GeriGündem Türkiye’nin asıl gücü cesaretidir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye’nin asıl gücü cesaretidir

Türkiye’nin asıl gücü cesaretidir

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Atatürk’ün milletin en önemli değerlerinden olduğunu belirterek, “Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılamaz, sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilemez” dedi. “Türkiye’nin asıl gücü insanımızın kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir” mesajı veren Erdoğan, Beştepe’deki Atatürk’ü Anma Töreni’nde özetle şunları söyledi:

İSTİSMARCI ZİHNİYET

“Türk tarihini binlerce yıllık devamlılığı içinde kavramak yerine hâlâ bir asra sıkıştırmaya çalışan ideolojik bir zihniyetle karşı karşıyayız. Üstelik bunların arasında siyasetçilerin de bulunması gerçekten üzüntü vericidir. Cumhuriyet’i yüceltmek için tüm tarihimizi yok saymaya kalkanlar bize göre kendi geçmişlerinden utananlardır. Gazi Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için ondan önceki tarihimize kin kusanlar da Atatürk maskesi takarak bu millete husumetlerini gizlemeye çalışıyorlar. Ne Atatürk’ü ne de Cumhuriyet’i bu istismarcı zihniyetin insafına terk etmeyeceğiz. Bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu milletin en önemli değerlerinden biridir.

YERİNE HALEL GETİRMEZ

Her fani gibi Atatürk’ün yaptığı işlerin de eksikleri, fazlaları olabilir, bunlar işin ehli kişiler tarafından konuşulabilir, tartışabilir. Ama bu durum tarihi bir şahsiyet olarak kendisinin milletimizin gönlündeki yerine asla halel getirmez. Milli mücadelenin başlangıcının 100’üncü, Gazi’nin ebediyete irtihalinin 81. yıldönümünde hâlâ bu konuları konuşmamız üzüntü vericidir. Atatürk’e ve Cumhuriyetimize yapılacak en büyük katkı ülkemizin içinden geçtiği şu kritik dönemde birliğimize, kardeşliğimize, özellikle de 2023 hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılamaz, sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilemez.

ATATÜRK TİCARETİDİR

Bu yıl 96’ncı yıldönümüne ulaştığımız Cumhuriyetimize en büyük katkıyı şahsımın başında bulunduğu hükümetler yapmıştır. Türkiye’nin büyümesi, gelişmesi, kalkınması için tek çivi dahi çakmamış kişilerin ağızlarından çıkan Cumhuriyet ve Atatürk sözü koskoca bir yalandan ibarettir. Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve Cumhuriyet ticaretidir. Buna rağmen hâlâ aynı kafayla kendi tarihine, kültürüne, medeniyetine küfretmeyi maharet sananların ortada dolanıyor olması henüz işimizin bitmediğini gösteriyor.   

Türkiye’nin geçtiği tarihi süreçte iktidarıyla muhalefetiyle bir istisna her kesimden insanımızla ne yapmamız gerektiğini Gazi Mustafa Kemal’in şu sözü gayet güzel açıklıyor: ‘Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır.’ Bugün ülkemizdeki hiçbir bireyin sadece kendi çıkarını düşünme lüksü yoktur. Türkiye’nin asıl gücü ne topudur, ne tüfeğidir, ne süngüsüdür. Türkiye’nin asıl gücü insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir.

SATHI MÜDAFAA BÖYLE YAPILIR

(Terörle mücadele) ‘Türkiye’de ana muhalefet ‘Ne işiniz var sizin Suriye’de’ diyor. Suriye’de benim işim yok da Suriye’nin benim topraklarımda ne işi var? Bize taciz atışlarını yapmıyorlar mı? Sınır şehirlerimizde benim vatandaşlarım şehit oluyor, askerim şehit oluyor. O, oradan taciz atışları yapacak biz de ‘hoş geldin’ mi diyeceğiz? Şimdi biz de gereğini yapıyoruz, yaptığımız bu. İşte sathı müdafaa böyle yapılır.

İŞLETME HAKKI DEVİR SÖZLEŞMESİ

Sakarya’daki tank palet fabrikasında yapılan işletme hakkı devri sözleşmesini diline dolayanlar bırakınız diğer meseleleri, daha bu konunun dahi ne anlama geldiğinden habersiz. Tıpkı Atatürk, Cumhuriyet istismarı gibi bu konuda da kendilerine bir istismar yolu bulmuşlar, gözleri kapalı devam ediyorlar. Sakarya’daki bu tank palet fabrikasının satışı söz konusu değil. Tamamıyla BMC fabrikasının yüzde 50’si Katar ortaklığında, yüzde 50’si Türk ortaklar olmak üzere kurulan bu şirketle şu anda Karasu’da kendi fabrikalarını yapıyorlar.”

YALANDIR İFTİRADIR

BİNLERCE yıllık tarihi sürekliliğimiz içinde son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucusuna sahip çıkmak hepimizin görevidir. Ancak bunu yaparken geçmişe özellikle Osmanlı’ya, Selçuklu’ya haksızlık etmemek gerekir. Cumhuriyetimizi Osmanlı’dan kurtarabildiğimiz miras üzerinde kurduk. Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a bir Osmanlı subayı olarak çıkmış, Ankara’daki Meclis’i yine Osmanlı adına faaliyete geçirmiştir. Cumhuriyet’in inşası da mevcut idari sistem üzerinden gerçekleştirilmiştir. Sürekli Osmanlı’ya hakaret ve aşağılama ya cehalettir ya gaflettir ya da art niyettir. Son günlerde birileri ağızlarına sakız ettiler. Neymiş efendim Osmanlı’da okuma yazma oranı çok düşükmüş, Osmanlı’nın silah sanayii yokmuş, Osmanlı yönetimi altındaki halklara zulmedilmiş. Hepsi de yalandır, iftiradır. Her ülke ve toplum gibi elbette Osmanlı’nın da eksikleri vardır.

SAÇMA BİR İDDİA

Balkan Savaşları’yla başlayan, birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi ile devam eden süreçte maalesef okur yazar nüfusumuzun büyük kısmını kaybettik. Toplam nüfusumuzun bir kısmı da sınırlarımız dışında kaldı. Bir de buna Cumhuriyet’le gerçekleştirilen harf devrimiyle adeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde elbette ülkemiz okuma yazma oranının çok düşük olduğu dönemi geçirdi. Bunun suçunu Osmanlı’ya yüklemek tam anlamıyla bir bühtandır. Osmanlı’nın silah sanayiinin olmadığı iddiası da koskoca bir yalandır. Savaşsız tek bir haftası olmayan Osmanlı’nın silah sanayisinin olmadığı kadar saçma bir iddia olamaz.

GENÇLİĞE SESLENİYORUM

“Osmanlı coğrafyasının neresine giderseniz gidin bir muhabbet ile karşılaşıyorsanız sıkı sıkıya sahiplenilecek bir miras var demektir. Kendi tarihini, kendi milletini inkâr edenlerden bir şey olmaz. Ben gençliğimize sesleniyorum. Siz gururlu bir gençlik olmalısınız. Çünkü sizin gururlanabileceğiniz bir ecdadınız var. Siz rastgele bir gençlik değilsiniz. Bizim kendileriyle iftihar edebileceğimiz bir ecdadımız var.”

DEVLETİN ZİRVESİ ANITKABİR’DE

Türkiye’nin asıl gücü cesaretidir

BÜYÜK Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 81’nci yıldönümünde Anıtkabir’de törenle anıldı. Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Kendisinin emaneti olarak Cumhuriyetimizi ilelebet yaşamak, yaşatmak, geliştirmek, güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Saat 09.05’te düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yüksek yargı organı başkanları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, kuvvet komutanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Anıtkabir’de anma töreni nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri alındı. Anıtkabir’e çıkan tüm cadde ve sokaklar kamyonlarla kapatıldı. Erdoğan ve beraberindekiler Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine geldi. Erdoğan, kırmızı beyaz karanfillerden oluşan ay yıldızlı çelengi mozoleye bıraktı. Saat 09.05’te 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Erdoğan, beraberindeki devlet erkanıyla Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti. Bu sırada Anıtkabir’de bulunan gençler “Recep Tayyip Erdoğan” diye sloganlar attı. Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı:

MİLLETİMİZİN KALBİNDE

“Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ahirete irtihalinin 81’inci yılında bir kez daha rahmetle yad ediyoruz. Merhum Atatürk ve silah arkadaşlarıyla bin yıldır bu toprakları bize vatan yapmak için mücadele eden tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları milletimizin kalbinde hep yaşayacaktır. Kendisinin emaneti olarak Cumhuriyetimizi ilelebet yaşamak, yaşatmak, geliştirmek, güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ruhu şad olsun.” -ANKARA

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle