Şovmen değilim diye fotoğraf çektirmedi

Güncelleme Tarihi:

Şovmen değilim diye fotoğraf çektirmedi
Oluşturulma Tarihi: Aralık 21, 2000 00:00

Haberin Devamı

Yargıtay'ın yeni Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Hürriyet muhabirinin fotoğraf talebini, ‘‘Şovmen değilim’’ diyerek kabul etmedi.

Yargıtay yeni Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Hürriyet muhabirinin ‘‘Fotoğrafınızı çekebilir miyim?’’ ricasını, ‘‘Ben şovmen değilim’’ diyerek geri çevirdi.

Hürriyet'e Kanadoğlu'nu anlatan yakın mesai arkadaşları da, kamuoyunda fazla tanınmayan Başsavcı'nın bu özelliğinin altını çizdiler.

Örneğin, Refahyol döneminde Başbakanlık Müsteşarlığı yapan Yargıtay üyesi Osman Kadri Keskin, Sabih Kanadoğlu'nu, ‘‘Değerli, düzeyli, hukukun üstünlüğüne inanmış, hukuku şov aracı yapmayan bir arkadaşımızdır’’ sözleriyle tanımladı.

Kanadoğlu'nun en yakın mesai arkadaşlarından birisinin anlattıkları da, bu tanımlamayı pekiştirdi:

‘‘Eski Başsavcı Vural Savaş gibi çok sık kamuoyu önüne çıkmaz. Geri planda kalmayı tercih eder.’’

Çalışma arkadaşlarından birisi Kanadoğlu'nu şu sözlerle anlatıyor:

‘‘Sakin, hoşgörülü, mütevazı bir insandır, son derece saygın bir hukukçudur. İnanılmaz bir bilgi birikimi vardır. Hepimiz dosyalarımızda takıldığımız konuları O'na danışırız. Olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olan bir insandır. Başsavcılık makamını doldurur.’’

SAMİ SELÇUK'U ELEŞTİRMİŞTİ

Kanadoğlu'nun, diğer belirgin özelliği olarak ‘‘Tutarlı, ilkelerinden ve inandığı doğrulardan asla taviz vermemesi’’ gösteriliyor. Kanadoğlu, geçtiğimiz yıl yaptığı Anayasa'yı eleştirip, ‘‘Meşruiyet debisinin sıfıra indiğini’’ belirttiği adli yıl açılış konuşması nedeniyle Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'u, eleştirmişti. Kanadoğlu, Cumhuriyet Gazetesi'ne makale yazarak, Selçuk'un konuşmasındaki bazı görüşlerine karşı çıkmıştı.

Kanadoğlu'nun, görev yaptığı dairenin de ilginç bir özelliği var. 11. Ceza Dairesi, uzun süre sıkıyönetim mahkemelerinden devredilen toplu davaları görüştü. Şu anda ise ‘‘Atatürk'e hakaret suçlarını, tarihi eser kaçakçılığı davaları, bazı hırsızlık suçlarının’’ temyiz incelemesini yapıyor.

SAHTE MESİH'İ MAHKUM ETTİ

Dairede, yargılanan en ilginç isimlerden birisi, Almanya'daki ‘‘sahte mesih’’ Hasan Mezarcı. Kanadoğlu'nun başkanı olduğu 11. Ceza Dairesi, Mezarcı'nın, ‘‘Atatürk'e hareket suçundan’’ yargılandığı ve mahkum olduğu davanın temyiz incelemesini yaptı ve cezasını onaylamıştı. Kanadoğlu'nun yargılamasını yaptığı başka bir isim de, RP'nin gizli kasası Süleyman Mercümek. Başkan Kanadoğlu, Mercümek'in, ‘‘İzinsiz yardım toplamak suçundan’’ mahkum olduğu davayı bozdu ve suçunun ‘‘zimmet’’ olduğuna karar verdi.

AYŞEGÜL NADİR'İ YARGITAY’DAN KOVDU

Kanadoğlu, halen ABD'de firarda olan sosyetenin ünlü ismi Ayşegül Nadir'i, kulis yapmaya geldiği Yargıtay'dan kovacak kadar da ‘‘Yargı bağımsızlığına’’ en ufak gölge düşmemesine özen gösteren bir hakim olarak tanınıyor.

BURUK MUTLULUK

Bir başka Yargıtay üyesi ise, şu anda içine düştükleri duygusal ortamı şu şekilde dile getirdi:

‘‘Sabih Kanadoğlu, son derece iyi bir hukukçudur, bu görevi haketmiş bir insandır.Keşke bu tip bir polemiğe neden olmadan seçilseydi. Bir tarafta, 78 Yargıtay mensubunun tek aday gösterdiği, 49 oy farkla listede birinci olmasına rağmen, yeniden bu göreve atanmayan Vural Savaş var. Diğer yanda Sabih Kanadoğlu. Ne sevinebildik, ne üzülebildik. Mutluluğumuz buruk oldu’’

Sezer'in tarz olarak kopyası

SABİH Kanadoğlu'nun atamamasını değerlendiren yargı çevreleri, ilginç bir tesbitte de bulunuyor. Kanadoğlu, kendisini bu göreve atayan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e, tarz olarak benzerliği ile tanınıyor. Hatta yargı çevrelerinde, Sezer, ‘‘Kopyasını, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na atadı’’ esprisi bile yapılıyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!