GeriGündem YENİ BAŞKANLARA AÇIK ÇAĞRI
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    60
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

YENİ BAŞKANLARA AÇIK ÇAĞRI

Yeni seçilen belediye başkanlarını göreve davet ediyoruz…

Konu: Yıllardır bu memleketin engelli vatandaşlarını görmezden gelen belediyelere ve yetkililere

Fatih ÇEKİRGE YAZIYOR

uyarıdır..

Köksal Toptan Lisesi’nde 3007 No'lu sandığa ulaşmak için tam 123 basamak tırmandığımda sorduğum soru şuydu:

-Bu sandığa engelliler nasıl ulaşacak?

Evet soru büyüdü bir isyana, bir haykırışa dönüştü…

Binlerce yüz binlerce mesaj geldi. Hala geliyor. Engelli olsun olmasın bütün vatandaşlar bu çağrıya destek oluyor…

-Kaldırımlarda, iş merkezlerinde, adliyelerde, karakollarda, özetle tüm kamu ve özel sektör binalarında engelli arabasıyla nasıl nasıl yürüyecekler?

-Anneler bebek arabalarıyla nasıl dolaşabilecekler?

-Engelli bir genç üniversitede, lisede nasıl okuyacak?

Ve daha onlarca soru…

Önce engelli oranının belirlenmesiyle ilgili bir tartışma yaşadık.

Birçok vatandaşımız, doktorun verdiği engelli oranıyla Ankara’da verilen oranın tutmadığını söyledi. Gelen bu yorumlar üzerine Maliye Bakanlığı’na çağrı yaptık...

Çok uzun süredir tanıdığım ve dürüstlüğünü bildiğim Maliye Müsteşarı Hasan Basri Aktan gereğini yapıyor. Konuyla ilgileniyor.

Ancak bu noktada engelli vatandaşlarımıza yaşanan tartışmayla ilgili önemli bir detayı aktarmak gerekiyor. Onu da yakında ileteceğim…

HAYDİ BAŞKANLAR

Belediyelere gelirsek...

İşte buradan açık bir çağrı yapıyoruz…

Ey seçilen yeni başkanlar…

Size şehir hayatımızı emanet ediyoruz…

Gelin bir ilki gerçekleştirelim.

Belediye meclislerinizden bir karar çıkartın..

Deyin ki;

-Bundan sonra şehrimizde (ilçe ya da beldemizde) gerçekleştirilecek her türlü yapıda engelli vatandaşlarımızın da kullanabileceği olanakların sağlanması şartı aranacaktır. Bu şartlar olmadan hiçbir yapı ve alt yapıya ruhsat verilmeyecektir.

Bu şekilde özetleyebileceğimiz bir düzenlemeyi sağlayan belediyelerimizi buradan ilan edeceğiz. O başkanların bu çabalarını alkışlayacağız…

Tabii bu kararı almayanları da ilan edeceğiz…

Sevgili okurlar; İki sene önce 600 bin kişiydiniz. Bugün 2 milyon oldunuz…

Her gün iki milyon okuyucu hurriyet.com.tr’yi okuyor, sosyal sorumluluklarına katkıda bulunuyor.

Bu da işte böyle bir olay…

Üç gündür gözü yaşlı, öfkeli, isyan dolu mesajlar alıyorum…

Birçok vatandaşımız tepkisini dile getiriyor…

Bir pazar sabahı bir parkta bebek arabasıyla dolaşmak isteyen anneler tepki gösteriyor…

Bir alışveriş merkezine gitmek isteyen o anne yaşadığı zorluğu yazıyor…

Bir engelli vatandaşımız, adliye binasının üçüncü katındaki mahkemeye gidemediğini yazıyor. Bunları okudukça içimiz acıyor…

Haydi yeni başkanlar milyonlarca okur adına sizden bu sorumluluğu, BU DUYARLILIĞI BEKLİYORUZ….

fcekirge@hurriyet.com.tr

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İŞTE SİZİN YORUMLARINIZ

Fatih  Bey  Merhaba, 

Yurtdışında  yasayan  bir  Türk  vatandaşı  olarak  yazılarınızı  takip  etmeye  çalışıyorum, bir  öneride  de  ben  bulunmak  istiyorum,  mevcut  şehirlerde  bırakın  özürlü  vatandaşlarımızı,  bizim  gibi  insanların  dahi  yasaması  oldukça  zor  gelmekte,.  şehirlerin  bir  an  önce  ıslah  edilmesi  gerekli,  mevcut  şehre  beton  bloklar  ilave  etmekten  ise  her  ne  pahasına  olursa  olsun,  en  azından  mevcut  yeşil  alanları  korumalıyız,  hatta  hatta  yapılmış  bazı  beton  blokları  yıkıp  yerlerine  yeşil  alan,  veya  ortak  kullanım  alanı  olarak  müze,  tiyatro,  kültür  merkezlerine  dönüşmesi  gerekli,  konuyu  saptırmadan  özürlü  vatandaşlar  için  bir  öneri  sunmak  istiyorum:
Mevcut  şehirleri  ıslah  etmekten  ise  ki  bu  çok  zor  görünmekte,  bir  pilot  bölge  oluşturup,  her   turlu  sakatlarımızın  rahat  yasamasını  sağlamamız  gerekli,  pilot  bölgeler  de  mevcut  büyük  şehirlere  uzak  olmayan  yerlerde  bulunması  özürlü  vatandaşlarımız  için  rahat  olacaktır,  hem  yaşamları  daha  rahat  olur,  hem  de  bir  kişi  özürlü  vatandaşlarımızı  topluma  tekrar  kazandırmamız  mümkün  olacaktır,  sakatlara  yönelik  üretim haneler,  sakatlarımıza  hizmet  edecek  vatandaşlarımızı  yine  sakat  insanlardan  seçilebilir,  zaten  öyle  bir  pilot  bölgede  buna  özürlü  vatandaşlarımız  da  izin  vermeyecektir,  çünkü  sakat  insanlardan  ancak  sakat  insan  anlar,  zamanla  kendi  muhtarları  ve  belediye  başkanları  olacaktır,  bu  hem  sakat  vatandaşlarımızın  için  de  hem  de  bizim  gibi  vatandaşlar  için  de  rahat  olacaktır,  düşünebilir  misiniz,  örneğin  körler  okuluna  gitmek  için insanlar  şehirlerde  trafikle  ne  kadar  boğuşmakta,  ne  kadar  maddi  külfeti  olmakta,  ne  kadar  büyük  zaman  kayıpları  olmakta,  ve  ne  kadar  stres  yaşanmakta,  oysa  ki  pilot  bölgede  her şey  ucuz,  yakin  ve  stressiz  olacak,
 
İyi  çalışmalar  dileği  ile
 
Lütfi  Karataş

 


Fatih Bey,

Çok güzel duyarlı yazınız için teşekkür ederiz. Ben çok uzun yıllar Amerika’da New York ta yaşadım. New Yorka ilk gittiğimde alış veriş merkezlerinde ve her yerde  tekerlekli sandalyede oturarak çok rahat dolaşan yüzlerce insan gördüm. Şok oldum, burada ne kadar çok engelli var diye düşündüm. Bizim  vatanımızda hiç te alışık olmadığımız bir durum. Bizde sokaklarda engelli çok az görürüz, çünkü o insanlarımızı, bizi yöneten engelli beyinler, evlerinden çıkmamaya mahkum etmiştir. Evlerde ya asansör yoktur, yada bina içindeki asansöre ulaşabilmeniz için en az on basamak çıkmalısınız. Yollarımız sürekli kazılmaktan , kaldırımı iyicene ortadan kaldırıp, bırakın normal vatandaşın yürüyeceği yeri, engelli vatandaşımıza  hiçbir hak tanınmamıştır. İstanbul metrosu çok lüks  ve çok temiz bir metro, New york metrosu ile kıyaslandığında. Ama o pis New york metrosunda her katta engellinin bineceği çok geniş asansörler ve bu asansörlerin merkeze çıkacağı yollar ve merkeze çıktığında ulaşacağı  otobüs durakları var. Bizde hadi bakalım  metrodan bir engelli sandalyesiyle çıkın bakalım ya da siz  nüfusu bu kadar kalabalık İstanbul’da, metroda hiç engelli gördünüz mü ???

Geçen gün Zincirlikuyu’dan metro buse binip Kadıköy geçmek istedim. Aman Allahım o ne müthiş işkence. Üç tana üst köprüden ve bir o kadarda merdiven inip çıktıktan sonra ancak metrobüse  yorgun bir şekilde bindik. Bu bağlantı yollarını yaparken bu kadar çok para harcanırken, bunları yapan insanlar acaba vatandaşa ve engelli vatandaşa ne  ızdırab verdiklerini düşünemiyorlar mı ??

Yine yurt dışında otobüsler durağa geldiğinde ön kapının merdivenleri , eğer orada o anda yaşlı ve hasta bir yolcu varsa, merdivenler otomatik olarak alçalıyor. Benimde annem  yaşlı ve kalp hastası, New yorkta yanımda yaşarken  her gün bu otobüsleri yapanlara her yere yürüyen merdiven koyanlara ve geniş asansör yapanlara, inanmayacaksınız ama dua ediyordu.Çünkü Türkiye dışındaki bütün ülkelerde başa gelen tüm yönetim önce vatandaşın en iyi şekilde yaşamasını sağlamak için hizmet veriyor . Burada ise, yaşlı, hasta ve engelli ve küçük çocuk annesi vatandaşlarımız başımızdaki  yöneticilere başka şeyler …… ediyor. Etmek zorunda bırakılıyoruz.

 

Saygılarımla,

 

Belgin Aslaner

 


 

Sayın Çekirge,

 

Ele aldığınız konuyu  1975 yılından beri çeşitli platformlarda dile getiren Bedensel Engelli biri olarak size nasıl teşekkür edeyim bilemiyorum. Yalnız bu konudaki bir kaç anekdotumla okurlara katkıda bulunmak istiyorum.

 1- Sene 1981, ben TÜBİTAK da çalışıyorum. O zamanın Devlet Bakanı’nın da katıldığı bir "Bedensel Engellilerin Sorunları" konulu bir Panele çağrıldım. Önce, Bakan konuştu ve Evrenin bir icraatına karşı çıkan Bedensel Engellilere yanıt verirken (Konu; Bedensel Engellilere 1930'lu yıllarda tanınmış olan Vergi Muafiyetinin kaldırılması idi), bir ülkenin Devlet Bakanın yanıtı hatta savunması  ne acıdır ki aynen şöyleydi, "Sayın Evren bu  muafiyeti kaldırmakla bir mutlu azınlık oluşmasının önüne geçmek istemiştir!!!!" Benim konum "Engelliler Gozu ile Fiziki Duzenlemeler Nasil Olmali?" idi. Ne ki, Bakanın bu yaklaşımına yanıt vermeden de yapamamıştım. "Hangi mutlu azınlıktan bahsediyorsunuz, eğer bu ek ödemeler olmasa yasam koşullarımız nasil olur bilir misiniz? Dogru ama nerden bileceksiniz bizim gibi yaşamayı tatmadınız ki!"  Sozlerim Devlet Erkanindan tepki alirken, benim gibi mutlu azınlıktan olan dinleyiciden, dinmeyen alkışlar almıştım.

 2- Gene o yıllar da belediyenin tasarımları ile garabet  sakatlar otobüslerinin açılış törenine davet edilmiştim. Gozlerime inanamadigim bu garip otobusleri gorunce isyan etmeden yapamadim. Ben halkin anliyacagi deyimle "Takma Bacaklarla" yuruyen bir sakatim. Benim bile ulasamadigim bu araci Tekerlekli Sandelyede yasamini surduren bir kimse tek basina nasil kullanirdi. Bu kadar eften futen bir calisma olabilir miyd? Bunun yurdisi orneklerini arastiramazlar miydi?" Hem maddi hem manevi yonden bu bastan sama araca kimseler binmedi yani binemedi ve arac dogal olara hizmetten kaldirildi.

3- Sene 1986, Tubitak'in bagli oldugu Devlet Bakani Sayin Tinaz Titiz. (Yeri gelmisken kendilerine olan minnet borcu burada dile getirmek isterim). Engelliler icin verdigi hizmetleri hayata gecirmeyenleri de burdan kinamak isterim.

Sayin Titiz'in onerileri ile Hacettepe Universitesi Fizik Tedavi Bolumun Duzenledigi Uluslararasi bir kongreye katildim. Yalniz katilmadan once, Dunyadaki belli basli Rehabilitasyon Merkezleri ile yazisarak, onlarin plan ve programlarini ve uygulamalarinin sylaytlarini, bu kongrede ulkemle yapacagim karsilastirmali bildirimde kullanmak istedigimi yazdim. İnanilmaz yanitlar aldim ve bildirimi Ulkemdeki fiziki yapilanmalarla karsilastirarak cifte ekranda sundum. ulkemdeki carpik ve dramatik yapilanmalari goruntulerken nasil zorlandigimi ve kelimeleri secerken anlatmakta cektigim zorlugu ve utanci anlatamama.

 

Saygilarimla

 

Ayten Gunduz

 


 

MERHABA:

Fatih bey öncelikle yazılarınızı beğenerek okuyorum.Türkiye’de engelliler çok arka sırada oysa yurt dışında engellilerin topluma kazandırılıyor. Türkiye’deyse nerdeyse hor bakıyor. dışlanıyor biraz olsa her insan kendini engellilerin yerine koysa Devletimiz onlara is; kurslar; açsa yolları onları düşerek yapsa ne kadar güzel olacak maalesef. Türkiye engelliler gerçeği görmezlikten geliyor.yazık bize biz ki mert; yardim sever bir ülkeyiz. nasıl engellileri görmezden geliyoruz.düşüncesizlik ediyoruz anlamıyorum.
 SAYGILARLAR,
GÜLÜSTAN KARAGÖZ

 


 

Sayın Fatih Çekirge,
 
Son günlerde fiziksel çevredeki eksiklikler nedeniyle engelli vatandaşlarımızın günlük hayatlarında karşılaştıkları engelleri dikkate getiren yazılarınızı takdirle takip ediyorum.
Ben bir mimar olarak, yaşadığımız ortamların şekillenmesinden birinci derecede sorumlu olan (veya olması gereken) şehir planlamacıların, mimar ve iç mimarların (kimi yerde inşaat mühendislerinin) da üzerlerine düşeni yapmadıklarını düşünüyorum. 
Öncelikle dört senelik mimarlık eğitimi sırasında yaşlı, çocuk ve engelli bireylerin ihtiyaçlarının her zaman ikinci planda tutulduğunu, ve minimum olmazsa olmaz faktörler olarak ele alınmak yerine  'özel' sınıfına konup ayrıca ele alındığını, böylece ikinci dereceye indirgendiğini biliyorum.
Sekiz senedir mimar, daha öncesinde de stajyer olarak çeşitli mimari ofislerde ve inşaat şirketlerinde, farklı ölçekli projelerde görev aldım. Bunların hiçbirinde herhangi bir devlet kurumunun konuyla ilgili denetim veya yaptırımlarına şahit olmadım. Projeden sorumlu mimarların, iç mimarların (ve kimi yerde mühendislerin) ise projelerinde gerekli tedbirleri mecbur kalmadıkça almadıklarını mesleğin içinden biri olarak biliyorum.
Mesleki kimliğim bir yana, yukarıdakilerin doğru olduğunu güya ödüllü ve başarılı bir mimarın imzasını taşıyan ama bırakın engellileri, yaşlı ve çocukların/çocuklu ailelerin dahi birtakım zorluklarla karşılaşarak yaşadıkları bir sitenin sakini olarak gayet yakından görüyorum.
Fatih Bey, değinmekte olduğunuz konuda yalnızca belediyelere ve politikacılara değil, yukarıda değindiğim mesleklere ait meslek odaları ve üniversite eğitim kurumlarına da hayli sorumluluk düşmekte. Bir yapı her gün deprem geçirmez, her gün her yerde yangın çıkmaz ama insan hayatı fiziksel çevremizin her noktasında her gün cereyan ediyor. Bu nedenle yaşlı, çocuk ve engelli bireylerin ihtiyaçlarının en az yangın ve deprem yönetmelikleri kadar önemli olduğu bilinci meslek eğitimi sırasına verilmeli, meslek sonrası eğitimlerle pekiştirilmeli ve devamlı olarak uygulamada tutulmalı.
Birçok okuyucunun da mektuplarında belirttikleri gibi mesele yalnızca engelli vatandaşların yaşadıkları zorluklar meselesi değil. Mesele, her yaşta ve fiziksel yapıdaki vatandaşın yaşadığı çevrede özgürce hareket edebilme imkanını bulabilmesi meselesidir. İnsana saygı, insana haklarını teslim etme meselesidir. Bunu devlet kurumları, belediyeler vb. kurumlar yerine getirmeseler dahi, bu konuda etkin olan mesleklere mensup kişilerin mesleki sorumlulukları dahilinde konuya ilgili gereklilikleri yerine getirmeleri gerekir.
 
Siz bu konuyu takip ederken, ben de sizi takip ediyor olacağım.
 
Saygılarımla,
 
Z. Ece Cenker
Mimar

 


 

Değerli Çekirge,

 

Sizi tebrik ediyorum, önemli bir husus.Amerika seyahatim sırasında  müzelerde  falan dolaşırken  “ne kadar fazla engelli var “diye şaşırmıştım.ama hepsi tekerlekli sandalyelerle  her kes gibi sokaklardaydılar. Toplu taşıt araçlarına binebiliyorlardı.  Eşim dedi ki  bizde  de fazla ama onlar sokağa çıkamadığından görülmüyor,böylece de  az

zannediliyor.Sanırım sadece oy kullanılan yerler değil tüm kamu binaları ile  konutlarda da bu konu  dikkate alınmalıdır.

 

Saygılarımla,

Ekrem Akkuş

Mimar

 


 

Fatih bey,
Çağrınız çok yerinde ve zamanında bir eylemdir.Buna kulak vermeyecek belediye başkanının bir dahaki seçimlerde de şansı olacağını pek sanmıyorum.Yüksek bozuk kaldırımlar yaparken ve normal insanların bile bu bozuk parke taşları üzerinde yürümeleri zorken engelli vatandaşlarımız için bu yolların ve kaldırımların yeniden sökülüp yapılması maliyet getirecektir.lakin yapılması da şarttır.Yolla asfalt yama yapıyorlar altına ince çakıl taşı döşemeden çamur toprağın üzerine asfaltlama yapıyorlar.Üstelik "Danışmanlık hizmeti" aldıkları halde.Bu nasıl bir anlayıştır bilemiyorum.O asfaltın ömrü ne kadar olur tahmin edebiliyorsunuzdur.
Evet sözün özü Ülkemizde 10 milyona yakın engelli vatandaşımız var bunları göz ardı edemeyiz.Onların yaşamlarını kolaylaştırmak mahalli idarelerin görevidir.Saygılarımla

 

Yıldırım Bor

 


 

Fatih bey duyarlılığınıza teşekkür ediyorum.Lütfen,binalara yerleşim yerlerindeki kaldırım yüksekliklerini ve yaya geçitlerinin kaldırımla birleştiği kısımlardaki yükseklikleri de dile getirir misiniz.

Teşekkür ediyor;sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

 

Sevgi ve saygılarımla.

 


 

Sevgili Fatih Bey,

Engelliler ve engelli sorunlarına göstermiş olduğunuz duyarlılıktan dolayı ben de işitme engelli bir birey olarak tüm engelliler adına teşekkür ederim.

Şu an 21 yaşımdayım. 15 yaşımda geçirdiğim menenjit nedeniyle işitme yetimi tamamen kaybettim. Buna rağmen eğitimimi sürdürdüm. Mali müşavir olmayı çok istiyordum ve pes etmedim. Eğitim hayatındaki zorluklar nedeniyle çok problemler yaşadım. 2 yıllık muhasebe örgün eğitiminden sonra şu an açık öğretim işletme fakültesi 4. sınıftayım 2 ay sonra mezun olacağım ve bir şirkette muhasebeciyim. Yüksek Lisans için çok çalışıyorum ama ilk kez başaramayacağımdan korkuyorum. Yetkili mercilerin eğitim alanında yolumuzu açmaları, destek olmaları, engellileri topluma entegre etmeleri çok önemli. Engellilere eğitim hayatında yardımcı olmadıkları için çoğunun kalifiye bir eleman olacak kadar eğitimi yok bundan dolayı da iş bulup, ön plana çıkamıyorlar. Bu sorunumuzu da dile getirirseniz çok sevinirim.

 

Funda YILDIRIM

 

Saygılarımla...

 


 

 Sayın Fatih Çekirge,

Birkaç gündür engellilerin hayatını kolaylaştırmaya yönelik yazılarınızı izliyorum.
Annem 81 yaşında.  Beş çocuğu, sekiz torunu var. Üç torunu Mersin, üç torunu İstanbul'da.Yılda birkaç kez torunlarını görmek için İstanbul'a ve Mersin'e gitmek ister.
Hafızasında, zekasında herhangi bir sorun olmasa da artık zor yürüyor. Bu sebeple annemi hiç yürütmeden ya uçakla, ya özel araba ile götürürüz istediği yere. Fakat birkaç kez otobüsle götürmek zorunda kalmıştım. Otobüslerin basamakları öyle yüksek ki inip binerken çok zorlanıyor, ağlamaklı oluyor.  Sadece annem için değil, tüm yaşlılar ve engelliler için aynı sorun mevcut.
Oysa yurt dışında kaldırım hizasına uzatılan bir platform ile yolcu hiç basamak çıkmadan otobüse binebiliyor. Hem belediye otobüslerinde, hem şehirlerarası otobüste basit bir eklenti ile engellilerin, yaşlıların hayatını kolaylaştırmak mümkünken otobüs şirketleri bizim ülkemize bu özeni neden göstermezler anlamıyorum.
Bir gün biz de yaşlanacağız. Önemli bir husus olan bu durumu da gündeme getirmenizi rica ediyorum..

Buket SARAN-Avukat
ANKARA

 


 

 Sevgili Fatih Bey

Öncelikle teşekkürler keşke herkes en az sizin kadar sorunları dile getirse ben inanıyorum ki bu ülkede uç yıl içinde sorun kalmaz

Sorunlara bakıyım şimdide ben 8 yıldır omur ilik felçlisiyim yani %90 engeliyim bizim ülkemizde hastaneye gidersin asansör ya yoktur yada çalışmıyordur sağlık ocağına gidersin rampası yoktur belediyeye gidersin asansörü de  rampası da yoktur adliyeye gidersin yine ayni işin birde ilginç olan birşey var rampalar yapılan yerlerde normal yürüyebilen insan bile çıkmakta zorluk çekiyor tekerlekli sandalyeyle çıkmak imkansız bir diğer ilginç yani ise binaların girişine kadar rampalar yapılıyor nedense içeriye yine giremiyorsun (yani şunu demek istiyorlar kapıya gel içeriye girme dilenci gibi ) bu geçekten ayıptır 

Saygılarımla

 

Recep Dağlaroğlu

 


  

Ciddi bir sorun ve bu sorunu gündeme taşıdığınız için teşekkür ederim.Ciddi sorun dedik ama maalesef çözüm bulunmadı bir türlü.Ben bir engelli değilim.Ama şu an için, şimdilik bir engelli değilim.Ya sonra? Var mı bir garantim, peki sizlerin var mı bir garantisi? Elbette yok.

Bir engelli sitesinin gönüllü üyesiyim. Sık sık katılıp, yazılanları okuyorum,aklım erdiğince bir şeyler yapmaya yazmaya çalışıyorum.Kalbiniz deki güzellik cidden kaleminizden de akmış her zamanki gibi.Bu satırların tamamı içimden gelenler den oluştu.

 

Sağ olun,Var ollun.Saygı ile kalın...

 


 

 Fatih Bey Merhaba;

Biz engelli vatandaşların ülkemizde duyuramadığımız sesimizi kamuoyuna duyurup engellilerin sesi, kolu, bacağı,gözü kısacası yüreği olduğunuz için sonsuz teşekkürler ediyorum.Saygı değer engelli kardeşlerim ülkemizde gerek ekonomik gerekse sosyal alanda değişmelerin ve uygulamaların zenginden yana olduğu bir ülkede yaşıyoruz eğer birlikte hareket edersek hem varlığımızın hem de sesimizin duyulacağına şüphem yoktur.Unutmayın birlikten kuvvet doğar.

Saygılarımla.

 

Orhan Gedik.

 


 

 Merhaba Fatih Bey,

 

Amerika'da yaşıyorum ve onların medeniyetten ne kadar uzak olduğumuzu buradan çok net görüyorum. Bir ulusu medeni yapan en önemli şey nedir?

Bana sorarsanız devletin vatandaşlarına ve keza vatandaşlarında birbirine nasıl davrandığı gerçek medeniyet olcusudur.

Amerika'ya ilk gittiğimde en çok şaşırıp üzüldüğüm ve beni etkileyen şey her adım bası gördüğüm engellilerdi. Ben Türküm ve ben sokakta yürürken tekerlikli sandalyede bir engelli insanımızı gördüğümde ilk düşündüğüm şey bu insanın hastaneye gidiyor olduğudur çünkü ben memleketimde hava almak için tek basına dışarı cıkmış bir engelli vatandaşımızı görmem. Keza yolda sokakta görmediğimizi için de bizde ki engelli sayısının ne kadar olduğunu ve bu sayının aslında ne kadar büyük olduğunu bilmem.

Amerika'da merak edip araştırdım onların engelli yüzdesi bizden daha düşük ama yolları görseniz inanamazsınız sanki bütün vatandaşlar engelliymiş gibi yapılmış. Hayatın her noktasında onlar düşünülmüş kaldırımından yangın merdivenine asansörüne alışverişine kadar. Onlar hayata dahil edilmeye çalışılmış cesaretlendirilmiş.

Bir de bizim engelli vatandaşlarımızın haline bakın.

Kimse bana Türkiye medeni ülkedir medeniyete yürüyordur hikayesi yazmasın. Biz hiç bir yere yürümüyoruz. Biz ancak tökezliyoruz her adımımızda.

Medeniyetin en büyük göstergesi sizler kadar şanslı olmayanlara gösterdiğiniz ilgi alakadır. Onların hayatını daha az problemli hale getirebilmek için yaptığınız işlerdir. Biz bırakın medeniyeti ancak ahırda yasıyoruz. Dolayısıyla engelli vatandaşlarımızı da evlerine mahkum etmişiz. Nasıl çıksınlar dışarı hava almaya imkan mı var? O kaldırımlarda değil tekerlekli sandalye anneler bebek pusetlerini ilerletmekte zorlanıyorlar.

Zaten Türkiye’de doğmuş olmak ve yaşamış olmakhatta medenice yasamaya çalışmak baslı basına bir işkence bir de engelliyseniz bunun tarifi benim için imkansız.

 

Saygılar,

 

Fazilet Bacak

 


 

Sayın Fatih Bey,

 

Engelliler konusunda gösterdiğiniz desteğe teşekkür ediyor, bu desteğin sürekliliğine inanmak istiyorum...

''Gelişmiş ülkelerde uygarlık seviyesi, tekerlekli sandalyenin çevreye ulaşabilirliği ile ölçülmektedir''

Saygılarımla...

İskender Durgun


Fatih Abi, Ben Norvec’te yasıyorum ve buradaki engellilere verilen hakları gördükce kahroluyorum….Darisi memleketimdeki engelli kardeslerimize…

Saygılar sunarım...

Ercan Ozkan

Samandira Tank Tb mensubu


Merhaba Fatih Bey,

 

Size akıl almaz bir sorumsuzluğu burada anlatmak istiyorum. Gecen sene bana Ankara'da iki farklı hastaneden aldığım raporu göndereceğim. Sağ ayağımı kullanamadığım halde Ankara Atatürk Hastanesinden aldığım rapora göre araç kullanabilmem hakkında hiçbir sıkıntı yokmuş. Sizin de mutlaka bir aracınız vardır. Sağ ayağınız olmadan bir araç kullanabilir misiniz Fatih Bey? Lütfen cevap verin. Bu mümkün müdür? İlgili hastane beni muayene dahi etmeden araç kullanabilir raporu verdi. Ve şu anda ne özel tertibatlı araç kullanabiliyorum ne de normal bir araç kullanabilmek için yeterli bir bacağa sahip değilim. İçler acısı bir durum.

 İkisi de birbirinin tam tersi. Benim engelliğimi tarih eden bir rapor. Bunu tarih etmek için doktor da olmaya gerek yok. Ancak devletin yaptığı tam bir sorumsuzluk örneği. Başvurduğum yerlerden de bir sonuç alamadım. Malasef herkes duyarsız. Yarın size detayını ve aldığım raporun aslını göndereceğim. Gözlerinize inanamayacaksınız. İlgili hastaneyi ve doktorları  TBMM insan hakları komisyon başkası Sayın Zafer Üskül'e şikayet ettim. Maalesef bürokrasi değerli büyüğümüzü de kandırmış. Yaptığım yazışmaları TBMM ve ilgili hastanenin başhekimi ile ilgili diyaloglarımı yarın size detaylı olarak göndereceğim. Yayınlarsanız sevinirim. Çünkü bu örnek binlerce arkadaşımın başına gelmiş.

05.08.2008 tarihindeÖzel Tertibatlı araç alabilmek için Sağlık Kurulu Raporu almak üzere Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdum. 1,5 yasında geçirmiş olduğum çocuk felcinden dolayı sağ ayağımı hiçbir şekilde kullanamıyorum. 08.08.2008 tarihinde aldığım raporu görünce gözlerime inanamadım.

Rapor numarası 491 olan belgede %15 engellilik oranı vardı ve sadece otomatik vitesli araç kullanır ibaresi mevcuttu. Özel tertibatlı araç kullanamaz deniyordu.

Mevzuat gereği sağ ayağını kullanamayacak kadar engeli olanlar yasalardan faydalanarak ÖTV indirimini kullanarak elden tertibatlı araç kullanabiliyor, sol ayakta engeli olanlar ise sadece otomatik vitesli araç kullanabilirler, sol ayaktan engeli olanların özel tertibatlı araç kullanmasına gerek yoktur. Zaten mantıken doğrusu da budur. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’ndan (0312 229 55 11/1902 Ömer Savaş Alıçcı), Yeğenbey Vergi Dairesi’nden (312 310 22 40 Elif hanım )teyit ettirebilirsiniz.

 Simdi merak ediyorum, sol ayakla özel tertibat gerektirmeden otomatik vitesli araç nasıl kullanılabilir? İsterseniz otomatik vitesli bir aracı sol ayağınızla kullanmayı bizzat siz deneyin. Bunu başarırsanız bana da öğretirseniz çok memnun olurum.

Bana verilen bu rapor bir sorumsuzluk örneğidir. Yürüme zorluğu çeken bir insanla dalga geçilmesi affedilebilir bir olay değildir.

Yazıklar olsun bu ülkeye, yazıklar olsun bu insanlara.

Sesimizi duyurabileceğimiz tek yer siz basın mensupları. Lütfen yazın tüm bunları. Yazın ki duysunlar, yazın ki bilsinler, kendileri bizler gibi engelli olmadan bizi anlasınlar artık.

 

Ömer Özgül

 


 

%60 ortopedik engelliyim. Çift bacakta ortez(yürüme demirleri) kullanarak,çift bastonla yürüyebilmekteyim.
Uzun yıllardır devletin S.S.K. lı ve BAĞ-KUR lu engellilerin bu ihtiyaçlarını %100 karşılarken, Şimdiki AK PARTİ hükümeti 2008 yılından itibaren ortez başına %30 unu karşılayıp kalanını engelli sigortalıların kendilerinin karşılamasını isteyip ödemeyi kesmiştir.Adeti ortalama  1300 Tl. olan ortezin %70 ini  engelli ihtiyaç sahibi karşılayamamaktadır. Eski ortezlerin kırılma riski oldukça fazladır. Sağlık bakanlığına fax geçmeme rağmen bana ve diğer fax geçenlere çözüm yada öneri getirilmemiştir.
     
Umarım bende engelli olarak engellilerle ilgili duyarlılığımı devlete duyurmamda yardımcı olmanıza çok
sevineceğim.


ŞENOL ATİKOL

 


 

Sayın Çekirge

Adana da T.Özal bulvarında Rötarı Kulübünün hayata geçirdiği bir engelliler parkı var.Parktan Adana daki binlerce engelli vatandaşlarımız yararlanmakta kermesler ve toplantılar düzenlenmekte idi.Ancak belediyenin yaptığı kaldırım çalışması sonrasında parkın etrafında anayolun hemen kenarında bulunan duvar çöktü ve iki bina büyük hasar gördü.Bu olay yaklaşık 8 ay önce meydana geldi.O günden bu yana ne çöken duvarın yerine yeni bir duvar ne hasar gören binalar onarım gördü.Defalarca yazılar yazdım ama yemin ediyorum kimse ilgilenmedi.Burada Sevgili Sinan Tanyıldız'a durumu aktarmıştım o da sanıyorum seçimler nedeniyle haber konusu yapamadı.

Siz engellilerin oy kullanmakta zorlandığımızı söylüyorsunuz haklısınız ama şu anda hangi engelli kendisinin derdine çare olmayan bir küçücük mekanlarındaki olumsuzlukları yok etmeyen varlığından adeta utanan bir yönetim kadrosu için oy kullanmayı neden istesin ki?Görüştüğüm engelli yüzlerce çocuğumuz iş isterken krizi dikkate alarak biraz geri çekilmeyi yeğliyor ancak hiç mi değilse biraz mutlu beraber zamanlar geçirecekleri mekanların kendilerine çok görülmemesini istemektedirler.Taktir edersiniz ki bu da çok şey değildir en tabi haklarıdır.

Ben yazmaktan usanmayacağım ama eminim sizin konuyu gündeme getirmeniz bu değerli dostlarımıza yarar sağlayacaktır.Bu vesile ile yardımlarınıza şimdiden sonsuz teşekkürler ediyorum.

 

Erdoğan Özgenç

 


 

 Merhaba Fatih Bey,


Sizden ricamız ;sağlığı sürekli kötüye giden halkımıza bir iyilik yapıp.. belediyelerin bisiklet yolu yapmaları için harekete geçmeniz.. böylelikle insanlar güvenli bir şekilde kısa mesafelere spor yaparak gidecekler ve hem bizim hem devletimizin sağlık harcamaları bile bundan etkilenecek..
Saygılar..

 


 

 Yazılarınızı ilgi ile okuyorum, çok kısa anlatıyım traji komiktir

Ben bir kas hastasıyım kas hastalığı ilerleyen bir hastalıktır

1994 yılında Bakırköy devlet hastanesinden raporum var  %40 derecem

Yıllar sonra 2008    14 sen sonra benim rahatsızlığım ilerlemiş olmasına rağmen verilen yeni rapor  %34 tür

Emekli olma hakkım elimden alınmıştır  devlet hastanesinde kuruldaki doktorlar heyete girdiğimde raporu yazmışlardı bile.

Heyette bakılmadı bana    heyete sadece imza için girdik cıktık

İtiraz hakkım varmış bir kez daha ne değişecek

Normal iş icın başvuru yapanların rapor aldığı yerden bize rapor veriliyor  30-40 kişi elinde önceden yazılmış raporlar içeri girip  imza attırıp çıkıyor

 


 

Fatih Bey çağrınıza yürekten katılıyorum. Bende buradan engelli arkadaşlarıma bir çağrıda bulunmak istiyorum. Artık çıkın sokaklara; otobüslere binin, bininki sizin için tasarlanmammış taşıtlar duraklarda beklemek zorunda kalsın, bininki yetişmem gereken işyerime geç kalayım. Tiyatrolara, sinemalara gidin, gidin ki keyifli bir haftasonu eğlencem benim için bir eziyet olsun. Bir dahaki seçimde, gidin o sandıkların başına, gidin ki bir tane oy kullanmak için saatlerce kuyrukta bekleyeyim. Konserlere gidin , vapur iskelelerine, okullara, parklara, yollara, sokaklara, gidin ki engelim olun benimde. Bilmem ben çünkü senin yaşadıklarını, bekleyemem ben öyle duraklarda falan, bir iki dakikadan fazlasını ayıramam ben merdivenlere, tahammülüm yoktur benim. Çıkın sokaklara, çıkın ki bir engelim olabileceğini hatırlatın bana. Birazda ben engelleneyim ne olur? Hepimiz için gelecekse hürriyet çabalamak gerekir elbet. Saygılarımla.

 


 

 Sayın Fatih Bey

Ben bir özürlü esi olarak daha iyi anlıyorum sizi sonuna kadar destekliyorum.

İsmail İsen

Hollanda.

 


 

Evet çok ayıp bu kendimize saygımız olmadığı gibi insanda saygımız olmadığını gösteriyor. yazık! Ben engelli falan değilim ama engelli vatandaşına o ortamı hazırlamayan büyük devletin cüce siyasetçilerini kınıyorum. adamlar yıllar yılı belediye başkanlığı yapıyor ama bir tedbir almıyor.ayıp.YSK´yi kınıyorum öyle yerlerde secim sandığı olmasına izin verdiği için. ben İsveç´te bir okulda çalışıyorum burada da secimler yapılıyor ve okulları kullanıyorlar.ancak secimden 6 ay önce YSK tüm secim lokalini kontrol ediyor. zaten okul olduğu için engelli vatandaslarınında okuma hakki olduğunu düşünen devlet okulları onlarında hareket edebileceği mekanlar haline sokmuş durumda  yinede secim kurulu kontrol ediyor.  siyaseti insana hizmet için yapan insanların toplumları garip gurabasina fakir fukarasına hasta tökezine çocuk ve yaslısına gerçekten sahip çıkıp çevresini, kanun ve yönetmeliklerini onların yani insanin ihtiyacına gör düzenlemiş ve onun içinde medeni deniyor zaten. insanlara fırsat eşitliği gerek./

Saygılar.

 

Ali Guler

 


 

Sayın Fatih Bey

Öncelikle biz engellilerin engelleri için göstermiş olduğunuz hassasiyetten dolayı teşekkürler eder başarılarınızın devamını dilerim.fatih bey benimde size iletmek istediğim sorunumuz istihdamdır.%4lük devlet kadrosu ve %3lük özel sektör kadrosu bilindiği üzere bu haklarımız mevcuttur ancak devlet kadrosunun 41bin açığı bulunmakla beraber özel sektöründe 150bin açığı mevcuttur.özel sektör özellikle işine gelen daha doğru işine yarayan engellileri seçmektedir buna işkur göz yummakla beraber bizlerin iş isteme hakkımızın bile olmadığını ortaya koymaktır bulunduğum il Gaziantep işkurlu yetkililerin bana dedikleri devletin 3 ayda bir verdiği engelli maaşıyla hayatını sürdür size göre iş yoktur ben ortopedik engelli bir vatandaşım size ve değerli vatandaşlarımıza sormak istiyorum ortopedik engelli olduğum için çalışma hakkım yok mudur.neden iş verenlerin inisiyatifine bırakılmaktadır.ayrıca devlet kadroları içinde çeşitli senaryoların olduğu herkes tarafında bilinmektedir.bir örnek vermek gerekirse bundan 5 ay önce Antep Büyükşehir için özürlü sınavı açıldı toplam 12 özürlü alınacaktı başvurumu yaptım sınava 2gün kalasıya sınav iptal edildi ve bir daha sınav bildirilmedi sonradan edindiğim bilgiye göre 12 özürlü işe alınmış tekrar soruyorum bu sınav yapılmadan nasıl işe alım yapılmıştır devlet böyle yaptıktan sonra özel sektör ne isterse yapar demektir.kıymetli zamanınızı aldım bu konuyu da yansıtırsanız çok memnun olucam Gaziantepten

Faruk malak ortopedik engeliyim.

Saygı ve hürmetler dilerim

 


 

 

Sayın Çekirge,

Duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyorum.Ancak geçen hafta okuduğum bir yazı beni çok ama çok üzdü.Engelli çocuklar Özel okul sınavlarına alınmayacak BU YIL. Milli eğitim bakanı da marifet yapılmış gibi bu görüşün arkasında olan kişi.Stephen Hawking 21 yaşında tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunda sen artık evde oturacaksın denilseydi bu dehayı dünya tanır mıydı acaba.Devlet görevlilerinin böyle bir öneriye karşı çıkmaları, mevcut durumu düzelterek herkese eşit hak tanımaları gerekirken SINAVA GİREMEZLER kararı çıktı.Yazık, çok yazık......

Toplumda duyarlı değil ki bu duruma.Kadıköy’de kaldırımlara çocuk arabası , tekerlekli sandalye ile inilebilecek rampalar yapılmış, hepsinin önünde bir araç park etmiş.Bırakın arabayı sürünerek engelli olmayan yayalar bile geçemiyor.Daha üzücü tarafı kaldırım kenarına parkeden araçlara belediye görevlileri fiş kesiyor ve sizi bu geçiş yerlerine kendileri yönlendiriyor.Yani neymiş, devlet ve yerel yönetimlerle engelli vatandaşlara” KARDEŞİM DIŞARIYA ÇIKIPTA REZİL OLACAĞINA, EVİNDE OTUR, PARA SİZİN DIŞARIYA  ÇIKMANIZDAN DAHA ÖNEMLİ ” deniliyor.

Lütfen bu yazılarınızı manşetten verin, engelli kişilerin durumları, zaten yaşanması zor bir durum, hayatı onlar için daha da zorlaştırmaya kimsenin hakkı yok diye düşünüyorum.

Böyle bir konuyu işleyip, yerel yönetimlere çağrıda bulunduğunuz için teşekkürler, şu çocukların eğitim hakkını da gündeme getirirseniz sevinirim.Herkesin eşit eğitim alma hakkı vardır.

Saygılarımla,

Ümran Polat

 


 

 Fatih bey;

 

Sizin bir okurunuz olarak;Size engelliler adına teşekkür ederim…İNŞALLAH sesiniz baştakilerin kulağını çınlatır..

Oy kullanmaya gelince Mecburi işlem diyerek; kullanmak zorunda bıraktırırlar.Belki engelli vatandaşlarımızın sayesinde iktidar olurlar.

Ama oy kullandırdıktan sonra mecburi haklarıymış gibi;Engellerden kimsenin haberi olmaz.

Biz böyle bir ülkede yaşıyoruz…Ben engelli bir vatandaş değilim fakat;Engelli vatandaşlarımızın da engelli olduğunu düşünmüyorum.

Özetle;En büyük engel.Devletin onlara yaşama hakkı tanımamasıdır.

Böyle bir konuya değindiğiniz için.Size minnetim sonsuz.

Saygılarımla.

 

DUYGU ASLAN

 


 

 

Sayın Cekirge,

Kürt kökenli vatandaslarimiza verilen ve halada daha fazlasi verilmesi istenen haklarin yüzde biri dahi niye engelli vatandasalarimizdan esirgenir? niye, cünkü biz insanimiza kendiliginden hak veren yöneticiler tarafindan yönetilmedik,ancak disardan gelecek baskilar ile birseyler yapiyoruz,ne yazikki disardakilerde kendileri icin siyasi getirisi olan isler icin bastiriyorlar, yani hem icten hem distan engelli vatandaslarimiza her hangi ilgi ve alaka yoktur.insallah bundan sonra olur ama bu her temenni gibi acaba sorusunuda beraberinde getiriyor.Saygilarimla ,iyi calismalar.

 

 Sadi Berberoglu

 

Almanya

 


 

Merhaba Fatih Bey,

 

 Engelliler için hayatın ,sokaklarda dolaşabilmenin nekadar zor olduğunu oğlum doğduktan sonra bebek arabası kullanırken anladım.Gerçekten çok büyük bir işkence.İş seyahati için sıksık Amsterdam'a gidiyorum.İnanırımsınız ençok engellilerin şehir içinde rahat rahat gezip ,toplu taşıma araçlarını kullanmalarına çok özeniyorum.Bir süre eğitim için İngilterede yaşadım ,engellilerin kullandığı akülü arabalar vardı ,şehrin her tarafını bunla gezip alışveriş merkezlerine girip alışveriş yapabiliyorlardı, bu arada onların evlerinin önünde tabelalar bulunuyor engelli bireyin yaşadığına dair ve evlerinin önüne kimse araba koyamıyordu.Bizde kesinlikle uyanık geçinenler o evlerin önüne bırakırlardı arabalarını maalesef :(

 Ülkemi gerçekten çok seviyorum,fakat birbirimize saygılı olma konusunu geliştirebilsek şuanda önümüzde problem gibi görünen bütün konuları gerek siyasi gerekse ekonomik çok rahat aşacağımızı düşünüyorum.Bizim tek problemimiz ,engelli yada engelsiz bütün insanların problemi ,güçlü olanın zayıfı sürekli ezmeye çalışması.Bu ezme güdüsü bir domino etkisi yapıyor en güçlüden en zayıfa doğru ,doğal olarak ta engelli bireyler en zor durumda kalıyor.

 Size sosyal bilinci arttıran köşe yazılarınız için sürekli bir okurunuz olarak teşekkür ediyorum.Umarım yeni seçilen belediye başkanları da başarılarını,'' bir engelli vatandaş o şehirde rahat yaşayabiliyor mu'' sorusuna aldıkları cevapla değerlendirirler.

 

Sevgi ve Saygılarımla,

İlknur Kayacık

 


 

 

Sayın çekirge lütfen kendinizi harap etmeyin bu ülkede sizin söylediğiniz sosyal imkanlar zor oluşturulur,nedenine gelince biz Asyalı bir toplumuz kim ne derse desin bu böyle bizler yüksek yerlere tırmanmaya alışkın olduğumuzdan yerde sürünenleri geç farkederiz de ondan engellileri düşünmeyiz biz burnu havada  ancak insanlık duyguları yer hizasında bir toplumuz biz ancak trafikte kırmızıda nasıl geçtiğimizi anlatarak övünürüz.

Saygılarımla

 


 

 Öncelikle ele aldığınız konu için teşekkürler. Konuyla ilgili çalışan tek belediye başkanı Eskişehirden Yılmaz Büyükerşen dir bir televizyon programında izledim ve hayran kaldım duyarlılığından dolayı inşallah bütün belediye başkanları onu arayıp destek alır ve uygular.
Birsen Öz

 


Sayın Fatih Çekirge
 
Engelli vatandaşlarla ilgili yaptığınız haber çok güzel tebrik ediyorum umuyorum ki kendilerine yönetici diyen ve maalesef ki bizleri yöneten belediye başkanları at gözlüklerini çıkarırlar ve insan olarak yaşamanın bütün insanların  hakkı olduğunu görürler, sadece seçim  zamanı biz insancıkları  hatırlamazlar.
 Beni de uzun zamandır rahatsız eden bir konu var,İstanbul un kaldırımları ben bağcılar Mahmutbey de yaşıyorum her sabah servise yürümek ve akşamları eve dönmek tam bir kabus İnönü caddesinde 200 mt kadar mesafede 5 benzinlik var ve bu benzinliklerin 2 tanesi tamamen kaldırımı kaplamış daracık kalmış  kaldırıma birde belediye ağaç dikmiş ( yandaşlarına para kazandırmak adına bütün kaldırımlar aynı durumda) bırakın 2 kişinin  yanyana geçmesini tek kişi bile geçemiyor kaldırım yerine benzinliğin içinden geçmek zorunda kalıyoruz , pompacıların o rahatsız eden bakışlarını da, 30mt ilerideki benzinlikçi de aynı durumda kaldırımı kapatmış birde araç yıkama makinesini yanına yerleştirmişler benzinliğinde içinden geçmek mümkün değil ıslanıyorsunuz.
Bu yetmezmiş gibi çok işlek bir cadde olmasına rağmen trafik ışığı yok  üst geçit yok yolda bir boşluk bulduğunuzda kendinizi yola atmak zorunda kalıyorsunuz, 2 yol arasında karşıya geçmek mümkün olmuyor bu seferde belediyenin diktiği insan boyu kadar bitkilerden ( daha yeşermedi yeşerince milletin vay haline) arabalar sizi görmüyor bir daha şansa kendinizi yola atıyorsunuz ve halen bir şey olmamışsa mutlu mutlu eve gidiyorsunuz.
Bahsettiğim yerde yaklaşık 1 ay önce ( çetaşın önünde) bir kadın yanındaki ve karnındaki çocukla kamyonun altında kaldı ve öldüler.
Bağcıların durumu aslında anlattığımdan felaket ama yine aynı belediye seçildi önümüzdeki 30 yılda seçilir çünkü hem varoş hemde kömür vb. şeyler dağıtılıyor insanlara mahalle baskısı yapılıyor ve inanç sömürüsü.
Ben sesimi kime duyuracağımı bilemedim belki siz ilgilenir ve duyurursunuz.
 
Tşk
Gülcihan Coşkun

 


 

Sayın Çekirge,

 

Belediye Başkanlığına benzeri bir yazı yazmayı düşünürken sizin yazınızı okudum. Babam 85 yaşında, gerek evde gerekse çok nadiren çıkabildiği sokakta ancak tekerlekli sandalye ile dolaşabiliyor. Seçim günü “oğlum başka bir işe yaradığım yok bari bu görevimi yerine getireyim” diyerek oy kullanmak için ısrar etti. Biz şanlıydık!, oy kullandığımız okulda sadece 15-20 basamak merdiven vardı, sağ olsunlar okul görevlileri ve polislerin yardımı ile babamı tekerlekli sandalyesi ile birlikte kaldırarak merdivenleri aştık, ve sandığa ulaştık.

Ancak bu engeller sadece seçimde yaşanmıyor günlük yaşamımızda sürüyor. Örneğin babamın evinin önü, kaldırım ve elektrik kablolarının yer altına alınması çalışmaları nedeniyle yaklaşık 4 aydır kazılmış durumda. Yani engeller evden çıkarken başlıyor. Kaldırımların yüksekliği ve bir kaldırımdan inip diğerine çıkabilmek, bırakın engellileri normal yaşlı vatandaşlar için bile ciddi bir sorun.

Önerim şu; her belediye başkanı yarın sabah işlerine tekerlekli sandalye ile gitmeye çalışsınlar.. Evden öyle çıksınlar, kaldırımlarda öyle gitsinler, araçlara öyle binsinler, tüm günlük ihtiyaçlarını hayatlarında bir kez bu şekilde karşılamaya çalışsınlar. Eminim bizleri anlayacaklardır.

Sizi kutlamayı unuttum. Lütfen bu konuyu gündemde tutalım. Şehirlere harcanan bunca paraya baktığımızda çözüm zor değil, ama önce bir kez tekerlekli sandalye ye oturmak lazım..

 

Saygılarımla,

Nuri Göktepe

Alsancak-İzmir

 


 

Fatih Bey,

 

50 yaşında, 16 aylıkken geçirdiğim çocuk felci nedeniyle yaklaşık 49 yıldır ortez kullanan bir bedensel engelliyim.

 

Buna rağmen yüksek öğrenimimi tamamlayıp Elektronik - Haberleşme Mühendisi olan ve Teknik servis Müdürlüğü seviyesine kadar yükselen, emekli olup halen çalışmaya da devam eden bir engelliyim.

 

Belki de en önemlisi bu süreci doğduğum kent olan İSTANBUL’ da yaşamış olmam.

 

Size 50 yıl içinde yaşadığım gerek yazınıza konu olan zorluklar ve gerekse (daha da önemli olduğunu düşündüğüm) İnsanların yaklaşımlarını uzun uzun anlatmak isterim ancak yer yetmez.

 

Görev gereği yurt dışına da gitmiş birisi olarak karşılaştırmalı olarak özetlemek gerekirse üç kelime yeter : REZALET, İNSANLIK DIŞI ve AHLAKSIZCA

 

Sağlıcakla kalın.

İ. Levent Yavuz

 


 

 

Fatih bey lütfen bu işin peşini bırakmayın sadece bu iş için değil Türkiye’deki tüm olumsuzlukları buraya yazın bizde size destek verelim

 

Yılmaz AYDOĞAN

 


 

Sayın Fatih Çekirge.

 

Çok güzel bir yazınız var.

 Size kısaca bir anımı  yazmak istiyorum.

 Yaklaşık bir ay önce  Menüsküs ve kıkırdak zedelenmesinden dolayı ameliyat geçirdim. Yalnızca bir gün iki koltuk değneği yardımıyla sokağa çıktım.Bu kısa süre zarfında çektiğim eziyeti anlatmam mümkün değil.Onun için diyorum ki! Alllah ülkemdeki engelli vatandaşlarımızın yardımcısı olsun.Birde bizi sözde yöneten yöneticilerimize bir sözüm var .Sağlığının kıymetini bil. Yarın ne olacağının garantisi yok.

 

Saygılarımla

Rıza İsfendiyar

 


 

 

Fatih Bey Merhaba,

 

Bence seçimlerde bu işi YSK halletmeliydi engelli vatandaşlar için özel olarak oy kullanma merkezleri girişlerine ulaşımı engelliler açısından problem yaratmayacak noktalara sandıklar konulmalıydı.

Özelde böyle, fakat genelde dediğiniz gibi belediyelere çok iş düşüyor, bırakın engelli vatandaşları, çoğu yerde normal vatandaşlar bile kaldırımda yürümekte güçlük çekiyor ve araç yolundan yürümek zorunda kalıyor, bunun nedeni kimi zaman, bir lokanta yada cafe tarafından kaldırıma atılmış 3-5 masa sandalye, kimi zaman kaldırımları işgal eden oto galeriler yada kaldırıma park eden sürücüler, kimi zaman kendisine yol açmak için kaldırımı aşağı yada yukarı doğru rampa yapan bina yada dükkanlar. Biz daha kaldırımlarımızı normal insanların yürüyebileceği şekle sokamıyoruz nerde kaldı engelli vatandaşlarımız.

 

Saygılarımla

Yasin DELİCE

 


 

 

SN ÇEKİRGE MERHABA

BU GİRİŞİMİNİZİ KUTLUYOR VE DESTEKLIYORUM BU KONULARDA BAZI BELEDIYELERIN ÇALIŞMALARINI

DA ZAMAN ZAMAN GÖRÜYOR VE TAKDIR EDİYORUM BU BIR GÖREVDİR VE YAPILMASI ŞARTTIR BU AZIMLI VATANDAŞLARIMIZIN AZIMLERINE KATKIDA BULUNALIM ONLARI EVLERINE HAPSETMIYELIM ONLARIDA İÇİMİZDE GÖRELIM

BU DUYGUYU YAŞAYAN VE HALA YÜREĞİNDE İNSAN SEVGİSİ KALMIŞ OLANLAR  ANLAR . BENİM YEĞENİM BUGÜN 40 YAŞINDA YAŞADIĞI ZORLUĞU ANNESİ- BABASI- KARDEŞİ BİLİR, BİR DÖNEMDE BİZ YAŞADIĞIMIZ İÇİN BİZ BİLİRİZ. DUYGUSAL ÇARESİZLİKTEN SÖZ ETMİYORUM ONUN GEÇMESİ ZATEN MÜMKÜN DEĞİL.

BABAMIN GÖREVİ NEDENİYLE 34 YIL ÖNCE FRANKFURT’A TAYİNİ ÇIKTI VE ENGELLİ OLDUĞU İÇİN BELKİ BİR FAYDASI OLUR DÜŞÜNCESİ İLE YEĞENİMİDE BİRLİKTE GÖTÜRDÜK . ENGELLİLER OKULUNA KAYIT YAPTIRDIK, SEVİS KAPIYA GELİYOR ASANSÖR SİSTEMİ GİBİ BİR RAMPA İNİYOR ARABADAN TEKERLEKLİ SANDALYESİ İLE ARABAYA ALIYORLAR OKULA GÖTÜRÜYORLAR. YÜZME DERSLERİ VAR,TERAPİ DERSLERİ VAR, FİZİKTEDAVİ VS VS İNANILMAZ BİR İLGİ ALAKA. NORMAL BELEDİYE OTOBÜSÜNE BİNECEĞİMİZ ZAMAN EĞER ENGELLİ MERDİVENİ OLMAYAN BİR OTOBÜS İSE Kİ ÇOĞUNDA VAR, ŞÖFÖR İNİYOR ARABASINDAN TUTUP BİNDİRİYOR SONRA YOLUNA DEVAM EDİYOR. YOLLARIN HEPSİ ONLARI DÜŞÜNEREK AYARLANMIŞ.

EVET YENİ BELEDİYELERİ BU HİZMETE ÇAĞIRALIM BİZ VATANDAŞLARA DÜŞEN GÖREV NE İSE BEN HAZIRIM HEM YAŞAYAN BİRİ OLARAK HEMDE GÖZLEMLERİMLE ONLARIN YAŞADIKLARINI ANLAYABİLEN BİRİ OLARAK NE YAYMAMIZ GEREKİYORSA YAPALIM

 

“Bundan sonra şehrimizde (ilçe ya da beldemizde) gerçekleştirilecek her türlü yapıda engelli vatandaşlarımızın da kullanabileceği olanakların sağlanması şartı aranacaktır. Bu şartlar olmadan hiçbir yapı ve alt yapıya ruhsat verilmeyecektir.”

 

İYİ ÇALIŞMALAR

Canan Karavit

 


 

 

Fatih Bey,

 

Bir yazar olarak üzerinize düşen görevi en iyi şekilde yerine getirerek bu çağrıyı yapıyorsunuz. Sizi gönülden destekliyorum. Ancak ülkemizde sağlıklı insanların ihtiyaçları bile görmezden gelinirken, rant peşinde koşan politikacılar, belediye başkanları, milletvekilleri.... gerçekten ihtiyacı olan engelli kardeşlerimize nasıl hizmet edecekler?

Ne olursa olsun artık bir şeylerin değişme zamanı çoktan geldi. Sizi sonuna kadar destekliyorum.

Hoşçakalın...

 

 Saygılarımla / Best Regards

Ibrahim AKAR

 

 


 

Sayın-Fatih Çekirge

Güzel bir konuya deyinmişsiniz milyonlarca öfkeli engelli vatandaşımız yarasına basmışsınız.

Bu yara ancak Belediyelerimizi duyarlı olarak merhem sürerek iyileştirirler. Göreve davet

ediyoruz. Ben seneler önce Avrupa da yaşamış biri olarak oradaki  Belediyeleri öncelikle kutluyorum ve yıllar önce bu yaraya el atıp  engelli vatandaşlarını düşünerek

Projeleri planlı programlı  yol alıyorlarsa haklı olarak bizlerin neyi eksik diye soruyoruz.

oysa yarını hazırlamak Belediyelerinin işi. Engelli vatandaşların dün üzüntülerini okuduk.Belediyeleri duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Bundan sonra şehrimizde (ilçe ya da beldemizde) gerçekleştirilecek her türlü yapıda engelli vatandaşlarımızın da kullanabileceği olanakların sağlanması şartı aranacaktır.

Bu şartlar olmadan hiçbir yapı ve alt yapıya ruhsat verilmeyecektir. İŞTE BURDA SİZ KATILIYORUM ELİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK.  

Saygılarımla Mine Vatansever

 


 

 

Fatih bey,
2009 Yılında yapılan metrobüse engelliler, yaşlılar ve bebek arabalı anneler binemiyor. Ama bu metrobüs OY getiriyor.

Bu bir zihniyet sorunudur. Desteğiniz için teşekkürler...
Dr. Gökhan Silahtaroğlu

 


 

 FATİH BEY

 

ELLERINE VE ZEKANA SAĞLIK BİZ  YILLARCA HALK VEYA DİNLEYİCİ YADA OKUR  BÖYLE ISTİYOR SAFSATALARIYLA OYALANDIK.OYSA MEDYA VE ONUN ÖNDE GELENLERİ BİR ÜLKEDE OLMASI GEREKENLERE ÖNDER OLURLARSA  HER ZAMAN BİR KURTARICI ARAMAYA GEREK KALMAZ.  BU SESE KULAK VERMEK LAZIM .SİZ BU MİLLETE NE SUNARSANIZ NEYİ ÖNE ÇEKİP ANLATIRSANIZ İNSANLARINDA GÜNDEMİNDE O OLACAK. ENGELLİLERİNİ  YILLARCA MAHZENLERDE SAKLIYAN ZAMAN ZAMAN ZİNCİRLEYEN ONLARI KÜLFET GİBİ GÖREN ZİHNİYETLERE   SESLENDİNİZ. TEŞEKKÜRLER VE BAŞARILAR DİLERİM KARDEŞİM

 

SEVGİLERİMLE

HÜSEYİN ALPAY

 


 

 

Sayın Fatih Çekirge

          

Her türlü takdirin üzerinde olan bu anlamlı ve insani çabanızdan ötürü sizi tebrik ediyor, bu çabalardan sonuç alınması dileklerimle size en içten sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Zira seyahatlerim esnasında uygar ülkelerde insana verilen değeri gördükçe kendi ülkemizde bu uygulamaların neden yapılamadığı veya göz ardı edildiği hep içimde bir uhde olarak kalmıştır. Ama sanırım insan bu tür şeylerin hep kendisinden ve sevdiklerinden  uzak olacağını düşünüp, bir gün bu durumla kendisinin de karşılaşabileceğini düşünememektedir. Ülkemizdeki bana necilik ve vurdumduymazlık nedeniyle de kent yöneticileri bu durumu görmezlikten gelmektedirler. Bu çabanızın bir domino taşı etkisi yaratması dileklerimle sizi tekrar kutluyorum.

Saygılarımla

 

Prof.Dr.Turgut Öztürk

 


 

Fatih Bey;

 

Bugün ki yazınıza istinaden size şunu söylemek istedim. Gerçekten çok haklı bir konuya değindiniz ve canı gönülden sizi desteklediğimi ve belediyelerin böyle bir yasa ya da karar alması gerektiğini bende düşünüyorum ve bunun için tüm insanlar yani potansiyel engelliler olarak sizin çağrınızı haklı ve yerinde bulduğumu bilmezini sadece istedim.

 

Tüm desteğimle elimden geldiğince sizin yanınızda olduğumu bilmeniz benim için çok önemli.

 

iyi çalışmalar.


Nilgün ŞENGÖZ
Endüstri Mühendisi

 

 


 

 

Sayın Fatih Çekirge

29 Mart Yerel seçiminde Çankaya/A.Ayrancı Ahmet Vefik Paşa İlköğretim okulunda CHP adına 1160 nolu sandık ta görevliydim. Bulunduğumuz bölgede yoğun ağırlıklı emekli ve yaşlı kesimden oluşan bir seçmen profili ile karşı karşıya kaldık ve seçim saatinde saat 18 kadar uzatmak zorunda kaldık.Bu seçmen profilinin içinden inanın bir tane özürlü vatandaşımız geldi sırf bu özürü yüzünden nüfus kağıdını değiştiremediğini ama resimli ve mühürlü sağlık karnesinin ve nüfus kağıdının olduğunu beyan etmesine rağmen AKP sandık görevlisinin itirazı yüzünde oyunu kullanamadan ağlamaklı bir şekilde oradan ayrıldı bu sahneyi ömrümün sonuna kadar unutmam mümkün değil.Nüfus müdürlüklerinin verdiği soğuk damgasız sadece mühürlü vukuatlı nüfus örneğini üstelik resimsiz olarak sandık başkanları kabul ederken sadece sağlık karnesinde mühür olmasına ve vatandaşlık numarası bulunmasına rağmen soğuk damgalı değil diye ve oradaki seçmenden oy alamayacağını düşünen zihniyet tarafından engelleneceksiniz.Özürü olmadığı halde sandığa gitmeyenlere ibret olacak şekilde demokratik hakkını kullanmak için sandığa kadar gelen özürlü bir vatandaşımız bu şekilde oyunu kullanmak için üst kata kadar çıkıyor ama sırf siyasi kapris yüzünden birileri buna engel oluyor,bumu demokrasi bumu demokratlık.Aslında özürlü ve yaşlı vatandaşlar için özel sandıkların giriş katlarına konulması için seçmen kütükleri askıya çıktığında bu tür özürü ve yaşlılık nedeniyle zorlanan vatandaşlar mahalle muhtarlıklarına vereceği bir beyanname ile YSK ya bu durumunu bildirseler ve YSK da seçmen kütüklerini hazırlarken sadece bu mazereti olanları bir sandıkta toplar ve okul girişlerine konacak sandıklarla bu çok basit bir şekilde halledilir.Dileğim bu öneriyi sizin kanalınızla YSK ya duyurup bir önlem almasına katkı koymaktır.Saygılarımla.
Sabri OKUYUCU

 


 

 Sayın Fatih Bey,

Yazınızı, hissettiklerinizi fazlasıyla duyarak okudum.

Gönül ister ki bu konu, bütün gazeteler ilk defa bir konuda el sıkışarak manşetten versin..

Engelli bir genç lisede, üniversitede nasıl okuyacak diyorsunuz...Bugüne kadar türbanlı nasıl okuyacak diye bu milleti parmağında oynatanlar, neden engelliler nasıl okuyacaklar diye gerçeklerle uğraşmadılar.

Üstelik,türbanlılar sokaklara dökülüp haklarını arayabiliyorlar..Engelliler nerede,nasıl ne yapacaklar ?

Sevgiler, saygılar

 


 

 

 Sayın Fatih Bey,

Güzel bir iş yaptınız ve yapmaya da devam edeceğinizi yazılarınızdan anlıyoruz. Şunu belirtmek ve herkesin farkına varmasını isterim ki HEPİMİZ BİRER ENGELLİ ADAYIYIZ. Ne zaman başımıza ne geleceğinizi hiçbirimiz bilmiyoruz ve her an engelli durumuna düşebiliriz. Lütfen belediyelerimize sesleniyorum '' Sayın başkanım ve tüm bürokratlar bir gün o girip çıktığınız binalara bir gün ayağınız burkularak gelmek zorunda kalsanız ve o merdivenleri inip çıkmakta zorluk çekseniz ne hisseder ve ne düşünürsünüz acaba. Bir de bunun tüm hayatınız boyunca devam ettiğini ve o ve benzeri engelleri her gün o ayağınızla aşmak zorunda olduğunuzu düşünün. Belki bu düşünce sizin harekete geçmeniz için yardımcı olur.''

''Hepimiz birer engelli adayıyız'' mantığı ile hareket edersek inanın engelli vatandaşlarımızın da bizler gibi rahat hareket edebileceğini unutmayalım. En azından yanlız olmadıklarını bilirler.

Fatih Bey,

Size de sonsuz saygılarımı sunarım.
İyi çalışmalar
Özgür Delibaş

 


 

 

Sayın Çekirge,

 

Açıkça söylemek gerekirse, konunun bir kez haber yapılıp geçileceğini sandım fakat beni yanılttınız.

Hürriyet gibi dev bir güç, bırakın böyle bir konuyu halletmeyi,yazıları ile hükümeti bile düşürür..

Artık engellerin ortadan kalkacağına, sayenizde inanmaya başladım.

İyi ki sizin gibi duyarlı insanlar var..

 

Saygılarımla...

 

 


 

MRH FATİH BEY YAZILARINIZI BEĞENEREK OKUYORUM KONULAR HAKKINDA YORUMDA YAPIYORUM AMA NEDENSE BİR TÜRLÜ BENİM YORUMLARIM YAYINLANMIYOR NEDEN?

 

BUGUNKÜ YAZINIZIDA OKUDUM ALTINDA MAİL ADRESİNİZİ GÖRÜNCE SİZE YAZMAYI DÜŞÜNDÜM..İLGİNİZE TEŞEKÜRLER..

 


 

 Fatih Bey tebrik ederim umarım bu yazınızla beraber, engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak adına bir adım atılmış olur.

 

Saygılar.

 


 

 

Merhaba Fatih Bey.  

 

Konuya gösterdiğiniz ilgi için öncelikle teşekkür ediyorum. Ben ya da bir yakınım engelli değil, yaşadıkları zorlukları sadece üçüncü göz olarak izleyip kahroluyorum.

 

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi şehir içinde yaptığı düzenlemelerde engellilerin  yaşamına kolaylıklar getirdi. Ben Eskişehir'e sadece ziyaretçi olarak gidiyorum ama şehir için de çocuğumu arabayla dolaştırırken, onlar için yapılanları da çok güzel fark ediyorum.

 

Özetle, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yılmaz Büyükerşen , Hem Anadolu Üniversitesi Rektörüyken açtığı Engellilerin eğitimlerine yönelik Fakültelerle, hem de Belediye Başkanlığı döneminde şehir içi düzenlemelerle takdiri gerçekten hakediyor.  Bu uygulamaların tüm Belediye Başkanlarına örnek göstermenizi rica ediyorum .

 

Saygılarımla

Arzu Elmas

 


 

 

Tamamen destekliyorum Sayın Çekirge yeter ki yol göster ve yöntem öğret, yeter ki haydi de.

 


 

 

 

Sayın Fatih Çekirge

Ben 28 yıldır engellilerle uğraşan bir fizyoterapistim. Dünyada rehabilitasyon kavramına bakarsak tıbbi rehabilitasyon mesleki rehabilitasyon ve sosyal rehabilitasyon olarak sınıflandırılır. tibbi rehabilitasyon dünya ile boy ölçülecek düzeydedir ülkemizde. sosyal rehabilitasyon ise engelli  hastaneden çıktıktan sonra başlar ve tüm yaşamı boyunca devam eder.engellisini evine kapatmayan bir ülke gelişmiş bir ülkedir.oysaki sokaklar caddeler tekerlekli iskemle ,baston kullananlara adeta engel olmaktadır.kaldırımları park etmiş arabalarla işgal edilmiş bir sokakta yayanın caddede yürüdüğünü,ama bir tekerlekli iskemlenin yürüyemeyeceğini düşünürsek o engelliyi otomatikman eve hapsederiz.Ankara da kaldırım işgal eden oto galerileri nin mayıs ayında şehir dışına taşınacakları söylendi. göreceğiz içine bir araba dahi sığmayan dükkanlara ruhsat verip  kaldırım işgaline müsaade edende Büyükşehir belediyesi .seçim bitti hep beraber icraatları görelim.engelliyi eve kapaTAN ZİHNİYETLER  onları ne yazik ki OY potansiyeli olarak görmüyorlar. Saygılar.

                                                                                                                                                     

fzt.ayten özdemir

 


 

 

Selamlar,
Ortak pazara girmek isteyen bir Türkiye, ki vakti gelince Ortak Pazar bunları talep edecek, memleketteki tüm kanunlarını ve haklarını Ortak pazara uygun hale getirmek zorunda kalacak,bu demek ki zaten belediyeler bu  düzeltmeleri  yapmak zorunda, o zaman daha şimdiden yaptıklarını doğru yapsınlar, hem çift masrafa sebep olmasınlar hem de devamlı herşeyi yapıp bozarak milleti mağdur etmesinler.
AB Belediyelerinden kardeş şehir uygulamasıyla bu konular öğrenilip gerçekleştirilebilir, zor değil yani.

Hayırlı çalışmalar
Aysel Karatas

 


 

Fatih Bey,

Çok önemli bir konuyu dile getirdiniz çok teşekkürler. Aynı olaydan bende müracaat bulundum ama herkes benim söyleyeceklerimi zaten söylemiş. Benim söylemek istediğim engellilerin her seferde rapor alması olayı. Devlete müracaat

Ediyoruz bize rapor aldırıyor, nüfus cüzdanımıza bile, işleniyor bu rapor oranı ama tekrar bir yere lazım olduğunda tekrar heyete girmeniz gerekiyor raporun üzerinde süreklidir yazmasına rağmen. İşte böyle bir zihniyet engelliye eziyet ancak bizim ülkemizde yapılır. Seçimlerde aynı olaylar oluyor her yerde  engelliler için iş imtihanı açarlar. İmtihanı 10 katta yaparlar. Gerçekten  Allah iş yapmaktan özürlü yapmasın.inşallah bu yazıları sadece bizim gibi insanlar okumaz okuyanlarda gerekeni yapar

 


 

 

Fatih Bey merhaba,
 
Öncelikle 30 Martta ki 'engelliler nasıl oy kullandı' başlıklı yazınızda bizlerin 'engelli sorunlarını' gündeme getirdiğiniz için size ve  bu konuyu gündeme getirmeye devam ettiği için de hurriyet.com.tr ye çok teşekkür ederim.
Maalesef engelli bireyler olarak görmezden gelinmek, bir takım toplumsal haklarımızdan mahrum bırakıldığımızı görmek,önemsenmemek ve engelli bir yaşam sürerken ayrıca 'engellenmek' elbette bizlerin kapanamayan yarası maalesef.. Sorunlarımız o kadar çok ki..Birkaç tanesine ben de değinmek isterim:
 *Engelli otoparklarının maalesef bilinçsizce başka araçlar tarafından işgal edilmesi! (buna bir çözüm üretmek çok zor olmasa gerek_ ihbar hattı açılması gibi_ )
 *Tekerlekli sandalye kullanan engelliler için kaldırımların elverişli yapılmaması: Engelli otoparklarının işgal edilmesi yetmediği gibi geniş kaldırımlarda tekerlekli sandalyenizle giderken kaldırıma park etmiş arabalar görmek hatta geniş olmayan kaldırımların da ortasında bazen direk bazen de ağaç gibi sürprizlerle karşılaşabilmek oldukça mümkün!
 *Sinema,tiyatro, konser alanları,restaurant,cafe vb yapıların bir çoğunun engelliler düşünülmeden yapılması ve bu yapılara bu haliyle çalışma izni verilmesi de bir başka sorun. Çünkü tekerlekli sandalyede olan engelli bu ve benzeri yapılara gitmeden önce bir araştırma yapmak zorunda: Yapıda rampa var mı? Engelli tuvaleti var mı? Tekerlekli sandalye ile geçişi uygun mu? Şayet özel aracınız yoksa ne şekilde hangi güzergâhın izlenmesi gerektiği(aracınız varsa park sorunu), yol üzerinde kaldırımlarda rampa var mı yok mu? Bütün bu incelemeler itina ile yapıldıktan ve tüm önlemlerinizi aldıktan sonra gidilebilir ancak
Bu yapılara bir de camileri de eklemek gerekir, girişi merdivenli olan kaç camide rampa var acaba? 
 *Bu bireylerin kimsenin yardımı olmasına gerek kalmadan belediye araçlarında rahatça seyahat edememesi ayrı bir sorun (tabi bunun için iett şoförlerinin ve halkın da bilinçlendirilmesi gerekir) veya başka bir deyişle bu tür engellilere belediye tarafından özel araç temini sağlanabildiğini görmek bir hayal mi olur? (Bazı yerlerde bu tür uygulamalar olduğunu duysam da bu uygulamalar neden standart hale getirilmiyor) 
*İş bulma sorunu: Bir çok kurumun engelli kadrosundan işçi çalıştırmaması.
 *Vergi indiriminde oranların muayene edilmeden düşürülmesi,zorluk çıkartılması.
 vs..vs...vs..
 Sorunlarımız o kadar çok ki umuyorum ki desteğinizle bu haykırışlarımız sadece gündeme gelmekle kalmayıp somut adımların da atıldığını görebileceğimiz pozitif bir 'GELİŞİM' sağlar.
 
Saygılarımla
AYSEL
  
UMUTLA YAŞAYAN MÜZİK OLMADAN DA DANS EDER...

 


Fatih bey  bende Fatma hanım gibi sıkıntısı olan kişiyim.Bende 2002 de  tam teşekküllü devlet hastanesinden %42 oranında bedensen özürlüdür raporu aldım..Ancak emekliliğime 3 sene vardı..Bende 2005 de o raporu alarak sosyal sigortalara gittim.Orda bana bu raporun olmayacağını,kurumlar arasında yazışılması gerektiğini söylediler.Beni tekrar  aynı hastaneye sevk ettiler.Buradan tekrar bana 42 bir rapor daha verdiler.ancak bu Ankara gidip geldikten sonra,raporuma %36 oranına düşürdüler.Beni burada heyet doktorları görüp rapor veriyor onca doktor ancak Ankara beni görmeden rapora %36 lık oran biçiyor.Bu nasıl iştir anlayamadım.Beni sevk etiği hastane kendisi,doktoru kendi belirlediği doktorlar ama Ankara’dan gelen heyet raporum %36.ne akla ne mantığa sığıyor.beni görmeden nasıl böyle bi  karar verebiliyor..kimlerden oluşuyor ki raporum % 36 ya düşüyor..Ben tabi bu çelişkili raporumu adli merciye sevk ettim.şu an hala devam ediyor.ilk önce yürütmeyi durdurma için açtık davamı.ancak o mahkememiz bizi vergi mahkemesine gönderdi.halada devam etmekte.Burada çektiğimiz eziyetlerde işin cabası.mahkemeden adli tıp a gitmek için bileklerimize damga yemek fişlenmek .ne yazayım başka.sonucun ne çıkacağını bilmiyorum.ben bu konuyu sayın milletvekilimiz Lokman ayva bey e de yazmıştım.Oda mahkeme yolu olduğunu oradan çıkacak kararı beklediğini söyledi.bizlerin bu derin yarasına parmak bastığınız için minnettarız.ne yapacağımızı da bilmiyoruz..topu topu bu durumda olan kaç kişiyiz ki bize bu muameleyi yapıyorlar.çok teşekkür ederiz.başarılarınızın devamını dilerim

 


 

 

Merhaba Fatih Bey,
Fatma hanım ses getirdi başlıklı yazıyı okurken bana yardım edebileceğinizi düşündüm. Eltim Omurilik Felçlileri Derneğinde çalışıyor.19 yaşını aşmış, maddi imkânsızlıkları olan veya ailesinin bakamadığı omurilik felçlisi kardeşlerimize ücretsiz olarak bakıyorlar. Şu an için 7 vatandaşımız bu dernekte hayatlarına devam ediyor. Biz daha fazla kişiye ulaşmak isteyen bu derneğe faydalı olmak adına neler yapabilir, bu durumdaki vatandaşlarımıza kardeşlerimize ne şekilde ulaşabiliriz? İlginize şimdiden teşekkürler
ASLI ALKAN YILDIRIM

 


 

Sayın Fatih Bey.
Engellilerin sorunlarını sayfanıza taşıdığınız için teşekkür ederim.
Benim bir engelli çocuğum bulunmaktadır. Kendisi %96 engelli olduğu için öz bakımını yapamamakta ve altı bezlenmektedir. Hasta alt bezi 2003 yılından itibaren her yıl Maliye Bakanlığı tarafından çıkartılan Bütçe Talimatları ile "günde 4 adedi geçmemek kaydıyla 60 KR. Ödenir KDV ayriyeten hesaplanır "denilerek kısıtlamaya gidilmiştir. Doktorların adedi fazla belirlemesine rağmen ödeme bütçe talimatında yazan adet üzerinden yapılmaktadır. Takdir edersiniz ki bu ekonomik koşullarda 60 KR. Değil hasta bezi bebek bezi almak bile mümkün değildir. Biz sosyal devletten bahsederken sadece sağlıklı insanların mı sosyal devletinden bahsediyoruz? Engellilerin Sosyalleşmeye ihtiyacı veya Sosyal Devlete ihtiyacı yok mudur? Maliye Bakanlığının kısıtlaması konusunda 2003 yılında açılan davalar olumlu sonuçlanmış kısıtlamalar mahkemeler tarafından kaldırılmıştır. Ancak daha sonra yapılan yasal düzenlemeler engelliler aleyhine olmuş ve kaybetmişlerdir. Sizden ricam memur olduğum için adımı veremediğim bu mailimi yayınlayarak Maliye Bakanlığı yetkililerinden belirleme yaparken neyi kriter aldıklarını sormanız. Acaba piyasa araştırması yaparak mı bunu belirliyorlar? Bu kısıtlamalar ne zaman kalkacak? Bunların cevabını verebilirlerse sevinirim.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 


 

 

Sayın Fatih ÇEKİRGE, bende bir işitme engelliyim. Tek kulağım duymuyor, diğerinde ise sinirsel bozukluk var. Yani sesi duymasına rağmen algılamada zorluk çekiyorum. Engelli olarak işe girmek için hastaneye başvurduğumda ilk seferinde %39 verdiler dalga geçer gibi. 2 sene sonra tekrar başvurdum. Devlet oranları düşürdü dendi %28 verildi. Kimisi %45 verip kurulda tekrar %29 gibi değere düşürüldü Hastanede ne insanlar görüyorum. İnsan kendi derdini unutuyor ama bizimde geçinmemiz için mücadele etmemiz şart.
 Benim hayret ettiğim bir nokta var ki, hiç bir siyasi parti engelliler ile ilgili, şunu yapacağız, bunu yapacağız demedi. Türkiye'de 3 milyona yakın engelli olduğu söyleniyor. Bunların dışında o kişilere bakan, çilesini derken (Çile derken devletin doğru düzgün yardım etmediği için diyorum) 4 milyona yakın insan. Engelliler partisi kurulsa nasıl olurdu acaba?
 Umarım bu sorunumuzu Fatih Bey vesilesi ile çözmüş oluruz. Devletin yetkilileri hastaneleri dolaşıp engelli olduğu halde rapor vermeyen hastaneleri görmüş olur. İş yeri özürlüsün der işe almaz, devlet özürlü değilsin der. Gerçi benim düşündüğüm herkese rapor verilmesini istemeyen devlet. Ne kadar kasada para kalırsa o kadar iyi değil mi?

 


 

 Sayın Fatih Çekirge,
engellilerle ilgili duyarlılığınız için teşekkür  ederim. Ben ortopedi engelliyim.
Ben Aydın söke de yaşıyorum söke devlet hastanesinde yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.
Tahlil için hastaneye gitmiştim ve tuvaleti kullanmam gerekiyordu, ama üst katta gittiğim tuvalet kapısında engelli amblemi olmasına rağmen kilitliydi görevlilere ilettim onun depo olarak kullanıldığını aşağıdaki engelli tuvaletine gitmem söylendi. Tek taraflı koltuk değneği kullanıyorum, bir elim tırabzanda diğerinde koltuk değneği tahlil kabını nasıl çıkarabilirim?
Bir yıl önce 14 Mart tıp bayramında yetkililere ilettim fakat yukarıdaki tuvalet hala depo olarak kullanılıyor hiç bir değişiklik olmadı.
Ayrıca Söke’de Vakıfbank yeni yapıldı fakat bankanın kapısındaki basamak çok yüksek ve oraya ulaşmam mümkün değil. Refleksleri azalmış herkes için geçerli değil mi bu yaşananlar?
Ülkemizde 8 milyon engelli yok sayılıyor...
duyarlılığınız için çok teşekkürler..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Yorumları Göster
Yorumları Gizle