Gündem Haberleri

    Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan dünkü Kudüs oylaması için flaş mesajlar

    Hürriyet Haber
    22.12.2017 - 11:28 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler'de dün gerçekleştirilen Kudüs oylamasını değerlendirdi. Erdoğan, "BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin vetosu üzerine bu konuda bir karar alamadı. Biz ‘dünya beşten büyüktür’ derken işte tam da bu durumu kast ediyorduk. Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz ki dünya beşten büyüktür. Hele hele birden, haydi haydi büyüktür. 196 kez büyüktür" dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerinin satır başları şöyle:

    Türkiye olarak zirve dönem başkanı olduğumuz İslam İşbirliği Teşkilatı'nı harekete geçirerek, Kudüs’ü Filistinlilerin başkenti olarak ilan etmek suretiyle tavrımızı net bir şekilde ortaya koyduk.

    BM Güvenlik Konseyi, ABD’nin vetosu üzerine bu konuda bir karar alamadı. Biz ‘dünya beşten büyüktür’ derken işte tam da bu durumu kast ediyorduk. Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz ki dünya beşten büyüktür. Hele hele birden, haydi haydi büyüktür. 196 kez büyüktür.



    'İNSANLIĞIN VİCDANINDA DERİN YARALAR AÇTI'

    Amerika’nın konunun genel kuruldaki görüşme öncesi gösterdiği tavır da insanlığın vicdanında derin yaralar açmıştır. Demokrasi tarihine bu çok çirkin bir tespit olarak girecektir. Ve affedilmez bir tespit olarak demokrasiler tarihinde yerini alacaktır.

    ‘Ben güçlüyüm, benim nükleer başlıklı silahlarım var, uçaklarım var, bombalarım var’ Bunlar size güç kazandırmaz. İşte yanınızda sadece İsrail’i bulursunuz veya ona benzer beş altı tane ülkeyi bulursunuz. Bununla beraber karşınızda 128 ülkeyi dimdik ayakta durduğunu görürsünüz.

    'TEK TEK TEHDİT ETTİLER'

    Kaldı ki çekimser davranan veya katılmayanların da, bilesiniz ki onların da yeri büyük ihtimalle 128’in yanıdır. Çünkü bizim son ana kadar tespitimiz 160 ile 190 arası oradan bir kabul oyunun çıkacağı istikametindeydi. Ama Beyaz Saray telefonların başına geçti, oradan bu ülkeleri tek tek tehdit ettiler. Açıktan tehdit ettiler. “Biz hem dolarları vereceğiz, milyonlar dolar vereceğiz, buna rağmen bizim karşımıza dikilecekler” İnsanoğlunun, hele hele devletlerin demokratik iradeleri ne zamandan beri paralarla satın alınmaya başlandı?

    'KABUL OYU VEREN DEVLETLERİ TEBRİK EDİYORUM'

    Hiçbir ülkenin açık hukuksuzluk örneği olan bu tür durumlarda mali ve siyasi gücüne güvenerek tüm dünyayı pervasızca tehdit etmeye hakkı yoktur. Bu tür şantajlar, BM gibi kurumların tüm ülkelerin iradesini yansıtma vasfına darbe vurmaktadır. BM Genel Kurulu tehditlere rağmen, onurlu bir duruş sergileyerek 128 kabul oyuna karşı 9 ret oyuyla Kudüs ile ilgili kararı kabul etmiştir. Buradan kabul oyu kullanan tüm devletleri tebrik ediyorum. Özellikle şükranlarımı sunuyorum.

    'TEMENNİ EDERİM Kİ ABD BAŞINI İKİ ELİNİN ARASINA ALIR'

    Böylece ABD’nin Kudüs ile ilgili attığı adımın hukuksuzluğu, BM tarafından da ortaya konmuştur. Temenni ederim ki ABD, başını iki elinin arasına alır, bu durumu değerlendirir. ‘Yahu dünya böyle düşünüyorsa, bu kadar ülke bu işe hayır diyorsa, demek ki bu ülkeler hiçbir zaman Kudüs’e gelmeyecek. Öyleyse bizim de bu attığımız yanlış adımdan geri dönmemizde fayda var’ demesi, inanıyorum ki oradaki Trump iradesinin doğru tecellisi haline gelir.

    Türkiye olarak uluslararası hukuka olan inancımızı muhafaza etmek istiyoruz. Bunun yolu adil kararlar alınmasından ve uygulanmasından geçiyor. Zulümle abad olunmaz. Bunu bir defa bilmemiz lazım. Tarihte mazlumun ahını alıp da iflah olan hiç kimseyi bulamazsınız. Bugün de aynısı olacaktır. Filistin’de dipçik darbeleriyle canları yakılan çocukların, Suriye’de evlerin harabelerin içinden cansız bedeni çıkartılan masumların, Irak’ta gözü yaşlı ihtiyarların ahı arşa yükselirken kimse hayatına huzurla devam edemez.

    'ŞİMDİ BUNLAR TERÖRİST DEĞİL DE KİM TERÖRİST'

    Şimdi perdeye bakalım. Bu 29 yaşında down sendromlu Muhammed. Dün buradaydı, ziyaretimize geldiler. Fakat Muhammed bir başka. Nerede İsrail askeri saldırıya geçiyorsa Muhammed orada. Muhammed oraya gidiyor ama kurşun filan isabet etmiyor. Sağ salim oradan yine çıkıyor. Burada da yine bu Muhammed dimdik maşallah ayakta. Ve bu haliyle geldi, daha içeri girerken bizi görünce tekbir getirdi. Bir tarafta iman, öbür tarafta imansız paslı yürek var, olay bu. İnşallah Muhammed bizim misafirimiz. Ama bizden bir de vatandaşlık istiyor. Burayı çok seviyor, Türkleri çok seviyor ve vatandaşlık istiyor. Aynı şekilde Cüneydi… Bu da 15 yaşında. Gözlerini bantladılar, her türlü dipçikle vurduktan sonra, kan revan içinde bıraktıktan sonra 20 tane görüyorsunuz asker. Şimdi bunlar terörist değil de kim terörist?

    'İSRAİL TERÖR DEVLETİ'

    Bize bazıları hukuk dersi vermek istiyor. İsrail terör devleti ya. Zaten bunlar işgalci. Burada 14-15 yaşındaki bu çocuğa, eli silahlı her türlü teçhizatla beraber, insaf edin be. Bu yapılan nedir? Bu terörün bir örneği değil mi? E peki ben de buradan sayın Trump’a sesleniyorum. Sen görmüyor musun? Bunlara siz eyvallah mı edeceksiniz? Niçin bunlara karşı sessiz kalıyorsunuz? Zulme rıza zulümdür, bu böyle bilinmeli.

    Bu bir mazlumdur, terörist değildir. bu mazluma karşı bu tavrı ortaya koyan İsrail askeri de burada teröristtir. Biz bunu seslendirmek durumundayız. Ne yapacağız? Böyle bir zulmü gördüğümüz zaman, elimizle müdahale edeceğiz, gücümüz yetmiyorsa dilimizle mücadele edeceğiz, ona da gücümüz yetmiyorsa ah edeceğiz.

    Annesinin kucağında bir yavru. Anne yavrusunu korumak için sarılıyor. Bunlar geliyor dipçikle anneye vuruyor. Nerede dünyadaki kadın hakları savunucuları? Niye sesiniz çıkmıyor? Bu tür şeyler Türkiye’de olduğu zaman dünyayı ayağa kaldırıyorsunuz? Hani sesiniz? Niye yoksunuz? Niye bağırmıyorsunuz? İşlerine gelmez, çünkü bunlar nokta nokta nokta tek millettir. Onun için.

    Eşim, oğlum, Dışişleri Bakanımız hep birlikte gittiler. Bu hafta sonu Başbakanımız yine bir heyetle Bangladeş ve Arakanlı Müslümanların yaşadığı kampları ziyaret ettiler. Niye? Biz bunu İslami, insani ve vicdani bir görev telakki ediyoruz. Ve bu görevimizin gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Dünyada şu anda en az gelişmiş ülkelere yardımda bir numara Amerika gözüküyor. Ama milli gelire oranla baktığımız zaman bir numara Türkiye. Ve bunu yaparken acaba birileri ne der, nasıl bakar değil. ‘Veren el alan elden üstündür’ anlayışıyla yapıyoruz.

    Bizim bu konularda izlediğimiz yok siyasi olmanın ötesinde milletimizin hissiyatını hayata geçirmektir. Asırlar değişir, seneler geçer ve sonunda mutlaka her gece sabaha döner. Bugün yürüttüğümüz mücadele milletimiz ve tüm kardeşlerimiz için gecenin sabaha dönüşünün müjdesini verebilme mücadelesidir. Türkiye’nin en büyük handikabı düşmanlarının gücü ve büyüklüğü değildir. kendi içindeki gafilleri uyandırmaktaki zorluktur.

    'AKILLANIN, AKILLANIN'

    Arkadaşlar söyledi, şu anda yanımızda var mı? CHP’nin grup başkanvekili Meclis’te bir şeyler söylemiş. Şöyle bir dinleyelim…

    Adam sirkatin söylüyor şecaat arz ederken… Şu hale bak ya. Benim aziz milletim, affedersin bu kadar güzellikler yaparken, onu kötüleyene iyi yaptın der mi? Demediği için on yıllardır sizi iktidar yapmıyor ya. Akıllanın akıllanın. Ama hamdolsun böyle muhalefet var. Bunlar olsun ki AK Parti de hizmete devam etsin. İşte Türkiye’deki ana hıyanet bu, ana muhalefet bu. Her şey açık net ortada. Yani böyle bir gündem olabilir mi? Gerçekten üzüntü verici bir manzarayla karşı karşıyayız. Temenni ederim ki bunları da aşarız.

    Türkiye’deki en büyük sıkıntı işte ana muhalefet sıkıntısıdır. Ama aşacağız bunları tabi ki. AK Parti daha da güçlenerek aşacağız. Artık yüzde 52’nin değil daha üzerinde oy oranıyla Allah nasip ederse 2019’da sandıkları patlatan bir millet olacak.

    'CHP TEKRAR HIZLA FAŞİZME KAYIYOR'

    Ana muhalefetin başındaki zat, önümüzdeki seçimlerde Türkiye’nin iki tercihten birini yapacağını söylüyor. Bunları da demokrasiden yana olanlar ile, otoriter rejimden yana olanlar olarak ifade ediyor. Şimdi bir insan demokrasiye gerçekten inanıyorsa milletin tercihine saygı duyar. Eğer inanıyorsa… Bu tercihi sizin istediğiniz gibi olduğunda adına demokrasi, başta türlü tezahür ettiğinde adına otoriterlik derseniz, siz demokratik değil faşist olursunuz. Bu bakımdan CHP, tıpkı tek parti döneminde olduğu gibi tekrar hızla faşizme kayıyor. Cilası sosyal demokrat olan ama altını kazıdığınızda faşizm çıkan böyle bir partinin diğer söylediklerini ciddiye almak zaten mümkün değildir.

    Hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, düşünce özgürlüğü gibi kavramları dilinden eksik etmeyenlerin icraatlarına baktığımızda gördüğümüz şudur. Terör örgütlerini, darbecileri savunmak için Ankara’dan İstanbul’a yürüyorlar. Terör örgütünün arkasına olduğu tiplerle beraber bir yolculuk… Bunun adını ‘adalet yürüyüşü’ olarak koyuyorlar. İşlerine geldiğinde yargı kararlarını örnek gösterirler, işlerine gelmediğinde saldırmaktan geri durmazlar. Bunlar için düşünce özgürlüğü kendi düşüncelerini ifade etme, karşıt düşüncelere de hakaret etme özgürlüğüdür.

    'ARASANIZ PİYASADA BULAMAZSINIZ BU TİPLERİ'

    Karşımızda, dosyaları aldım, inceledim, bir şey göremedim diyerek yolsuzlukları ibra ettiğinin farkında dahi olmayan karikatür bir tip var. Biliyorsunuz bu zat, günlerce Cumhurbaşkanının yakınlarına yurt dışından yapılan havalelerin belgelerini yayınlayacağım yaygarası yaptı. Ben de çağrı yaptım, doğruysa siyaseti bırakacağım, yalansa sen de aynısını yapacak mısın diye sordum. Kağıt parçalarının konuyla ilgisi olmadığı anlaşıldı. Arasanız piyasada bulamazsınız bu tipleri. Bu zat ömründe, devletten aldığı maaşlar dışında, tek kuruş kazanamamış, ticaret yapamamış, risk alamamış birisidir. Ama bir yaşındaki torununa devletten onu SSK’lı yapacak kadar da cesurdur. Bunlar kayıtlarda var. Meclis’te bunlar hep anlatıldı.

    Kendisine söylenenlerin ne anlama geldiğine dair zerre kadar fikri yoktur. Siz bakmayın onun hesap uzmanıyım diye afra tafra sattığında. Başbakanımız, onun hesap uzmanlığını şöyle bir silkeleyip eline verdi. Söylediği her rakam yanlış, her bilgi yanlış. Bu kadar yanlıştan çıka çıka ancak işte bu karikatür tip çıkıyor.

    'BELEDİYECİLİĞİNİ DE İKTİDARINI DA İYİ BİLİRİZ'

    Seçimlerde milletimiz bu zata hakkettiği dersi mutlaka verecektir. Bu iş ‘şu şu illeri alacağız’ demekle olmuyor. Bu partinin belediyeciliğini de iktidarını da biz çok iyi biliriz. İdeolojik fanatizmle kazandıkları belediyelerde, birkaç istisna dışında nasıl bir başarısızlık sergilediklerini hep birlikte görüyoruz, takip ediyoruz. Bu kadro yoğun bir çalışmayla 2019’un Mart’ında, Kasım’ın da gerekli dersi milletimle bütünleşerek bunlara verecek.

    Yine çıkar yalan söyler ha… Şu kadar alamazsam bırakacağım yine diyebilir. Onunla o adeta pişkinlik sergiliyor. Alıştık bunun yalanlarına. Akşam başka, sabah başka; yine söyler. Ama bu defa olay farklı olacak. Artık gidebileceği herhangi bir yer kalmayacak. Yerlilik ve millilik, bunu da bizden çalmaya çalışıyor, dur bakalım onun patenti bizde. Bu yaşanır, konuşulmaz. Siz ne yaptınız ya? Biz sizin geçmişinizi biliyoruz. Siz hiçbir zaman yerli, milli olamadınız. AK Parti'yi kendileri gibi 40 yamalı bohça sandıkları için, bu yamalardan biz de birkaçını kopartabilir miyiz hesabını yapıyorlar.

    Darbecilerin bir kısmı cezaevinde. Bir kısmı nerede onlar da yurt dışında, kaçıp gittiler. Öbür tarafta DEAŞ, PKK terör örgütü, DHKP-C bütün mücadelemiz kararlı bir şekilde devam ediyor. Göz açtırmak yok. Ama artık oran 1’e 10, 1’e 15. Bu noktalara geldik, şehitlerimiz de oluyor, kolay değil.

    Sizlerden en önemli ricam şu. 17 bitiyor, 18 seçim öncesi son yıl. Bu bizim için finiş diyebiliriz. Kongreler, gelen yeni ekiplerimiz, kadın-gençlik kollarımız, hepsi kongrelerini bu süreçte tamamlıyor. Yeni, dinamik ekiplerimizle birlikte 2019’a çok iyi girmemiz lazım.

    Etiketler: Son dakika , gündem
    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı