GeriGündem Tehlikeli yaşamlar sinemada
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tehlikeli yaşamlar sinemada

Tehlikeli yaşamlar sinemada
refid:15136531-spot ilişkili resim dosyası

İp üstünde yürüyen, dans eden hatta kurban kesen ip cambazlarının öyküsü, yönetmenliğini Serdar Güven'in üstlendiği “Canıyla Oynayanlar” adlı belgesele konu oldu.

Film, değişen eğlence anlayışı içinde, yok olmaya yüz tutan geleneksel ip cambazlığı seyirliğinin dününü ve bugününü anlatıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli filmde, Orta Asya Şamanist Türk kültürü ritüellerinden, bir gösteri unsuruna dönüşerek günümüze kadar ulaşan geleneksel ip cambazlığı gösterisinin eğlence kültürümüzdeki yeri, bu gösteri sanatının geçmişi ve bugünü işleniyor. Ulusal ve uluslararası festivallerle, televizyon kanallarında gösterilmesi planlanan belgesel filmin süresi ise 52 dakika.

Filmin yönetmeni Serdar Güven, sinemanın henüz yaygınlaşmadığı, televizyonun ise hayal olduğu 1940'lı yıllarda her yaştan insanın en büyük eğlencesinin cambazhaneler, efsaneleşmiş kahramanların ise ip cambazları olduğunu söyledi.

Değişen eğlence anlayışıyla birlikte ip cambazlarının sayısının giderek azaldığını, cambazhanelerin de birer birer kapandığını anlatan Güven, bu konuya duyduğu ilgi nedeniyle bir belgesel hazırlamaya karar verdiğini belirtti.

Türkiye'de daha önce ip cambazlarıyla ilgili bir belgesel projesi çalışılmadığını dile getiren Güven, “Belgeseli yapmamdaki en büyük etken çocukluğumda yaşadığım İznik panayırlarına ve panayırlarda izlediğim akrobatların, cambazların heyecanlı gösterilerine ve artık kaybolan panayır eğlence kültürüne duyduğum özlem” dedi.

Belgesel çalışırken bir dönemi yaşamış ve tanıklık etmiş ya da öznesi olmuş karakterlerin öykülerini onların ağızlarından arşivlemenin çok önemli olduğunu vurgulayan Güven, şunları kaydetti:

“O yüzden hayatta olan son ip cambazlarımızın ya da Cumhuriyet dönemini ya da cambazhanelerin görkemli dönemlerini yaşamış ip cambazlarımızın peşine düştük. Çok azı hayatta olduğu için bu konuda da bir hayli zorlandık ama en azından son tanıklarının gözünden bu eğlence kültürünü belgeselimize yansıtabilmek bizim için çok önemliydi.

Belgeselin öncelikli görevi arşiv ve belge yaratmaktır, bu sayede toplumsal hafızayı tutmaktır ki bizim sloganımız 'yarına ne kaldı?' sorusudur. Her şeyin çok hızlı bir şekilde tüketildiği ve deforme olduğu günümüz koşullarında belgesel, bu tüketim ve deformasyon yaklaşımının önünde bir duruş yaratmaya çabalamaktadır.”

Tehlikeli yaşamlar sinemada

“CAMBAZLARIN İZİNİ SÜRDÜK”

Film ekibi olarak Ankara, Adapazarı, Karaman, Denizli, İzmir, Antalya, İstanbul gibi illerde ip cambazlarının izini sürdüklerini anlatan Güven, çekimlere 2009 yılının Mayıs ayında başladıklarını bildirdi.

Güven, ip cambazlarının yaşamlarına tanıklık etmek, bu işe nasıl gönül verdiklerini anlatmak, her yaştan insanın kahramanı, efsane ip cambazlarının tarihçesini belgelemek amacıyla çekilen filmin kurgusunun, bu ay tamamlandığını söyledi.

“GERÇEK KAHRAMANLARDAN OLUŞAN BİR EĞLENCE KÜLTÜRÜ”

İp cambazlarının, tamamen gerçek kahramanlardan oluşan bir eğlence kültürünün baş aktörleri olduğuna değinen Güven, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu baş aktörlerin çok zor bir görevi vardı, insanları eğlendirip mutlu kılabilmek. Onlar aslında yaşamımızın gizli kahramanları, isimsiz emekçileriydiler. Bu gösteri sanatını yapan isimsiz kahramanların insanları eğlendirmek, yani iyileştirmek, iyi kılmak, mutlu kılmak gibi çok faydalı bir işlevleri vardı.

Biz istiyoruz ki insanlar bir belgesel izledikten sonra, izledikleri ya da tanıklık ettikleri konuya dair artık başka türlü baksınlar. Bir ip cambazına sadece 'cambaz' deyip geçmesinler. Bunun bir kültür mirası, bin yıllardır süregelen ve artık yok olma noktasına gelen bir gösteri sanatı, bir ritüelin devamı olduğunu anlayarak bilinçlerinde yer açsınlar.”

“İP CAMBAZLARINDAN GERİYE TEK BİR İSİM KALDI”

Türkiye'deki eğlence kültüründe çok köklü bir yere sahip olan geleneksel ip cambazlığı gösterisinin, günümüzde son uygulayıcısıyla sürdürülmeye çalışılan, “nostaljik bir eğlence” durumunda olduğunu dile getiren Güven, “Belgeselde bu gösterinin tüm bu süreçlerinin, hayatta kalan yaşlı ip cambazlarının öykülerinden, son ip cambazımızın gösterilerinden, ip cambazlarının gösterileriyle büyümüş kuşağın tanıklıklarından yola çıkılarak anlatılıyor” diye konuştu.

Güven, Cumhuriyet Dönemi ip cambazlarının hayatta olan tek temsilcisi, 92 yaşındaki Osman Obüs'ün ve Türkiye'deki son geleneksel ip cambazı Dr. Özdemir Turan'ın anlatımlarının filmde önemli bir yere sahip olduğunu bildirdi.

Eski cambazların çoğunun yaşama veda ettiğini, artık usta cambazların yanında yetişen son ip cambazlarının, değişen eğlence anlayışına ayak uydurma çabalarına tanık olunduğunu ifade eden Güven, “Günümüzde ip cambazlarından geriye tek bir isim kaldı. Bu geleneğin Türkiye'deki son temsilcisi, usta-çırak ilişkisi geleneğinden yetişen, Muğlalı Yakup'un çırağı Özdemir Turan. Aynı zamanda diş hekimi olan 62 yaşındaki Turan, bu eski gösteri geleneğini yaşatmak için uğraş veriyor” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle