GeriGündem Üçlü zirve bildirisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üçlü zirve bildirisi

Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesi sonunda kabul edilen bildiride, üç cumhurbaşkanının, “30 Nisan 2007 tarihinde Ankara'da başlatılan üçlü zirve sürecinin, her üç ülke halklarının ve bölgenin yararına yönelik ilave ve derinleştirilmiş işbirliğini ele almak bakımından zaman içinde etkin bir platform haline geldiği” hususunda mutabık kaldıkları belirtildi.

Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesi sonunda, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ve Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari tarafından ortak bir bildiri kabul edildi.

Bildiride, Cumhurbaşkanı Gül'ün daveti üzerine İstanbul'a gelen iki ülke cumhurbaşkanının, bu ziyaret vesilesiyle Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ayrı ayrı ikili görüşmeler gerçekleştirdiği hatırlatıldı.

Öncesinde dışişleri bakanlıkları müsteşarları arasında yapılan ortak çalışma grubu toplantısıyla harekat başkanları ve en yüksek düzeyli istihbarat yetkililerinin paralel toplantılarının yapıldığı, zirvede Gül ve Zerdari'nin, yeniden cumhurbaşkanı olarak seçilen Hamid Karzai'ye tebriklerini yineledikleri, Karzai'nin 19 Kasım 2009 tarihinde yaptığı yemin konuşmasında işaret ettiği öncelikli konuların önemine vurgu yaptıkları bildiride kaydedildi.

Bildiride, “Üç Cumhurbaşkanı, 30 Nisan 2007 tarihinde Ankara'da başlatılan üçlü zirve sürecinin, her üç ülke halklarının ve bölgenin yararına yönelik ilave ve derinleştirilmiş işbirliğini ele almak bakımından zaman içinde etkin bir platform haline geldiği hususunda mutabık kalmışlardır” denildi.

Geçmişte yapılan üçlü zirveden her birinin güçlendirilmiş işbirliğine anlamlı katkılar yaptığı, genişletilmiş ekonomik işbirliğine imkan sağladığı ve güvenlik ile istihbarat alanında işbirliğinin gelişeceği bir şemsiye oluşturduğu da bildiride anımsatıldı.

Cumhurbaşkanlarının, geçmişteki üç zirvede aldıkları kararların uygulanma durumunu gözden geçirdikleri ve elde edilen ilerlemeleri kaydettikleri dile getirilen bildiride, şu ifadelere yer verildi:

“Üç cumhurbaşkanı, bölgeler-aşırı kalkınmanın üçlü zirve süreci bakımından kilit önceliğe sahip olduğunu teyit etmişlerdir. Cumhurbaşkanları ayrıca proje temelli yaklaşımın önemini vurgulamışlar ve özel sektörün bölgesel kalkınma programlarına katılımını ve ortak teşebbüsler üstlenmesini teşvik etmek hususunda mutabık kalmışlardır. Bu anlayışla üç cumhurbaşkanına, 5 Aralık 2008 tarihinde İstanbul'da yapılan ikinci üçlü zirveyle başlatılan İstanbul Forumu'nun çalışmaları hakkında TOBB Başkanı tarafından bilgi arz edilmiştir. Cumhurbaşkanları, İstanbul Forumu'nun çeşitlendirilmiş ekonomik işbirliğine ve özel sektör dinamizmine yaptığı değerli katkılardan duydukları memnuniyeti ifade etmişlerdir.

Cumhurbaşkanları ayrıca üçlü zirve sürecinin Afganistan, Pakistan ve Türkiye arasında mevcut ve daha da güçlenen köklü ve kardeşçe dostluk ve dayanışma bağlarını tam anlamıyla yansıttığını teyit etmişlerdir. Cumhurbaşkanları Türkiye, Afganistan ve Pakistan meclisleri dışişleri komisyonlarının ikinci ortak toplantısının ilk fırsatta düzenlenmesinin önemine işaret etmişlerdir. Cumhurbaşkanları geçmişte yapılan 3 üçlü zirvenin karşılıklı güçlendirici ilişkiler bakımından sağladığı katma değere işaretle, bir önceki zirvenin Afganistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki üçlü işbirliğini genişletme ve güçlendirmeye yönelik hükümleri ışığında genç ve dinamik nüfusları bulunan her üç ülke bakımından eğitimin kilit öneme haiz bir alan olduğunu vurgulamışlardır. Zirve öncesinde üç ülkenin milli eğitim bakanları 19 Ocak 2010 tarihinde Ankara'da bir toplantı yapmış, gelecek kuşaklar arasında dostluğun ve işbirliğinin daha da gelişmesine yönelik öneriler içeren 'ortak bildiri'yi kabul etmişlerdir.”

Cumhurbaşkanlarının toplantıda, milli eğitim bakanlıkları toplantısının sonucunu gözden geçirdikleri ve ülkeleri bakımından paha biçilemez varlık olan insan sermayesine atfettikleri önemi vurguladıkları, genç nüfusun niteliksel gelişimini hızlandırmak için her türlü gayreti gösterme kararlılıklarını yineledikleri ve bu bağlamda eğitimin oynadığı özel role işaret ettikleri kaydedildi. Cumhurbaşkanlarının, üç ülkenin milli eğitim bakanlarının önerilerini onayladıkları da ifade edildi.

TERÖRLE MÜCADELE

Cumhurbaşkanlarının, terörizmin her çeşidiyle etkili mücadeleye yönelik kararlılıklarını ve bu amaçla yerel kapasitenin geliştirilmesinin önemini yineleyerek, ülkelerinin harekat başkanları ve istihbarat teşkilatları başkanları arasında yapılan paralel toplantıların sonuçlarını gözden geçirdikleri bildirildi.

Üç ülkenin askeri ve istihbarat kuruluşları arasındaki işbirliğinin, müşterek eğitim ve öğretim faaliyetleriyle, terörizmle mücadele alanında öğrenilen en iyi uygulamamaların ve edinilen derslerin paylaşımına odaklanılmak suretiyle sürdürülmesi ihtiyacını belirten cumhurbaşkanlarının, mevcut sınamalara karşı uygulanması gerekli kapsamlı ve koordineli yaklaşım bakımından vazgeçilmez bir unsur olan bölgesel işbirliğinin lüzumunu vurguladığı, gerçek bölgesel işbirliğinin yalnızca bölgenin içinden neşet edebileceğinin altını çizdikleri kaydedildi.

Bildiri, şöyle tamamlandı:
“Cumhurbaşkanları, güvenlik ile kalkınma arasında karşılıklı güçlendirici bağa ve ülkelerin bütün bölgede barış, istikrar ve güvenlik bakımından önemini anımsatmış, geçmiş üçlü zirvelerde varılan mutabakatların uygulanmasının önemi vurgulanmış ve müteakip zirvede enerji, ticaret ve ulaştırma başta olmak üzere ekonomik altyapı konusunda yakın işbirliğine odaklanmayı kararlaştırmışlardır.

Afganistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Hamid Karzai ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Asıf Ali Zerdari, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, iş bu üçlü zirveye ve üçüncü üçlü zirvede alınan karara uygun olarak Asya'nın Kalbinde Dostluk ve İşbirliği Bölgesel Zirvesi'ne ev sahipliği yapmalarından ötürü samimi teşekkürlerini ifade etmişlerdir.”
Yorumları Göster
Yorumları Gizle