GeriGündem Türk tiyatrosunun duayeni Ayral vefat etti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türk tiyatrosunun duayeni Ayral vefat etti

Tiyatronun "yaşayan anıtı" olarak tanınan ünlü sanatçı Necdet Mahfi Ayral 96 yaşında İstanbul'da öldü.

Ayrıl tedavi gördüğü Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bugün vefat etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'ndan verilen bilgiye göre, Necdet Mahfi Ayral için, 7 Haziran Pazartesi günü saat 11.00'de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlenecek.

Ayral'ın cenazesi, daha sonra Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

TARİHE GEÇTİ

Türk Tiyatrosu'nun “yaşayan anıt”ı Necdet Mahfi Ayral, 96 yıl süren yaşamının 70 yılı aşkın süresinde sanata hizmet ederek tarihe geçti.

İstanbul Beykoz'da 1908 yılında doğan Ayral, Galatasaray Sultanisi'nde yatılı okudu.

Sahneye ilk adımını 24 Eylül 1932'de Darülbedayi'de “7 Köyün Zeynebi” oyunuyla atan Ayral, Şehir Tiyatroları'nda “Lüküs Hayat”, ”Kral Lear”, “Deli Dolu”, “Fizikçiler”, “Bir Komiser Geldi”, ”Cyrano de Bergerac” ve “Tartuffe” gibi oyunlarda unutulmaz kompozisyonlar yarattı.

Ayral, tiyatronun yanı sıra 150'ye yakın filmde rol aldı.

1950-75 yılları arasında İtalyanlar'ın ünlü komedyeni Toto'yu konuşarak, dublaj sanatında da ustalığını gösteren Ayral, kızı Jeyan'ı da kendisi gibi tiyatro ve dublaj sanatçısı olarak yetiştirdi.

Necdet Mahfi Ayral, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda son olarak Ahmet Hamdi Tanpınar'ın “Huzur” oyununda rol almıştı.

UNUTULMAYACAK SERZENİŞİ...

Bu arada Ayral, “22. İzmir Tiyatro Günleri” kapsamında 30 Mart 2004 tarihinde gerçekleştirilen “Tiyatroda Geçen Yıllar” konulu söyleşide, Türkiye'de sanata ve sanatçıya değer verilmemesinden şikayetçi olduğunu söylemişti.

Sahneye ilk adım attığı günlerde, bugün Türk tiyatrosunun kurucuları olarak bilinen ve kendisinin de hocaları konumundaki Muhsin Ertuğrul, Hazım Körmükçü gibi isimlerin sanatlarını yokluk içinde sürdürdüklerini vurgulayan Ayral, şunları kaydetmişti:

“Maalesef, memlekette hala sanata kıymet verilmiyor. İşte misali... Benim ne evim var, ne param. Halbuki sahneye, sanata, 71 sene verdim. Başka memleketlerde sanatta 70 sene çalışmış kimseye bir hükümdar gibi geceler yaparlar, tebrikler yaparlar, hediyeler verirler, neşe günleri yaparlar. Bizde, kimse farkında değil. İşte memlekette sanata verilen kıymet.”

“MÜTHİŞ KIRGINIM”

Ayral, yine bir süre önce AA muhabirine yaptığı açıklamada da, sahneye ilk olarak 1932'de çıktığını ve Muhsin Ertuğrul ile çalıştığını anlatarak, ömrünü sahneye, sinemaya, televizyon ve radyoya adadığını belirtmişti.

Tiyatroda 275 oyunda, sinemada da 170 filmde oynadığını dile getiren Ayral, 71 yıl önceki sanat yaşamıyla bugünkü arasında büyük farklar bulunduğuna dikkat çekmişti.

Necdet Mahfi Ayral, şöyle konuşmuştu:

“O dönem Şehir Tiyatroları'na alınmamız çok önemliydi. Muhsin Ertuğrul, tiyatroda sanattan evvel, disipline, dürüst çalışmaya kıymet verirdi. O günkü tiyatro bugün yok. Çok kıymetli, çok kabiliyetli gençlerimiz var, ama bugün onlar aldıkları rolleri sahnede genellikle yaşamadan oynuyorlar.”

Bir sanatçı olarak yaşadığı ekonomik sorunlara da işaret eden Ayral, “Kızımın evinde onunla birlikte yaşıyorum. Kızım bana bakıyor. Bu memlekette sanatkara maalesef kıymet verilmiyor. Müthiş kırgınım...” demişti.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle