GeriGündem Tecavüze uğrayan bebeğin annesi: Sürekli uyku şurubu içiriyordum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    178
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tecavüze uğrayan bebeğin annesi: Sürekli uyku şurubu içiriyordum

Tecavüze uğrayan bebeğin annesi: Sürekli uyku şurubu içiriyordum
refid:5552604 ilişkili resim dosyası

İZMİR'de, 17 aylık N.N.B.'ye işkence ve tecavüz edildiği iddiasıyla annesi F.B.'nin de aralarında bulunduğu tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Mahkeme heyeti, 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı erteledi. Anne F.B. müşterilerden rahatsız olmaması için çocuğa sürekli uyku şurubu verdiğini söyledi.

İzmir 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, bugün, ilk kez yapılan duruşmaya, hakkında ‘eziyet etmek’ suçundan 8, ‘cinsel istismara yardımcı olmak’ suçundan 15 yıl olmak üzere toplam 23 yıl istenen anne F.B. (36) ile ‘çocukların cinsel istismarı’ suçundan 20'şer, ‘müstehcen yayın bulundurmak’ suçundan 4'er yıl olmak üzere toplam 24'şer yıl hapis cezası istenen diğer tutuklu sanıklar M.D. (40), Y.V (41) ve A.A. (69) ile avukatları katıldı. Mağdur bebek N.N.B.'nin avukatlığını üstlenen İzmir Barosu Yönetim Kuruyu Üyesi Lale Özberk ile SHÇEK avukatı Müjgan Bilgen Özen de duruşmada hazır bulundu. Tutuklu sanıklar, herhangi bir saldırı ihtimaline karşılık Robocop Jandarma Timleri tarafından geniş güvenlik önlemleri arasında duruşma salonuna getirildi.

Duruşmanın başlangıcında, N.N.B.'nin avukatlığını üstlenen Özberk ile Özen, bebeğin gelecekteki mağduriyeti gözönüne alınarak duruşmanın gizli yapılmasını ve yayın yasağı konulmasını istedi. Savcı ise mütalaasında, mağdurun yaşının küçük olmasına rağmen soruşturma açıldığında infial yaratacak şekilde gazetelere konu olduğundan bu aşamada gizlilik kararı verilmesinin kamuoyu açısından uygun olmadığını belirtip talebi reddedilmesini istedi. Mahkeme heyeti de, bebeğin ileride etkilenmesinin söz konusu olmadığını, toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğine kanaat getirip savcının mütaalasına uydu.

UYKU ŞURUBU İÇİRİYORDUM

Tutuklu sanıklardan anne F.B., ifadesinde, “1994 yılında M.B. ile evlendim. 8 yıl önce ondan ayrıldım. Daha sonra M.S. ile birlikte 3.5 yıl kaldım. Üç çocuğum var, ikisi de yuvada. Hayatımı sağdan soldan aldığım para ve fuhuş yaparak geçindiriyorum.

H. adında bir bayan, beni Menderes'te yaşayan Y.V.'nin yanına gönderdi. Dört aydır orada kalmaktaydım. Kalacak bir yerim yoktu onun yanında kalıyordum. Y.V. de zaten dışarı gitmeme izin vermiyordu. Ben çocuğuma eziyet etmedim. Bir kez ağladığı için poposuna vurdum. Olay günü de, çocuğuma her zamanki gibi uyku şurubu içirip yatırdım. Çünkü oraya gelen müşterilerden rahatsız olmasını istemiyordum. Uyuması için sürekli uyku şurubu veriyordum. Olay günü, müşterilerim geldiği için dışarı çıktım. Çocuğum uyuyordu. Y. de yanımızda oturuyordu. Yanımızdan ayrılınca şüphelendim. 10-15 dakika sonra çocuğumun bulunduğu odaya gittiğimde yavrum Y.'nin kollarındaydı. Y., onu sarsıyordu.

Daha sonra Sağlık Ocağı'na götürdüm. Bir anne bunu çocuğuna yapmaz. Çocuğumun başına gelenleri hastanede öğrendim. Sigara yanık izleri ise, o kucağımdayken içtiğim sigaradan düşen küllerden olmuş olabilir. Ben çocuğuma eziyet etmedim. 15 gün önce Y., çocuğumu dövüyordu. Tokat seslerini duydum. Beni de daha önce dövmüştü. Y.'nin eşine söylediğimde kendisine seslenip ‘Allah belanı versin Y. çocuğa vurma diye bağırdı’. Ben birkez kazayla ağlıyor diye yüzüne tokat atmıştım. Başka birşey yapmadım. Kimin tecavüz ettiğini bilmiyorum. Altını da değiştirirken herhangi bir olumsuzluk görmedim. Bir kez ön tarafı şişikti. Dikkatli baktığımda bir böcek gördüm. Onun ısırdığını zannettim. Pek fazla aldırış etmedim. Diğer çocuklarımı da babası yuvaya vermişti. Ben de arada sırada gidip görüyordum” diyerek kendini savundu.

Diğer sanıklardan Y.V. ise, “Olay günü, gündüz pazara gittim. Saat 18.00 sıralarında eşim ve üvey kızımla eve geldik. Çocuğun hırlayıp ağladığını duydum. Eşim, annesinin çocuğa uyku şurubu verdiğini söyledi. Dış kapı açıktı, içeri girdim. Hırlaması devam ediyordu. Koltuktan düşmüş yerde yatıyordu. Kısa süre sonra annesi geldi. Alıp hastaneye götürdük. Ben tecavüz etmiş değilim. ne şekilde olduğunu bilmiyorum. M. ile eşim, sürekli çocuğu gezdiriyordu. Ona bir evlat gibi bakıyordum. Torunumla aynı yerde büyüdü. Onu da öyle görüyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi. Mahkeme hakiminin evden ele geçirilen 33 porno CD'yi izleyip izlemediğni sorması üzerine Y.V., “Evde elektrik yoktu. Jeneratörle çalıştığı için izlemedim. Bunların çoğunu yeğenim ve gelen arkadaşlarım getiriyordu. İçinde ne olduğunu bilmiyordum” diye konuştu.

ANNESİ DÖVÜYORDU

Sanık A.A. ise, “Ben oranın bekçiliğini yapıyordum. M.D. ile o gece birlikte televizyon seyrediyorduk. Ben gözümle birşey görmedim ama M.'den şüphe ediyorum. Çocuğu annesi sürekli dövüyordu. Vurmamasını söyledim. Annesi dışında çocuğu döven kimse görmedim. Annesi gördüğümde, çocuğu kollarından baş aşağı tutup yere doğru vuruyordu. Ben çocuğa birşey yapmadım” dedi. Diğer sanık M.D. de suçlamaları kabul etmedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen ve bebeğe ilk müdahaleyi yapan Menderes Sağlık Ocağı doktoru S.O. da ifadesinde, “Bebek, bize geldiğinde yarı baygın ve kusuyordu. Müdahale de kalp yetmezliği ve solunum güçlüğü gördüm. Durumunun kötü olduğunu görünce hemen İzmir'e sevkedilmesini söyledim. Tecavüz ve işkenceyle ilgili herhangi bir şikayet olmadığı için o yönden bir inceleme yapmadım” dedi.

TUTUKLULUĞA DEVAM

Saat 10.00'da başlayıp 15.30'a kadar süren duruşmanın sonunda, sanık avukatları müvekkilleri F.B. ve A.A.'nın tahliye edilmesini istedi. Mahkeme heyeti ise, tahliye taleplerini reddedip dört sanığın da tutukluluk halinin devamına, diğer tanıkların dinlenmesi ve eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı erteledi. Ayrıca, savcı, Tire İlçesi'ndeki yerel bir gazetede yayınlanan çocuk pornosuyla ilgili bazı CD'ler de minik N.N.B.'nin görüntülerinin bulunduğu iddialarıyla ilgili soruşturma açılmasına karar verdi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Menderes İlçesi'ne bağlı Yeniköy'de oturan, para karşılığı erkeklerle birlikte olduğu ileri sürülen F.B.'nin, geçen 27 Ekim'de, sürekli ağlayıp fenalaşınca Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüğü 17 aylık N.N.B.'nin yapılan tedavisinde, belinde, başında, bacaklarında, göz kapaklarında, kalça kısmında aşırı morluklara rastlanırken, bunların düşmeyle tanımlanamayacağı, bedene zaman içinde uygulanan şiddetin kesin olduğu saptanmıştı. Makatındaki çizik nedeniyle hastanede adli tıp muayenesi de yapılan talihsiz bebeğin, defalarca tecavüze uğradığı da rapor edildi. Talihsiz bebeğin, vücudundan ve elbiselerinden alınan örnekler kriminal inceleme için İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Geniş çaplı soruşturma başlatan jandarma tarafından gözaltına alınan anne F.B. ile aynı evde kaldığı M.D., Y.V. ve bekçilik yapan A.A. da sevkedildikleri nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

Zanlılardan anne F.B., avukatının bir üst mahkemeye yaptığı itiraz üzerine tutuksuz yargılanmak üzere salıverilirken, hakkında çıkarılan gıyabi tutuklama kararının ardından yakalanıp tekrar tutuklandı. Bu süreçte, koruma altına alınan N.N.B. ise, beş günlük tedavisinin ardından taburcu edilip götürüldüğü Karşıyaka Çocuk Yuvası'nda fenalaşıp nöbet geçirince bir gün sonra tekrar hastaneye kaldırılıp tedaviye alındı. Konunun önemi nedeniyle kısa sürede bitirilen soruşturma sonucunda, zanlılardan anne F.B. için, ‘eziyet etmek’ suçundan 8 yıl, ‘cinsel istismara yardımcı olmak’ suçundan 15 yıl olmak üzere toplam 23 yıl, M.D., Y.V. ve A.A. hakkında, ‘çocukların cinsel istismarı’ suçundan 20'şer yıl, ‘müstehcen yayın bulundurmak’ suçundan 4'er yıl olmak üzere toplam 24'şer yıl hapis cezası istemiyle İzmir 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

İddianamede yer alan Adli Tıp Kurumu raporunda, minik N.N.B.'nin, hem anal hem de vajinal yoldan tecavüze uğradığı, ayaklarındaki morluk ve izlerin sigara yanığından ve insan ısırığından kaynaklandığı belirtildi. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun velayetin iptali için açtığı davada hemen karara bağlanıp minik N.N.B.'nin velayeti anne, babasından alındı. Minik N.N.B.'de, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilip Karşıyaka Çocuk Yuvası'na götürüldü. Daha sonra buradan alınan minik N.N.B., SHÇEK İl Müdürlüğü'nün kararıyla yaşananlardan daha fazla etkilenmemesi için ismi açıklanmayan bir ildeki başka bir yuvaya nakledildi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle