GeriGündem Tehlikeli tartışma
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tehlikeli tartışma

İçişleri eski Bakanı Meral Akşener, orduyu ağır bir dille eleştirirken, Genelkurmay'la ilgili istihbarat toplayan polisleri övüp, asker ve polisi karşı karşıya getirecek ‘tehlikeli bir tartışma' başlattı. Akşener, orduda darbeci bir kliğin varlığını ima etti, Batı Çalışma Grubu'nun da hukuki dayanağı olmadığını söyledi. Orakoğlu'nu kutlayan Akşener, bir kahramanlık sayfası açtıklarını belirtti.

DYP Genel Başkan Yardımcısı Akşener, 3 kez ertelediği, ancak dün ani bir kararla parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ağır suçlamalar yöneltti.

CUNTA İMASI

Akşener, orduda darbeci bir kliğin varlığını ima ederek, ‘‘Silahlı Kuvvetler'de; yasal dayanağı olduğu bilinmeyen ve hiyerarşi dışı bir gruplaşmanın teşekkül ettiği duyumu alınmıştır. Bilahare İstihbarat Dairesi'ne ulaşan bilgi ve belgeler, bu duyumları daha da pekiştirmiştir'' iddiasında bulundu. Ortaya çıkardıkları belgelerin mahiyetinin ve doğruluğunun tartışılabileceğini de vurgulayan Akşener, ‘‘Ama niçin araştırıldığı sorulamaz. Çünkü araştırılan husus, TSK'nın yasal görev alanına giren bir konu değil; Silahlı Kuvvetler içinde oluşabilecek yasadışı bir teşebbüstür. Araştırmanın hedefi TSK'nın kendisi değildir'' dedi.

Polisin, ordu içinde istihbarat çalışması yapmasını da savunan Akşener, ‘‘Son tartışma konusu olayda da, İstihbarat Daire Başkanlığı, kanunun re'sen verdiği görevi yerine getirmiştir'' diye konuştu. Ordu içinde faaliyet gösteren istihbarat elemanlarına siper olan Akşener, ‘‘Birlikte çalışmaktan onur duyduğum bir kuruma ve onun şerefli mensuplarına yönelik ‘casus', ‘çete' ve ‘köstebek' gibi yakıştırmaları şiddetle kınıyor ve reddediyorum'' dedi.

ÇALIŞMA GRUBU YASADIŞI

İstihbarat çalışması sonucunda, Batı Çalışma Grubu'nun varlığının hükümet tarafından ilk kez bir belgeyle açığa çıktığını kaydeden Akşener, şunları söyledi:

‘‘Batı Çalışma Grubu'nun örgütlenmesinin hukuki dayanağı olmadığı yolunda ciddi endişeler ortaya çıkmaktadır. Bu belge, Cumhurbaşkanı tarafından Genelkurmay'a iletildikten sonra, bu grup kamuoyuna deşifre edilmiştir. İrticaya karşı daha etkin mücadele amacıyla böyle bir organizasyona gidildiği ifade edilmektedir. Bizim Cumhurbaşkanı'na arzettiğimiz belgede ise grubun çalışmalarının irtica ile sınırlı olmadığı açıkça görülmektedir.''

AMAÇ İRTİCA DEĞİL

Akşener sorular üzerine de, ‘‘İddia edildiği gibi sadece irtica ile mücadele olmadığını söyleyebiliriz. İrtica ile sınırlı bir çalışma olmadığını, buna yönelik endişelerimiz bulunduğunu söyledik'' dedi. Akşener, ‘‘İrtica ile değil, ama ne ile ilgili?'' sorusuna da, ‘‘Bekleyelim, görelim. Deşifre ediliyor. Sonra gereken adımları atarız'' karşılığını vermekle yetindi. Akşener, belge ve raporların içeriği konusunda açıklama yapmasının mümkün olmadığını belirtirken de, ‘‘Belge ve bilgileri, devlet sorumluluğum ve gizliliğe riayet endişesiyle açıklamayacağım'' dedi. Akşener, Bülent Orakoğlu'nu ve polisi savunarak, şöyle konuştu:

KAHRAMANLIK SAYFASI

‘‘Bu gelişmelerin öğrenilmesi, bir devlet görevinin başarıyla yapılmasıdır. Orakoğlu'nun şahsında, tüm İstihbarat Dairesi Başkanlığı elemanlarını tebrik ediyorum. Demokrasilerdeki otokontrol budur. Her şey hukuk çerçevesinde olmuştur. Belge ve bilgiler, hükümet hiyerarşisi içinde devletin en üst kademelerine iletilmiş ve gereğinin yapılması beklenmiştir. 1971'lerde Mahir Kaynak, MİT adına ordu içindeki ‘Madanoğlu Cuntası'nı tespit etmiştir. Böylece rejime yönelik tehdit ortadan kaldırılmıştır ve kimse bu olayı, TSK'ya yönelik bir casusluk faaliyeti olarak nitelendirmemiştir. Tartışılması gereken darbe ihtimalidir ve bu işte dahli olanlardır. Emniyet teşkilatı demokrasimizin bozuk siciline bir kahramanlık sayfası açmıştır.''

YARGISIZ İNFAZ

Polisin darbe karşıtı istihbarat çalışmalarını dolaylı ifadelerle sık sık vurgulayan Akşener, Cumhurbaşkanı Demirel'in geçmişteki darbe karşıtı sözlerini de okudu. İstihbaratçının aldığı her türlü bilgi ve belgeyi üst makamlara iletmek zorunda olduğunu belirten Akşener, ‘‘Burada sanık sıfatıyla üzerine gidilen ve adeta bir yargısız infaza tabi tutulan memurlar için yapılacak işlemin de sonuna kadar takipçisi olacağımızı belirtmek istiyorum'' diye konuştu. TSK'yı suçlayıcı ifadelerle konuşan Akşener, ‘‘Birilerinin kurduğu hayali askeri mahkemelere ve hayali idam sehpalarına ne ölçüde itibar edildiğini dikkatle takip edeceğiz'' dedi.

TALİMAT VERİRDİM

İstihbarat çalışması için talimat vermediğini söyleyen Akşener, ‘‘Bu görev re'sen devlet görevlisine kanunla verilmiştir. Verir miydiniz derseniz, verirdim. Ama vermedim'' diye konuştu. Akşener, Orakoğlu'nun görevden alınması için Genelkurmay'dan kendisine tehdit geldiği iddialarını da, ‘‘Tehdit sözkonusu olmadı. T.C. Devleti'nin İçişleri Bakanı'nın herhangi bir şekilde korkutulması sözkonusu olamaz. Hele beni hiç kimse korkutamaz'' sözleriyle karşıladı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle