GeriGündem Yarın "Dünya sigarayı boykot günü"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yarın "Dünya sigarayı boykot günü"

“Depresyon, anksiyete bozuklukları gibi ruhsal sorunların sigara bağımlıları arasında görülme sıklığının toplum genelinde göre daha yüksek”, “sigara içme oranlarının, şizofreni hastalarında yüzde 90, bipolar bozukluk hastalarında yüzde 70, başka psikiyatrik bozukluğu olanlarda ise yüzde 45-70 arasında olduğu” bildirildi.

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Dr. Şeref Özer, “9 Şubat Dünya Sigarayı Boykot Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünyada her yıl yaklaşık 5 milyon kişinin sigara ve tütün kullanımına bağlı hastalıklardan yaşamını yitirdiğini söyledi.

“Geçen yüzyılın sonunda yaşları 35-69 yaş arasında bulunan tüm insanların ölümlerinin yüzde 30'unun, 69 yaş üstündeki insanların ölümlerinin ise yüzde 14'ünün sigara içimine bağlı geliştiğinin tahmin edildiğini” belirten Özer, sigara içiminin beklenen yaşam süresini bütün yaş gruplarında 16 yıl, 35-69 yaş grubunda ise 22 yıl kısalttığını dile getirdi.

Dünyada, şu anda 15 yaş üstü 1,2 milyar kişinin sigara içtiğini, bu rakamın 2025'te 1,6 milyara ulaşmasının beklendiğini anlatan Özer, “2030'da 8 milyon kişinin sigara ve tütün kullanımına bağlı hastalıklardan hayatını kaybedeceği öngörülüyor ve bu ölümlerin yüzde 70'inin de gelişmekte olan ülkelerde olacağı düşünülüyor” dedi.
Özer, Dünya Bankası raporlarına göre 1990-1997 yılları arasında sigara içiminin en hızlı arttığı ülkenin Endonezya'dan sonra Türkiye olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'de erişkin nüfusun yaklaşık yarısının sigara içtiğinin belirlendiğini söyledi.

“ÜÇ SİGARADAN FAZLA İÇENLER BAĞIMLI”

Şeref Özer, “günde 3 sigaradan fazla sigara içenlerin yüzde 94'ünün uzun dönemde bağımlı olduğunu” ifade etti.
Nikotinin ruhsal açıdan uyarıcı nitelik taşıyan madde olmasının, duygu durumu olumlu yönde değiştiren, rahatlatıcı etkisinin bulunmasının kullanımı artırdığını belirten Özer, “Ama bu durum aynı zamanda sigaranın neden olduğu sonuçlara duyarsızlık yaratıyor ve bırakma çabalarını azaltıyor” dedi.

Özer, psikiyatri hastalarında genel nüfusa göre sigara içmenin ve nikotin bağımlılığının daha çok görüldüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Hafif şiddette depresyonun sigara içimini artırdığı, düzenli sigara içenlerde depresyon oranının ve bununla bağlantılı olarak intihar oranlarının içmeyenlere göre daha yüksek olduğunu belirtilmektedir. Depresyonu olanların sigarayı bırakma oranları içenlere göre daha düşük olduğu belirtilmektedir.

Bir araştırmada, sigara içme oranının şizofreni hastalarında yüzde 90, bipolar bozukluk hastalarında yüzde 70, başka psikiyatrik bozukluğu olanlarda ise yüzde 45-70 arasında olduğu bildirilmektedir.”

“SİGARA İÇENLERDE PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR YAYGIN”

“Sigara içenlerde psikiyatrik bozuklukları toplum geneline göre daha yaygın” diyen Özer, “sigarayı bırakmak için yardım isteyen hastalar arasında yüzde 30'a varan oranlarda depresyon ve yüzde 20 ya da daha fazlasında alkol kötüye kullanımı ya da bağımlılığı öyküsü bulunabildiğini” açıkladı.

Özer, “Bağımlılık düzeyinde olsun ya da olmasın, sigara ve tütün kullanımı olanlarda depresyon, anksiyete bozukluğu ve psikotik bozukluklar gibi bazı psikiyatrik sorunların bunları kullanmayanlara göre daha fazla olduğu bilinmektedir. Bu ürünlerde yer alan nikotin, düzenli sigara ve tütün ürünlerinin kullanımı sonucu bağımlılığa yol açmaktadır” diye konuştu.

Sigara kullanımı ile ilişkili bozukluklardan nikotin bağımlılığının kronik ve yineleme riskinin yüksek bir bozukluk olduğunu, en az 5-7 başarısız bırakma girişiminin bulunduğunu anlatan Özer, şöyle konuştu:
“Nikotin bağımlılığı, rahatlamak ya da yoksunluk belirtilerini gidermek için nikotin almak, giderek artan miktarlarda kullanmak, başarısız bırakma girişimleri, zararları bilinmesine rağmen içmeye devam etme ve sosyal-mesleki işlevsellikte bozulmayı içermektedir.

Nikotin yoksunluğunun ise en az birkaç hafta süreyle nikotin kullanılması, bırakmadan sonraki 24 saatte ise huzursuz, sıkıntılı ve kötü hissetme ya da çökkün duygudurum, uykusuzluk, çabuk kızma, sinirlenme, öfkelenme, anksiyete (bunaltı), düşüncelerini yoğunlaştıramama, huzursuzluk, kalp hızında azalma, iştah artması-kilo alma gibi belirtilerden en az dört tanesinin bulunması ile kendini göstermektedir.”

“Depresyon, anksiyete bozuklukları ve diğer madde kötüye kullanım şekilleri sigara içicilerin üçte birinde görülmektedir” diyen Şeref Özer , “Sigara içme süresi ve miktarı ile yaşanan sorunlar arasında doğrudan bir ilişki vardır. Sorunlar arttıkça sigara içme, sigara içme arttıkça da ruhsal ve fiziksel sorunlar artmaktadır” şeklinde konuştu.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle