GeriGündem Türkiye’de ilk organı o verdi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    9
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye’de ilk organı o verdi

Türkiye’de ilk organı o verdi
refid:6102435 ilişkili resim dosyası

32 yıl önce Türkiye’de gerçekleştirilen ilk organ naklinin kahramanı olan 80 yaşındaki Mürüvet Çalışkan, "5 çocuğumu, bir böbreğimi kaybettim. Ama bütün organlarımı bağışladım" diyerek herkesi organlarını bağışlamaya çağırıyor.

ANKARA’daki Hacettepe Üniversitesi’nde 3 Kasım 1975 tarihinde anne Mürüvet Çalışkan’dan alınan böbreğin 14 yaşındaki oğlu Bahtiyar’a, Prof. Dr. Mehmet Haberal ve ekibi tarafından nakledilmesi, binlerce kronik organ hastasının yaşamında ve Türkiye tıp tarihinde dönüm noktası olacaktı.

UMUT IŞIĞI OLDU

Türkiye’de, doku ve organ nakli çalışmalarının miladı olarak kabul edilen ve ilk kez Hürriyet’in duyurduğu bu olay, ülkemizde büyük bir "tıp başarısı" olarak tarihe geçti.

Bahtiyar, yıllardır diyalize bağlı olarak yaşıyordu. Hacettepe Hastanesi’nde tedavi gördüğü sırada Prof. Dr. Haberal, gencin iyileştirilmesi için önemli bir karara imza atarak, henüz yaygın olmayan organ naklini gerçekleştirmeye karar verdi.

Türkiye’de bir ilk olacak nakil için yapılan tetkiklerde anne Çalışkan’ın böbreğinin uygun olduğu belirlendi. Bunun üzerine Haberal ve ekibinin yaklaşık 6 saat süren operasyonuyla böbrek Bahtiyar’a başarıyla nakledildi.

5 YIL YAŞAYABİLDİ

Ameliyat sonrasında eskisinden daha sağlıklı ve mutlu bir hayata "merhaba" diyen Bahtiyar, 5 yıl sonra yine böbrek yetmezliği yüzünden hayata veda etti. Ancak Bahtiyar’ın ölümü Çalışkan ailesi için ilk acı değildi ve sonuncusu da olmayacaktı. Bahtiyar’dan önce 3 evladını böbrek yetmezliği nedeniyle toprağa veren anne, Bahtiyar’dan sonra bir oğlunu daha yine aynı hastalıktan kaybetti.

HOCANIN ÜZÜNTÜSÜ

Bahtiyar’ın ölüm haberini alan Prof. Dr. Haberal da büyük bir üzüntü yaşadı. Bugün 80 yaşında olan anne Mürüvet Çalışkan, Haberal’ın Bahtiyar’ın öldüğü haberini aldığı günkü üzüntüsünü şöyle anlatıyor: "Haberal, yurtdışındaydı. Türkiye’ye geldiğinde ilk Bahtiyar’ı sormuş. Vefat ettiğini öğrenince yıkılmıştı. Hemen yanımıza geldi. Bizi ve Bahtiyar’ı çok severdi, onu oğlu gibi benimsemişti. 32 yıldır ailemizin sağlık sorunlarıyla yakından ilgilenen hocamızın bugün hálá Bahtiyar’dan bahsedildiğinde gözleri dolar."

Organ bağışlamanın ve çaresiz bir insanı hayata döndürmenin insana eşsiz bir mutluluk ve huzur verdiğini belirten anne Mürüvet Çalışkan, "Bizim hikáyemiz herkese örnek olsun. Bütün insanları, organlarını bağışlamaya davet ediyorum" diyor.

ORGANLARIMI BAĞIŞLADIM

Mürüvet Çalışkan, "Oğlum Bahtiyar’a böbreğimi hiç düşünmeden verdim. Ondan önce vefat eden çocuklarımın nakil şansı yoktu. Bahtiyar’dan sonra kaybettiğim oğlum Çetin’in durumu ise nakil yapılamayacak kadar kötüydü. Aynı şeyi bir daha yaşasam ve bir hayat kurtaracağımı bilsem organlarımı yine veririm. Zaten organlarımın hepsini bağışladım. Ülkemizde nakil için bekleyen binlerce kişi var. Aynı acıyı tatmış ve bu nedenle evlatlarını kaybetmiş birisi olarak organlarımı bağışlamamam uygun olmazdı" dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle