GeriGündem Sözde "sıkıyönetim komutanı" albay da inkar etti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sözde "sıkıyönetim komutanı" albay da inkar etti

Sözde "sıkıyönetim komutanı" albay da inkar etti

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi soruşturması kapsamında yargılanan ve adı sözde "İl sıkıyönetim komutanları" başlıklı listede, "Karabük sıkıyönetim komutanı" olarak geçen dönemin Safranbolu 125. Jandarma Eğitim Alay Komutanı İstihkam Kurmay Albay Sedad Arıcan da birçok belge, delil ve ifadeye rağmen inkarı seçti.

Karabük Ağır Ceza Mahkemesince, FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle yargılandığı davada 9 yıl ceza alan Arıcan, kolluk ve savcılıkta olduğu gibi FETÖ üyelerinin başvurduğu inkar stratejisini, mahkemede de sürdürdü.

Sözde Karabük sıkıyönetim komutanı olarak adının listede yer almasının tamamen bilgisi, onayı, iradesi dışında, tek taraflı yapılmış bir işlem olduğunu savunan Arıcan, "Aslında beni neden yazdıkları yazanlara sorulmalı. Adımı bu listeye yazanlardan davacı ve şikayetçiyim." beyanında bulundu. 

Mahkeme Başkanı'nın "Darbeyi kim yaptı?" sorusuna Arıcan, "Darbeyi FETÖ'cü bir çekirdek kadro planladı ve icra etti benim görüşüme göre. Planları da bir çığ oluşturmaktı. 15 Temmuz bir planın parçasıydı. Ordu yıpratıldı. Başarılı da başarısız da olunsa hedeflerden biri de orduyu yıpratmaktı." yanıtını verdi.

Darbe gecesi telefonuna, "ABD Washington" menşeli sosyal medya üzerinden "Safranbolu'ya vardın mı?" mesajının geldiğini mahkemede öğrendiğini savunan Arıcan, mesajı okumadığını, bunun Amerika'da askeri ataşe olarak çalışan bir arkadaşından gelmiş olabileceğini iddia etti. 

TUNCAY OPÇİN İLE GÖRÜŞME

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ'nün askeri yapılanması içerisinde öğrencileri takip eden "abi"lerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Ö.G'nin, kendisinin ve beraberindeki iki kişinin Tuncay Opçin ile görüştüklerine dair beyanı sorulan Arıcan, bunun doğru olmadığını, kişileri tanımadığını kaydetti.

Mahkeme Başkanı, Arıcan'a incelemeler sonunda evinde ele geçirilen bir harddisk içinde sözde "yurtta sulh konseyi" üyesi, eski Hava Kuvvetleri Komutanı, FETÖ/PDY tutuklu sanığı Akın Öztürk ile çekilmiş fotoğraflarının olduğunu söyledi.

Sedad Arıcan ise savunmasında, Şili'de ataşe olarak görev yaptığını, bu sırada Öztürk'ün bu ülkeye ziyarette bulunduğunu ve söz konusu fotoğrafların o esnada çekildiğini iddia etti.

FETÖ/PDY'DEN TUTUKLU YA DA YURT DIŞINA KAÇMIŞ YAZARLARA MEKTUP

Mahkeme Başkanı, aynı harddisk içinde çok sayıda word belgesi bulunduğunu, bunlardan birinde 25 yazarın isminin olduğunu ifade ederek, birçoğu FETÖ/PDY'den tutuklu ya da yurt dışına kaçmış bu yazarların isimlerini tek tek okudu. 

Belgenin içinde, "Bu mektubu 'Ergenekon' ve 'Balyoz' olarak bilinen davaların bizim tarafımızdan nasıl göründüğünü yukarıda isimleri bulunan yazarlara gönderiyoruz." diye yazdığını kaydeden Mahkeme Başkanı, bir başka belgede de "Şu dinleme meselesi" başlıklı bir yazının daha olduğunu belirtti.

GEREKÇELİ KARAR

"Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl hapisle cezalandırılan Sedad Arıcan hakkındaki gerekçeli kararda ise darbe girişiminden bir gün sonra 17 Temmuz 2016'da gözaltına alınan ve aynı gün tutuklanan Arıcan'ın, alınan kolluk ve savcılık ifadelerinde, darbenin olduğu gün Giresun'daki helikopter kazasında eşini kaybeden yaralı arkadaşı Albay Ünal Bayhan'ı, Ankara'daki evinde ziyarete gittiğini söylediği aktarıldı. Kararda, ancak şüphelinin bir orduevinde yer ayırttığı ve darbe girişimi sırasında her iki adreste de bulunmadığı, gece saatlerinde sorumlu olduğu birliğe geri dönerek üst düzey resmi kıyafetli komutanlarla toplantı yaptığı tespitlerine yer verildi.

Kararda, Arıcan'ın Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamedeki ifadelerine de yer verildi.

Arıcan'ın, Ankara'da gezinti yaptığı sırada alçaktan uçan F-16'ları, gösteri olduğunu düşünerek cep telefonuyla görüntülediğini söylediği aktarılan kararda, şu ifadeleri yer aldı: 
"Olağanüstü bir durum olduğunu da telefon görüşmeleri ve haberlerden anladım. Karabük'e dönmek için saat 11.00 sularında özel otomobilimle yola çıktım. Yolda Karabük'e 'sıkıyönetim komutanı' olarak atandığıma dair bir listede adımın olduğunu öğrendim. Valimiz Mehmet Aktaş'a 'Saçma sapan mesajlar gelmiş, böyle bir oluşumun içerisinde yer almadım, devletin, milletin ve senin emrindeyim, valiliğe doğru yola çıktım.' dedim. Valilik makamında Sayın Valim'den başka Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, İl Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, Karabük Üniversitesi Rektörü Refik Polat, İl Jandarma Komutan Vekili Jandarma Yarbay Hasan Bal vardı. 'Geçmiş olsun.' diyerek oradakilerle selamlaştım. Saat 04.30 sıralarında Emniyet Müdürü Tezsever, 'Ankara'dan talimat geldi, hakkında gözaltı kararı var.' dedi. Emniyet Müdürü, 'Karşı çıkan kim varsa onu da gözaltına alın.' talimatı olduğunu belirtmesi üzerine gözaltına alındım."

Kararda, Arıcan'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl hapse mahkum edildiği belirtildi. 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle