GeriGündem Üniversitede çalışabilirsiniz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üniversitede çalışabilirsiniz

Zorlu maraton geride kaldı. Şimdi sıra üniversiteye adım atmakta. Bunun yolu da doğru tercihten geçiyor. Bu haftanın gündemi "tercih" olacak. Bu konuda uzmanlar, adaylara ipuçları veriyor. Tercihlerinizi yaparken, hangi yolu izlemeniz, nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda onların uyarılarını okuyun.

15 soruda tercihle ilgili merak ettiğiniz her şey

 

Doğru tercih için püf noktaları

 

Sınav sistemi değişiyor

 

2010'da üniversiteye giriş sistemi değişiyor

 

Sonuç belgeleri alındıktan sonra yapılacak ilk şey puanınızı nasıl değerlendireceğinizi öğrenmek. Bunun için de acele etmeyin. Birkaç gün bekleyin.    

Hangi meslek grubuna yatkın olduğunuzu, gelecekte hangi mesleğin daha geçerli olduğunu araştırın. Üniversite mi, bölüm mü sorusunun yanıtını çoktan vermiş olmalısınız. Ama, üniversitenin bulunduğu şehri, kampusunu,
yurt imkanını, burs olanaklarını bir kez daha araştırmakta fayda var.

Tercih kılavuzu ve kontenjanlarını incelerken şehir dışında bir tercih yapacaksanız bir kez daha düşünün.

*

Vakıf üniversitelerinin ücretleri gözünüzü korkutuyorsa, iyi inceleyin. Birçoğu farklı alanlarda başarıya göre burs, bazıları ise kampusta öğrencilere çalışma imkanı veriyor. İster işletme kurun, isterseniz hizmet verin. Önünüz açık.

İşte bu nedenle bu sayımızı çalışan öğrencilere ayırdık. Gördük ki, kampuslarında hem öğrenim gören, hem de çalışıp para kazanan öğrencilerin sayısı bir hayli fazla. Üniversitesinde işletme kurup çalıştıran da, hocalarına ve arkadaşlarına hizmet eden de var. Kimi üniversitesinin bahçesini düzenliyor, kimi kafesini işletiyor, kimi de bilgisayarlarını tamir ediyor. Bazıları da üniversite adaylarına tercih rehberliği yapıyor. Ne bundan utanıyor, ne de çekiniyorlar. Tam tersine iş tecrübesi edindikleri için mutlular. Paralı üniversiteden para kazanan öğrencilerin hikayelerini sizin için derledik. Üniversiteye giderken maddi engeli olanlara kılavuz olmak istedik.

*

Önümüzdeki yıl Öğrenci Seçme Sınavı sistemi değişiyor. Yeni sistemin artıları ve eksilerini de araştırdık. Uzmanlara gelecek yıl sınava gireceklerin kafalarındaki soruları sorduk.

Sınavın nasıl yapılacağı, hangi testlere ne kadar zaman ayrılacağının ayrıntıları ekimizde yer alıyor.

*

Her geçen gün sayıları artan ve farklı alanlarda uzmanlaşan vakıf üniversiteleri ve meslek yüksekokulları bu ekimizin ana teması. Bu kurumlarla ilgili önemli ayrıntıları tek tek açıkladık. Üniversitelerden haberlere de yer verdik. Üniversite öğrencileri Dilara Alemdar, Güneş Gürgen, Filiz Yermi ve Şeyda İpek Baykal eki hazırlarken destek verdi.

Yararlı olması dileğiyle...

İşyerleri kampusları

Hem çalışıp, hem de okudular

 

Berkan, Erol, Murat, Tanzer, Gizem, Serdar, Onur, Erman, Doruk, Şafak, Ayşe'nin ortak özelliği üniversitelerinde çalışmaları. Hem okuyorlar, hem de eğitim gördükleri kurumda çalışıyorlar. Kimi şarkıcılık yapıyor, kimi üniversitesinin bahçesini düzenliyor, kimi reklam işlerini yapıyor, kimi fotokopi çekiyor. Sağlık merkezinde, bilgi işlem merkezinde çalışan da var.
Hocalarına asistanlık yapıyor, kafelerde arkadaşlarına hizmet ediyorlar.
Dersten kalan zamanlarında işlerinin başına koşuyor, yaz tatillerini, hatta gecelerini bazen üniversitelerinde geçiriyorlar. Bunun karşılığında para kazanıyor, aldıkları paraları da çoğu zaman eğitimleri için harcıyorlar.
İşte kampuslarda çalışan öğrencilerden bazıları...

 

Yol ve yemek param çıkıyor, ayrıca tecrübe kazanıyorum

Berkan Dirim (25, İstanbul Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi, Sinema-TV Böl. Aktarma departmanında çalışıyor)

Üniversitenin, öğrencilerine yönelik yürüttüğü "Görevli Öğrenci Programı" kapsamında 2 yıldır hem okuyor, hem de sinema-TV bölümündeki aktarma departmanında çalışıyorum. Bu programın amacı öğrencilerin eğitimlerini sürdürürken, bir yandan da üniversite içinde yarı zamanlı olarak çalışmalarını sağlamak. Sadece burslu ve ihtiyacı olan öğrenciler başvuruda bulunabiliyor. Ben de okulun web sitesine girdiğimde, böyle bir uygulama olduğunu gördüm ve hemen form doldurdum. Formda "Hangi bölümde, kaç saat çalışmak istersiniz" gibi sorular var. Ben aktarma departmanını seçtim. Yaklaşık 2 yıldır, bu departmanda, haftada 10 saat çalışıyorum. Okurken çalışmak istememin en büyük nedeni tecrübe kazanmak.

Burada her türlü etkinliğini videoya çekerek, kurgularını ve montajını yapıyorum. Okul haberlerinin yer aldığı bir platform var, çalışmalarınız burada yayımlanıyor. Maddi kazancın yanı sıra, bu iş deneyim anlamında bana
çok şey kattı. Okulumuz, program dahilinde çalışan öğrencilerin yol ve yemek giderlerini ödüyor. 170 TL’lik yemek kartıyla, okul içindeki kafe ve kantinden yemek yiyebiliyorum. Adıma açılan hesap numarasına her ay düzenli 140-150 TL arasında yol ücreti yatırılıyor. Çalıştığım departman, okuduğum bölümle ilgili olduğundan derslerimi olumlu etkiledi. Dönem içinde ders programıma göre çalışma günlerimi belirliyorum. Bu dönem, Salı ve Çarşamba günleri 5’er saat çalışıyorum. Bazen mesaiye kaldığım oluyor. İşimi severek yaptığım için yorulmuyorum. Hiçbir zaman sıkılmadım. Öğretmenlerimden, arkadaşlarımdan ve ailemden olumlu tepkiler aldıkça, ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlıyorum. Gelecek sene mezun olacağım. Görsel efekt ve post
prodüksiyon alanlarında çalışmalar yapmak ve başarılı olmak istiyorum.

 

Arkadaşlarım çay içerken, ben tulumumla bahçedeyim

Erol Ekinci (21,Bahçeşehir Üniversitesi Peyzaj Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi, üniversite bahçesinin peyzaj çalışmalarını yapıyor)

2 yıldır üniversitenin Beşiktaş’taki ana kampusunun bahçesiyle ilgili her türlü işi ben yapıyorum. Arkadaşlarım çay içip, sohbet ederken, çizmelerimi ve iş tulumumu giyip, çiçekleri suluyor, ilaçlıyor, buduyor ve gübreliyorum.
Meslek Lisesi peyzaj bölümünü bitirdiğim için bahçe işlerine yabancı değilim. Üniversitemdeki Peyzaj Planlama ve Tasarım Atölyesi Koordinatörü Yrd. Doç. Dr Yıldız Aksoy’un asistanlığını yapıyorum. Okulun bahçesiyle ilgilenmem, Yıldız Aksoy’un asistanlığını yaparken başladı. Okulda burslu olarak okuyorum. Yaptığı işten ücret almıyorum. Çiçekleri büyütmek, onlara can vermek, bakımlarını yapmak bana yetiyor. Beni en çok heyecanlandıran şey, ektiğim çiçeğin büyüdüğünü görmek. Yaz, kış, yağmur, çamur, sıcak demeden bahçeyle ilgileniyorum. Çünkü benden başka bu işi yapan kimse yok.
Hocalarım ve arkadaşlarım azim ve sevgiyle çalışmamı takdir ediyor.
Arkadaşlarım çimlere basmamaya özen gösteriyor. İşimi çok severek yaptığım için, zaman zaman yorulsam da şikayet etmiyorum. Bahçedeki çalışma saatlerim belli olmuyor. Bazen dersten çıkıp, hemen bahçeye oşuyorum. Sabah başlayıp gece 10’a kadar çalıştığım da oluyor.

Sulama yapılması gerektiğinde, akşam 9’da gelip sabaha kadar çalıştığım zamanlar oluyor. Okulda herkes gibi giyiniyorum. Hafta sonu, yaz tatili demeden bütün boş vakitlerimi okulun bahçesinde geçiriyorum. Kampus içinde beni normal kıyafetlerimle gören kız arkadaşlarım, bahçede elimde hortum bahçe sularken ya da gübreleme yaparken görünce çok şaşırıyorlar.
Arkadaşlarıma da vakit ayırıyorum ama, bazen çiçeklerimi onlara tercih
ediyorum. Üniversitenin festivalinde en korktuğum şey başıma geldi. Bütün
okul, yıl boyunca baktığım, suladığım çimlerin üzerinde saatlerce dolaşıp,
oturunca çimler sapsarı oldu. O an içim cız etti, baktım olacak gibi değil
ben de bastım. Ama bir yandan da nasıl eski haline getireceğimi
düşünüyordum. Festivalden sonra ölen çimleri temizledim, toprağı
havalandırdım. 2 haftada eski haline getirdim. Bazen aynı liseden mezun
olduğum ve üniversitede aynı bölümde okuduğum arkadaşım Şevki Kocabaş’la
birlikte çalışıyoruz. Birbirimize fikir veriyor, yaptığımız işleri
birbirimize gösteriyoruz. Boş vaktim olduğu zaman, Şişli’deki kampusun
bahçesiyle de ilgileniyorum. Mesleğim hakkındaki her şeyi uygulayarak
öğrenmek istediğim için bu kadar özveriyle çalışıyorum.

 

Artık beni okulda herkes tanıyor

Mustafa Murat Yılmaz (25, Okan Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü 2'nci
sınıf öğrencisi, üniversitenin etkinliklerinde şarkıcılık yapıyor)

Müziğe olan ilgim çok küçük yaşlarda başladı. 15 yaşında Bakırköylü
Sanatçılar Derneği'nde Türk Sanat Müziği eğitimi almaya başladım, bu 3 yıl
devam etti. 60 yaşında insanların arasında şarkı söylüyordum. Konservatuvar
sınavlarına girdim. Ama kazanamadım. Okurken aynı zamanda çalışmak
istiyordum. Çünkü müzikten ayrı kalmak istemiyordum. Fakat, konservatuvar
öğrencilerine çalışmaları için izin verilmiyor. Ben de bir daha sınavlara
girmedim. Üniversitenin her türlü etkinliğinde, festivallerinde ve
eğlencelerinde ben sahneye çıkıyorum. Aynı zamanda haftanın iki günü
Darüşşafaka Tesisleri'nde sahne alıyorum. Ünlü sanatçılara vokal yaptım.
Sahnede Türk Sanat Müziği'nin yanı sıra, güncel pop ve 90'lı yılların pop
şarkılarını seslendiriyorum. Haftanın 3 günü provalarım var, 2 gün de
sahneye çıkıyorum. Okulun Müzik Kulübü Başkanlığı görevini yürütüyorum. Bu
tempoda çalışmak derslerimi etkilemedi. Planlı hareket ettiği zaman insanın
başaramayacağı şey yok. Okulla ilgili her türlü müzik, konser etkinliğinin
organizasyonunu da ben yapıyorum. Okurken çalışmak bana maddi manevi çok şey
kattı. Çevrem genişledi. Artık beni okulda herkes tanıyor. Öğretmenlerimle
arkadaş gibiyim. Bir organizasyonları olduğu zaman benim sahneye çıkmamı
istiyorlar. Bu beni çok mutlu ediyor. Başarımda, Okan Holding Yönetim Kurulu
Başkanı Bekir Okan’ın büyük payı var. Üniversitenin ilk etkinliğinde sahneye
çıktığımda, 500 kişi beni izledi. Şimdi 3 bin kişinin karşısında şarkı
söylüyorum. İlk sahne deneyimim benim için çok güzeldi. Çok heyecanlandım,
bacaklarım titredi. Yıllar geçse de o anı hiç unutamam. Giderlerim çıkınca,
sahne aldığım yerlerden elime aylık 2.000 TL geçiyor. Biriktirdiğim parayla
bir müzik okulu açarak, yeteneği olanlara destek olacağım. Mezun olunca
albüm yapıp, ilk klibimi okulumda çekmek istiyorum.

Hocalarımla diyaloğum güçlendi

Tanzer Şahin (21, Yaşar Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü 2'nci sınıf
öğrencisi, üniversitenin içindeki kafede işletmeci olarak çalışıyor)

Üniversitenin içinde babamın sahibi olduğu kafede işletmeci olarak
çalışıyorum. Dil eğitimi için İngiltere'den döndükten sonra çalışmak
istediğimi aileme söyledim. Babam kendisiyle çalışıp, çalışmayacağımı sordu.
Hiç düşünmeden kabul etsem de ilk zamanlar tedirginlik hissettim, babam
benim patronum mu olacak diye. Diğer çalışanlara nasıl davranmam gerektiğini
bilemiyordum. İşletme sahibinin oğlu olmam, onların üzerinde olumsuz bir
etki yaratacak mı tereddütlerini yaşadım. Bütün bu tedirginliklerim zaman
içinde babamın da desteğiyle ortadan kayboldu. Haftanın 5 günü çalışıyorum
ama bu tempo derslerimi olumsuz etkilemiyor. Çok sıkıştığım zamanlarda
babamdan izin alıp işe gitmiyorum. Yaklaşık bir yıldır çalışıyorum ve
sigortam var. Aylık elime 1.000 TL geçiyor. Bu parayı hem okul, hem de diğer
harcamalarımda kullanıyorum. İşe başladıktan sonra, hocalarımla olan
diyaloğum güçlendi. Arkadaş çevrem genişledi. Arkadaşlarım zaman zaman sitem
etse de, onlarla da vakit geçirmeye çalışıyorum. İşimi severek yaptığım için
çalışmaktan şikayet etmiyorum. İşe girdikten sonra, yapmam gereken ilk şeyin
okulu bitirmek olduğunu anladım. Mezun olunca babamla bir yer daha açıp,
orayı işletebilirim. Önüme bir fırsat çıkarsa ticarete atılabilirim.

Çalıştığımız kafe kampusun en başarılı işletmesi

Gizem Öktem (23, Işık Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu,
Şile kampusunda kafe işletiyor)

Hazırlık sınıfında Maslak, sonra Şile kampusuna geçtim. Orada öğrencilerin
vakit geçireceği sosyal tesis yoktu. Yurtta kaldığımız için, okulun içine
yaşanabilir bir alan yapmak istedik. Nişanlım Ersin Altıntaş kahveye çok
düşkündü, aynı okulda okuyorduk. Onunla araştırdık, projeyi çizdirdik ve
teklifimizi okula sunduk. Paralarımızı birleştirdik. 2 yıl önce, İtalyan
firması olan bir kafenin isim hakkını aldık. İlk açtığımızda sadece kahve
yapıyorduk. Şimdi menümüze İtalyan makarnası da koyduk. Kafeyi açarken
ticari amaç gütmedik. Ailemizden hiçbir destek almadık. Çünkü haberleri
yoktu. İşletmemizi açtıktan sonra ailemize söyledik, çok şaşırdılar.

Cumartesi günleri hariç, haftanın her günü sabah 8'den gece 2'ye kadar
açığız. Pazar günü akşam saat 5'ten sonra açıyoruz. Hocalarımız,
arkadaşlarımız ve ailemiz başarımızı takdir ediyor. Bizi örnek alıp, okulun
içinde bu tarz yer açmak isteyen arkadaşlarımız oldu. Ama başarılı
olamadılar. Hocalarımız sabah derse girmeden uğrayıp bir kahve alıyor.
Misafirleri geldiği zaman bizim kafede ağırlıyorlar. Kazandığımız parayı
yine burası için harcıyoruz. Menümüzü zenginleştiriyor ya da dekorumuzu
değiştiriyoruz. İlerde okul dışında da şube açmak gibi düşüncelerimiz var.
İlk açıldığımızda burslu öğrenciler içeri girerken çekiniyorlardı. Biz de
üniversite öğrencisi olduğumuz için öğrenci halinden anlıyoruz. Fiyatlarımız
çok uygun. Okuldaki bütün öğrenciler rahatça gelip, kahve içiyor ve yemek
yiyorlar. Bu işe başlarken ailemize danışsaydık, izin vermezlerdi.
Başardığımızı gördükleri için şimdi destekliyorlar. Kampusta bizim dışımızda
birkaç işletme daha var. Okulda işletmeler hakkında bir araştırma yapılıyor.
Seçilen 520 öğrenci, müşteri memnuniyeti ve fiyat gibi konularda işletmeleri
inceliyor. İki yıldır en yüksek notu alan işletme biziz. Başarılı olmamız
bizi mutlu ediyor. Okulum bu yıl bitti. Haber spikeri olmak istiyorum. Ama
bu işi bırakmayacağım. Spiker olursam, haberleri sunduktan sonra kafeye
gelip çalışacağım.

Üniversitenin kapısında girdiğimde üzerimde boyalı iş elbiselerim vardı

Serdar Dilek (20, Aydın Üniversitesi Büro Yöneticiliği ve Yönetici
Asistanlığı Bölümü öğrencisi, üniversitenin tanıtım, reklam işlerini
yapıyor)

15 yaşından bu yana iş ve okul hayatını birlikte yürütüyorum. Babamın sahibi
olduğu 14 yıllık bir reklam ajansımız var. Lisede okurken babamın yanına
gider, küçük işlerde ona yardım ederdim. Bu yıl iş hayatında beşinci yılımı
doldurdum. İlk zamanlar kendi işimiz olduğu için zorunlu olarak
çalışıyordum. İş yerinde kazandığım tecrübe, okul hayatıma ve derslerime
olumlu yansıdı. Yetişemediğim zamanlarda iş yerinde ders çalıştığım oluyor.
Hocalarımız bizi çalışmamız için destekliyor. Derste uygulamasını görmediğim
birçok şeyi, iş hayatında yaşayarak öğrendim. İşte edindiğim deneyimleri
okul hayatımda kullandım. İlk zamanlar resmi iş yazışmalarını yapamadığım
için örneklere bakarak yazıyordum. Çalışmaya başladıktan sonra herşeyi
öğrendim. Artık kurumlara yazı yazarken zorlanmıyorum. Babam işin zorluğunu
bana hiç hissettirmedi. Ama yanında çalışanlarından ayırmadı. Ben de diğer
elemanlar gibi işçi statüsünde çalıştım. Yoğunluğa bağlı olarak günün 13
saati çalıştığım oluyor. Yaptığım işe göre aldığım ücret 400-500 TL arasında
değişiyor. Şu anda kendi üniversitemin kampus içi görsel tabelalarının
çizimini yapıyor, reklam işlerini, afişlerini hazırlıyorum. Üniversitenin
kapısından ilk girdiğimde üzerimde boyalı iş elbiselerim vardı. Arkadaşlarım
beni hala o halimle hatırlar. Çalışmaktan hiçbir zaman şikayet etmedim.
Bazen işi,arkadaşlarıma ve tatil yapmaya tercih etsem de hepsine vakit
ayırıyorum. Çalıştığım için tatile gidememiş, çok üzülmüş ve bunu annemle
paylaşmıştım. Annem de babama anlatmış. Babam da hiç haberi yokmuş, kendi
fikriymiş gibi beni tatile göndermişti. Önlisans eğitimimim bittikten sonra
lisans eğitimine başlamak ve daha sonra da bir reklam ajansı açmak
istiyorum.

 

İşadamı muamelesi görüyorum

Semih Erkohen (19, Özyeğin Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü 1'nci sınıf
öğrencisi, üniversitenin yiyecek-içecek otomatını işletecek)

Arkadaşlarımız ve hocalarımız bizi destekliyor. Amacımız, iş hayatı hakkında
okurken tecrübe kazanmak. Kantinde satılan yiyecek-içecekler bazı
öğrencilere pahalı geliyor. Okulun her katına getireceğimiz otomatlar
sayesinde daha az para ödeyecek ve sıra beklemeyecekler. Bu girişimden henüz
kantinin haberi yok. Ticaret yapıyorsak, rekabet olacaktır. Okulda bize
işadamı muamelesi yapıyorlar. Yüzde 50 indirim isteyen de, veresiye isteyen
de çok. "Bana bir kahve yapsana" diye şaka yapan arkadaşlarımız var. İşin
başında olmamıza rağmen hedeflerimiz büyük. Makinelerin temini ve bakımı
firmaya ait. Bir tek içecek otomatındaki suları biz karşılayacağız. Benim
hedefim, İtalyan tarzı bir restoran açmak ya da organizasyon şirketi kurmak.
İş hayatına erken yaşta atılmamızın bize başarıyı getireceğini düşünüyorum.

Öğrencilerin kantinde zaman kaybetmemesi ve daha az para ödeyerek istediğini
alması için kampusun içine yiyecek içecek otomatları getirdik. Kantin var
fakat çok sıra oluyor. Bakkaldan da kimse alışveriş yapmak istemiyor. Ben de
arkadaşımla fizibilite çalışması yaptık ve bir iş planı çıkardık. Projeyi
sunduğumuzda, aynı işi yapmak için dışardan 4 firmanın teklif gönderdiğini
öğrendik. Açılan ihaleye katıldık. Açıkçası çok şansımız olacağını
düşünmemiştik ama ihaleyi biz kazandık. Bu işi yapan bir firmayla anlaştık.
Yiyecek içecek otomatlarını firma getirecek ve bakımını üstlenecek. İşe
girerken cebimizden hiç para ödemedik. Bizim görevimiz makine boşaldığı ya
da bozulduğu zaman firmaya bildirmek. Öğrencilerin öneri ve şikayetlerini
yetkililere ileteceğiz. Satılanlar üzerinden kar alacağız. Üniversite
girişimci öğrencilere destek veriyor. Büyük firmaların katıldığı ihaleyi
kazanıp işi almamız, bunun en büyük örneği. Temmuz ayında kampuse 8 tane
makina gelecek. Okulun her katına bir içecek otomatı koyacağız. Kantine de
yiyecek otomatı koymayı planlıyoruz. Hafta içi kampuste olduğumuz için
işimizin başında olacağız. Firma yetkilileri hafta sonu makineleri kontrol
etmeye ve temizlemeye gelecek. Ailemle birlikte çıktığım yurtdışı
seyahatlerinde kızarmış patates ve pizza yapan otomatları gördüm. O
makinaları Türkiye’ye getirmeyi düşünüyorum.

 

 

 

Mezun olunca hem çift diplomam, hem de işim olacak

Erman Umutoğlu (22, İstanbul Kültür Üniversitesi Endüstri Mühendisliği
4'üncü sınıf öğrencisi, “Doğru Tercih” sosyal sorumluluk projesinde görevli
asistan öğrenci. Projede görev alan diğer asistan öğrenciler Selin Kapçak,
Burcu Akmandor, Barış Yegül ve Pınar Doğan)

Üniversitemizde bir sosyal sorumluluk projesi var. Projenin
www.dogrutercih.com adında bir internet sitesi bulunuyor. 2 yıl önce kurulan
sitenin amacı; gençlerin üniversite seçimlerinde doğru tercih yapmalarını
sağlamak. İsteyen site üzerinden bilgi sahibi olup seçimini yapıyor. İsteyen
ÖSS sonuçları açıklandıktan sonra okulumuzda kurulan tercih merkezlerini
ziyaret ediyor. Ben ve arkadaşlarımın görevi de tercih yapmak isteyen
öğrencileri, başarı sıraları ve istekleri doğrultusunda doğru olarak
yönlendirmek.

Üniversitenin ArGe (Araştırma Geliştirme) merkezinin yürüttüğü projede,
öğrenci asistanlar görev alıyor. Ben de projede çalışırken aynı zamanda ArGe
Başkanı ve Proje Koordinatörü Burak Kılanç’ın asistanlığını yapıyorum.
Yoğunluğumuz sonuçlar açıklandıktan sonra başlayıp, tercih süreleri bitene
kadar devam ediyor. Sabah saat 09.00, akşam 06.00 saatleri arasındaki
çalışıyoruz. Ücretimiz saatlere göre ayarlanıyor. Hafta sonu dönüşümlü
olarak çalışıyoruz. Projede yer almak benim için iyi bir referans oldu. Bu
işle birçok şey öğrendim. Organizasyon kurma, sorumluluk alma ve kendimi
geliştirme, ekip çalışması anlamında bana çok şey kattı. İş güç sahibi
olduğum için arkadaşlarım ve öğretmenlerim takdir ediyor. Projede benimle
birlikte görev alan arkadaşlarım için de güzel bir tecrübe olacak. Yoğun
talep gören tercih merkezlerinde hata yapma riski fazla oluyor. Ekip
çalışmasıyla, zaman zaman birbirimizin yaptığı hataları düzelteceğiz.
Endüstri mühendisliğinin yanı sıra bilgisayar mühendisliği bölümünde
okuyorum. Çift ana dalda iki diploma sahibi olacağım. Mezun olduktan sonra
yazılım alanında kendimi geliştirip, para kazanmayı hedefliyorum.

 

Hocalarım bilgisayar bozulunca beni çağırıyor

Şafak Kömürlü (22, Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü
4'üncü sınıf öğrencisi, Bilgi İşlem Merkezi'nde çalışıyor)

5-6 yaşlarından beri bilgisayar merakım vardı. Lisede okurken, bilgisayar
firmalarında çalışır, bilgisayarları tamir ederdim. Yaşım ilerledikçe
merakım arttı. Okulun bilgi işlem merkezinde çalışmaya başlamam benim için
tesadüf olmadı. Okurken para kazanmak ve sorumluluk almak istiyordum. Bilgi
işlem merkezinde tanıdıklarım vardı. Konuyu onlara açtım ve çalışmak
istediğimi söyledim. Onlar da bu isteğimi kabul etti. Hazırlıkta çalışmaya
başladım, bu yıl beşinci yılım. Beni tercih etmelerinin nedeni güvenilir bir
öğrenci olmam. Çünkü bütün okulun bilgilerinden sorumluyum. En ufak bir hata
ve yanlış yapmamam gerekiyor. Okuldaki çalışmalarımdan dolayı burslu olarak
okuyorum. Hocalarımın bilgisayarları bozulunca öncelik olarak beni tercih
ediyorlar. Okuduğum bölümün bilgisayar laboratuvarlarında 300 tanesi grafik
amaçlı kullanılıyor. Onların bakımıyla da ben ilgileniyorum. Bilgi işlem
merkezi okulun tamamıyla ilgili bir bölüm olduğu için bizim işimiz sınırsız.
10 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Aynı zamanda,Görsel İletişim Tasarımı
Bölümü Başkanı Prof.Dr.Emin Doğan Aydın'ın asistanlığını yapıyorum.
Çalışmaya başladıktan sonra çevrem genişledi. Artık okulda beni herkes
tanıyor. Kışın derslerden arta kalan zamanlarda, yaz tatilinde ise tam
zamanlı çalışıyorum. Bunun dışında tercih dönemlerinde okulumuzda tercih
robotları masası kuruluyor. ÖSS sonuçlarına göre doğru tercihi yapmak
isteyen öğrenci ve velilerin yönlendirmesini yapıyorum. Ağustos ayında kayıt
yoğunluğu olduğu için hafta sonları da çalışacağım. Hocalarım ve ailem bu
konuda bana hep destek oldu. Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, ara
vermeden yüksek lisans eğitimi alacağım. Kendimi geliştirerek, alanımla
ilgili departman veya şirketlerde iş hayatıma devam etmek istiyorum.

 

Çalışmak okul hayatıma disiplin getirdi

Doruk Yalçıner (23, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü
4'üncü sınıf öğrencisi, fotokopi merkezi koordinatörü)

Genç girişimcilerin fikirlerini desteklemek ve iş hayatına atılmalarını
sağlamak için üniversite bünyesinde kurulan Embryonix adında bir limited
şirketi var. Öğrenciler kendi belirledikleri bir alanda iş planı yazıp,
bireysel olarak şirkete başvuruyorlar. Fikirler üst kurulun onayından
geçerse, şirket başlangıç sermayesi olarak bir bedel ödüyor. Üniversitenin
içinde aynı yolla kurulan fotokopi merkezinin koordinatörlüğünü yapıyorum.
Fotokopi çekmek, eksik olan kırtasiye malzemelerini toptancıdan temin etmek,
ürün alımı-satımı ve fiyatlandırması gibi işleri yürütüyorum. 2004 yılında
açılan fotokopi merkezinin işletmesini her sene farklı öğrenci yapıyor. Bu
yıl ben işleteceğim. 6 adet fotokopi makinemiz var. Okulun kırtasiye
alanında faaliyet gösteren tek işletmesiyiz. Dördü öğrenci ve part time
olmak üzere 7 çalışanımız var. Dersten kalan boş zamanlarımda burada
çalışıyorum. 08.00-18.00 saatleri arasında okulda olduğum için, ilgilenmekte
zorlanmıyorum. İki tenefüs arası gelip fotokopi çektiğim oluyor. İşletme yıl
sonunda kar ederse para kazanıyoruz. Ücretler yılık 4.000 TL-5.000 TL
arasında değişiyor. Şu anda sigortamız yok, bununla ilgili çalışmalara
başladık. İş hayatına atılmak, okul hayatıma disiplin getirdi. Çalışmayan
arkadaşlarımdan daha farklı bir hayat görüşüm var. Liderlik vasıflarım
gelişti, ticaret yapmayı öğrendim. Ailem, çalıştığımı biliyor ama işletmenin
başında olduğumu bilmiyorlar. Ayrıca üniversitede düzenlenen eğitici
çalışmalar ve workshop'lar da görev alıyorum. Ürün tanıtımları yapıyor,
etkinliğe katılanları bilgilendiriyorum. Organizasyonlara 100 ve üzeri
kişinin katılımını sağlar ve ürün satarsam 300 TL ücret alıyorum. Çalışmayı
çok seviyorum ve hiç şikayetçi olmadım. İşin yoğunluğu ve stresinden dolayı
2,5 yıldır birlikte olduğum kız arkadaşımdan ayrıldım. Medya ve iletişim
alanında deneyim kazanmak için okulum bitince İstanbul'a gideceğim. Burada
edindiğim tecrübelerimle organizasyon şirketi kurmak gelecek planlarımın
arasında yer alıyor.

Sağlık merkezinde çalıştım, parayı eğitimimde harcadım

Ayşe Armutlu (24 Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik
Tasarımı Bölümü mezunu, sağlık merkezi çalışanı)

Okulumuzda çalışmak isteyen öğrencilere yönelik uygulanan "Öğrenci Çalışma
Programı"ndan faydalandım. Öğrenci çalışma birimine başvurmak için
üniversitede bir yıl geçirme şartı aranıyor. Bunun nedeni de kampusu tanımak
ve çalışırken yabancılık çekmemek. Ben de bir yıl sonra form doldurdum.
Sağlık merkezinde, spor merkezinde çalışan, yurt kapılarında nöbet tutan
arkadaşlarım vardı. Ben de sağlık merkezinde tam 4 yıl çalıştım. Bu yıl
mezun oldum. Sağlık merkezinde öğrencilere ve üniversitedeki bütün
çalışanlarına ait sağlık dosyalarını düzenledim, rahatsızlıkları ve
istekleri doğrultusunda onları yönlendirdim. Yaptığım işten saat ücreti
olarak 4 TL alıyordum. Bir dönem boyunca 125 saati tamamlamam gerekiyordu.
Elime geçen ücret 500 TL'yi buluyordu. Okuduğum bölümle ilgili kırtasiye
masrafım çok olduğundan, parayı buraya harcıyordum. Çalışma günlerimi, ders
programına göre kendim belirlerdim. Arada boş saatim olduğu zaman sağlık
merkezine gidip çalışıyor, sonra tekrar okula geri dönüyordum. Yaz tatilinde
hafta sonları hariç tüm zamanlı çalıştım. İş hayatı insanlara sabretmeyi ve
saygı duymayı öğretiyor. Benim de insan ilişkilerim güçlendi, iletişim
kabiliyetim arttı. Dil problemi ya da sıkıntısını anlatamadığı için zorluk
yaşayan insanlar olurdu. Sabırla sorunlarını çözmeye çalışır, onları
yönlendirirdim. Ailem beni hep destekledi. Onların isteği olmadan çalışmam
hoşlarına gitti. Arkadaşlarımın bazıları şaşırdı, bazıları takdir etti.
Çalıştığım süre boyunca hiç bir zaman şikayet etmedim. Kendimi geliştirmem
için iyi bir iş tecrübesi oldu. Başarılı bir grafik tasarımcısı olmak ve iyi
işler yapmak istiyorum.          

Adaylar hangi sınavlara girecekler?  

 

Fen, Mühendislik vb. programlara girmek isteyenler

 

1. Yükseköğretime geçiş sınavı (YGS)

 

2. Matematik-Geometri sınavı (LYS-1)

 

3. Fen Bilimleri (Fizik, kimya, biyoloji sınavı-LYS-2)

 

Sosyal Bilimler, Edebiyat vb. programlara girmek isteyenler

 

1. Yükseköğretime geçiş sınavı (YGS)

 

2. Edebiyat-Coğrafya 1 sınavı (LYS-3)

 

3. Sosyal bilimler (Tarih, coğrafya 2, felsefe grubu sınavı-LYS-4)

 

İktisat, İşletme vb. programlarına girmek isteyen adaylar

 

1. Yükseköğretime geçiş sınavı (YGS)

 

2. Matematik-Geometri sınavı (LYS-1)

 

3. Edebiyat-Coğrafya 1 sınavı (LYS-3)

 

Yabancı Dil vb. programlarına girmek isteyen adaylar

 

1. Yükseköğretime geçiş sınavı (YGS)

 

2. Yabancı dil sınavı (LYS-5)

 

Sınavlar nasıl yapılacak?

 

LYS'de her ders için ayrı kitapçık ve süre verilmesi bekleniyor. Örneğin;

LYS-1 uygulanırken önce matematik testi dağıtılacak, süre bitiminde

toplanarak geometri testi dağıtılacak. Aynı şekilde LYS-2 uygulanırken de

fizik, kimya ve biyoloji soru kitapçıkları ayrı ayrı hazırlanacak, her bir

dersin süresinin bitiminde kitapçıklar toplanarak diğer dersin kitapçığı

verilecek. YGS'de ise tek kitapçık kullanılması düşünülüyor.

 

 

Sınavlar ne zaman yapılacak?

 

YGS: Nisan ayının ilk yarısında.

 

LYS: Haziran ayının ikinci yarısında.

 

(Not: Bu bilgiler kesinleşmiş değildir)

 

Yeni sınav sistemi hakkında kesinleşmeyenler

 

* Sınav süreleri, testlerdeki soru sayıları.

 

* YGS'de kaç soru kitapçığı kullanılacağı.

 

* YGS ve LYS puanlarının nasıl hesaplanacağı. (Puan aralıkları, ağırlıklı

puan katsayıları, YGS testlerinden hangilerinin LYS puanlarını hangi oranda

etkileyeceği, vb.)

 

* OBP ve AOBP puanlarının hesaplanmasında bir değişiklik yapılıp

yapılmayacağı.

 

* Yerleştirme puanlarının nasıl hesaplanacağı. (Puan aralığı, OBP/AOBP

katsayıları vb.)

 

* Puan türleri, hangi yükseköğretim programlarının hangi puan türüyle

öğrenci alacağı.

 

* Ek puanlı YÖP'ler, ek puan katsayısı.

 

* Meslek lisesi çıkışlı adayların kendi alanlarındaki programlara

yerleştirilmeleri için yapılacak düzenleme.  


Yorumları Göster
Yorumları Gizle