GeriGündem "Türkiye sessiz kalmasın"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Türkiye sessiz kalmasın"

Sanatçılar, ''seslendirme'' sanatının tanınması ve bir ''meslek'' olarak kabul edilmesini sağlamak amacıyla ''Türkiye Sessiz Kalmasın'' adı altında bir kampanya başlattı. Seslendirme sanatçıları, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenledikleri toplantıyla ''Türkiye Sessiz Kalmasın'' kampanyası başlattılar.

Seslendirme Sanatçıları Meslek Birliği (SES-BİR) Başkanı Haluk Cömert, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, birliğin seslendirmesanatçılarının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu doğrultusunda telif haklarını takip etmek, mesleki saygınlığını kazandırmak, Türkçe'nin doğru algılanıp konuşulmasını sağlamak amacıyla kurulduğunu anlattı.

Seslendirme işinin meslek olarak ''iş yasasında'' düzenlenmesini istediklerini belirten Cömert, ''Türkiye Sessiz Kalmasın'' kampanyasını seslendirme sanatını tanıtmak amacıyla başlattıklarını kaydetti. Cömert, kampanya kapsamında Mayıs-Haziran ayları içinde bazıetkinlikler gerçekleştireceklerini söydi.

Haluk Cömert, seslendirmenin diğer meslekler kadar saygın ve onurlu olduğunu ifade ederek, ''Bizim sesimizle büyüyen insanlar olur olmaz meslek birliklerine sahip çıkarken bizim birliğimize sahip çıkmıyorlar. Bir diziyi bizim arkadaşlarımız seslendiriyorsa izleniyor, filmi çekiliyor'' diye konuştu.

Cömert, şunları söyledi:''Tek dileğimiz bizlerin sesini dinleyerek büyüyen sizlerin bize ve mesleğimize saygı duyması ve sahip çıkması. Birçok geleneğin yıkılmaya başladığı çağımızda bu geleneğe sizlerin sahip çıkması. Çocuklarınızın da bizlerin sesiyle büyümesini istiyoruz. Eğer siz de bunları arzuluyorsanız hangi meslek ve kariyerden olursanız olun bize sahip çıkın. Çünkü biz, yalnız olmadığımızı hissetmek istiyoruz. Sahipçıkın ki, Türkiye sessiz kalmasın.''
   
 KARADAĞLI: "SESLENDİRMEYİ ÇOK SEVİYORUM''

   
Tiyatro sanatçısı Tamer Karadağlı da birçok seslendirme sanatçısını toplantıda göremediğini, bunun kendisini çok üzdüğünü ifade ederek, ''Siz mesleğinize sahip çıkmazsanız, mesleğiniz size hiçsahip çıkmıyor. Keşke herkes burada olsaydı'' dedi.

Tiyatro bölümü mezunu olduğunu, okulda öğrendiklerinin daha fazlasını seslendirme stüdyolarında öğrendiğini anlatan Karadağlı, ''Seslendirmeyi çok seviyorum. Bu mesleği hala yaparken büyük heyecan ve zevk duyuyorum'' diye konuştu. Karadağlı, seslendirme sanatının birtanımının olması gerektiğini savundu.

Tamer Karadağlı'nın tiyatro sanatçısı eşi Arzu Balkan da seslendirme yapmaya 6 yaşında başladığını belirterek, bugün sahip olduğu hayat disiplinini seslendirme sanatına borçlu olduğunu söyledi.

Tiyatro sanatçısı Özgür Ozan da filmlerde ikinci sınıf rolleri seslendirdiğini söyledi. Ozan, ''Seslendirme stüdyosunun koridorlarında yıllarımı geçirdim, biri gelmezse onun yerine konuşayımdiye... Sesimiz Tamer'inki kadar güzel olmayınca bize de ikinci sınıf roller düştü. Kötü rollerin de birileri tarafından konuşulması gerekiyordu. Ama sonradan sesim güzelleşti'' diye konuştu. Ozan, seslendirmenin herkesin yapamayacağı bir meslek olduğuna işaret ederek, bunun, hukuken bir meslek olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle