Terk edilen çocuklar ve sorunları

Güncelleme Tarihi:

Terk edilen çocuklar ve sorunları
OluÅŸturulma Tarihi: Ekim 30, 2008 17:00

Terk edilmek insanı her yaşta kötü etkileyen ve travmaya neden olan bir durum. Ancak özellikle çocukluk yıllarında, bakıma muhtaç olunan zamanda, kendisine bakan ebeveyni tarafından terk edilmek daha büyük travmalara neden oluyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezinden Uzman Çocuk Psikiyatristi Dr. Ahmet Çevikaslan ile çocukluk yıllarında terk edilme psikolojini yaşayanlar üzerine bir röportaj yaptık...

Haberin Devamı

Ebeveynlerince istenmeyen ya da istenmediği düşünülen  çocukların psikolojisi nasıl gelişiyor?
Terk edilmek; yaşı ne olursa olsun her insan için travmatik bir deneyimdir. Terk edilen kişi çocuk, terk eden de anne veya baba olduğunda bu terk etmenin verdiği acı çok daha yoğun yaşanır. Çocuğun yaşadığı acının şiddetini sadece terk edilme değil terk edilme biçimi, öncesinde ve sonrasında yaşananlar da etkiler. Terk öncesinde aile içinde yoğun çatışmalar varsa, (çocuğun kendisine  veya aileden bir başkasına uygulansın) korku ve şiddet ortamı var ise zaten çocuğun belleğinde yeterince acı birikmiştir.

Terk deneyimi yaÅŸanan acının en vurucu noktası olur. Terk edilme sonrasında, çocuÄŸun bu travmayla kolay baÅŸa çıkması için çevresindeki sosyal desteklerin güçlü olması gerekir. DiÄŸer ebeveynin (anne veya baba)  ya da aileden birisinin destekleyici figür olarak yanında olması, bakımını sürdürmesi çocuÄŸun en büyük güvencesidir. ÇocuÄŸun terk edilme nedeniyle yaÅŸadığı mutsuzluÄŸun derecesini belirleyen en önemli unsurlardan birisi de; anne veya baba yoksunluÄŸunu kaç yaşında yaÅŸadığıdır. Bebeklik çağında terk edilen bir çocuÄŸun öncelikle günlük bakımı aksar, bu da çocuÄŸun beslenmesini ve uykusunu aksatabilir, çevreden gelen sevgi ve ÅŸefkat mesajları kaybolur, bu yoksunluk uzun sürerse çocuÄŸun geliÅŸiminin dahi etkilenebileceÄŸini söyleyebiliriz. Çocuk büyüdükçe; aile içindeki sorunları daha kolay kavrar, zihinsel geliÅŸimi daha ileridir. Okul öncesi yaÅŸlarda neden-sonuç iliÅŸkisi kurmakta zorlanan çocuk; okul çaÄŸlarında artık ailedeki sosyal ortamın da bilincindedir. Ergenlik çağında ise anne babanın yokluÄŸu, ergen üzerindeki anne baba denetimin ve modelliÄŸinin yokluÄŸu demektir, ergenlikteki kimlik karmaÅŸalarının ve kiÅŸilik patolojilerinin de en önemli nedenidir.  Â
    Â
- Bir çocuk için anne neden çok önemlidir? EksikliÄŸi neler yaratır?Â
Çocuk, gözlerini açtığında ilk olarak gördüğü baÄŸlanma ve sevgi nesnesidir. Varlığı güvence verir, sevgi ve bakım gereksinimini karşılar, çocuÄŸun saÄŸlıklı kiÅŸilik geliÅŸiminde ayna görevi görür. YokluÄŸu ise bütün bu gereksinimlerin karşılanmaması veya (ileriki yaÅŸlarda) kesintiye uÄŸraması anlamına gelir.Â

Herkes anne olabilir mi? ya da her insanın anne olmaya hakkı var mıdır? doğurup doğurup terk ettiklerini düşünürsek! bu duruma nasıl bir çözüm getirilebilir? 
Annelik hakkının tartışılması diye bir düşünce söz konusu olamaz. Fizyolojik ve ruhsal yeterliliÄŸi olan her kadının buna hakkı vardır. Toplumsal yaralarımızın sorumluluÄŸunu (bu kitapta olduÄŸu gibi) anne babalara yıkmak ve annelik ruhsatını tartışmaya açmak biraz romantik ve fantastik bir düşünce. EÄŸer aile bir toplumsal kurum ise, herhangi bir kesimi günah keçisi ilan etmeden; bütün toplumu ilgilendiren daha ileri düzenlemeler yapılmalıdır. Anne baba eÄŸitim çalışmaları, sivil toplum örgütlerinin ailelere yönelik aktiviteleri, yuva, yurt vb devlet kurumları içindeki sorunların çözülmesi, suç örgütleri ile daha etkili mücadele edilmesi vb gibi birçok eylem ve bütün bunları gerçekleÅŸtirecek yasal düzenlemelerin yapılması daha gerçekçi olur. Hangi anne çocuÄŸunu bu kadar kolay bırakır ki.    Â
 
- Annesiz babasız büyüyen çocuklar ileride problemli olur demek doÄŸru mudur?Â
Birebir kesinlikte neden sonuç ilişkisi kurmak haksızlık olur ama büyük oranda gerçekçi bir önermedir. Anne baba çocuk için bakım verendir, çocuğun bedeninin sağlıklı gelişimini sağlar, sevgi ve şefkat verendir, çocuğun tutarlı duygusal gelişimi için öncülük eder, disiplin verendir, aşırılıklarını dizginler, iyi davranışları için model olur, çocuğun ekonomik güvencesidir, yaşamı boyunca en fazla güvenebileceği figürlerdir. Bütün bu nedenlerle, çocuk gelişiminde bu kadar çok işlev taşıyan anne babadan yoksun kalmak her çocuk için zordur.

Yapılan araÅŸtırmalar ve klinik deneyimlerimiz gösteriyor ki; anne veya babanın gereken yerde ve zamanda çocuÄŸun yaÅŸamında olmaması, çocuÄŸun o anda ve gelecekte pek çok psikiyatrik ve fizyolojik problem yaÅŸamasına zemin hazırlayabilmektedir. Bebelikte anneden yoksun büyüyenlerin ileri yaÅŸlarda bağımlı kiÅŸilik yapısı geliÅŸtirebildiklerini, hatta terk depresyonu' dediÄŸimiz, kaybetmeye/yalnız kalmaya aşırı tahammülsüzlük ile tipik kronik depresyonlara yatkın oldukları bilinen bir gerçek. Ebeveyn yoksunluÄŸu çocuÄŸun geliÅŸimini dahi aksatabilir, konuÅŸmayı geciktirebilir, kas geliÅŸimi zayıf kalabilir, zeka geliÅŸimi duraksayabilir. Annenin yetersiz kalarak büyüttüğü çocuklarda ve bazen yuva çocuklarında; insanlarla iliÅŸkilerde sınırsızlıklarla  tipik 'reaktif baÄŸlanma bozukluÄŸu' dediÄŸimiz sorunu sık görebiliyoruz.  Anne baba modelinin olmadığı bir ergen, ciddi kimlik karmaÅŸası ve kiÅŸilik patolojisi yaÅŸamaya aday demektir.Â
 
- Çocuk için anne yokluÄŸu mu baba yokluÄŸu mu daha ağırdır?Â
Annenin veya babanın çocuk geliÅŸiminde aldığı role göre ve çocuÄŸun cinsiyetine göre deÄŸiÅŸir. Temelde yer alan sevgi, bakım, disiplin gereksinimleri dışında; kız çocuk feminen özellikleri (annelik, kadınlık) anneden, erkeklerle iliÅŸki biçimini babadan, erkek çocuk ise maskülen özelliklerini (babalık, erkeklik) babadan, kadın figürlerle iliÅŸki biçimini ise anneden görür ilk defa. En doÄŸruyu söylemek gerekirse; birisinin yokluÄŸunda, bütün rolleri anne veya baba tek başına üstlenecek, hem yükü iki kat artacak, hem de çocuÄŸa yanlış modellik söz konusu olacaktır.  Â

- Anne ya da baba hangi duygularla çocuÄŸundan vazgeçmek ister?Â
Aklı başında hiçbir anne çocuÄŸundan vazgeçmez. Türe özgü olan annelik davranışının doÄŸasına aykırıdır. Ama çeÅŸitli yaÅŸamsal güçlükler ve travmalar nedeni ile çocuÄŸunun bakımını sürdürmekte yetersiz kalabilir, zorluk yaÅŸayabilir, dışardan zorlanabilir. Baba ile sorunlar yaÅŸar, ikinci evliliÄŸe özgü sorunlar yaÅŸar, ekonomik gücü yoktur vs. Aslında terk edilen çocuÄŸun kendisi deÄŸil, ağır gelen yaÅŸamsal zorluklardır. Terk etme duygusu; geçici duygusal nedenlerle de olsa sadece terk edilene deÄŸil, terk edene de acı verir. Burada yapılan röportajlar, çocukların kendileri ile yapılan konuÅŸmalar. Anne babalar açısından bakmakta da yarar var. Ãœstelik unutulmamalı ki, sokakta yaÅŸayan çocukların çoÄŸunun aileleri var ve evden kaçmak, haklı gerekçeleri olsa da kimi durumlarda kendi tercihleri.Â
 
- Bazı anneler çocuklarından birine ÅŸiddet uygulayıp diÄŸerlerine karşı sevgi dolu olabilir diyorlar. Bu doÄŸru mu? Nasıl açıklanabilir?Â
Bizim toplumumuzda anne babalar çocuklarına karşı, kendi duyguları ve beklentilerini ölçü alarak davranma eÄŸilimindeler, yani çocuklarına empatik davranma zorlukları var. ÇocuÄŸunu kendi beklentisi ile büyüten bir anne de, beklentiye daha iyi karşılık veren çocuÄŸa daha olumlu yaklaÅŸabiliyor, yani o çocuk 'iyi çocuÄŸu' oynuyor, bu durumda, annenin beklentisine karşılık veremeyen diÄŸerine de 'kötü çocuk' rolü kalıyor. Annelerin bilinçli olarak yaptığı bir ÅŸey deÄŸil bu. Åžiddetin yer aldığı bir ailede ÅŸiddeti de kötü olan görüyor doÄŸal olarak. Bu tür grup dinamikleri yanında; çocukların kiÅŸilik özellikleri de söz konusu. GeliÅŸim sorunları olan, davranım bozuklukları olan, psikiyatrik problemleri olan çocuklar da; aile içinde saÄŸlıklı iliÅŸki kurma güçlükleri nedeniyle ÅŸiddetin hedefi olabiliyorlar.    Â
 
- Ailelerinden uzak bu çocuklara nasıl yaklaÅŸmak gerekir?Â
Sokak çocuklarının artışı ile birlikte bir sokak kültürü de keskinleşmeye başladı. Sokaklarda duygu sömürüsü ile bir şeyler satan çocuklar herkesin malumu. Bazen bizim insanımız da farkında olmadan, koruyucu davranmak bu kültürü ve çocukları sokaklarda istismar edenleri ödüllendirici olabiliyor.

Ayrıca, bizim toplumumuzda çocuğun anne babadan gördüğü şiddeti hafife alma, hatta göz yumma eğilimi var. Çocuğun şiddete maruz kaldığı ortamlarda, bu durumu ilgili yerlere bildirmek vatandaşlık görevi olmalı.
           
-  Aile içinde her türlü ÅŸiddete maruz kalan çocuklar için ne söyleyebilirsiniz?Â
Anne babaların bilmeleri gerek şeyler var:
- Şiddet, iletişimde beceriksizliktir. Bireyleri arasında sağlıklı iletişimi başaran aileler şiddete gereksinim duymazlar. 
- Åžiddetin azı, yararlısı, geçicisi olmaz. Korkutucu olan ve itaate zorlayan bütün eylemler, sözler, tavırlar ÅŸiddet anlamına gelir. Sizin ne yaptığınız deÄŸil, çocuÄŸunuzun nasıl algıladığı önemlidir. Bazen bir çocuk; ters bir bakıştan bile örselenebilir. Bir kez denediniz mi devamı gelir. Â
-  Şiddet ile elde ettiğiniz sonucu yeniden elde etmek için bir dahaki sefere daha yoğun şiddet uygulamak zorunda kalırsınız
-  Şiddeti gören çocuk, uygulamayı da öğrenir, o da büyüdüğünde şiddete yatkın bir büyük olarak kendi çocuklarına da şiddeti uygular.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!