendi çabalarımla yaptığım görüşmelerde; ülkede bu kadar sorun varken korna sesinemi takıyosun abi,  dediler. Bazı şöforler korna çalmanın onları rahatlattığını dediler...özel araç sürücüleri ise sadece aceleden ve de saçmaladıklarından lüzümsuz çalıyorlar.

40 yıllık Ortaköy aşığı olmasam sadece korna sesi yüzünden bile terkedebilirim bu semti...
Bir millet korna çalmayı ancak bu kadar sevebilir, gerekli gereksiz eller hep kornada, tek hükmedebildiği şey korna olan bu hasta ruhlu insanların gündüz kendilerince daha çok sebepleri olabilir ama gecenin 2'sinde nasıl bir sebep olabilir korna çalmak için ?
Ortaköy sahil tarafında oturanlar için özellikle yaz geceleri, camlar kapalı bile olsa yaşamak ve uyumak kabusa döndü...


zeynep K

İstanbulda  yeşil alanların birber birer ve çok hızlı bir şekilde tahrip edilip yerlerine beton blokları yapılması çok üzücü.
Yürüyüş yapıp gezicek, nefes alıcak bir avuç yeşillik bırakmıyorlar. Heryere dev gökdelenler yapıp, gelişmişliği betonlaşma olarak görüyorlar.

Artık doğayı, ağaçları çevreyi rahat bırakın.

Şehrimizi yeşillendiriyoruz sloganlarıyla çimen ve benzeri 1 aylık bitkileri de ekmeyin. Kaçak ve zevksiz kentleşmeyin...Lütfen!

Senihcan Kardes

Dun oglen yine evime hirsiz girdi istanbulda.yine diyorum cunku yine.Hirsiz girmez ümidiyle tam 5 sene once icerenkoy polis karakolunun hemen yan sokagina tasindim.Ama traji komik bir sekilde 6 ayda 2. hirsiz girdi evime.Cilingir diyorki iyi kilitten takayim mi.Dedim ki zaten iyisini takmistin.Tak etti canima dedim en uyduruk kilidi tak nasil olsa serefsizler aciyor hepsini.Neyse polis geldi sordum ya karakolun yanindayiz buralari sokaklari kontrol eden bi kamera yokmu.Polise sordgumuzda enteresan bir cevap veriyor bugun polis busokaklarda cok yogun her yere hirsiz girmis hemde oglen vakti hemde karakolun yaninda.Karakolun ordayiz ve o belediye denen amacsiz kurum trafik icin islek yerlerin hepsini binlerce kamerayla donatirken karakolun bulundugu yerlerde bir adet kamera bile yok bizzat polis beyden duydum. Napalım evdenmi çıkmayalım ya da hırsız gördükmü öldürelim mi , sonra öldürünce de suçlu olacaz peki o karakoldaki polislerin görevi ne.Kapıcı benim görevim değil diyor polis benim görevim degil diyor yani istedikleri istanbulu texasa çevirmek buysa ayvallah hırsızlığa kapkaça karşı silahlanıp texasa çeviririz buraları


birol kaya

20 yildir Marmaris te ikamet etmekteyim.
 
Buradaki otel -lokanta ve barlardaki gurultuyu kontrol edecek mekanizma hala yok insnalar ticari cikarlari ugruna diger vatandaslarin ruh sagligini ve huzurunu bozmaya haklari yoktur bu tur musamaha dunyada sadece Turkiyede var maalesef herhalde  amerikada ve avrupada kesinlikle izin verilmiyor bu tur seylere..
 
lutfen devlet artik son noktayi koysun bu ise...


serdar demirağ

Gürültü kirliliği sadece boğazda değil.Soba borusu çapında egzozlar ve anormal müzik cihazlarıyla donatılmış çoğunluğu varoş tiplerin altındaki fast-food dağıtımı yapan motorlar , beşbin liralık genelde Tofaş marka otomobiller ,Volkswagene  inat bu konuda namı olan Ford ticari araçlar ,seyyar satıcılar daha birsürü şey.

Bu yaz günlerinde camınızı balkon kapımızı açamaz olduk.Gürültü ile mücadele için yeterli kanun ve ceza mevcut ,bu konuda görev belediyelerde ama devletin valisi dahil yanından geçen bu araçlara müdahale etmez belediye başkanına gerekli baskıyı yapmaz ise bir müddet sonra bu durum normal karşılanmaya ve giderek artmaya başlıyor.

Kısacası birçok konuda olduğu gibi devlet yok.Adı var kendi yok.Yazık bu güzelim ülkeye ve biz vatandaşlara!

No Name
KÜÇÜKÇEKMECE'YE BAĞLI SEFAKÖY, YEŞİLOVA MAHALLESİNDE OTURUYORUM.
 
SOKAĞIMIZDA YAZ GELDİĞİNDE HİÇ BİTİP TÜKENMEYEN  SOKAKTA AVAZI ÇIKTIĞI
KADAR  BAĞIRIP ÇAĞIRAN, SOKAĞIN BİR UCUNDAN DİĞER UCUNA SESLENEN ÇOLUK ÇOCUK
DELİKANLI, YETİŞKİN HERKESTEN   - YETER ARTIK -.
 
SOKAĞIMIZDAKİ  HUZURLA EVLERİMİZDE OTURMA HAKKIMIZI ELİMİZDEN ALAN  HURDACININ
7 X 24  ÇALIŞMA SAATLERİNE   - YETER ARTIK  -
PAZAR GÜNLERİ BİLE EVİMİZİN İÇİ   HURDACI DÜKKANININ GÜRÜLTÜSÜ  İLE DOLUYOR....
 
ZABITAYA  ŞİKAYET EDİLİYOR FAKAT   GECE GEÇ VAKİTLERE KADAR VE PAZAR  GÜNÜ  ÇALIŞMAYA
DEVAM EDİYOR.


Ufuk Engin
 
"Yeter artık" hattı için çok teşekkürler.
 Gerçekten ülkemizde "yeter artık !!!!!!!!!!!!! " denecek o kadar çok konu var ki maalesef ..
 Ses kirliliği konusundan sonra " yeşil alana tecavüz " konusunu ele alabilirseniz çok memnun olacağım.
 33 gündür Yeşilköy/Yeşilyurt(İstanbul)  halkının yemyeşil şahane parkını (Çınar Otel karşısı) otopark yaptırmamak için sürdürdüğü bir eylem var .
 24 saat parkı vardiyalı olarak koruyoruz !
 Etkinlikler yapıyoruz, açık hava sineması bile yaptık halkı mümkün olduğu kadar parkta tutabilmek için.
 Facebook'da  " yeşilköy uyuma " grubunda eylemimizi görebilirsiniz


hayrettin_

evet sokak larda yapılan düğünler , sokak aralarında geçen arabaların yüksek sesle müzik dinlemeleri , en kötüsü konfeksiyon atölyelerinden çıkan aşırı müzikler. YETER......


Selvi Şanlı

İLK ÖNCE BÖYLE BİR HİZMET OLUŞTURDUĞUNUZ İÇİN SİZE SONSUZ TEŞEKKÜR EDERİM. EN ÖNEMLİSİ UMARIM  ŞİKAYETLERİMİZ BİR AN ÖNCE CEVAP BULUR.
 
BEN İSTANBUL ANADOLU YAKASI PENDİK/GÖZDAĞI'ında OTURUYORUM. OTURDUĞUMUZ BÖLGE GECEKONDU BÖLGESİ. TABİ ŞUANDA BİNALAR YAPILMAYA BAŞLANDI. GECEKONDU BÖLEGESİNDE OTURAN İNSANLARIMIZ YAZ AYINDA İNANILMAYACAK DERECEDE SU HARCAMASI YAPIYOR. BELİRLİ DÖNEMLER VAR. BU DÖNEMLERDE BİR HALI YIKANIYOR, SANKİ DÜNYANIN HALISINI YIKIYORLAR. BU NEDENLE ÇOK FAZLA SU HARCANIYOR. SİZDE İYİ BİLİRSİNİZ Kİ, SADECE TÜRKİYEDE DEĞİL DÜNYADA SU TÜKENİYOR. NEDENSE İNSANLARIMIZ BU KONUDA HASSAS DAVRANMIYOR. AKSİNE '' SU BİTER Mİ? YA'' DİĞİP HARCIYOLARDA HARCIYOLAR. BUNUN YANINDA ÇÖP SORUNUMUZ VAR. ÇEVRE KİRLİLİĞİ VAR. AMA EN ÖNEMLİSİ SU SORUNU. BİLDİĞİM KADARIYLA HALI YIKAMAK V.B GİBİ ŞEYLER YASAKLANDI. VARSA BÖYLE BİR YASAK GÖRDÜĞÜMÜZDE NEREYE ŞİKAYET EDEBİLİRİZ? ANINDA MÜDAHELE ETSELER.
 GERÇEKTEN O OKADAR FAZLA YIKANIYOR Kİ, BU HARCAMAYA DÜNYA KADAR SU PARASI GELİR. BU İNSANLARIN UMRUNDA BİLE DEĞİL. BAZEN DÜŞÜNÜYORMDA SULARI KAÇAK MI? KULLANIYORLAR DİĞE.   BİLGİLENİZİ BÜYÜK SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM

bewitched_1903

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte sabah saat 5 den 6 dan önce kapamayan ve orada yaşan insanlara saygısı kalmayan cafe sakinlerinden bıktık... Ayrıca Polisinde ve tabi ki belediyenin göz yumduğu bir ortam insan bu güzide semtin eski sakinliğini özlüyor... Hukuk devletinde yaşadığıma inanmak istiyorum.. Umarım bu olay basın yolu ile gündeme gelir... Kimse iş yapmalarına karşı değil sadece etraflarında insanlar olduğunu da hatırlamalarını istiyoruz... LÜTFEN BİRİ BUNA DUR DESİN!!!! Yeşilköy sakinleri olarak biraz sükûnet istiyoruz....

cigdem altun

Ben Çengelköy'de  oturuyorum ve her gece ses kirliliği nedeni ile uyku sorunu yaşıyorum.çocuklarımız uyuyamıyor. Hatta eşimle merak edip sortie-reina-locca denilen mekanlara gidip gezdik. İnsanları bu kadar rahatsız etme hakkını bu mekan sahiplerine ne veriyordu? Nasıl bir düzen vardı? Merakımız bu sorulardan doğdu ancak ziyaret edip gördüklerim karşısında şaşkınlık ve merakım biraz daha arttı. Gencecik insanlar henüz 15-16 yaşlarında bu ne olduğu belirsiz mekanlarda içki içip, sarhoş olup, ahlaka uymayan davranışlar sergiliyorlar. Birkere bu yerlere giriş yaşı 25 üzeri olmalı.Daha çocuk sayılacak yaşta kız çocukları kendilerinden büyük adamlar tarafından sarhoş ediliyor, tacize uğruyor ve kimbilir sonrasında neler olmuyorduki. 17 yaşında cinayete kurban giden münevver inde tek suçlusu çocuklarının alkol alıp, gece hayatı yaşadığını bilen ama ses çıkarmayan ailesi değilmiydi. Daha beyin hatta fiziksel gelişimini tamamlamamış bu çocukların o yerlerde ne işi var?neden alkol ve uyuşturucu ile zehirleniyorlar? Bu çocuklar bizim nasıl geleceğimiz olacaklar, ülkemizi nasıl yönetecek, nasıl geliştirecek, nasıl koruyacakalr? Görevliler,yetkililer,aileleri nerede? Neden kontrol yapılmıyor? Biliyorumki hepsi alınan rüşvetler, ceplere indirilen paralar nedeni ile bu rezilliklere göz yumuyor.
Giden herkezin alkol içtiği açık ve net olan mekanlarda uyuşturucu satıcıları, bağımlıları heryerdeler. Gözünüzün önünde satış yapıyorlar. Erkekler aralarında kızları takas yapmaktan bahsediyor. Kızlar farkında değil, parlak ve ışıltılı hayatın, sarhoş ve uyuşmuş kafalarının rahatlığı ile boş boş bakıyor,gülüyorlar.
Kıyafetler sanki pavyondan fırlamış gibi. Şıklık ,zarafetten uzak, buram buram ahlaksızlık, sapıklık kokuyor.
 
Belki çok acımasız bir dille yazıyorum ancak inanın gördüklerim beni çok üzdü,yıktı. Bu mekanlarda gecede kazanılan paranın haddi hesabı yok. Ne filmler, ne senaryolar dönüyor,kadın satıcılarımı istersiniz, mekan iş yapsın diye hayat kadınlarını kiralayıp mekanda oturtan patronlarmı isterdiniz? ne ararsanız, hertürlü sapkınlık var.
İçerde su gibi alkol içen araç sahiplerine çıkışta araçları teslim ediliyor.Bu kazaya sebebiyet vermek değilmidir? Neden mekan çıkışlarında alkol kontrolü yapılmıyor. Binlerce kişi aynı anda alkollü sürücü halinde sahil yollarına dökülüyor. Trafik polislerimiz neden buna engel olmuyor?
 
Anladımki tüm bunların yanında çıkan gürültünün lafı olmazmış, çocuklarınıza sahip çıkıp bu rezillik durdurulana kadar onlara yol gösterelim. Ahlaklı, doğru bireyler olmaları için takipte olalım, spor yapsınlar, kitap okusunlar,müzeye,tiyatroya gitsinler, lütfen çocuklara gelecekteki mutlulukları için ışık tutalım.Bu eğlence yeri adı ile fuhuş yuvasına dönen yerlere, ticarethane bile diyemeyeceğim et pazarlarına gitmelerine izin vermeyelim.Böyle Eğlenilmez. Böyle kendini kulandırır, başkalarına para kazandırır, hayatlarını mahvederler.
 
Yetkililere ulaşalım. sesimizi duyuralım. Bu yerleri denetleyelim, kapattıralım.

 Baris Bayir

İzmir kahramanlar semtinde oturuyorum. Geceleri sessiz uyumanın insani bir gereklilik olduğunu düşünüyorum. Yazın gelmesini fırsat bilip sanki mutlaka gece yarılarına kadar oturmanın, arkadaşlarını da çağırıp balkonlarda ya da sıcaktan dolayı (klimaları olmasına rağmen) her kapı ve penceresi sonuna kadar açık evlerinde son ses televizyon izleyip, yaptıkları aptalca esprilere kahkalarla gülmenin bir gereklilik, sosyal bir olay olduğunu düşünenlerden nefret ediyorum. 12 ye ne yapacaksanız yapın. Ondan sonra içeri girin klimanızı açın, pencerelerinizi kapatın ve kahkalarınıza devam edin sevgili düşüncesiz insanlar. Yeter artık!

Fatih Özcan

Gürültü kirliliğinin önlenmesi çerçevesinde havai fişek gösterilerinin yasaklanmasını destekliyorum.
fahri koc

ANADOLU YAKASIN DA OTURAN VE HERGUN  AVRUPA YAKASINA İŞE GİTMEK ZORUNDA OLAN BİR VATANDAŞ IM
SORUNLAR ŞÖYLE:
ŞU BOĞAZ KÖPRÜSÜNDEN GEÇEN KAMYONETLER NERDEN ÇIKTI BUNLAR GEÇİŞ SERBESLİĞİNE SAHİPMİ?
SİVİL PLAKALI VEYA RESMİ PLAKALI ARAÇLAR SABAH SAATLERİNDE TEPELERİNE SİREN KOYUP SAĞ ŞERİTİ  KULLANMA SERBESTLİĞİ NERDEN ÇIKTI?
BU İNSANLAR İŞİNE GİTMEK İÇİN BU ŞERİTİ HANGİ HAKLA KULLANIYORLAR ?
ÖZEL ,BELEDİYE  VE HALK OTOBÜSLERİ GİBİ TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI OTO YOL ÜZERİN DE İSTEDİĞİ ŞERİTTE SEYRETME HAKKINA SAHİPMİ?
OTO YOLLARIMIZDA  NASIL ÜST HIZ SINIRI GETİRİLİYORSA ALT HIZ SINIRI DA KONULMALI..........!!!
ANCAK BU ŞEKİLDE  BABASININ YAYLASI GİBİ MELEŞE MELEŞE YOLU KULLANMASI ENGELLENMİŞ OLUR KANISINDAYIM...!


zaruri ihtiyac

50 daireli bir sitede oturuyorum...
 
Laminat parke denilen lanet olası icadın, üzerinde sokak ayakkabısı veya sert tabanlı terliklerle yüründüğünde alt dairede davul sesi etkisi yapmakta olduğunu bu insanlar ne zaman öğrenecekler.  Ekonomik olarak öyle veya böyle yollardan belli bir seviyeye gelen biz insanlar birlikte yaşama kültürünü ne vakit öğrenip, gece yarılarından sonra içip içip nara atmaktan vaz geçecek, arkadaşlarımızı dostlarımızı çaybahçelerinde barlarda değilde evlerde ağırlayıp yine bu evlerimizde hora tepip halay çekmekten vaz geçeceğiz.  Bu yaptıklarımızı da sosyetenin kuralları sayıp, markalı giysiler ve Arabalarla caka satmaktanda beri durmayacak, bit torbalarıyla aynı yatağa girmekten vaz geçmeyeceğiz.


cerenn yıldırım
Ankara Cevizlidere caddesi üzerinde oturuyorum ve dolmuşların egsoz sesleri, Ankara'nın diğer yerleri gibi burada da rahatsız edici. Ancak Cevizlidere'nin yokuş olması egsoz sesine bir de motor sesini ekliyor ve inanılmaz bir gürültü kirliliği oluyor. Bunun yanı sıra Ankara'nın bir türlü kurtulamadığı, 2. Dünya Savaşından kalma otobüslerin hala trafiği işgal etmesi dolayısıyla da Ankara genelinde çok rahatsız edici seslerden kurtulmak imkansız gibi...
Böyle bir kampanya başlatmanız çok güzel. Çünkü biz bir çok kez valiliğe, emniyete, belediyeye bu konuda şikayetlerimizi belirtmemize rağmen sonuç alamadık. Bundan ötürü sizlere, kendi adıma çok teşekkür ederim...

Süreyya Ayşe Aysan
Ben de Sarıyer Darüşşafaka bölgesinde oturuyorum.
 
Bir dönem Levent de oturuyordum, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılınca orada da kabus başladı. Gece uyuyyabilmek için neredeyse banyoda yatacak hale gelmiştik. Bir de çevredeki villaların gece kulübü olmasından dolayı inanılmaz bir ses kirliliği vardı.
Sonunda bu bölgeye kaçtık,
ilk zamanlar harikaydı, ama o reklammış , bölgedeki evler boş olduğu için gürültü konusuna dikkat ediliyordu. Ne zaman ki hepsi doldu o zaman kabus başladı.
 
Yaz ayları bizim kabusumuz oldu,
yaz geceleri şöyle balkonumuzda oturmak ne mümkün.
Ben buraya ilk taşındığımda cırcır böceklerinin sesleri ile uyurdum, oysa şimdi pencereyi açmak bile mümkün değil, öyle ki pencereleri kapatsanız bile bitişik tesisler darüşşafaka okulu tesislerinde havuz başı eğlenceleri sessizliğimizi katletti. Müzik sesini öyle çok açıyorlar ki camlar zangırdıyor, yüksek bas'ın gürültüsü içimizde zonkluyor.  Daha sonra da havai fişek faslı başlıyor, bu sesler arabaların alarmlarını çaldırıyor, çıkan gürültüyü siz tahmin edin artık.
 
Bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz, sırada önümüzdeki Derbent mahallesinden yükselen davul zurna sesleri var. Her vesile sokakta eğlence demek, düğünü, nişanı, asker uğurlaması vs. hiç bitmez burada. Sanki köy meydanında yaşıyoruz, gece geç vakitlere kadar dambada dambada, düttürdü düttürü.  155'i arayıp şikayet ediyoruz. Ne deseler beğenirsiniz. "Efendim gece 12'ye kadar izin almışlar"   İzin ne demek sorarım size. Böyle bir şeye kim ve ne için izin verir. bunun izni mi olur Allah aşkına, ne izni yahu. Burası bir şehir merkezi, ben gece 12 ye kadar milletin kafasını şişiricem diye izin mi alınır, kim ve neden verir, bu da ayrı bir konu yani.
 
Sonra bi de patlayan silahlar var malumunuz.  Maç günleri yerlere yapışıyoruz bir kaza kurşununa hedef olmamak için.
 
Sonra bitip tükenmeyen satıcı çığırışları, ve imanına kadar açılmış cami hoperlorları. Çocukluğumda hatırlarım, öyle yanık yanık, uzaktan gelen güzel sesli bir ezan, huşu içinde dinlersiniz. Size huzur verir.  YA ŞİMDİ, ne bu yahu, adam elinden gelse her binaya bir hoperlor dikecek, öyle bangır bangır, ne oluyor yaaaa, sağırmıyız biz. Camiye girip baksanız cuma hariç bir kişi yoktur oysa. Bu yetmezmiş gibi, köy camiii sanki mubarek, ha bire bi şey bahane edip kuran okumalar. insanı dinden soğutuyorlar. Ha bi de adam gibi okusa neyse, bet sesli bir müezzin, bir korku filminin şeytan karakterinin sesi edası ile tüylerimizi diken diken ediyor. Bazen de cırtlak sesli bir velet alıyor sazı eline, bu da müezzinin oğlu, babası kalkamayınca eşlik ediyor zaar.
 
Yaz geliyor, kabusumuz geri geliyor anlıyacağınız.
 
Sonra aslında bölge sakinlerimiz  de son derece saygısız.
Toplu ikamet edilen konutlarda kimse nasıl oturması gerektiğini bilmiyor. Aslında uygulanabilse bir de apartman yönetmeliği çıkartmak gerek. Kimse çocuğuna sahip olmaz, bina içinde çocuk sesinden, koşturmasından geçilmez. Kimse alt katındaki insanı düşünmez, uyuyormudur, hastası, yaşlısı varmıdır. Takur tukur ayakkabılarla gezinme, yüksek sesle müzik çalma, gürültü ile temizlik yapma, pencereden öteberi silkme. Toplu yaşama kültürü olmayan bir milletiz biz. Kimse diğerini düşünmüyor, saygısızlık diz boyu, ve üstüne üstlük en ilginci de buna hakkı var sanıyor. Uyardığınız için suçlu siz oluyorsunuz.
Ha bir  diğer önemli konu da, yeni taşınan herkes dairede tadilat yapıyor, taka tuka hiç bitmiyor. Ya bu nasıl bi şeydir, yurt dışında evinize tek bir çivi çakamazsınız, gürültü yapamazsınız, anında polis kapınıza dikilir.  Burada adam ev alıyor 2 ay aralıksız tadilat yapıyor, duvarları bile kırıyor. Be kardeşim madem bu evi beğenmiyorsun, alma o zaman, git beğendiğin bir ev satın al mis gibi otur değilmi? Yok öyle değil, alacak ve her yerini kırıp kendine göre yapacak. Bu bir tek bu ülkede olan bir durum.
 
Arkadaşlar, oh be ne iyi ettiniz de bu portalı açtınız, içimi döktüm, rahatladım.
Belediyeye gittim, emniyete yazdım, müftülüğe yazdım sonuç sıfır.
Çok dertliyim, çooookkkk,
kafam davul gibi gürültülerden,
BEN SAKİN BİR ŞEHİR İSTİYORUM
Bu sesimizi duyurmamıza ön ayak olduğunuz için binlerce kere teşekkür.


Ersen Gürpınar
Bu ülkede üç oy için ormanlarımız,akarsularımız evlatlarımıza bırakacağımız emanetler yok oluyor Denizlerimiz akarsularımızda hayat sona eriyor hala ,kirlilik kaçak avcılık devam ediyor  Devlete olan güven sarsılıyor,Mesela  orman bakanımız Acarkentin yıkılacağına dair söz vermişti ne oldu orman alanlarında yükselen villa kentlere kim göz yumuyor YETER ARTIK yokmu bu ülkede cesur yürek yöneticiler

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle