GeriGündem Vahdettin’e hiç hain demedim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vahdettin’e hiç hain demedim

Eski Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye resmi tarihinin en büyük tabularından birini yıktı. Osmanlı tarihi ile ilgili bir kitap yazan eski Başbakan Ecevit, Vahdettin için "O hain değildir" dedi.Eski Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye Cumhuriyeti resmi tarihinin en büyük tabularından birini yıktı. Ecevit, bugüne kadar ‘Hain’ olarak nitelenen son padişah Vahdettin için, ‘O bir hain değildir. Bazı hoş olmayan şeyleri mecburen yapmıştır. Bu arada ülke için çok iyi şeyler de yapmıştır’ dedi.Hazırladığı ‘Osmanlı Tarihi’ kitabını iki ay içinde tamamlayacağını söyleyen, Ecevit, Hürriyet’in sorularını şöyle yanıtladı:Zaman Gazetesi’ndeki mülakatınızda son Sultan Vahdettin’in hain olmadığını söylemişsiniz. Doğru mu?Ben Vahdettin için hiçbir zaman hain demedim. Çünkü ne kadar zor koşullar altında padişahlık yaptığını biliyorum. Ülke işgal altındaydı. Ordusu kalmamış. Bu koşullar altında bile bir çok önemli iş yaptı.Bunu kanıtlayan bilgileriniz var mı?Benim şahsen çocukluğumdan beri dinlediğim şeyler var. Son Padişah Vahdettin’in son sadrazamı Tevfik Paşa’dır. Tevfik Paşa, Osmanlı’nın tasfiyesi için İstanbul’u temsilen Londra’da düzenlenen toplantıya gider. Orada Ankara’yı temsil eden İsmet Paşa da vardır. İlk sözü Tevfik Paşa’ya vermek isterler. İnönü buna kızar. Tevfik Paşa sözü alır ve şunu söyler: ‘Bugün halkın iradesini Ankara temsil etmektedir. O nedenle İsmet Paşa’nın konuşması gerekir.’ Tevfik Paşa’nın bu sözlerine İstanbul’daki Vahdettin de hiç itiraz etmez.’Kitabınız ne zaman bitecek?Aslında kitap bitti gibi. Ama son zamanlarda gözümde bir sorun var. Ameliyat oldum. Ameliyattan sonra tam düzelemedim. Okuyamamam benim için en büyük azap. İyileşir iyileşmez kitabı bitireceğim. İki aylık işim kaldı.Akraba değillerBülent Ecevit’in ‘Vahdettin’in hain olmadığı’ şeklindeki demecini yayınlayan Zaman Gazetesi, aynı haberde bazı maddi hatalar yaptı. Gazetede Ecevit’in ‘Vahdettin ile akraba olduğu’ iddia ediliyordu ancak Bülent Ecevit ile Vahdettin arasında hiçbir akrabalık bağı bulunmuyordu. Ecevit, Vahdettin’in değil, son padişahın dünürü olan son sadrazam Tevfik Paşa ile evlilik yoluyla akrabaydı. Haberde yine ‘Ecevit’in eniştesinin ilk karısı’ olduğu söylenen ve ‘Vahdettin’in kızı’ diye bahsedilen Naciye Sultan ise Enver Paşa’nın eşiydi ve padişahın Ecevit’in eniştesiyle daha önce bir evlilik yapan kızı, Ulviye Sultan’dı.Kurtuluş’u desteklemişESKİ Başbakan Bülent Ecevit, Zaman Gazetesi ile yaptığı söyleşide de Padişah Vahdettin’le ilgili ilginç görüşler ileri sürdü. Ecevit, Vahdettin’in ‘vatan haini’ olmadığını öne sürerek, şunları söyledi: ‘Kurtuluş Savaşı’na açıktan olmasa bile belirgin şekilde destek oldu. İstanbul’dan ayrılacağı zaman devletin elinde külliyetli altın ve para vardı. O, çok az bir miktar aldı. İstese tümünü alabilirdi. Saygıdeğer bir davranışta bulundu.’Mustafa Kemal’in idamını onamıştıSON Osmanlı padişahı Vahdettin, 1918’de tahta çıktı. Bir kaç ay sonra 1. Dünya Savaşı sona erdi ve Osmanlı İmparatorluğu’nun işgalini öngören Mondros Mütarekesi imzalandı. Vahdettin, İtilaf Devletleri’nin isteklerine boyun eğen bir politika izleyerek Heyet-i Mebusan’ı kapattı ve Anadolu’daki direniş hareketlerine karşı tutum aldı. Kurtuluş Savaşı karşısındaki tutumunu giderek sertleşti, Mustafa Kemal’in gıyabında verilen idam kararını onayladı. 10 Ağustos 1920’de Osmanlı topraklarının paylaşılmasını öngören Sevr Antlaşması’nı kabul etti. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ve 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasının ardından 17 Kasım’da bir İngiliz gemisiyle kaçtı. Önce Malta’ya gitti. Bir süre Mekke’de kaldıktan sonra San Remo’ya yerleşti ve burada öldü. Cenazesi Şam’da gömüldü. Atatürk’ün de Nutuk’da ‘hain’ olarak nitelendirdiği Vahdettin, resmi tarih tarafından da bugüne değin o şekilde değerlendirildi.SOYSUZ, ALÇAK Vahdettin ile ilgili olarak Atatürk, Nutuk’ta şu ifadeleri kullanıyor: ‘Saltanat ve hiláfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükûmet áciz, haysiyetsiz ve korkak.’