GeriGündem Tarım işçisi getirelim dedi damızlık istiyor diye yazdılar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tarım işçisi getirelim dedi damızlık istiyor diye yazdılar

‘Avrupa’dan damızlık erkek getirtelim’ dediği gerekçesiyle adı Ankara’daki bir sokaktan silinen Abdullah Cevdet’ın sırrı çözüldü.

Abdullah Cevdet, Mustafa Kemal’le yaptığı bir görüşmede, verimi artırmak için tarımla uğraşan göçmenlerin Türkiye’ye getirilmesinin fayda sağlayacağını söylüyor. Ama haber ertesi gün Tasvir-i Efkár’da, ‘Avrupa’dan damızlık celbini isteyen var’ manşetiyle yer alıyor. Abdullah Cevdet gazeteye tekzip gönderiyor, kendi dergisi İçtihat’ta böyle bir şey söylemediğini yazıyor ama dedikoduları engelleyemiyor. Öyle ki, cenaze namazı bile büyük tartışmalara sabep oluyor.

‘Avrupa’dan damızlık erkek getirelim’ dediği gerekçesiyle Ankara Çankaya’da bir sokağa verilen ismi değiştirilen Dr. Abdullah Cevdet’in, böyle bir söz etmediğine dair ifadeler netleşiyor. Mustafa Kemal tarafından 1925 seçimlerinde Elazığ (Elaziz) milletvekili olması istenen Abdullah Cevdet, Çankaya’ya çıkarak Cumhurbaşkanı ile görüşüyor. Görüşme sırasında, Mütareke Dönemi’nden beri üzerinde ısrarla durduğu tarımda verimlilik bahsine değiniyor Abdullah Cevdet. Daha sonra da Mustafa Kemal’e, ‘Avrupa ülkelerinin özellikle tarımla uğraşanlarından getirilecek göçmenlerle ülkede nüfus artışı ve tarımsal gelişme sağlanması konusu’ndaki görüşlerini anlatıyor. Bu konuda tek nitelikli çalışmayı yapan ve halen Princeton Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Prof. Şükrü Hanioğlu’na göre, ‘Artık son faaliyetlerini sürdürmekte olan dinci çevreler bu beyanatı saptırarak kendisinin Avupa’dan damızlık getirmeyi arzuladığını’ iddia ediyorlar. (Kaynak: Bir Siyasal Düşünür Olarak Doktor Abdullah Cevdet ve Dönemi, Üçdal Neşriyat, Ankara, 1981, s.387)

Bu nedenle, Abdullah Cevdet’in sözleri, dönemin muhafazakár gazetelerinden Tevhid-i Efkár’da çarpıtılan bir başlık ve yorumla yer alıyor. ‘Avrupa’dan damızlık adam celbini isteyen de var’ manşetiyle okuyucuya duyurulan haber-yorum şöyledir:

‘...Abdullah Cevdet Bey’in, bu sözlerini işittikten sonra, Elaziz de bu adama rey değil, selam bile verecek Türk ve müslüman çıkmayacağına şüphe etmiyoruz (...) Fakat damızlık Alman ve İtalyan erkekleri getirip Türk kadınlarıyla izdivaç ettirmek ve onların kanını kanımıza karıştırmak isteyebileceğini doğrusu hatırımıza bile getirmezdik... Liberallik ve laiklik yapacağım diye her gün hezeyan kusan bu adamı Millet Meclisi’ne sokmak değil, Toptaşı’na tıkmak lazım gelir...’

Haber-yorumun yayımlanmasından sonra Abdullah Cevdet, Tevhid-i Efkár’a tekzip gönderir, Akşam ve İçtihad’da meselenin aslını anlatır ama dedikoduları engellemesi mümkün değildir artık. Öyle ki, 1932 yılında kalp krizinden öldüğünde yapılan ilk tartışma, cenaze namazının kılınıp kılınmayacağına ilişkindir. Bazıları, dinsiz olduğu için cenaze namazının kılınmamasını, bazıları da Hıristiyan mezarlığına gömülmesini ister. Uzun tartışmalardan sonra, Müslüman bir anadan doğduğu için cenaze namazı kılınacak ve cenazesi müslüman mezarlığına defnedilecektir.

Sokak ismini değiştirmek yanlış

HASAN PULUR (Milliyet)

Ben sokak isimlerinin olur olmaz sebeplerle değiştirilmesine karşıyım. Hele benim yazım yüzümden değiştirilmesine tamamen karşıyım. O sokağa bir isim konulmuşsa değiştirilmez. Aynı şey Abdi İpekçi için de oldu. Cesaret etseler belki Nişantaşı’ndakini de değiştirirlerdi. Konulmuş bir ismin değiştirilmesi çirkin bir şey. Abdullah Cevdet’in damızlık erkek isteyip istemediği meselesine gelince, bu konuda pek çok anekdot var ve önemli bir kısmı da sözlü tarihtir. Ama ateş olmayan yerden duman çıkmayacağını da ortada.

Bugün bile fazla ilerici bulunur

HAKKI DEVRİM (Radikal)

Abdullah Cevdet, o dönemde dile getirdiği görüşlerini bugün dile getirseydi eğer, fazla ilerici bulunurdu. Ama benim okuduklarımdan anladığım kadarıyla, Latin harfleri, kadın hakları, kılık-kıyafet konusundaki değişiklikleri ilk teklif eden Abdullah Cevdet. Buradan, Atatürk’ün de onu okuduğunu anlıyoruz. Çünkü devrimlerin çoğuna ilişkin ayrıntılar Abdullah Cevdet’te var. Ben kendi kendime niye Abdullah Cevdet’in adı anılmıyor diye sorardım hep. Mesele anlaşıldı ama ben onun böyle bir teklifte bulunduğunu hiç duymadım.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle