GeriGündem Tuhaf karar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    61
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tuhaf karar

Tuhaf karar
refid:26149433 ilişkili resim dosyası

Ergenekon davasına ilişkin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 8 ayda tamamladığı, 3 kitaptan oluşan 16 bin 798 sayfalık gerekçeli kararı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yayınlandı. Kararda, emsalleri ile karşılaştırılamayacak delil zenginliğine sahip olduğu öne sürülen Ergenekon’un, Susurluk’la bile kıyaslanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

20 sayfalık bir önsöz yazılan gerekçeli kararda özetle şöyle denildi:

GLADYO YAPILANMASI

- “Bu silahlı terör örgütünün bir derin devlet yani Gladyo/ Kontrgerilla yapılanmasına karşılık geldiği ve esas olarak TSK içinde yasadışı olarak oluşturulup faaliyet gösterdiği, mensupları arasında asker-sivil toplumun her kesim ve statüsünden insanların bulunduğu sonucuna varılmıştır.

- Sanıklar tarafından ‘Bir genelkurmay başkanından nasıl terörist olur’ söylemleriyle oluşturulan bir algı söz konusu olmuştur. Öncelikle ifade etmek gerekir ki, ‘terörist’ kelimesi hukuki değil, basın yayın organlarının kullanmayı tercih ettiği siyasi bir kavramdır. Hukukta ise terör suçlusu kavramı tercih edilir. Bunun yanında bir genelkurmay başkanının bu tür bir örgütün içinde olabileceği algısı ilk olarak mahkememizdeki yargılama ile de oluşmuş değildir. ‘Genelkurmay Başkanından terörist mi olurmuş’ söylemi bir başka açıdan da çelişki içermektedir. Çünkü bir mahkeme eğer böyle bir kişinin hiyerarşik olarak altındaki kişilere aynı eylem dolayısıyla ceza vermişse, ‘yasalar önünde herkes eşittir’ ilkesi gereği bu kişilerin eylemlerinin ortağı olan komutana da ceza vermesi kaçınılmazdır.

- Anayasal düzene, Yasama Organı ve Yürütme Organına karşı işlenen bu tür suçların gerek işleniş biçimi ve gerekse vahim sonuçları dikkate alınarak doktrinde, yazılı hukukta ve uygulamada bunlar terör suçları arasında yer almaktadır. Terör suçları siyasi içeriği de olan suçlardır. Bu yüzden yukarıda da değinildiği üzere bu suçun failleri işledikleri eylemleri suç kapsamında kabul etmezler. Bu suçların hemen hemen tüm sanıklarının sahip olduğu ortak düşünce, ‘işledikleri eylemlerin insanlık, vatan ve memleket için’ faydalı olduğu yönündedir. Bu yüzden bu suçların sanıkları kendilerini bir terör suçlusu saymazlar.

KARIŞANLAR OLABİLİR

- Ergenekon Terör Örgütü’nün kendine özgü bir yapısı vardır. Bu örgüt, birbirlerini tamamlayan ve destekleyen kompartımanları olan, ancak bu kompartımantasyon /perdeleme sistemi gereği birimler arasında sınırlı bir iletişimin söz konusu olduğu herkesin kendi uzmanlık alanında örgüte katkı sağlayıp örgütsel faaliyette bulunduğu bir yapılanmadır.

- Ergenekon Terör Örgütü’nün ismi çok uzun süredir kamuoyunun gündeminde olmasına, Susurluk kazası sonrası bu örgüt hakkında üst düzey generallerin açık beyanlarına ve dosyadaki benzeri somut olaylara rağmen özellikle Genelkurmay Başkanlığı’nın ‘Ergenekon/derin devlet/ kontrgerilla’ konusunda hiçbir işlem yapmadığı anlaşılmıştır.

- Her kurum içinde yasadışı eylemi olan kişiler bulunacağı gibi TSK mensupları arasında da suça karışanlar olabilir. Geçmişte olmuştur. Gelecekte de olması muhtemeldir.

- Sanık Mehmet İlker Başbuğ’un Genelkurmay Başkanı, sanık İsmail Hakkı Pekin’in Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Dairesi Başkanı ve sanık Hıfzı Çubuklu’nun Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri olduğu dönemde, Mahkememizce, Danıştay olayı ile ilgili olarak elde mevcut tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesini istenmişse de, bu şema yargılama başladıktan yaklaşık 4 yıl sonra 22 Haziran 2012 tarihinde, yani adı geçen sanıklar mahkemece tutuklandıktan sonra mahkememize gönderilmiştir.”

Hedef onlardı

- Ergenekon Terör Örgütü’nün özellikle Bülent Ecevit başbakanlığındaki 57. Hükümeti ve Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlıklarındaki 58. ve 59. hükümetleri hedef alan faaliyetlerini yoğunlaştırdığı anlaşılmaktadır.

- Ergenekon Terör Örgütü’nün hemen hemen tüm mensupları ülkede bir askeri müdahale veya darbe ortamının oluşmasını istemekte, hatta memleketin kurtuluşu için bunun olmazsa olmaz olduğunu düşünmektedirler.

Gerekçeli karardan: Belirleyici olmamış

- Derin devlet/ Gladyo yapılanmasına Türkiye’de ‘Ergenekon’ ismi verilmiştir. Örgütün ismi örgüt belgelerinde açıkça bu şekilde telaffuz edilmiştir. Derin Devlet yapılanması için toplumda destek görecek bu ismin seçilmesi dahi başlı başına bir psikolojik harp çalışması ürünüdür.

- Sanıklarda yapılan aramalarda ele geçen dijital ve yazılı hiçbir belgede sanık Alparslan Arslan’ın işlediği bu eylemle (Danıştay saldırısı) sanıkların arasında bağı gösterecek bir belge ele geçmemiştir.

- Tuncay Güney’in mülakatı hiçbir sanığın suçunun sübutunda belirleyici olmamıştır, olamaz da.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle