GeriGündem Suriye'de çıkış başladı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Suriye'de çıkış başladı

Suriye'de çıkış başladı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, radikal grupların İdlib’de silahtan arındırılmış bölgeden çıkışlarının başladığını söyledi. Erdoğan, BM Genel Kurulu çalışmalarına katıldığı New York’ta Reuters’a demecinde özetle şu mesajları verdi:

50-60 BİN KİŞİ SURİYE’YE DÖNDÜ

“(Türkiye’nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a ilişkin pozisyonu) Esad’ın bir defa Suriye’nin başında kalmasını kabul etmek gibi bir lüksümüz yok. Yüz binlerce vatandaşını öldüren, katleden, buraya sevk eden Suriye halkının içinde olduğu durum, peki bunlar nereden kaçtılar? Esad’ın zulmünden kaçtılar. Attığımız bu adım; Soçi, Ankara, Tahran bu zirvelerle birlikte şu anda bir ufuk belirdi. Bu ufukta huzur, refah var, bunu korumamız lazım. Bunun adımlarını da Rusya, İran ile beraber atıyoruz ve atacağız.

(İdlib mutabakatı) Her şeyden önce burada tabii Rusya Federasyonu ile Türkiye arasındaki bu 10 maddelik anlaşmanın içerisinde, savunma bakanlarımızın imza altına aldığı bu muhtıra ile gerek Rusya Federasyonu’nun rejimi 15 - 20 km’lik bu koridora sokmaması gerekse merkezde de bu radikal grupların Türkiye tarafından Türkiye’nin kendi örgütleriyle, istihbaratıyla bunu kontrol altına alması, onların buradan çıkışını sağlaması noktasında, daha doğrusu silahlardan arındırılmış bir bölge haline getirilmesi de bizim tasarrufumuzda olacak. Bunun için gerekli adımları da bu arada atacağız ve bunun için şu anda bütün çalışmalar yürütülmektedir. Zaten özellikle de bu, İdlib halkının beklentisiydi. İdlib halkı da bu süreci gerçekten çok çok huzurlu şekilde ve burada dönüşün başlamış olması ki 50 bin - 60 bin kişi tekrar geri dönmüş vaziyette. Onların destekleriyle de bu iş başarılacaktır.

Suriyede çıkış başladı

GRUPLARIN ÇIKIŞI BAŞLADI

(Radikal örgütlerin silahlardan arındırılmış bölgeden çıkmayı kabul etmemesi halinde ne olacak) Başladı. (Silahlara ne olacak) Bu tabii her tür silah değil. Bunlar ağır silahlarla alakalı olarak sınıflamalarını, Rusya’dan ve Türkiye’den ekiplerimiz çalışmalarını yaptılar. Sınıflandırılarak gerekli adımlar atılacak.”

BRUNSON YORUMU: MAHKEME KARAR VERİR

ERDOĞAN, röportajda, Türkiye’de ev hapsinde bulunan Amerikalı pastör Andrew Brunson ile ilgili gelişmeler sorulunca şöyle dedi: “Brunson olayının bizim ekonomimizle yakından uzaktan bir alakası yoktur. 2008 yılında biz ekonomik sıkıntı yine yaşadık. Ve o ekonomik sıkıntı yaşandığı zaman benim bir ifadem olmuştu. Demiştim ki, ‘bu sıkıntı teğet geçecek’; ve sonra biz o ekonomik sıkıntıyı aştık ve Türkiye ciddi manada bir ekonomik rahatlama sürecinin içine girdi. Şu an ülkemizdeki bu ekonomik sıkıntı öyle zannedildiği gibi abartılacak bir sıkıntı süreci değildir. Ve bunu da Türkiye kendi imkânlarıyla çok kısa zamanda aşacaktır. Bunun da emareleri görülmeye başlanmıştır.

Her şeyden önce ben bir yargı mensubu değilim, cumhurbaşkanıyım. Eğer biz hukukta muhtariyetten bahsediyorsak, kuvvetler ayrımını kabul ediyorsak, yargının bağımsızlığını dünyanın her yerinde savunuyorsak o zaman yargının bu noktadaki kararlarına saygı duymamız lazım.

Suriyede çıkış başladı

12 EKİM GELSİN, GÖRECEĞİZ

Şu anda ismini andığımız zat Türkiye’de terör örgütleriyle münasebeti olduğu için gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Şu anda ise bu tutukluluk süreci içinde ve rahatsızlığı göz önünde bulundurularak sağlık nedeniyle yargı eve çıkmasına müsaade etmiştir. 12 Ekim’de mahkemesi var ve mahkeme de ne karar verir bunu bilemem. Buna siyasiler de karar veremez.

Örneğin ABD’de şu anda Türkiye’de 251 vatandaşımın ölümüne neden olan ve devlete karşı bir darbe girişiminde bulunan FETÖ, ABD’dedir. Bu zat şu an yargılanmıyor. Biz dosyalarını gönderdiğimiz halde yargılanmamakta, burada yetkililer ne yazık ki direnmektedir. Halbuki Türkiye ile ABD arasında suçluların iadesi anlaşması var. Suçluların iadesi anlaşması olmasına rağmen buradaki Fetullah Gülen denilen bu şahıs deport edilmek suretiyle rahatlıkla bırakılacakken bırakılmamaktadır. Fakat Brunson şu anda bir yargı sürecinin içerisindedir, yargılanmaktadır. Yargılanmakta olan bir kişiyi de ‘Bıraktım hadi git’ deme hakkına ne ben cumhurbaşkanı olarak yetkiliyim, ne de bir başkaları yetkilidir. Bunun yetkisi sadece ve sadece o mahkemenin hakimlerindedir. Onun için tabii 12 Ekim’deki mahkeme ne karar verir şu anda bilemem. 12 Ekim gelsin, göreceğiz.”

HALKIMI NEYLE ISITACAĞIM

YAPTIRIM YORUMU: “(ABD’nin İran ile 2015 yılında yapılan nükleer anlaşmadan çekilme ve bu ülkeye yeniden yaptırımlar uygulama kararının Türkiye’yi nasıl etkileyeceği) Şimdi gerçekçi olmak lazım. Sayın Obama döneminde de buna benzer bazı durumlar söz konusu olmuştu. Şu gerçeği bir defa göreceğiz. Biz doğalgazı alamazsak ben halkımı neyle ısıtacağım? Benim ülkemin tükettiği doğalgazın yüzde 50’sini biz Rusya’dan alıyoruz. Geri kalanını İran’dan alıyoruz, Azerbaycan’dan alıyoruz, Irak, bazen Cezayir’den alıyoruz. Ben bu doğalgazı almadığım takdirde halkımı kar kışta, o soğukta üşütecek miyim? Bizim görevimiz halkımızın mutluluğu değil mi? Bu konularla alakalı olarak biz, yani kimse kusura bakmasın, atacağımız adımları kendi tasarrufumuz içerisinde atarız ve bunu atarken de halkımızın huzurunu menfaatini gözetmekle mükellefiz.”

TEMENNİ EDERİM Kİ TERSİ OLSUN

FAİZ YORUMU: “(MERKEZ Bankası’nın son faiz kararı) Merkez Bankası’nın bağımsızlığının bir ifadesidir. Merkez Bankası bağımsızlığın bir ifadesi olarak faiz oranlarını buraya (yüzde 24) kadar çıkardı. Bunlar yine Cumhurbaşkanı olarak tasarrufumda olan bir şey değil. Ama ben Türkiye’de herkes beni bilir, yüksek faize karşı olan birisiyim. Çünkü yüksek faiz oranları bir defa girişimcinin, yatırımcının bu noktadaki adımlarını olumsuz istikamette etkileyecektir. Halbuki finans sektörü yatırımcıya, girişimciye imkân hazırlaması gerekir ki üretim olabilsin. Üretim olursa istihdam olur, istihdam olursa ihracat olur. Böylece bir rekabet alanının içinde hareketlenme olur. Bu yüksek faiz uygulamasıyla bir çözüm olacağı istikametinde herhalde Merkez Bankası böyle bir kararı verdi. Temenni ediyorum ki o beklentileri gerçekleşir. Çünkü bunun bir de olumsuz istikamette enflasyon durumu var. Enflasyonda da yüksek faiz yüksek enflasyonu getirir. Şu anda da temenni ederim ki tersi olur.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle