GeriGündem Uzun ve yorucu mücadelede dik durmalıyız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uzun ve yorucu mücadelede dik durmalıyız

Uzun ve yorucu mücadelede dik durmalıyız

Kılıçdaroğlu toplantı sonrası, “Antidemokratik ve hukuk dışı uygulamaların parçası olmayacağız. Yeminleri engellenen milletvekili arkadaşlarımıza yemin etme yolu açılmadıkça, biz CHP milletvekilleri de yemin etmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün sabah 2 saat süren MYK toplantısının ardından TBMM’ye gelerek, ‘Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay gündemi’yle Meclis Grubu’nu topladı. Kılıçdaroğlu toplantıya, “Birazdan sizinle paylaşacağım kararımıza destek vermeyen arkadaşlarımız için kapı açık, hemen bu salondan ayrılabilirler. Uzun ve yorucu bir mücadeleye giriyoruz” uyarısıyla başladı.

İsteyene kapı açık

Basına kapalı yapılan toplantıda Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Grup disiplini demek, tek ses olmak, bu disipline uymak demektir. Özellikle bu süreçte her kafadan bir ses çıkmamalı. Kimseye ‘Konuşmayın’ demiyorum, konuşun ancak bizden izin alıp konuşun. Yarın ‘katalog suçu’ diye herkesi içeri alabilirler. Bugün bu kararın önünde durmazsak yarın alınan diğer konularda da duramayız. Uzun ve yorucu bir mücadeleye giriyoruz. Çok etkili bir duruş sergilemeliyiz, dik durmalıyız ve bunu başaracağımıza inanıyorum. Bu mücadeleyi göğüsleyemeyeceğini düşünen arkadaşlarımız için kapı açık, çıkabilirler. Şunu da unutmayın. Karşı tarafın eylem ve söylemlerindeki olası değişiklikler doğrultusunda kararımızı yeniden gözden geçireceğiz.” Kılıçdaroğlu’nun konuşması sonrası söz alarak yemin edilmesi gerektiği yönünde konuşmak isteyen Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, basının salona girmesi nedeniyle sözlerini tamamlayamadı.

Hukuk dışılığın parçası olmayacağız

Kılıçdaroğlu, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, partisinin milletvekili seçilmiş olmalarına karşın tahliye edilmeyen Ergenekon sanıkları Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’a destek kararıyla ilgili şöyle dedi: “Halkın seçtiği milletvekillerinin yemin etmesine izin vermeyen, antidemokratik ve hukuk dışı uygulamaların parçası olmayacağız. Bu anlayış, ilke ve demokrasi inancıyla yeminleri engellenen milletvekili arkadaşlarımıza yemin etme yolu açılmadıkça, biz CHP milletvekilleri de yemin etmeyeceğiz. CHP olarak biz, milletvekili seçilmiş hiçbir arkadaşımız için ek bir ayrıcalık veya dokunulmazlık istemiyoruz. Yargılanmasınlar da demiyoruz, af talebimiz de söz konusu değil. Biz mahkûm olmamış, seçilme engeli bulunmayan, savcılıklarda, YSK’dan milletvekili olabilir diye belge almış, analarının ak sütü gibi temiz oylarla seçilmiş, milletvekillikleri YSK tarafından onaylanmış ve mazbatalarını almış bütün arkadaşlarımızın yemin etme hakkının gasp edilmesine karşı çıkıyoruz.

BDP’ye ve MHP’ye mesaj

CHP, sadece kendi arkadaşlarına değil her koşulda milli iradeye ve demokrasiye saygısının gereği olarak aynı durumdaki diğer milletvekillerine karşı yapılan haksızlığa, hukuksuzluğa da karşıdır, karşı olmayı da sürdürecektir.

Hangi Erdoğan konuşuyor

Kılıçdaroğlu, Haberal ve Balbay’la ilgili süreci, “Başka aday bulamadılar mı?” sözleriyle değerlendiren Başbakan Tayyip Erdoğan’a, Attila İlhan’la özdeşleşmiş “Hangi” sorusuyla tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Hangi Erdoğan konuşuyor? Milli iradeyi ve özgürlüğü savunan Erdoğan mı yoksa milli iradeye karşı çıkan Erdoğan mı” diye sordu.

Sarı öküz hikâyesi

Kılıçdaroğlu, MYK toplantısında Haberal ve Balbay’la ilgili yol haritalarını, “Sarı öküzü vermeyeceğiz” örneğini vererek de özetledi. Kılıçdaroğlu’nun atıf yaptığı ve Bertolt Brecht’e ait olarak bilinen, “Sarı Öküz” hikayesi kimi kaynaklarda özetle şöyle: Aslanların saldırısına maruz kalan öküzler sonunda kurtuluşu en yaşlıları olan sarı öküzü kurban vermekte bulur. Ancak, aslanların taleplerinin arkası kesilmez; verilen aslanlara kurban edilen onlarca öküzün sonunda gelen tehdit, “Hanginizi istiyorsak, canımız hanginizi çekiyorsa, onu vereceksiniz” olur. Otların arasında tir tir titreyen, tek tük kalmış öküzler, ‘Keşke sarı öküzü vermeseydik’ dediklerinde ise iş işten geçmiştir.”
Yorumları Göster
Yorumları Gizle