GeriGündem "Sonuçlarına katlanacaklar"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Sonuçlarına katlanacaklar"

"Sonuçlarına katlanacaklar"

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Nasıl korvetlerimizi kendimiz inşa ettiysek, ‘Atak’ helikopterimizi kendimiz yapabildiysek, nasıl İHA’larımızı, SİHA’larımızı, uydularımızı geliştirip uçurduysak, inşallah kendi savaş uçağımıza da kavuşacağız. Madem uyuyan devi uyandırdılar, sonuçlarına da katlanacaklar. Madem üzerimize üzerimize geliyorlar, bunun da sonuçlarına katlanacaklar” dedi. Erdoğan, dün İstanbul Tersane Komutanlığı’nda, TCG Kınalıada korvetinin hizmete girme ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 1’inci gemisinin ilk sac kesim töreninde özetle şunları söyledi:

TÜRKİYE 10 ÜLKEDEN BİRİ

“Karada ve havada devreye aldığımız savunma ve taarruz sistemlerimiz gibi MİLGEM gemilerimizi de kararlılıkla inşa ediyor ve denizlere uğurluyoruz. Türkiye bugün dünyada bir savaş gemisini, milli imkânlarıyla tasarlayan inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülkeden biri olmuştur. Bu kapsamda hepimiz 2011’de ürettiğimiz Heybeliada’yı, 2013’te Büyükada’yı, 2016’da da Burgazada’yı denize indirmiştik. MİLGEM projesinde yıllar içerisinde edinilen tecrübe ile yerlilik oranını yüzde 70’lik seviyesine kadar yükselttik.

YERLİ VE MİLLİ İMKÂNLARLA

Kınalıada’nın tasarım, inşa ve entegrasyonu, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda yürütüldü. Bu süreçte ihtiyaç duyulan tasarım, araştırma ve geliştirme, tedarik ve hizmet alım işleri Savunma Sanayi Başkanlığımız tarafından yerli ve milli imkânlarla gerçekleştirildi. Gemimizin platform sistemleri ve dizayn sistemleri, silah ve sensör sistemleri ASELSAN Savaş Yönetim Sistemi HAVELSAN tarafından sağlandı. Bu firmalarımızın altında 50’yi aşkın yerli firma alt yüklenici olarak görev yaptı.

ATMACA FÜZEMİZİ KULLANACAK

MİLGEM ada sınıfı korvetlerin ilk üçünden farklı olarak, Kınalıada ROKETSAN tarafından milli imkânlarla geliştirilen ‘Atmaca’ füzemizi kullanacak. Aynı şekilde HAVELSAN ve Deniz Kuvvetlerimizin birlikte geliştirdiği advent savaş yönetim sistemi de ilk kez Kınalıada gemisinde yer alacak. Böylece geminin yerlilik oranı daha da arttırılmış oldu. Askeri ve sivil tersaneler arasındaki işbirliğini attırarak, büyük bir potansiyelin olduğu dünya piyasalarındaki yerimizi genişletmeyi planlıyoruz. Gemi makinelerinden deniz toplarına, füzelere, torpidolara, elektronik sistemlere kadar her alanda yerli ve milli imkânları en üst seviyeye çıkarmakta kararlıyız.

F-35’TE YAŞANANLAR

Türkiye’nin savunma sanayii alanında son dönemde katettiği mesafe, istiklaline ve istikbaline daha güvenli bakmasını sağlamıştır. Geçmişte arzu ettiğimiz gemileri, uçakları, araç – gereçleri, paramızla dahi alamadığımızı asla unutmadık. Unutmayacağız. Son olarak, proje ortağı olduğumuz F-35 uçakları konusunda yaşananlar, bizim bu alandaki kararlılığımızı daha da artırmıştır.

Nasıl korvetlerimizi kendimiz inşa ettiysek, nasıl Atak helikopterimizi kendimiz yapabildiysek, nasıl İHA’larımızı, SİHA’larımızı, uydularımızı geliştirip uçurduysak, inşallah kendi kendi savaş uçağımıza da kavuşacağız. Zaman yakındır.

700 SAVUNMA PROJESİ

Savunma sanayiinde dışa bağımlılığımızı yüzde 80’lerden yüzde 30’lara indirerek gerçekten önemli mesafe kat ettik. Daha önce neredeyse yok denecek kadar olan savunma sanayiindeki araştırma- geliştirme harcamaları 1.5 milyar dolara yaklaştı. Halihazırda ülkemizde 700 ayrı savunma sanayii projesi yürütülmektedir. Proje hacmi itibariyle sektörde 60 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştık. Bugün dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasına giren beş firmamız bulunuyor. İnşallah bu sayı sürekli artacaktır.

HEDEF 2023’TE DIŞA BAĞIMLIĞI ORTADAN KALDIRMAK

Hedefimiz, 2023 yılında savunma sanayiinde dışa bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmaktır. Biz bu yatırımları dostlarımızın emin olmasını sağlamak, birliğimizi ve bütünlüğümüze göz dikenleri caydırmak için yapıyoruz. Yapmaya devam edeceğiz. Esasen özellikle son 6 yıldır birbiri ardına yaşadığımız sıkıntıların gerisindeki sebeplerden birinin de Türkiye’yi işte bu hedeflerine ulaşmaktan alıkoymak olduğu açıktır.

SONUÇLARINA KATLANACAKLAR

Hep söylediğim gibi, başaramayacaklar. Madem uyuyan devi uyandırdılar, sonuçlarına da katlanacaklar. Madem, bizim açık ikazlarımıza rağmen üzerimize üzerimize geliyorlar, bunun da sonuçlarına katlanacaklar. Türkiye’yi ve Türk milletini hâlâ tanıyamamış olanlara kendimizi tanıtmaya devam edeceğiz.”

Sonuçlarına katlanacaklar

4. GEMİ

12 Mart 2004 tarihinde İstanbul Tersane Komutanlığı bünyesinde oluşturulan MİLGEM Proje Ofisi tarafından tamamen milli imkânlarla gerçekleştirilen MİLGEM projesinin ilk gemisi TCG Heybeliada 27 Eylül 2001’de, ikinci gemisi TCG Büyükada 27 Eylül 2013’te ve üçüncü gemisi TCG Burgazada 4 Kasım 2018’de Donanma’nın hizmetine girdi. Deniz Kuvvetleri’ne dün törenle teslim edilen dördüncü gemi Kınalıada ‘Atmaca’ füzeleriyle hizmet verecek. TCG Kınalıada sahip olduğu özel dış tasarımla düşman gemilerinin radarında balıkçı teknesi olarak algılanacak. 3 boyutlu arama radarına sahip olan TCG Kınalıada, milli sonar ve taarruz sistemlerine sahip. Kızılötesi arama ve takip yeteneği var. Milli imkânlarla hayata geçirilen torpido karıştırma, aldatma sistemlerine de sahip. Öte yandan MİLGEM’in 5’inci gemisi İstanbul Firkateyni’nin inşasına da başlandı.

Sonuçlarına katlanacaklar

İLK KAYNAK

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, kask, kaynakçı eldiveni ve gözlük takarak, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Zafar Mahmood Abbasi ile Pakistan MİLGEM korvet projesi 1. gemisinin ilk kaynağını yaptı.

ERDOĞAN’A KEŞMİR TEŞEKKÜRÜ

PAKİSTAN MİLGEM Korvet Projesinin 1’inci gemisinin ilk sac kesim törenine Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Zafar Mahmood Abbasi de katıldı. Abbasi törendeki konuşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son BM Genel Kurulu konuşmasında Keşmir’le ilgili ülkesine verdiği desteğe teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşmasının son bölümünde Keşmir’e değinerek şunları söyledi: “Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı, Cemmu Keşmir’den bahsetti. Burada cereyan eden olayların ne anlama geldiğini iyi bilelim. 8 milyon insan, adeta açık hava hapishanesinde şu anda yaşamaya mahkûm ediliyor. Her türlü işkenceye maruz bırakılıyorlar. Fakat Cemmu Keşmir’deki bu olayın bir diğeri Filistin’de yaşanıyor. Filistin’de yaşananlar da bunun aynısı. Orada açık hava cezaevinde yaşıyormuş gibi bu insanlar ne yazık ki topraklarından çıkıp bir başka yere gidemiyorlar. Cemmu Keşmir’deki olay da, bunun bir değişik versiyonu. Peki, insanlık buna karşı ne yapıyor? Dünyadaki güçlü ülkeler ne diyor? Sesleri çıkıyor mu? Hayır. Sadece biz konuştuk. Sadece Malezya konuştu. Kimse konuşmuyor. Niye? Maalesef herkesin zihinlerinde başka senaryolar var. Ama bizim zihnimizde tek senaryo var. Biz hakkın ve haklının yanında olmaya devam edeceğiz. Mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Güçlünün yanında değil. Çünkü bizim inancımızda güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir dünya var. Ve buna da böylece devam edeceğiz.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle