GeriGündem 'Temiz Eller' savcısından tavsiyeler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Temiz Eller' savcısından tavsiyeler

Venedik'te sorgu hakimliği yaptığı dönemde “Gladio” adlı gizli örgütün varlığını ortaya çıkaran kişi olarak tanınan İtalyan Senatör Felice Casson, “Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile karşı karşıya gelseydim; 'Yasalara uy, hata yapma, hiç falso verme' derdim” şeklinde konuştu.

“Genç Siviller”in Bilgi Üniversitesi'nde düzenlediği “Hukuk, Devlet, Derin Devlet” adlı sempozyumuna katılan Casson, “Gladio” adlı gizli örgütün varlığını ortaya çıkarma süreci ve dava seyrini anlattı.

“Gladio”nun İtalya'da soğuk savaş döneminde Rusların İtalya'yı işgalini önlemek amacıyla kurulmuş gizli bir örgüt olduğunu ifade eden Casson, o dönemde İtalya'nın stratejik durumunun buna neden olduğunu söyledi.


Türkiye'nin de stratejik açıdan önemli bir yerde bulunduğunu dile getiren Casson, bunun geçmişte de bugün de böyle olduğunu belirtti.

“Türkiye yapısı ve konumu nedeniyle kültürlerarası ve uluslararası bir fermuar görevi görüyor” diyen Casson, siyasi açıdan da önemli bir noktada bulunduğunu anlattı.

Yargının bağımsız olması gerektiğini vurgulayan Casson, yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğünün halka ve demokrasiye verilmiş önemli bir garanti olduğunu kaydetti.

Bir ülkede yargı ve parlamento gerektiği gibi çalışıyorsa ve basın da hürse o ülkede kamuoyunun gerçekleri bileceğini anlatan Casson, “Demokratik bir ülkede en önemli konulardan biri şeffaflıktır. Siyasilerin bulunduğu yerler cam saraylar gibi olmalıdır. Vatandaşların olanları bilmeye hakkı vardır” dedi.

Önemli davalar üzerinde çalışan savcıların tek başlarına değil, güvenilir bir ekiple çalışmalarının ve özel hayatlarında da şeffaf olmasının önemli olduğunu kaydeden Casson, ayrıca savcıların tüm soruşturma süresince hata yapmamaları ve hassas davranmaları gerektiğini anlattı.

Konuşmasının ardından Casson'a “Genç Siviller”in amblem olarak kullandıkları “Converse” ayakkabı hediye edildi.

SORULARI YANITLADI

Felice Casson, sempozyumun gazeteci Yasemin Çongar, Ömer Laçiner ve Hasan Cemal ile avukat Ergin Cinmen'in katıldığı müzakere oturumunda soruları yanıtladı.


“Gladio”yu ortaya çıkarma sürecinde İtalya'da hükümetin rolü sorulan Casson, bu tür soruşturmalar sürecinde güçlü bir siyasi iradenin önemli olduğunu ifade ederek, İtalya'daki soruşturma sürecinde dönemin Başbakanı olan Andreotti'nin dönemin Cumhurbaşkanı'na rağmen kendisiyle işbirliği yaptığını ve başarıya ulaştıklarını söyledi.

Hasan Cemal'in “Türkiye'de 2003-2004 yıllarında darbe tertipleri vardı. Bu darbe süreci geçen yıl seçimle bozuldu. Bu yıl ise yargısal darbe süreci haline geldi. Bu süreci sizce Anayasa Mahkemesi durduracak mı, yoksa evet mi diyecek?” sorusu üzerine de Casson, “Bence demokrasilerde seçilmişlerin gücünün diğer güçlerin üzerinde olması lazım. Yargı olsun, asker olsun herhangi bir gücün devletin üstünde yöneticilik yapmaması lazım” dedi.

İtalya'da yargının bağımsızlığı ve savcıların nasıl çalıştığına ilişkin bir soruya da Casson, İtalya'da Anayasaya göre hakimler ve savcıların diğer tüm güçlere karşı bağımsız olduğunu söyledi.

“Türkiye'de darbe söylemlerinin hala devam ettiğine” ilişkin bir yorum üzerine de Casson, “İtalya'da da Türkiye gibi benzer bir süreç vardı. Gerginlik stratejisi ve askerlerin müdahalesi söz konusuydu. Yıllar geçince demokratik süreç işledi. 1960-70-80'lerin en büyük partileri ortadan kalktı. Hem yargının bağımsız çalışması hem de halkın desteğiyle çözüme gidildi” dedi.

İtalya'da da yargının tehdit altında olduğu durumların var olduğunu ifade eden Casson, “İtalya'da da Berlusconi yargıyı kontrol etmek istiyor. Berlusconi, kural istemiyor. Biz demokrasi istiyoruz ve kurallara herkes uysun istiyoruz ama kurallar herkes için aynı olmalıdır. Demokrasi budur” diye konuştu.

“Berlusconi'nin birtakım yasaları kendi çıkarına göre değiştirmeye başladığını” kaydeden Casson, bu yasalara uyup uymamanın da önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

“Kanun nedir? Hukuk nedir? Hukuk, hükümette olanların elinde olan bir şey değildir” diyen Casson, halkın yararına olan kanunların ve doğruların bilinmesi gerektiğini söyledi.

Casson, bir başka soru üzerine de, yargı bağımsızlığı için anayasal himayenin şart olduğunu dile getirdi.

Kendisinin de bir balıkçının oğlu olduğunu ve bunu hiçbir zaman unutmadığını belirten Casson, yargıda ve parlamentoda herkesin temsil edilmesinin önemine değindi.

ERGENEKON SAVCISINA ÖNERİLER

Bir katılımcının “Eğer karşılaşsaydınız, Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'e neler derdiniz?” sorusuna yönelik de Casson, “Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile eğer karşı karşıya gelseydim; 'Yasalara uy, hata yapma, hiç falso verme' derdim. 'Kendini koruyabilmen için kurallara uyman şart' derdim. 'Başka yargı mensuplarıyla bir takım kur ve birlikte çalış, böylece hem soruşturmayı hem de kendini himaye altına alırsın' derdim. 'Parlamenterleri de sürece dahil et. Parlamentoya sürekli soruşturmayla ilgili bilgi ver' derdim. Deneyimlerim bana bunları söyletti” diye konuştu.


Ergenekon soruşturmasına yönelik bir başka soru üzerine de Casson, soruşturma kapsamında ağır ithamların bulunduğunu ve bunların doğru olup olmadığını herkesin bilmesi gerektiğini kaydederek, “Eğer ithamlar doğruysa böyle bir yapı demokrasi için tehlikelidir. Soruşturmanın da sonuna kadar gidilmelidir” dedi.
Casson, İtalya'da “Gladio”nun halen var olup olmadığının sorulması üzerine de, “Gladio kuşkusuz resmen kapatıldı ama benzeri yapılar yok iddiasında da bulunamam. Böyle şeyler kanser gibidir. Tümör gibi kendini yeniden üretir” dedi.

AK Parti'nin kapatılmasına ilişkin davaya yönelik sorular üzerine de Casson, İtalya'da anayasaya göre faşist partilerin ve bunu çağrıştıran partilerin kapatıldığını ifade ederek, “Parti kapatmak sorunun çözümü müdür? Hayır. Bir partiyi kapatırsanız, ismini değiştirip başka bir isimle yeni bir parti açar ve devam eder. Bir partinin kapatılması sorun çözmez” diye konuştu.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle