GeriGündem Üç klasörün yükleneceğini polis önceden biliyor muydu
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üç klasörün yükleneceğini polis önceden biliyor muydu

Üç klasörün yükleneceğini polis önceden biliyor muydu
refid:18942143 ilişkili resim dosyası

ODATV operasyonunda tutuklanan ve hakkında Ergenekon üyeliği iddiasıyla dava açılan gazetecilerden Nedim Şener, meslektaşlarına iddianame ekleriyle ilgili olarak cezaevinden savunma niteliğinde bir açıklama gönderdi.

Şener, odatv operasyonundan hemen önce yaklaşık 2 yıllık dinlemelerin sabahlara kadar kağıda döküldüğünü hatırlatarak, polisin, tutuklanmalarına yol açan üç klasörün odatv bilgisayarlarına yükleneceğini operasyona hazırlanırken, önceden bilip bilmediklerini sordu. Şener, televizyonlara telefonla bağlanarak yaptığı canlı yayın konuşmalarıyla, meslektaşları ve pek çok bürokratla yaptığı mesleki konuşmaların eklere suç delili olarak konulmasını da eleştirerek, “Bu şu demek oluyor; ‘Biz sizin TV’lere yaptığınız açıklamaları bile takip ediyoruz.’ Herkes dikkat etsin, bir asılsız e-mail, bir isimsiz ihbar mektubu ardından televizyon ve radyolardaki konuşmalarınız suç delili olarak karşınıza çıkabilir” dedi.

Kılıçdaroğlu konuşması

Şener, Kemal Kılıçdaroğlu’nun telefonuyla ilgili ise şu açıklamayı yaptı: “Görüşmenin yapıldığı tarihte CHP Grup Başkan vekili olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği Eyüp’te yaşanan olayla ilgili haber yapılmamıştır. Kemal Bey mağdurların iletişim bilgilerini gönderdiğini söyleyip, erkek ve kadın muhabir gönderme önerisi yaptığında benim, “hallederim” dediğim şey mağdurlarla görüşme konusudur. O görüşme de yapılmadı ve öyle bir haber yazılmadı. Bu konuda ahlak dersi vermeye kalkanlar önce yüzleri varsa aynaya baksınlar.”
Dinlemeye alınan telefonlarının, bir muhabirin nasıl köşeye sıkıştırıldığını gösterdiğini vurgulayan Şener, “Bu konuşmaların sokağa düşmesinden kendi adıma hiç gocunmam yoktur. Yalnızca benimle konuşanlar adına üzgünüm. Hrant Dink’in kardeşi Orhan Dink, AKP’li eski milletvekili Azmi Ateş, gazeteciler, MB eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, TMSF’de dürüst çalışmalar yapan bürokratlar adına üzgünüm. İddia olunan suç ile ilgisi olmamasına rağmen Orhan Dink ile kardeşinin öldürülmesi konusunda bilgi ve görüş, haber amaçlı görüşmeler suçmuş gibi gösterilmiş. Dinlerken de eminim amirlerinin nasıl kanlı bir cinayetin sorumluluğunu üzerinden taşıdıklarını öğrenmişlerdir” dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle