GeriGündem Yazık bu ülkeye
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yazık bu ülkeye

DÜNYANIN son 40 yıldaki en büyük bunalımlarından birine, Türkiye son bin yılın en beceriksiz yönetimiyle giriyor. Önceki akşam ABD Başkanı Bush'un televizyondaki açıklamasını izlerken, ‘‘Yahu bu adam hiç güven telkin etmiyor’’ diyecek oldum. Yanımdakilerden birisi ‘‘İğneyi kendine, çuvaldızı Amerika'ya batır. Bush'un yerinde Ecevit olsaydı, çok mu güven telkin edecekti?’’ dedi.Çok geçmeden ekranda Bülent Bey belirdi. Müthiş bir koruma duvarı arasında Başbakanlık merdivenlerinden çıkıyordu. Korumalar tetikteydi. Her an her şey olabilirdi. Başbakan tökezleyebilir, sendeleyebilir, ayağı takılabilir, merdivenlerden yuvarlanabilirdi. Korumalar alışılageldiği gibi çevreye değil, Başbakan'ın adımlarına bakıyordu. Tabii bir yandan da şanslıyız. Çünkü savaş tecrübesi en fazla olan Başbakan bizimkisi. Neredeyse 93 Harbi'ni görmüş bir Başbakan'a sahibiz.Birinci Dünya Savaşı'nı ucundan ıskalamış ama gerisini birebir yaşamış.O nedenle iyi. Ama bütün bunları hatırlayıp hatırlamadığı konusu bir miktar meçhul.Dünya haritasının yeniden çizilmesine dahi neden olabilecek bu gergin ortamda bizim Başbakan'ın tek derdi, Saddam Hüseyin'i korumak gibi duruyor.Elbette hiçbirimiz çatışmaların Türkiye'nin çevresine yayılmasını istemiyoruz, ama bütün politikayı Saddam'ı korumaya endekslemek hatalı.Fakat anladığım kadarıyla Bülent Bey'in son hatırladığı uluslararası politik durum Körfez Savaşı ve DSP Lideri olarak o dönem Saddam'a verdiği destek.Sonrasında meydana gelen gelişmeler Bülent Bey tarafından algılanamamış.Bu nedenle de politika gözden geçirilmemiş.Size yemin ediyorum, eğer bu yönetimle, bu dönemi ülke yıkılmadan atlatırsak, durum normale döndüğü zaman biraz düzgün bir yönetimle uçarız.Ama tabii, ‘‘biraz düzgün bir yönetim’’ bizim için ütopya. Çünkü her seferinde daha beterini bulmakta üstümüze yok!Bu savaş ne olur?SAVAŞIN başlangıç hızı sizi aldatmasın.ABD'de iç kamuoyuna yönelik operasyon başladı.Buna ABD'nin ‘‘kuyruğu dik tutma’’ operasyonu diyebiliriz.Ama bu hızla böyle gitmez. Fazla paniğe gerek yok. Bu uzun süreli bir mücadelenin startı. Bir anlamda ‘‘Anti Terörist Olimpiyatlar’’ın açılış meşalesi tantanayla yakıldı.Sonrası daha yavaş olacak.BDDK Başkanı mı beceriksiz yoksa ben müneccim miyim?PAZAR günü karşılaştığım bankacı arkadaşım sordu: ‘‘Ne oldu. Başımıza müneccim mi kesildin?’’Şaşırdım.‘‘Hayırdır! Yine ne yapmışım?’’ diyebildim. ‘‘Baksana, Derviş bu kez eli boş geliyor. IMF ve Dünya Bankası ile görüşmeler ılımlı ama olumlu değil. Üçüncü dilim kredi gelmiyor’’ dedi.‘‘Bunun benimle ne alakası var?’’ diyecek oldum. ‘‘Bunadın. Kendi yazılarını sana biz mi hatırlatacağız? Git bak bakalım bir ay önce ne yazmışsın’’ dedi.Gazeteye geldim. Yazılarımı taradım. 11 Eylül günkü yazım aynen şöyle diyor:‘‘IMF üçüncü dilimi vermeyecek?’’Ben bu yazıyı 10 Eylül'de yazmışım. Gazetede 11 Eylül günü okuyucuya ulaşmış. Yani yazı yazıldığında daha ABD'ye saldırı yapılmamış. ABD karşılık vermemiş. Dünyanın gündemi terör değil. Ben daha o zaman ‘‘Üçüncü dilim kredi serbest bırakılmayacak’’ demişim. Neden?Yanıtı basit. IMF raporunda bankacılık sistemindeki aksaklıkların hálá giderilmediğinden söz ediliyor ve bir bankayla ilgili olarak BDDK'nın ‘‘gerekeni yapmadığından’’ dem vuruluyor. Aslına bakarsanız görüntü, bu bankanın ‘‘BDDK Başkanı tarafından özel koruma altına alındığı’’ yolunda. Çünkü BDDK'nın başkan dışındaki üyeleri bu bankayla ilgili soru sorduğu zaman BDDK Başkanı Engin Akçakoca ‘‘Sorun yok, sorun yok’’ diyerek soruları geçiştiriyor. Engin Akçakoca burada sorulan soruları geçiştiriyor ama Kemal Derviş Washington'da sorulan soruları geçiştiremediği için IMF üçüncü dilimi serbest bırakmıyor. Olan da Türkiye'ye oluyor. Borsa her gün düşüyor. Dolar artık aklın alacağı sınırları bile aşıyor. Ülke göz göre göre batıyor. Üç beş siyasi ise yok olan ülkenin yönetiminde kalabilmek için hálá oyun içinde oyun tezgáhlıyor.NE ZAMAN ADAM OLURUZ?Kayıtsız şartsız desteğin, kayıtsız şartsız teslimiyet anlamına geldiğini anladığımız zaman.
False