GeriGündem Yeni mücevheri boncuk fasulyesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni mücevheri boncuk fasulyesi

Yeni mücevheri boncuk fasulyesi

Geçen yıl kasım ayında konkordato ilan eden Gilan Mücevher zor günleri geride bıraktı. Şirketin kurucularından Ferhan Geylan toplumsal kalkınma projelerine odaklandı. “Gerçek lüksü buldum!” diye konuşan Geylan, kendini sosyal fayda yaratan işlere adadı. Ogliv Vakfı’nı kurdu. Bilecik’te çiftçilerle ‘boncuk fasulyesi’ üretti, Çengelköy’de de kadınlarla, gençlerle mahallelerde kalkınma modelleri oluşturdu.

Geçtiğimiz yıl konkordato ilan ederek gündeme gelen Gilan Mücevher’in kurucularından Ferhan Geylan. 2000’li yıllarda New York’ta 5’inci Cadde’de mağaza açan ve dünyanın önde gelen zenginlerine yaptığı özel servislerle ünlenen Türkiye’den çıkan bir marka olan Gilan, son dönemde ekonomik sıkıntılarla uğraşıyordu. Geylan ailesi konkordatodan 3-4 ay sonra şirketi düzlüğe çıkarmayı başardı, şimdi Geylan ailenin ikinci kuşak temsilcilerinin yeni vizyonuyla yoluna devam ediyor. Ferhan Geylan ise bir süredir kafa yorduğu sosyal fayda yaratan işlere kendini odakladı ve Ogliv Vakfı’nı kurdu. Vakıf öncelikle kırsal bölgelerde pilot çalışmalar yaptı, ardından da Çengelköy’de bir dönüşüm başlattı. Kuleli’de de bahçe bostanları hayata geçti. 80’in üzerinde kadın Çengelköy’de girişimci oldu. Ferhan Geylan’ın öncülüğünde Bilecik’te 128 çiftçiyle birlikte yerel kalkınma modeli uygulandı, boncuk fasulyesi üretimiyle çiftçilerin yüzü güldü. Ferhan Geylan dezavantajlı kesimlere ulaşıyor, ev kadınlarını harekete geçiriyor, sosyal girişimcileri Ogliv çatısı altında topluyor. Kendisiyle bu kez mücevherden başlayan yolculuğunun dönüşümünü ve Ogliv’i konuştuk.

Gilan Türkiye’de lüks deyince ilk akla gelen mücevher markalarından oldu. Son noktada siz neler yapıyorsunuz?

Gilan’ı ağabeyim Muharrem Geylan’la kurduk. Bursa’da 1980 yılında küçük bir atölyede başladı yolculuk. 2001 yılında Amerika’ya gittik. NewYork’ta 5’inci Cadde’de mağaza açtık. Çok başarılı bir giriş oldu, uzun süre de iyi gitti. Dünya liderlerinin eşleri, dünyanın önde gelen isimleri müşterimiz oldu. Ben de 8-9 yıl Amerika’da yaşadım. Orada sanki 70 sene kalmış gibiyim. Çok keyif aldım NewYork’tan. Döndükten sonra Türkiye’ye Gilan’la ilgili operasyonel görev almadım. O dönemde 2’inci kuşak görevi devralmaya başladı. Kızım Sena ve Muharrem Bey’in oğlu Osman görevi aldı. Biz de onlara destek oluyoruz. Ailemizde ikinci kuşak da kendini çok iyi yetiştirdi. Gençlere güveniyoruz.

Geçen yıl şirket zor duruma düştü. Konkordato ilan ettiniz. Şimdi durum nasıl?

Maalesef doların yükselişine hazırlıksız yakalandığımız bir dönem oldu. Beklediğimiz gibi gitmedi işlerimiz ve konkordato ilan ettik. Bankalarla anlaştık. 3-4 ay içinde durumu yoluna koyduk. Markamız güçlü, iyi bir programla ve ekiple sıkı çalışarak devam ediyor Gilan.

Siz artık yok musunuz?

Ben son dönemde kendimi daha çok sürdürülebilir kalkınma projelerine odakladım. Bu konu aslında Amerika’da çok ilgimi çekmişti. 2000’li yıllardan beri ilgileniyordum. Amerika’da bulunduğun dönemde Türk-Amerikan İş Konseyleri’nde görev aldım. Harvard Üniversitesi profesörlerinden Michael Porter’in bu konudaki makalelerini, kitaplarını, konuşmalarını takip etmekle başladım. Sonrasında orada yerel kalkınma modelleri üzerinde dünyada yapılan işleri inceledim. Türkiye’ye döndüğümden beri aslında hep aklımda olan bir konu. Türkiye’nin yerel kalkınma modellerine çok ihtiyacı olduğunu görüyordum. “Ben de bir şeyler yapabilirim” diyerek yola çıktım.

2030’DA FARKLI OLACAK

Sizin lüks marka deneyiminiz var. Lüks sektörü de bir eşikten geçiyor, farklılaşıyor. Yeni zenginler ve beklentiler farklı.

Haklısınız. Mücevher sektörü, lüks sektör zorlanıyor. Yıllar önce Amerika’da medyaya sunum yapıyorduk, 2008 yılıydı, bize “Türkiye’de tecrübelisiniz yıllardır hep krizlere girdiniz nasıl ayakta kaldınız?” diye sormuşlardı. Bu son dönemde de sorunumuz vardı ama bu krizi iyi yönettik. Önümüze çıkan fırsatları da iyi değerlendirdik. Toparlandık. Kriz dönemi müşterileri de vardır, başkadır o dönemler. Gilan da krize girdi ve çıktı. Ancak dünyada farklı alanlarda farklı gelişmeler oldu. 11 Eylül yaşandıktan sonra bunun lüks satışlara etkilerini birebir yaşadım. Büyük bir değişimin geldiği öngörülüyordu. İnsanlar artık kendi yaşamlarını daha içe dönük ve daha değer vererek yaşıyorlar. 2030’ların dünyası daha farklı olacak.

Gerçek lüks de değişecek!

Lüks endüstrisi evrim geçiriyor. Krizler etkiledi, çevre ve sürdürebilirlik etkiledi. Çin ve Rusya’daki değişim etkiledi. 2009’da Yeni Delhi’de lüks konferansı vardı, lüksün patronları oradaydı ve orada değişimin yaşandığı görünüyordu.

128 ÇİFTÇİYLE İŞBİRLİĞİ YAPTIK 

Kırsal alanda ne yaptınız? Örnek proje anlatır mısınız?

Bilecik Pazaryeri ilçesinde sözleşmeli tarım çalışması yaptım, boncuk fasulyesi yetiştirdik. 128 çiftçiyle sözleşme yaptık. Sattıkları fiyatın 2 katını verdim ama onlardan iyi tarım istedim, yani ilaçsız tarım. Dünyanın sağlıklı markalarının nasıl üretim yaptıklarını gösterip onu yaptık. Ekosistem kurdum bu iş için. Orada çok değerli bir kaymakam ve tarım ilçe müdürü vardı, kırsal kalkınmaya çok inanan, çalışkan insanlar, onlar da çok destek verdi. Dönemin kaymakamı ve ilçe tarım müdürüyle 5 köy gezdik. Üretilen tüm boncuk fasulyelerini sattık. 3 hasat dönemi var boncuk fasulyesinde. İlk hasat yüksek fiyatlı oluyor. İlk ürünleri evlere siparişle direkt sattık. İkinci hızlı giriş dönemi, ben onların satış kanallarını çoğalttım ve Migros’la anlaştım. 

Gençlere yönelik neler yapıyorsunuz?

Genç girişimci arkadaşlarımız var. Çengelköy’de vakfımızın yerini kullanıyorlar. Ogliv onlara ortam sağlıyor, destekliyor. Bu arada yeni bir projemiz var. Meslek Lisesi’nde yeni projeye başlıyoruz. İTO’yla birlikte yapacağız. İMKB’deki okulu pilot okul seçtik. İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hamisi Orhan Albayrak’ın da desteğiyle projeyi oluşturduk. Öğrenciler eğitmenlerle çalışacaklar, girişimciliğe hazırlanacaklar.
İyi bir eğitim dönemi geçirmeleri gerekiyor, ileri teknolojinin devreye girmesi şart.

Yeni mücevheri boncuk fasulyesi

FERHAN GEYLAN KİMDİR?

Ferhan Geylan 1982 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl ağabeyi Muharrem Geylan ile birlikte mücevher sektörüne giriş yaptı. İki kardeş Gilan’ı kurdular. Ferhan Geylan küresel ölçekte marka geliştirme, pazarlama, müşteri ilişkileri, kalite yönetimi konularında 35 yıl çalıştı. Markanın Amerika’ya açılımı döneminde NewYork’ta yaşadı. Ferhan Geylan Gilan’da 2’inci kuşağın sorumluluk almasıyla birlikte 10 yıldır ilgi duyduğu mikro ölçekli bölgesel kalkınma stratejileri konusunda çalışmaya başladı ve Ogliv’i kurdu.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle