GeriGündem 'Yeni bataklık olacak bir güvenli bölgeye asla izin vermeyiz'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Yeni bataklık olacak bir güvenli bölgeye asla izin vermeyiz'

'Yeni bataklık olacak bir güvenli bölgeye asla izin vermeyiz'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye sınırını bizzat Türkiye’nin güvenli hale getireceğini belirterek, “Kuzey Irak’ta hâlâ sıkıntılarını yaşadığımız türden ülkemize karşı yeni bataklık haline dönüşecek bir güvenli bölge uygulamasına asla izin veremeyiz” mesajı verdi.

Erdoğan, dün TOBB Türkiye Ekonomi Şurâsı’nda özetle şunları söyledi:

BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEKLER

“ARTIK biz Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te teröristlerle mücadele etmiyoruz, o bizim artık ikinci plan. Birinci planda sınır ötesinde terörle ve teröristlerle mücadele ediyoruz. Bu mücadele kolay değil bundan sonra da kolay olmayacak. Buralardaki bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Kim olursa olsun ülkemize en ufak bir saldırıda bulunanlar bunun bedelini çok ağır ödeyecekler. DEAŞ başta olmak üzere YPG-PYD bunun bedelini ağır öderler. Onun için kimse bizi rahatsız etmeye kalkmasın. İşte Sayın Trump’la da görüştüğümüz gibi 20 mil sınırlarımızın ötesinde, bu bizim için bir koridor, 30-32 kilometre.

SAHİPLERİNE TESLİM EDECEĞİZ

Zira terörden arındırılmış bu bölgelerde Suriye halkının huzurunu sağlama ahdimiz var. İdlib’de eğer biz olmasaydık yüzbinlerce insanın ölüm haberlerini alacaktık. İşte şimdi Afrin’de gelinen durum ortada, Cerablus’ta ortada. Bu süreci aynı kararlılıkla devam ettireceğiz. Şimdi Münbiç üzerinde çalışmalarımızı ilgili arkadaşlarımız yaptılar, yapıyorlar. Münbiç’in güvenliğini alacak ve orayı da sahiplerine teslim edeceğiz. Bizim Suriye’nin toprak bütünlüğü üzerinde hesabımız yok. Suriye Suriyelilerindir, bir an önce de onu sahiplerine teslim etmenin gayreti içindeyiz. Birileri siyaset yoluyla, birileri sahada silahla, birileri masada diplomasiyle Türkiye’yi yeniden kendi kafalarındaki o dar kalıplara sokmak için cansiperane şekilde çalışıyor. Halbuki artık o günler geride kaldı. Bir başka ifadeyle cin şişeden çıktı. Her kim ki bu ülkeyi yeniden çeyrek asır, yarım asır öncesine döndürmeye heveslenirse karşısında önce milletimizi bulur.

GÜVENLİ BÖLGE TERÖRİSTLERE KARŞI

Zeytin Dalı Harekâtı’nın birinci yılını bu anlayışla değerlendiriyoruz. Bir yıl önce bu harekâta başlayınca birilerinin neler söylediğini hatta hangi tehditlere kadar vardırdığını hatırlıyorsunuz değil mi? Afrin’e girmememizi söyleyenlerin niyetini, oradaki tahkimatın boyutları gayet iyi anlatıyor. Meğer bizi bir süre daha Afrin’den uzak tutup yapılan hazırlıkların tamamlanmasını istiyorlarmış. Aynı gerçekle Münbiç ve Fırat’ın doğusunda karşı karşıyayız. Bizi ısrarla bu bölgelerden uzak tutmak isteyenler terör örgütlerini iyice palazlandırmak, güçlendirmek peşindeler.

Güvenli bölge teklifimiz, terör örgütlerini Türkiye’nin kontrolünde, bir şekilde sınırlarımızdan uzak tutma amacını taşıyor. Biz Türkiye’ye karşı bir güvenli bölgeden değil, teröristlere karşı bir güvenli bölgeden söz ediyoruz. Kuzey Irak’ta hâlâ sıkıntılarını yaşadığımız türden ülkemize karşı yeni bataklık haline dönüşecek bir güvenli bölge uygulamasına asla izin veremeyiz. Suriye sınırımızı güvenli hale bizzat kendimiz getireceğiz. Bu çabamıza lojistik destek verecek herkesle çalışmaya hazırız.”

Lojistik destek verin DEAŞ’ı biz temizleriz

“Sayın Trump’a da ifade ettim; ‘Siz bize lojistik destek verin DEAŞ’ı biz buradan temizleriz’. Diğer terör örgütlerini buradan biz temizleriz. Kendisine bizzat söyledim. Yeter ki siz bize lojistik desteği verin. Açıkça buradan belirtmek mecburiyetindeyim; Türkiye özellikle Suriye’de kendisine verilen sözlerin tutulmaması sebebiyle çok sıkıntılar yaşamış, çok bedeller ödemiştir. Eğer Sayın Obama döneminde verilen sözler yerine gelseydi Zeytinlik Harekâtı ile bütün işleri bitirmiş olacaktık. Sözleri tutmadılar. Şu anda Sayın Trump da onu aynen tespit ediyor, teyit ediyor. Artık ülkemize ve milletimize yeni bedeller ödetilmesine rıza göstermeyeceğiz. Bedel ödeyecek birileri varsa o da sadece ülkemizi hedef alan terör örgütleridir, onları destekleyenlerdir.”

Bütün gücümüzle oradayız

“Türkiye, Suriye politikasındaki kararlılığını Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile İdlib’te aldığı inisiyatifle tüm dünyaya gösterdi. Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki sorunu suhuletle çözmek için elbette her yolu denedik, deniyoruz. ABD, Rusya ve diğer kesimlerle olan görüşmelerimizin anlayış birliğine varılarak sonuçlanmasını canı gönülden arzu ediyoruz. Ama bu demek değildir ki; ilanihaye bekleyecek, gözümüzün önünde yürütülen hazırlıkların neticelenmesini seyredeceğiz. İşte sınırlardayız. Bütün gücümüzle oradayız. En yakından gelişmeleri takip ediyoruz. Şayet bize verilen sözler tutulur ve süreç işlerse ne âla. Aksi takdirde hazırlıklarımızı zaten büyük ölçüde tamamladık kendi stratejimiz doğrultusunda gereken adımları atmaya başlayacağız.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle